EYLÜL’DE İKİNCİ DALGA GELİYOR

Okunma: 443
Videoyu Aç EYLÜL’DE İKİNCİ DALGA GELİYOR
A
a

MHP eski İl Başkanı Oğuz Sever, MHP’deki son istifalarla ilgili olarak “Bu birinci dalgaydı. İkinci dalga Eylülde geliyor. 300 mü olur 500 mü olur 1000 mi olur bilmiyorum. İstifalar devam edecek” dedi.

RÖPORTAJ: ESRA ÜNLÜ


Oğuz Sever kimdir?

1976 yılında Almanya’nın Köln şehrinde doğdum. 12 yaşında Eskişehir’e geldim. Ortaokul ve lise tahsilimi Eskişehir’de yaptım. Üniversite tahsilimi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesinde yaptım. Büyüdüğüm şehre, Eskişehir’e döndüm. 18 yıldır burada ticaretle uğraşıyorum. 

MHP çatısı altında ne kadar süre görev aldınız?
Siyaset alanında 20 yıl kadar MHP’de çalıştım. Öncesinde Ülkü Ocaklarında bulundum. MHP’de bir dönem il başkanlığı, bir dönem milletvekili adaylığı 3 dönem il ve ilçe yönetiminde görev yaptım. İl Başkanı olduğum dönemde 19 Haziran 2016’da Ankara’da düzenlenen Olağanüstü Kongreye katılarak delegelerimizle birlikte imza verdim. MHP’de değişimden yana taraf oldum. O yıldan bu zamana kadar Meral Akşener’i destekledim ve onun yanında yer aldım. Bu tercihimden dolayı 13 Temmuz 2016’da seçilmiş il yönetimimle birlikte görevden alındım. Benimle birlikte Odunpazarı, Tepebaşı, Sivrihisar ve Seyitgazi ilçe yönetimleri de görevden alındı. Çünkü onlar da üst kurul delegemizdi. Onlar da kongreye katılıp imza vermişlerdi. Değişimden yana taraf olmuşlardı. İl başkanlığına gönderilen, Devlet Bahçeli ve Şevkat Çetin’in imzalı yazıyla görevden alındık.

MHP’den neden istifa ettiniz?
Gönülden bağlı olduğumuz partinin, bugünkü çizgisindeki durumundan dolayı, çizgisinin değişmesinden, tabiri caizse eksen kaymasından dolayı biz de hukuki bağımızı gözden geçirdik. 23 Ağustos 2017’de istifa ettik. Görevden alınmamızdan 13 ay sonra istifa ettik. Bir yıl bekledik. Bir yıl beklememizin de nedeni şu: Bizim 19 Haziran’da yaptığımız kongreye genel merkezin görevlendirdiği bir delegeyle mahkemeye itirazda bulundu. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu yürütmeyi durdurma kararını biz kısa süreli olacağını düşünüyorduk. Çünkü bu tip kongrelerde yürütmeyi durdurma kararları acil şekilde ivedilikle karara bağlanır. Ama bir türlü karar çıkmadı. Biz de mahkeme kararını beklediğimiz için, mahkeme sonucu olumsuz çıktığı için biz de istifa etme kararı verdik. Yani hukukun vereceği kararı saygıyla bekledik. Ancak mahkemenin de Türkiye’de iktidarın etkisi altında olduğunu ve bağımsız adaletin sıkıntılı olduğunu düşünüyoruz. Mahkemenin verdiği kararın bu manada tartışmalı olduğunu düşünüyoruz. Sebebi de tüzüğümüzün ilgili maddesine göre partinin Türkiye genelinde mevcut bulunan üst kurul delege sayısının 5’te 1’i kadar imza bulunduğu zaman, kongre toplanır diyor. Biz yeterli imzaya sahip olmamıza rağmen, 3 katı imza toplamamıza rağmen bizim topladığımız kongre geçersiz sayıldı. Bu nedenle mahkemenin kararını anlamış değilim.



(OĞUZ SEVER İLE MERAL AKŞENER)

BİZ İKTİDARA TALİBİZ
MHP’nin neden iktidar güdümüne girdiğini düşünüyorsunuz? Bu konuda tek sorumlu Devlet Bahçeli diyebilir miyiz?
Başka sorumlu yok. Çünkü en son yapılan referandumda ‘Evet’ oyu kullanılacağı söylendi. Ancak unutulmamalıdır ki 1 Kasım 2015 seçimlerinde seçim beyannamesinin 72’nci sayfasında MHP’nin parlamenter demokrasiden yana olduğu, yarı başkanlık ve başkanlık sistemine karşı olduğu ifade edilmişti. Bu bizim seçim beyannamemizde var. Buna rağmen referanduma ‘evet’ demek referandumda ‘evet oyu kullanacağım’ demek seçim beyannamesiyle çelişmektedir. Burada biz eksen kayması olduğunu düşünüyoruz. Bunun neden kaynaklandığını okuyuculara bırakalım. Ancak ben Devlet Bahçeli ve yönetimi hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum. Biz artık yeni siyasi bir hareketiz. ‘Milli Merkez’ hareketinin konusu Devlet Bahçeli değil. Milli Merkez hareketinin konusu yeni sistemde yani 50+1’in olduğu başkanlık sisteminde nasıl başarılı oluruz, nasıl ülkenin idaresine talip oluruz. Türkiye’deki iktidar partisinin çözemediği sorunları nasıl çözeriz? Biz iktidara talibiz. İktidara talip olduğumuz için bir diğer muhalefet partisine muhalefet yapacak değiliz.

MHP’de yaşanan ayrımları nasıl değerlendiriyorsunuz?
1 Kasım seçimlerinde MHP, 80 milletvekilinin yarısını 4 ay gibi kısa sürede kaybetti. MHP il ve ilçe başkanlarının bazıları, üst kurul delegelerinin ise çoğunluğu bu düşüşün, bu başarısızlığın sorgulanmasını istedi. Çünkü o dönemde genel merkezden hiçbir parti yöneticisi bu başarısızlığın maliyetine katlanmak istemedi. Bununla ilgili bir açıklama bir şekilde hesap verilmedi. Partinin delegeleri de bunu sorgulamak istedi. ‘Bu düşüşün sebebi nedir? Gelin bunu konuşalım, kongre toplansın ve parti için yeni bir çıkışın formülleri bulunsun’ dendi. MHP’deki değişim talebi 1 Kasım öncesi politikalara ve 1 Kasım’daki başarısız seçim sonuçlarına dayanmaktadır. 1 Kasım’da 80 olan milletvekili düşmeseydi belki bu talep olmayacaktı. Dolayısıyla MHP delegelerinin Devlet Bahçeli’nin şahsıyla ilgili bir problemi yoktu. O gün için patisinin başarısını önemsiyordu. Ancak zamanla Bahçeli’nin tutumuyla bu iş büyüdü ve bugünkü noktaya ulaştı.

SİYASETİN TIKANIKLIĞINI ÇÖZECEK
Meral Akşener’i nasıl buluyorsunuz?
Meral Akşener çok cesur bir siyasetçi. Türkiye’nin, Türk milletinin hassasiyetlerini iyi anlamış, hassasiyetleri bilen, devletinin üniter yapısına saygılı, milli hassasiyetlere duyarlı bir siyasetçi. En önemlisi Meral Akşener korkusuz bir siyasetçi. Bugünkü Türkiye’de hele hele OHAL koşullarında yeni bir siyasi parti iddiasıyla, liderlik iddiasıyla çıkmak çok zor bir iş. Birçok babayiğidin, birçok cesur adamın kalkışamayacağı kadar büyük bir iş. Meral Akşener’in bu çıkışı dahi birçok insana örnek olabilecek bir davranış. Her şeyden önce Türk kadınına örnek olabilecek bir insan. Kadınların da Türkiye’de erkeklerin başardığı işleri başarabileceğini siyaset dalında gösterebilen bir kadın. Siyasetin Türkiye’deki tıkanıklığını çözebilecek bir insan.

Yeni kurulacak olan parti hakkında neler söylemek istersiniz?
Kararsız olup da sandığa gitmeden önce tercihini ortaya koyabilen seçmenler var. Bir de sandığa hiç gitmeyen seçmen var. Bunlar siyasi sistemden ümidini kesmiş. Oyunun ise bir şey değiştirmeyeceğine inana bir seçmen. Bunları topladığımız zaman yüzde 40’a yakın bir sayı elde ediyoruz. Bir tarafta bileğini kesen, tuttuğu partiden başka partiye oy vermeyecek insan var, diğer taraftan da günün koşullarına göre o dönemin ihtiyaçlarına göre kendi beklentilerine göre karar veren seçmen var. Biz Türkiye’de partisine kehlen oy veren, partisinden memnun olmayan, her partiye oy verebilecek seçmene hitap eden, hem sağ için hem sol siyaset için merkezde duran, alternatif bir tercih, seçmenimiz için bir umut kapısı olmayı hedefliyoruz. Milli merkez olmasının sebebi bu. Milli olmasının sebebi milliyetçi değerlere saygılı ve bu duyarlılığa sahip olması. Merkez olmasının sebebi de merkezde yer alması. Toplumun her kesiminden oy almaya talip olması. Milli derken de şu anlaşılmasın: partimiz Ülkücü temelli MHP kökenli arkadaşlarımız olacaktır. Ancak partimizin içinde çok sayıda hiçbir partiye üye olmayan veya başka partilerde siyaset yapmış insanlar da olacak. Belki bizden de çok olacaktır. Bu parti bizim olsun demiyoruz. Bu parti milletin partisi olacak. Bu parti eski MHP’lilerin partisi olmayacak.

SEÇMENİN İNANARAK OY
VERDİĞİ PARTİ OLACAĞIZ
Peki, korkusuz siyasetçi Türkiye’de merkez sağ ve milliyetçi kesimi toplayabilir mi?
Ben toplayabileceğine inanıyorum. En yakın zamanda 18 Nisan 2017 referandumunda gördük ki AK Partiye oy veren seçmenin bir kısmı da MHP’ye oy veren seçmenin bir kısmı da partilerinin çağrısına rağmen ‘Hayır’ oyu kullandı. Hayır oyu yüzde 48.6 çıktı. Bu oran tek başına CHP’nin alabileceği bir oy değil. Dolayısıyla CHP’nin en son seçimlerde aldığı oyu içeriden çıkarsak geriye 23,6’lık bir oy miktarı kalıyor. Bu 23,6’nın içinde partisinden memnun olmayan ya da partisinin aldığı karara katılmayan MHP’liler, AKP’liler olabilir. Yeni sistemde Milli Merkezin görevi kendi partisinin aldığı kararlara dahil iştirak etmeyen, kendi partisinin aldığı kararları sorgulayan, bu kararlara katılmayan ama genel seçimlerde kehlen partisine oy veren bu seçmeni kucaklamak, onların inandığı kararları alabilen, onların hassasiyetleri yansıtabilen bir parti olmak. Hedefimiz bu. Kehlen oy verilen bir parti olmak istemiyoruz, seçmenin inanarak oy verdiği parti olmak istiyoruz.

Partinin ismi belli mi? Sürekli Milli Merkez vurgusu yaptınız. Acaba Milli Merkez Partisi şeklinde düşünce mi var?
Partimizin genel merkezi daha yeni tutuldu. Şuanda tüzüğümüz ise 3 ayrı hukukçu ekip tarafından yazılmaktadır ve bitme aşamasına gelmiştir. Partimizin amblemi ve ismi henüz kesinleşmemiştir. Milli merkez ismini ben de sizin gibi sıklıkla duyuyorum. Ama bu partinin ismi milli merkez ismini bir ekleme de olabilir. Böyle de kalabilir. Tam kesinleşmedi ama ben Milli Merkez olacağını düşünüyorum. Milli Merkez güzel bir isim.

KİMSEYE SÖZ VERİLMEDİ
Yeni kurulacak partinin kurucu il başkanı sizin olacağınız yönünde iddialar var. Bu iddialar hakkında neler söylemek istersiniz?
Milli Merkez hareketi ile ilgili Sayın Akşener hiç kimseye söz vermedi. Hiç kimseye hiçbir görev için verilmiş bir sözü yok. Dolayısıyla bana da verilmiş bir sözü yok. Sayın Akşener Türkiye’de ve Eskişehir’de parti yönetiminde kime görev verirse ben de onun arkasındayım, dimdik yanındayım. Oğuz Sever olarak bana bu harekette ne görev düşerse seve seve yaparım, görev alacak arkadaşımın da yanında olurum.

Yeni kurulacak partinin iktidar olacağına inanıyor musunuz?
İnanıyorum ve gönülden buna katılmak istiyorum. Elimden geleni yapmak istiyorum. Milletimizin bu konuda büyük bir teveccühü var. Türkiye’de mevcut siyasi yapıda ne Kılıçdaroğlu’nun ne de Bahçeli’nin, Erdoğan karşısında bir seçim kazandığını görmedim. O yüzden milletimiz için en büyük umut Akşener olacaktır.

Eskişehir’deki hedefiniz nedir? Kurulacak partiye desteği nasıl buluyorsunuz?
Hedefimiz, yaklaşan hem yerel seçimlerde belediyelerde başarılı olmak. Büyükşehir belediye başkanlığına, alt belediye başkanlıklarına aday çıkaracağız ve arzumu o ki bu seçimlerde iyi bir sonuç elde etmek istiyoruz. Yerel yönetimlerde söz sahibi parti olmak istiyoruz.

İSTİFALAR SÜRECEK
MHP İl Başkanlığından yapılan açıklamada istifa edenlerin sayısının 300 olmadığı söylendi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bu kongre sürecinin akabinde konu mahkemeye taşındı. Mahkeme süreci uzun sürdü. Mahkeme kongre için olumsuz bir karar verdi. Mahkeme kararından sonra bireysel istifalar başladı. 18 Nisan referandum döneminde Bahçeli evet çalışması yaparken hayır oyu vereceğini söyleyen MHP’liler partiden dışlandı. Bunlardan da istifa edenler oldu. Şuandaki bireysel istifa süreci, 3-4 ay öncesinden geliyor. İstifalar son 2 aydır hızlandı. Son iki ayda yapılan bireysel istifalarla birlikte Eskişehir’deki istifa sayısı 300’ü geçti. Şimdi ilçe seçim kurulu ben kendim istifamı Çarşamba günü verdim. Çarşamba günü verdiğim istifanın da hemen partiye ulaşması mümkün değil. Bu da bir zaman istiyor. Devam etmekte olan istifalar onların eline geldiği zaman sayarlar kaç tane istifa olduğunu. Eylül ayında istifalar devam edecek. Toplu istifa anlamında bu birinci dalgaydı. İkinci dalga Eylülde geliyor. 300 mü olur 500 mü olur 1000 mi olur bilmiyorum. İstifalar devam edecek.
Hepsi Meral Akşener’i destekliyor mu? Desteği nasıl yorumluyorsunuz?
Hepsi destekliyor. Zaten Eskişehir’den istifalar fazla. Yeni kurulacak partiye katılmak için istifa ediyorlar. Başka bir partide üyeliği olursa başka partiye üye olamaz. Umut verici buluyorum. Kendi adıma çok sevinçliyim. Meral Akşener hareketinin bir neferi olarak, milletimizin değişik kesimlerinden bu derece ilgi görmek beni çok mutlu ediyor bu bende Meral Akşener’in iktidara yüksek manada talip olduğu hissini veriyor. O yüzden çok mutlu ve umutluyum.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi