23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

Asla pes etmeyin!

Videoyu Aç Asla pes  etmeyin!
A
a

Türkiye’deki tek kadın lületaşı ustası Hacer Yavuz, kadınlara seslenerek “Asla pes etmeyin” dedi.

Türkiye’deki tek kadın lületaşı ustası Hacer Yavuz, Eskişehir'de lületaşının çıkarıldığı bölgelerden biri olan Beyazaltın köyünde doğup büyüdü. 2000 yılına kadar lületaşı işiyle ilgilenmeyen Yavuz, babasının vefatının ardından kardeşinin eğitimini sağlamak amacıyla lületaşı işlemeye başladı. Yavuz ile lületaşı işlemeye başlama hikayesini ve daha sonraki süreçte yaşananları konuştuk.
Lületaşı işlemeye ne zaman başladınız? Kimi örnek aldınız?
Ben köyde büyüdüm ve köyümüzde çıkan bir taş. Biz bunu görerek büyüdük. Çocukluk dönemlerimde her ev bir atölye gibiydi. Ancak benim ailemin ve yakınlarımın pek alakası yoktu bu taşla. 2000 yıllarında babamın vefatıyla bir mecburiyet doğdu, bir iş arayışı içine girdim. En yakınımda olan taşa tutundum. Benim ustam, öğretenim yok. Bu iş biraz körlenmişti. Kadınlar asla işlemiyordu. Yadırgandı benim işlemek istemem. Ama ben pes etmedim. Kendi kendime öğreneceğime söz verdim. Tamamen kendi kendime öğrendim. Benim kuzenlerim bu işle uğraşıyorlar. Ancak onlar ileri derecede sanatsal pipolar çalışıyorlardı, benim için biraz ağırdı. Benim zeminden başlamam gerekiyordu. Köyde de bana öğretecek kimse de yoktu. Ama mecburiyetim vardı, geçim zorluklarımız vardı. Kardeşimi okutacaktım. Evet dedim ben bu işi başarmalıyım. Taş almaya başladım. Onları yontup bir şeyler çıkartmaya başladım. Özellikle tespih taneleriyle işe başlamaya çalıştım. Ama başaramadım. Borçla harçla aldığım o küçücük tornayı bile ödeyemedim. Zorluklar yaşadım. Ama pes etmedim. Bir 6 ay 1 yıl kadar boşa kürek çektikten sonra iş çıkmaya başladı. Çıkardığımız işleri pazarlamaya başladım. Yavaş yavaş o kısır döngünün içinden de sıyrılmış olduk.
Atölyeniz var mıydı?
Yoktu. Evimizin bir odasını atölyeye çevirdim. Atölye olup da bize çok fazla bir şey gerekmiyor. 5 tane iş bıçağı, bir el testeresiyle yola çıkabiliyorsunuz. Daha sonra yavaş yavaş işimin titizliğiyle alakalı, kadın olmamla alakalı güzel takılar, eserler çıkmaya başlayınca, insanlar beni arayarak sipariş vermeye başladılar. İş biraz daha genişledi genişledi dedim artık kendime bir iş yeri açmalıyım. Ve o zaman daha sanatsal çalışmaya başlayacaktım. Ve 2010 yılında işyerimi açtım. Bu sene bir de okul işi ilave oldu. Olgunlaşma enstitüsünde usta eğitmenliğine başladım.
TEK KALMAK İSTEMİYORUM
Tek başıma öğrendim dediniz. Peki, siz birilerine öğretmek ister misiniz?
Olgunlaşma Enstitüsünde biz bu sene işe başladık. Bizden önce 2 yıl başka usta varmış. Biz başladıktan sonra atölyenin canlandığı söyleniyor. İnşallah önümüzdeki sene orada öğrenci kursiyer alınacak. Bunun dışında burada bir genç kızımızı yetiştirdi. Bana yakın çalışmaları var. Ben her ev kadınına belediyeler de kurs açıyor. Bunları takip edip faydalanabilir diye düşünüyorum.
Tek kadın lületaşı zanaatkarı unvanınız var. Peki, sizi örnek alıp bu sanata yönelen kadınlarımız oldu mu? Şuan var mı Eskişehir’de sizden başka kadın sanatçı?
Şuan var diye biliyorum. Ama benim kadar detay çalışan yok. Her yönüyle ocaktan alıp da vitrine kadar götürebilen çok fazla yok. Şöyle ki ham taşı alıyorlar, testerede kesip tornada yuvarlayıp boncuk veya takı haline getiriyorlar. Ama iş bıçaklarıyla heykeltıraşlık yapan bildiğim kadarıyla yok. Ama ben olmasını canı gönülden isterim. Tek kalmak istemiyorum.
ÇOK GÜZEL BİR SANAT
Lületaşına eskisi kadar yoğun ilgi var mı?
Eskisinden daha yoğun ilgi olduğunu söyleyebiliriz. Bir ara gerçekten bunların imitasyonları, alçıları çok piyasaya sürüldü. O dönemde insanlar geri çekildiler. Ama daha sonra Odunpazarı’nın dönüşümüyle birlikte talep de arttı. Öyle olunca üretimler de hızlandı. Odunpazarı’nda evler atölyeye dönüştü diyebiliriz.
Kadınlarımıza bir mesaj vermek ister misiniz?
Kadınlarımıza söylemek istediğim şu: ben asla kadın erkek ayrımı yapmıyorum. Özellikle bu el sanatlarında da olmamalı. Her insan istediğini başarabilir. Ama kadınların bir zarafeti, ellerinin naifliği bakımından daha ince şeyler çalışabileceğini düşünüyorum. Biraz daha farklıdır kadın erkeğe göre. Bir de asla pes etmesinler. Ne iş olursa olsun. Lületaşı elbette ki çok güzel bir sanat. İnsanın stresini alan bir iş. Günde 3-5 tane tespih yap evine ek gelir olsun. Bunun dışında emekli olmuş hanımlarımız yapabilirler. Çok güzel bir uğraş.
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Lületaşında devlet desteği yok. Pek çok esnaf ayakta kalmakta zorlanıyor. Çünkü hammaddelerimiz gerçekten pahalı. Bir internet sitesi kurup oralarda satış yapma imkanlarımız çok kısıtlı. Çok maliyetli işler. Şimdiden sonra olacak diye duydum. İnşallah olur. Üniversitede bir bölüm açılmasını hep istemiştik. Çünkü taş gerçekten çok ilginç. Topraktan çıktığı zaman bir yaşamaya devam eden bir taş. Dünyanın hiçbir noktasında yok. Çok değerli bir taş. Ama yeterli ilgiyi devlet tarafından bugüne kadar görmemiş. Diliyoruz ki üniversitelerde bölüm açılsın, okutulsun, inceletilsin.
Foto altı 1:
Lületaşı çok sert bir taş. Bizim için önemli olan kendi suyu. Bu nedenle poşetle sararak kurumamasını engelliyoruz
Foto altı 2:
Taşı öncelikle temizliyoruz. Daha sonra yapacağımız esere göre şekillendiriyoruz
RÖPORTAJ: ESRA ÜNLÜ
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi