BÜYÜKŞEHİR HAYALİYLE HARCAMA YAPIYOR

AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Yılmaz Kaynarca, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı hayali ile harcamalar yaptığını belirterek “Paramız burada kalsın istiyoruz” dedi.

Güncel Hit: 275 / Yorum: 0 / 18 Aralık 2016 23:59
BÜYÜKŞEHİR HAYALİYLE HARCAMA YAPIYOR
-A +A




Sonhaber Gazetesine konuşan AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı İbrahim Yılmaz Kaynarca, Tepebaşı bölgesi, Eskişehir gündemi ve Başkan Ataç’ın çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İbrahim Yılmaz Kaynarca kimdir?
1982’de Eskişehir’de Tepebaşı bölgesinde doğdum. İlkokulu Yüzüncü Yıl İlkokulunda, Ortaokulu Sarar İmam Hatip’te, sonra Atatürk Lisesi’nde ve Anadolu Üniversitesinde okudum. Annem, babam tamamen Eskişehirli. Evliyim iki çocuk sahibiyim.
Ne zamandır siyasetin içerisindesiniz?
Siyasete ilgim ortaokul yıllarımda Milli Gençlik Vakfı kökeni ile başladı. Oradan aldığım bilgiyle daha sonra AK parti kurulduğunda yeni reşit olmuştum. İlk oyumda AK Parti’ye nasip oldu. İl mahalle gençlik kollarında il gençlik kollarında ilçe başkan yardımcılığı yaptım. 4 yıl kadar Tepebaşı İlçe Başkan Yardımcılığı yaptım. O dönemde Tepebaşı ile ilgili pişme dönemim denilebilir. O dönemde çok fazla tecrübe edindim. Teşkilatların tamamını nerdeyse o dönemde öğrendim. Bir ilçede neler yapılır o dönemde öğrendim. İlçenin sorunları nedir, nasıl çözüm bulunur? O dönemde düşündüm. Tepebaşı bir dönem bizdeydi sonra gitti. O dönemlere de şahit olduğum için kıyaslama şansım da oldu. Ardından il başkan yardımcılığı yaptım. Orada da gerçekten çok tecrübeli bir ekiple çalıştım. Eylül ayından beri de Tepebaşı İlçe Başkanlığı görevini yürütüyorum.
Neden AK Parti?
Ben çocukluğumdan beri memleketle ilgili hep hayaller kurdum. Ne yapılabilir, biz neden eskiye benzemiyoruz. Dünyaya hükmetmiş bir nesiliz. Genlerimizde bunlar var. Neden sürekli dışarıya özenen insanlarız. Yerli malını neden sadece portakalla yapıyoruz? Bunu sorgulayan birisiydim. Tayyip Erdoğan’ı da aşağı yukarı çocukluğumdan beri babamın da biraz etkisiyle takip etmişimdir. Onun İstanbul’da belediye başkanı olmasından öncesinde de takip ettim. Pınarhisar’a girmesi bizim onun etrafında toplanmamızı sağladı. Duygusal anlamda. Sonra onun gerçek bir lider olduğuna itimat ettik. Onun AK Parti değil huzur partisi kursaydı o partide olacaktım. AK Parti’de oluş sebebim Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ve siyaseti tam olarak da bizim benimsediğimiz gibi ülkemize faydalı, çığır açan, ülkeyi geliştirecek bir vizyonla yaptıkları için ben de hiç tereddüt etmeden AK parti saflarında yer aldım. Ne görev verildiyse onu yaptım. 10 yıla aşkın partideyim. Şöyle bir talebim var diye gitmedim. Hep bir görev verildi. O görevi layıkıyla yapmaya çalıştım.
 
Sizce siyaset nedir?
Ben siyaseti hizmet etme aracı olarak klasik bir şekilde tabir ediyorum. Ama mesela AK Parti’den sonra siyaset yapıyor musunuz denildiğinde galiba birazcık eski hafızadan da sıkıntı var. Sanki siyaset, politika kalitesiz işlermiş gibi algı var. O yüzden sadece siyaset yapıyor gibi de görmüyorum kendimi. Siyaseti o yüzden hizmet etme aracı ama bunu millete akılla ve ahlakla yapılabilecek bir yok olarak tabir ediyorum. Eğer öyle değilse bunu öyle görmeyenler varsa onları ikna etmek için bir duruş sergilememiz gerekiyor. Siyaseti kaliteli hale getiren insanlardır. Biz de o kaliteli insanlardan olmaya gayret ediyoruz. Siyaseti madem hizmet için yapıyoruz hizmette de aynı amaca yöneliyorsak hepimiz memleket diyorsak ufak tefek teferruatları tartışarak halletmeliyiz. Büyük kavgalara gürültülere dokunmadan siyaseti ahlaklı hizmet etme aracı olarak görüyorum.
 
Sizce gençler siyasete girmeli mi?
Nasıl baktıklarına bağlı. Belli ideallerle belli kariyer planlamasıyla siyaset yapmak istiyorsa genler bence bu çok nasip işi. Bir okulda okumak, hedef belirlemek, ardından mezuniyetle kendini kendi alanında geliştirmek gibi bir şey değil burası. Burası bir kere genel merkezin Türkiye’de dünyada yaptığı işlerle birlikte yerelde sizin de ona uygun bir vizyon sergilemenizle yol alıyor. Ama ben siyasi kariyer planı yapacağım, şuradan başlayacağım derseniz bu hesapların tutmadığı bir alan olarak değerlendiriyorum. Siyaset herkes söyler ben de söylüyorum nasip işidir hesap işi değildir.
 
Tepebaşı bölgesinin en önemli 3 sorunu nedir?
Ben Tepebaşı’nda Büyükşehir’in de içinde bulunduğu trafik probleminin en büyük sorun olduğunu düşünüyorum. Çünkü stresi tavan yaptırıyor. Bir şehirde huzur yoldan başlıyor. Ben Cuma ve cumartesi günler Bağlar bölgesinde Eti Caddesi’nde istasyon caddesinin devamında çok canım sıkılıyor. Oraya girmek istemiyorum 800 binlik bir şehirde korkunç bir trafik var. Ben çocukluğumdan beri buraya yeni bir alt-üst geçit yapıldığını görmedim. En önemli trafik faaliyeti ışık koymak her yere ışık koyuyoruz. Bunu trafiği düzenlemek gibi sığ bir düşünceyle yapıyoruz. Ben trafiğin Eskişehir’in genelinde olduğu gibi Tepebaşı’nda da sıkıntı oluşturduğunu düşünüyorum.
Temel belediye hizmetlerinin bir miktar kültür hizmetlerine değişildiğini görüyorum. Ben ikisinin de yapıldığının taraftarıyım. Özellikle Eskişehir gibi bir yerde kültür gezilerinin kültür faaliyetlerinin bizim halkımızı mutlu edeceğini biliyorum. Ama bunu yaparken sanki belediyenin asli hizmeti değilmiş de asli hizmeti kültür işiymiş gibi yapmaya başladığınız da temel problemlerden bir tanesi de bu asli hizmetlerini göz ardı ediyor olması.
Tepebaşı Bölgesinde doğru planlamanın yapılması gerekiyor. 25 binlik geçti. Biz 25 binlikte fikrimizi söyledik. Başkan da bizimle aynı fikirdeymiş. Onları da tartıştık. Ben planlamanın doğru yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tepebaşının geleceğinin planlanmasının doğru yapılması gerekiyor.  Belediye başkanının çok bariz ki kendi haklı olabilir. Üç dönem ben burada belediye başkanlığı yaptım yeter artık diyor olabilir. Bir büyükşehir hayali var. Bunu da fırsat buldukça dile getiriyor. O sebeple sanki belediyeye tepebaşı bölgesiyle ilgili bir miktar askıya almış olabilir hayallerini gelecek ile ilgili çalışmalarını. Maddi harcamaları büyükşehir üzerinden yaptığını görüyoruz. Paramız burada kalsın istiyoruz. Bu vizyonu Tepebaşı’na kazandırmak lazım.
 
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile uyumunuz nasıl?
Ben zaten yeni bir İlçe Başkanıyım. Kendisiyle mesaimiz tamamen belediye meclisin AK Parti Grup Başkanıyım kendisi de Belediye Başkanımız. Ben en başından itibaren söyledim. Kavga dövüş olmadan kendisi seçilmiş bir Belediye Başkanıdır. O konuda bir saygı eksiğimiz yok. Üslubumuzda bir Belediye Başkanına nasıl davranılması gerekiyorsa öyle. Ben Eskişehir’e fayda sağlayacak Tepebaşı bölgesine getirisi olan her şeyle başkanla beraberim. Meclis üyelerimize de söyledim. Bakın bunun hiç siyasi hesabını yapmayacağız. Eğer Tepebaşı bölgesine bir hizmet kazandırılacaksa ve doğru yolla kazandırılacaksa arkasında durun hiç korkmayın. Siyaseten kim kazanıyor hiç onlara girmeyin. Ben Eskişehirliyim Tepebaşı’nı temsil ediyorum ve buranın kazanması için ne gerekiyorsa onu yaparım. Herkesle oturup konuşurum. Ama bunu yaparken doğru yapması için biz iyi muhalefet yaparsak Tepebaşı Belediye Başkanı daha iyi çalışır bu mihverde düşünerek kendisinin varsa sıkıntıları onları aktarıyoruz. Bunların da düzeleceğini düşünüyoruz. Ben birçok yerde ifade ettim. Ben kavga gürültü istemiyorum dedim hep. Bunu sadece sözlerimle bırakmıyorum. Bize gelen bir sürü şikayeti önce gidiyoruz meclis üyelerimiz aracılığıyla belediye çalışanlarına yahut gerekli mercilere iletiyoruz. Örneğin bütçe doğru kullanılmıyor dedik. Bunu da mecliste söyledik. Ama çoğunluk onlarda olduğu için sadece söylem olarak kaldır. Bizde dedik ki bizi dinleyin. Orada oyumu yetmiyor olabilir ama bizi dinleyin bu çalışmalarda parayı doğru yere harcayın dedik. Söylediğimiz şuanda ortaya çıktı. Yani bütçe tamamlanmış geçen yılın, faiz parası ödenmiş ama onun dışında 450 bin lira ekstra bir yerden faiz çıktı. Şimdi nerden çıktığını bulamıyoruz. Doğru yönetilmediğinde de söylüyoruz. Ama başkan bunu bir klasik eleştiri anlar cevap vermez bilemem. Yok, ben de Tepebaşı’nı çok düşünüyorum beraber bu işi götürelim fikir anlamında. Ama bizi dinle dedik çünkü biz de Tepebaşı için doğru şeyler söylediğimizi iddia ediyoruz. Bizi dinle zararlı çıkmazsın. Tepebaşı kazanır.
 
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Açıkçası şöyle: Başkanın halkın içinde dolaşmasını olumlu buluyorum. Bu CHP’li partilerde çok görülmeyen bir şeydir. Bunu kaybetmesin. Ancak kendisi çok oturmuş bir sistemde belediyecilik olmadığı için şuan ki belediyede. Haberdar olamıyor. Dışarıda çok gezdiği için belediyeden haberdar olamıyor. Belediye ile ilgili ciddi sıkıntıları var. Bunu iyi bir niyetle söylüyorum. Belediyeye hakim olursa daha başarılı olur diye düşünüyorum. Belediyecilik anlayışından biraz daha uzaklaşmış durum. Daha protokol, dışarıda kültüre dayalı bir belediyecilik anlayışı var. Biz kesinlikle yanlış anlaşılmasın ben de Eskişehir’de bugün belediye başkanı olsam kültüre kültürel faaliyetlere önem veren bir belediye başkanı olurum ama ben asli vazifeleri aksatmadan yaparım bunu. Hatta onları geliştirerek yaparım. Bunu ben söylüyorum ama rakamlarda da var. Mesela bizim belediyenin bütçesinin bu işlere ayrılan parası tüm Türkiye’deki belediyelerin ayrılan paranın oran olarak yarısı. Ona biraz daha dikkat edilmesi lazım.
 
Olası bir erken seçim olmazsa veya seçim kanunu ile seçim ertelenmezse 2019’da Tepebaşı’nı neler bekliyor? Seçim hedefiniz nedir?
Öncelikle sondan başlayayım. Bizim seçim hedefimiz yerelde başarılı olmak. Yerelde iktidar olmak. Tekrar daha önce yaptığımız gibi o belediyeyi AK Parti saflarına katmak. AK Partili hizmetle Tepebaşı’nı buluşturmak. Seçim ne zaman olacağı belli değil ama şuanda 2019’da gözüküyor. O zaman kadar biz yapılan hizmetleri denetleyeceğiz. İyi işler yapılmasını, başkanın yaptığı doğru işlerin meclis üyelerimizle birlikte yanında olacağız. Bunlar bizim oybirliğiyle geçirdiğimiz birçok şeyden de bellidir.
 
Ataç’ın Büyükşehir’e aday olması sizin için avantaj olur mu?
Öncelikle bizim ne yaptığımıza bakıyorum. Rakiplerimizin hesapları kendilerinin özgüven eksikliğinizden kaynaklanır. Ben sahadayım ve AK Parti daha önce şöyle düşünün biz her seferinde genel seçimde Tepebaşı halkının teveccühüyle karşılaşmış bir partiyiz, birinci partiyiz biz. Yerel seçimde demek ki biz doğru şeyleri anlatamamışız. Zamanında anlatamamışız, ya ikna edici olamamışız. Bir problem var ve o problem bizde. Biz kendimizi doğru anlattığımız sürece, doğru işler yaptığımızı kanıtladığımız sürece, nasıl ki aynı seçmen genelde bize teveccüh ediyorsa yerelde de isimlerimize bizlere teveccüh gösterecektir. Rakibimizin Büyükşehir’de olması tekrar Tepebaşı’nda olması başka bir ilçeye aday olması tamamen çekilmesi açıkçası bizim için çok anlamlı şeyler değil.
 
Hem CHP hem AK Parti milletvekillerinin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yerel siyasetçiler Milletvekillerinden ne bekler? Eskişehir ile ilgili talepleri Ankara’da bizi iyi bir temsille yerine getirmesini bekler. Öncelikle Ben Nabi Avcı’nın Eskişehir’e doğrudan ve dolaylı çok fazla projede etkisi olduğunu biliyorum o alanda Ankara’da bizi fazlasıyla güçlü tutan Türkiye’de kişi başına hizmette hükümetten pay alan birkaç il arasına bizi sokan kişilerin başında gelir. O nedenle görevini fazlasıyla yaptığını biliyorum. Harun Karacan zaten buranın içinden geliyor. O bütün sokaktadır. O da halkın nabzını tuttuğu için bazen bize bile gerek kalmadan kendisi doğrudan sorunları götürüp çözüyor. O nedenle çok verimli buluyorum. Emine Nur Günay ile daha fazla mesai yapan insanlarız. Emine hoca da çok disiplinli bir insan, notlarını tutar, takip eder, bize yüklediği işleri takip eder. Onun da Eskişehir ile ilgili her şeyi ilçeler de dahil olmak üzere çok sıkı takip ettiğini biliyorum. AK Parti’de çok ciddi uyum olduğunu görüyorum. İnanın çok güzel bir dönem yaşıyoruz AK Parti adına. Bir birlik var Eskişehir kazanıyor. Biz hep pozitif yönde etkilendik. Bu uyumdan dolayı. İl başkanımızın da büyük fonksiyonu var. İl başkanı bir orkestra şefi gibi hepimizi doğru yerlerde birbirimize sıkıntı yaşatmadan çalışmamızı sağlıyor.
Karşı tarafı ben seyrediyorum. Utku beyin biraz böyle çok etliye sütlüye karışmayan pozitif bir tarafı var. Ama Eskişehir ile ilgili ne yapıyor onu bilmiyorum.  Diğer iki vekilin de bir bloklaşma olduğu belli. Diğer iki vekilin de genel kurulda olsun basın açıklamalarında olsun çok kavgacı, özellikle Cemal Okan Yüksel’in fazlasıyla tahrik edici, çok böyle bizim Eskişehir’in üslubuna uymayan üslup kullandığını görüyorum.
 
Nasıl bir Tepebaşı hayal ediyorsunuz?
Biz şuanda 350 bine yaklaşmış nüfusuyla, 60’dan fazla ilden büyük bir Tepebaşı’ndan bahsediyoruz. Burası benim doğduğum, doyduğum, hala yaşadığım bir kent, Tepebaşı ilçesi benim için. Biz çok huzurlu, alt yapı üst yapı sıkıntıları azalmış ya da kalmamış, insanların problemlerini birbiri ile paylaşabildiği, belli bir kesime değil de halkın tamamına yaklaşan bir üslupla, huzurlu bir vizyonel bir Tepebaşı hayal ediyorum. Eğer hükümetle birlikte Tepebaşı bölgesi de aynı dili kullanmaya, aynı sesi kullanmaya başlarsa bunun Eskişehir’de inanılmaz bir atlamaya sebep olacağını düşünüyorum. Eskişehir’de maalesef şöyle bir sıkıntı var. 15-20 yıldır bizi yerelde yönetenler bu şehir butik olsun bizim olsun çok herkes de bulaşmasın kendi istediklerimiz gerçekleştirelim hayali ile yaptılar. Biz de diyoruz ki doğru, şehir hormonlu büyümektense anlamlı büyüme gerçekleştirsin. Bu şehir sanayisiz büyümez. Gündelik hareketlerle şehir hareketlenmesin.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Benzer Haberler
Güncel
BAŞKASI YAPSA DAVULLAR ÇALINIR

BAŞKASI YAPSA DAVULLAR ÇALINIR

19:12 - 22 Ocak 2017
Güncel
AKP ve MHP başkanlık derdinde

AKP ve MHP başkanlık derdinde

17:17 - 22 Ocak 2017
Güncel
Minik yüreklere bere ve atkı

Minik yüreklere bere ve atkı

17:16 - 22 Ocak 2017
Güncel
Nesilden nesile aktarılan oyuncaklar

Nesilden nesile aktarılan…

17:16 - 22 Ocak 2017
Güncel
Koç Balmumu Müzesi’nde

Koç Balmumu Müzesi’nde

23:14 - 22 Ocak 2017
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...