BİR ÇOCUK GÖZÜ İLE...


Bu makale 2014-02-15 18:00:16 eklenmiş ve 1996 kez görüntülenmiştir.
Konuk Kalem

Ben bir çınar tohumuyum. Toprak anayla daha yeni tanıştım. Toprak bazen soğuk oluyordu bazen de sıcak.   Artık yeni evime alışıyordum. Gün geçtikçe dallarım köklerim oluşuyordu ve sonunda artık topraktan dışarı çıkmıştım. Dışarıda ne olduğunu görebiliyordum. Günde birkaç defa küçük bir kız yanıma gelip beni suluyordu. O beni suladıkça ben hayata sarılıyordum sanki. Etrafımda yaşanan olayları izlerken geçiyordu zaman. Hızla büyüyordum. Artık küçük bir fidan oluvermiştim. Yavaş yavaş etrafımdaki arkadaşlarımla tanışıyordum. Burada bir sürü ağaç, hepimizin de birer saksısı vardı. Bir gün bir aile geldi. Bizlerden birimizi satın alacaktı.  Dükkandaki tek çınar fidesiydim ve beni seçtiler. Bir adam beni kucakladı ve bir yere götürüyordu. Daha önce hiç görmediğim bir yere geldik. Burası bir parktı. Adam daha önce açılmış olan çukura beni koydu. Köklerimi görebiliyordum ama bu çok sürmedi. Üzerime toprak örttüler. Kendimi çok yalnız hissediyordum ama etrafımdaki arkadaşlarımla yanlızlığım kısa sürdü. Çok iyi birer dost olmuştuk. Yıllar yılları kovaladı artık hepimiz yaşlanmıştık. İnasanlar yanımaza gelip resim çekiliyorlardı. Top oynayan çocuklar, gölgemde oturan insanlar herkes çok mutluydu. Onları gördükçe ben de çok mutlu oluyordum. Ama bir gün herşey değişti, İstanbul’un göbeğinde tek ağaç topluluğu olan yani benim bulunduğum parka bir AVM yapmayı planlıyorlardı. Parkın kapısına iş makinaları gelmişti. Hepimiz çok korkuyorduk ama oda ne! bir gurup insan buna karşı çıktı. Sayıları gittikçe artıyordu. En sonunda sayamayacağım kadar insan toplandı. Bu beni onurlandırıyordu. Çünkü insanlar bana önem veriyor, koruyordu. Ama bir yandan da çok üzülüyordum. Çünkü mavi giysili adamlar bu insanlara tazyikli su, biber gazı ve joplarla saldırıyordu. Orada hiçbir şey yapamadan sadece olanları izlemek benim için çok zor birşeydi. Çığlıklarımı kimse duymuyordu. Birkaç gün sonra bazı haberler aldım. Sadece İstanbul’da değil İzmir, Eskişehir, Mersin, Antakya ve adını sayamadığım birçok ilde bana ve dostlarıma sahip çıkmak için birçok kişi direnişteymiş. Bu iyi haberdi. Asıl üzücü haber ise direnişte hayatını kaybeden 7 gençti. Abdullah CÖMERT 22 yaşındaymış. Antakya’da kimliği belirsiz kişinin ateş etmesi sonucu hayatını kaybetmiş. Ethem SARISÜLÜK Ankara’da eylem sırasında mavi elbiseli tarafından öldürülmüş. Mehmet AYVALITAŞ 19 yaşındaymış daha. Kalabalığın içine giren bir jeep Mehmete çarparak öldürmüş. Mustafa SARI Adana’lı mavi giysili bir adammış.  20 metrelik köprüden düşerek ölmüş. Ali İsmail KORKMAZ  19 yaşındaymış o da. Bazı insanlar tarafından dövülmüş ve hayata gözlerini yummuş. Medeni YILDIRIM  yine Adana’da bir kurşunla kalbinden vurulan genç ölmüş. Ahmet ATAKAN 22 yaşındaymış. Antakyada direnişte yaralanmış. İsimlerini sayarken bile gözlerim doluyordu.

 

 

 

 Ama ben şuna inanıyorum ki; onların hiçbiri ölmedi.Onlar kalplerimizde yaşıyor  ve yıllar sonra da yaşayacaklar.

                                                                  Duygu DİRİM


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Duygu'landırdın beni...
Turan Toprak 2014-02-17 13:59:27
Teşekkürler sana değil ailenedir öncelikle... Bu yaşta bu bilinç maazzam. Senin bu yazdıklarını analiz edememiş o kadar çok profesör varki!...
Toplam 1 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Eskişehir SonHaber Gazetesi
© Copyright 2013 Sonhaber.com.tr. Tüm hakları saklıdır. Bu site MODENO haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
UA-46374485-1