Ayhan Aydıner

“FETÖ’CÜLERİ BİLİYORUM AMA MAKAMIM İÇİN SUSUYORUM”

9 Nisan 2019 23:59
A
a
 
“Dün FETÖ’nün kucağında oturan bugün aman beni de almasınlar diye AK Parti sempatizanı olanlar yıllar önceki bu gönderiyi iyi okuyun. Yaptığım her işte devlet devlet diye çırpınmam ve işgal ettiğim yer nedeniyle bazı şeylere sesimi çıkarmamamın nedeni budur. Seçim öncesi ittifaka zarar vermeme adına susuyor olmamı sakın farklı algılamayın. Hal ve hareketleriyle savundukları ideolojiye en büyük zararı verenlerden bu yönetim elbet hesap soracaktır. Keser döner sapdöner, gün olur hesap döner.” Yukarıdaku bu sözleri İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin (UMKE) Sorumlusu Süleyman Avşaroğlu’na ait.
Avşaroğlu ‘bu yorumu 31 Mart yerel seçimleri öncesinde’ kendi sosyal paylaşım hesabından paylaştı. Bu ‘yenilir yutulur iddiaların söyleyen Avşaroğlu ‘sıradan bir kişi’ değil. İl Sağlık Müdürlüğü’nde yönetici konumunda bir devlet memuru. Avşaroğlu daha önce FETÖ’cü olup, ‘bugün makamlarından olmamak için AK Parti sempatizanlığı yapanları bildiğini’ söylüyor. İşgal ettiği yer nedeniyle ‘bunlara sesisini çıkarmadığını’ ifade ediyor. “Seçim öncesi ittifaka zarar vermeme adına susuyor olmamı sakın farklı algılamayın” diye ekleme de yapıyor. İttifak ‘zarar görmesin diyen bir devlet memuru’ nasıl bilgiye sahip? Sayın Avşaroğlu’nun ‘ittifakın zarar göreceği kadar bildiği gizli bilgi’ ne? FETÖ’cü olmak kadar bildiği halde FETÖ’cüleri saklamak da suç değil mi? FETÖ’cü diye nitelendirdiği  idareciler kim?  Şu an görev icabı susmasının nedeni ne? Devlet memurlarının paylaşımlarında bir sınır yok mu? Yetkililer Avşaroğlu ve iddialarıyla ilgili soruşturma açmalıdır. ‘Devletin bekası’  için uğraşıldığı bir süreçte  FETÖ’cüleri ‘tanıdığını ve makamı için sustuğunu söyleyen devlet görevlisiyle ilgili’ gerekeni yapmalıdır.  O’nun ‘bu konuda gerçekten bildiği bir şeyler varsa’  ortaya çıkarılsın.
  --------------------------------------
‘SEÇİMİ KAZANAN ESKİŞEHİR HALKI’

“Seçimi kazanan bizler değiliz. Seçimi kazanan Eskişehir ve Eskişehir halkı oldu. Bütün Eskişehir halkını kutluyorum. Oy verenlere vermeyenlere de teşekkür ediyorum.”  Yukarıdaki bu sözler ‘beşinci defa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen’ Yılmaz Büyükerşen’e ait. 1999’dan bugüne girdiği her seçimi kazanan, Türkiye’de “17 yıldır iktidar olan AK Parti’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı  dört seçim üst üste hezimete uğratan” Büyükerşen böbürlenmiyor, çok mütevazi konuşuyor.  ‘Seçimi kazanan Eskişehir ve Eskişehir halkı oldu’ diyerek, gönülleri bir kez daha fethetiyor. Seçimin merkezine kendisini değil, “çok sevdiği, büyük emekler verdiği Eskişehir’i ve bu güzel kentin insanlarını” koyuyor. İşte bu yüzden Büyükerşen büyük adam. İşte bu yüzden AK Parti Eskişehir’i bir türlü alamıyor.
Büyükerşen, Ahmet Ataç ve Kazım Kurt önceki gün mazbatalarını aldılar. Bu ‘muhteşem üçlü önümüzdeki beş yılda kentimize  en güzel hizmetleri’ sunacak. Bunun yanında tüm ülkede  başkanlık koltuğuna yeni oturan belediye başkanlarına ‘örnek olup, onların ufuklarını’ açacaklar...
 -----------------------------------------
ANANI ÖPEN KADI İSE
 
Ülkemizde ard arda yaşanan hukuksuzları, seçim sürecinde yapılan itirazlarla ilgili kişiye ve partiye göre verilen kararları görünce merhum Süleyman Demirel’in ‘Karakuşi Kadısı’ fıkrası aklıma geldi. Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya ‘Ben bunu aldım’ demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: ‘Hani bizim ördek?’ diye sormuş. Fırıncı boynunu büküp ‘Uçtu’ deyince, iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde koşuyor. Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi! Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış... Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı’nın karşısına çıkarmışlar. Ördeğin sahibi, ‘Bu adam ördeğimi hiç etti’ diye şikâyet etmiş. Kadı, fırıncıya sormuş: ‘Ne yaptın bu adamın ördeğini?’ Fırıncı ‘Uçtu’ demiş.  Kadı, kara kaplı defterini açmış:  Ördeğin karşısında ‘Tayyar’ yazılı. “Tayyar ‘Uçar’ anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil”  diyerek fırıncının beraatına karar vermiş. Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşın şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: ‘Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o Müslüman’ın tek gözü çıkarıla...’  Karakuşi Kadı, ‘Şimdi’ demiş, ‘Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.’ Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş. Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da, Karakuşi Kadı, ‘Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak’ diye hüküm kesmiş.  Böyle olunca adam da, şikâyetini anında geri almış. Kadı Yahudi’ye sormuş: ‘Senin şikâyetin ne?'  Yahudi ellerini açmış, ‘Ne diyeyim kadı efendi’ demiş, ‘Adaletinle bin yaşa sen, e mi !’ Merhum Süleyman Demirel fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek;  “Ananı öpen, kadı ise, kime şikâyet edeceksin? Bugün ülkedeki durum bu! Anladınız mı?” demişti.
 ----------------------------------------
ÜLKÜ OCAKLARINDAN
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

31 Mart’ta Eskişehir’de en heyecanlı seçim Çifteler’de yaşandı. Bıçak sırtı geçen seçimi sadece sekiz oy farkıyla kazanan MHP’li Kadir Bıyık Çifteler’in yeni belediye başkanı oldu. 30 Mart 2014 seçimlerinde; Adalet ve Kalkınma Partisi adayı Metin Özen, 3716 oyla belediye başkanı seçilmişti. CHP adayı Sebahattin Çarkacı 3 bin 680 oy toplamıştı. MHP adayı Sabit Yalçın 2 bin 437 oy almıştı.  Özen sadece 36 oy farkla başkan seçilmişti. Büyükşehir’e gelecek iki meclis üyesini CHP almıştı. CHP beş yıl önce olduğu gibi 31 Mart’ta seçimi yine kılpayı kaybederken, Büyükşehir Meclisi’ne gelecek iki üyeyi yine kazandı. Kadir Bıyık 4 bin 758 oy aldı. CHP adayı Zehra Konakçı 4 bin 750 oyda kaldı. Beş yıl önce AK Parti ve MHP oylarının toplamı 6 bin 153 idi. CHP’nin oyu 3 bin 680 idi. Bu da gösteriyor ki AK Partili seçmenin önemli bir bölümü Kadir Bıyık’a oy vermemiş. Bu  kesimden CHP’ye de iyi oy gelmiş.  Çifteler Ülkü Ocakları  ve İl Ülkü Ocakları Başkanlığı yapan Bıyık, doğup büyüdüğü ilçede belediye başkanlık yapmanın gururunu yaşadı. Mazbatasanı alan Bıyık ‘Bismillah’ diyerek çalışmalarına başladı. Genç belediye başkanına yeni görevinde başarılar diliyorum.
 ----------------------------------------------
NOSTALJİ
‘HALK BENİ SEVİYOR’

 
Yıl 1986, 33 yıl önce. Yer: o yıllarda Büyük Otel altındaki pasajın içinde bulunan Ekrem Restoran. Eskişehir’e gelen Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı merhum Erdal İnönü, SHP yöneticileriyle akşam yemeği yiyor. Tarihi fotoğrafta, 'İl Başkanı Zeki Ünal, eski CHP İl Başkanı merhum Avukat Cahit Denker, Parti yöneticileri merhum Avukat Demircan Arıkan, merhum Ahmet Özaydın ve Mustafa Taşlak’ yer alıyor. Bu ziyaretten 1 yıl sonra (1987) yapılan Genel Seçimlerde  Zeki Ünal ‘33 yaşında SHP Eskişehir Milletvekili’ seçildi. 1970’li yıllarda CHP’nin efsane İl Başkanı olan Cahit Denker, çok iyi bir hatipti. Espritüel bir kişiliği vardı. Partililerin ‘Baba’ diye hitap ettiği bir kişiydi.  Çok iyi bir partiliydi.  Denker, 1990 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Denker, ‘CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’nün de babasıdır. Demircan Arıkan ‘Halk beni seviyor’ sözü ile Eskişehir’in ‘sol siyasetinin unutulmaz ismi’ oldu. Sohbeti hoş, neşeli bir insandı. Bilgi ve birikimiyle milletvekili olması gereken bir insandı. O günlerde Ekrem Restoran Salon Şefi olan Mustafa Taşlak yıllardır CHP yönetimlerinde aktif görev alıyor. Eskişehir siyasetine zerafet  getirmiş güzel insanlar olan Cahit Denker’e Demircan Arıkan’a, Ahmet Özaydın’a Allah’tan rahmet diliyorum.
 ----------------------------------------
FIKRA
SİZDE ADALET BAKANI VAR

Türkiye Cumhurbaşkanı, İsviçre’ye gidiyor. İsviçre Başbakanı kendisine bakanlarını tanıtıyor. ‘Cumhurbaşkanım’ diyor ‘işte bu bizim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, bu Sağlık Bakanı, bu Denizcilik Bakanı’. Türk Cumhurbaşkanı diyor ki, ‘Nasıl olur burada deniz yok ki, nasıl Denizcilik Bakanı olur?’ Bunun üzerine İsviçre Başbakanı da ’Sayın Cumhurbaşkanın sizde de Adalet yok ama Adalet Bakanı var’ diyor.”
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi