İbrahim Gerede

“TEK ADAM SİSTEMİ” VE BELEDİYELERİMİZ

15 Temmuz 2019 22:08
A
a

      31 Mart – 23 Haziran 2019 Yerel Seçim Sürecinden sonra “Türkiye için çok önemli bir dönüm noktası oluştuğu” yadsınamaz bir gerçekliktir.
      Bu dönüm noktasının ortaya koyduğu üç önemli gerçek, toplumsal bilincimize altı kalınca çizilerek yazılmalıdır:
  1. Toplumumuza bir süredir dayatılan “Tek adam sisteminin”, Türkiye’nin demokratik dokusuna uymadığı…
  2. Ülkemizde “Demokratik Parlamenter Sistemin” korunması ve geliştirilmesi gerektiği…
  3. Belediyelerimizin demokratik yetki ve görevlerinin artırılması zorunluluğu…
      KESİT köşemizde, eğitim alanı yanında benim ikinci uzmanlık alanım olan “Kamu Yönetimi/ Belediyeler” konusunun sıkça yer almasının amacı; belleklerimizi tazelemek ve konuyu güncel gelişmelerle ilişkilendirmeye çalışmaktır.
      Ve amacımız, duyarlı yurttaş sorumluluğu içinde bilinçlerimizi ve umutlarımızı paylaşmaktır.
TEK ADAM SİSTEMLERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
       Ülkemizde AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren, ilk yıllarda ince taktiklerle sonraları da hoyratça yapılan antidemokratik düzenlemelerle topluma dayatılan “Tek adama dayalı otoriter sistem”, dünya insanlığı için “yeni olmayan” bir çarpıklıktır.  
       İnsanlık tarihinin geçmişinde ve günümüzde dünyanın çeşitli ülkelerinde değişik isimler altında uygulanan “Tek adam sistemlerinin ortak özellikleri” şöyle özetlenebilir:
  • Sistemin başında, olağanüstü yetkilerle donatılmış ve kendisine yüceltilmiş yetenekler yüklenmiş bir “kişi” vardır.
  • Toplumsal yaşamın üç temelini oluşturan “yasama, yürütme ve yargı güçleri” tek kişinin elinde toplanmıştır.
  • Toplumsal yaşamda “Merkezden yönetim sistemi” uygulanır, “Yerinden yönetim sistemi” yoktur ya da etkisizdir.
  • Sistemde “Dinsel ya da etnik ayrıştırmalar/ kışkırtmalar” öne çıkarılır.
  • Sistemde “Baskı, tehdit, korkutma vb.” yöntemler yaygındır.
  • Daha çok “Az gelişmiş demokrasilerde” görülür…
“BELEDİYE TİPİ BAŞKANLIK SİSTEMİ”
      Ülkemizde 1961Anayasasıyla birlikte yerel yönetimlerin bir birimi olan belediye yönetimlerinde güçlü başkanlık modeli yerleşmiş ve özellikle AK Parti döneminde 2002 sonrası yapılan sözde yeniden yapılandırma ve reformlarla başkanlık modeli daha da güçlenmiştir.
      Bilindiği gibi, mevcut yerel yönetim sistemimizdeki belediye başkanlarının kendine has özerklikleri ve bazı belediye meclisi kararlarını veto yetkileri vardır.
      Örneğin, belediye sistemimizde yer alan genel sekreter, başkan yardımcıları, daire başkanları, daire müdürleri gibi, belediyenin yürütme gücü atamaları yapılırken belediye başkanı; belediye meclisinden onay almak zorunda değildir. (Bazı atamalarda İçişleri Bakanlığı’nın onayı gerekir.)
      Bu durum, “Türkiye’de belediye başkanının, belediyenin kurumsal kimliğinden daha çok ön plana çıktığını…” açıkça göstermektedir.
      Türkiye’nin AKP döneminde oluşturulan “yeni merkezi yönetim sistemine” baktığımızda, mevcut yerel yönetim biçimine ve sistemine benzerliği göz ardı edilemez niteliktedir.
      Bu durumun ortaya çıkmasında, “AKP’nin tek adamı olan RTE’nin belediyecilikten gelmesinin etkisi olduğu açıktır…”
      Bu bağlamda Türkiye’nin mevcut merkezi yönetim biçimi “belediye tipi başkanlık” olarak adlandırılabilir.
      Türkiye’nin son 40 yılını ve özellikle son 15 yılını belirleyen neoliberal politikalar, sermayenin merkezileşme eğilimine uygun olarak siyasetin de merkezileşmesi zorunluluğunu çözmeye çalışmaktadır.
      Bu bağlamda “belediye tipi başkanlık” siyasi merkezileşmenin güncel çözümü olarak dayatılmak istenmektedir…
BELEDİYELER DEMOKRASİNİN BEŞİĞİDİR
      Oysa çağdaş demokrasi öğretisinde “Katılımcılık ve çoğulculuk” demokrasinin temel ilkeleri olarak kabul ediliyor ve bu bağlamda “Yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir…” deniliyor.
      Çağdaş yönetim bilimi verileri “Yerinden yönetim uygulamalarının daha işlevsel ve verimli olduğunu” ortaya koyuyor.
      Türkiye’nin de taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme “Yerel yönetimlerin yetki ve görevlerinin artırılmasını” gerektiriyor.
      Uygulamada gelişmiş ülkelerdeki toplumsal yaşam içinde yerel yönetimlerin ağırlıkları giderek artıyor.
      Türkiye’de son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler ve yaşam pratiğinin sonucu olarak, “Belediyeler” yerel yönetim alanının temel unsuru durumuna gelmiştir.
      Bunun içindir ki, Tek adamlar demokratik yöntemleri sevmezler.
      Özellikle “Demokratik Belediyeler tek adamların korkulu rüyasıdır…”
      Ve “Tek adamlar, kendisine biat edecek belediye yönetimleri isterler…”
      Demokratik belediyeler ise “Yaşadıkları yörede daha kaliteli ve daha demokratik bir yaşam…” arayışındadırlar.
      Daha açık söyleyecek olursak, “Tek adam sistemi ile Yerel yönetim değerleri arasında uzlaşmaz bir çelişki vardır…”
      Koskoca bir ülkenin, başkentteki bir saraydan yönetilemeyeceği gerçeğini ortaya koyan yaman bir çelişkidir bu…
GÜNCEL GÖREV: DEMOKRATİK BELEDİYECİLİK
      “Demokratik Belediyecilik” deyince akla gelen ilkeler şöyle sıralanabilir: “Katılımcılık, çoğulculuk, açıklık, bilimin rehberliği, sanatın güzelliği, hizmette kalite, toplum yararının önceliği, uygulanabilir ve sürdürülebilir projeler, kültür ve doğa varlıklarının korunması ve geliştirilmesi, planlı kentleşme vb…”
      Demokratik belediyecilik kanallarını güçlendirecek uygulamaların örnekleri gelişmiş demokratik ülkelerde ve ülkemizdeki bazı dönemsel uygulamalarda mevcuttur.
     Akla gelen ilk örnek uygulamalar:
  • Belediyelerde “İlgili meslek örgütlerine, STK’lara ve akademik kuruluşlara katılım yollarının açılması…”
  • “Belediye başkanı, belediye meclisi ve belediye bürokrasisi arasındaki yetki ve görev ilişkilerinin dengeli/ uyumlu olarak yürütülmesi…”
  • Ve öncelikle belediyeler bünyesinde yürütülen tüm iş ve işlemlerin “partizanlıktan arındırılması…” olmalıdır.
      Bu konuda, son yerel seçimlerde Türkiye nüfusunun çoğunluğunu oluşturan büyük kentlerde yönetime gelen sosyal demokrat belediyelere önemli görevler düşmektedir.
      Ülkemizin demokratikleştirilmesinde ve demokrasi güçlerinin birlikteliğinin geliştirilmesinde de CHP’yi önemli görevler bekliyor.
       Unutmayalım ki, çare “RTE/ AKP/ MHP ve bazı marjinal gruplardan oluşan ‘Tek adam sistemi bloğunun’ bölünüp parçalanmasında değil; demokrasi ittifakının korunup geliştirilmesindedir…”
      Ayrıca unutmayalım ki, Türk halkının demokrasi ve yerel yönetim birikimi, Tek adam sistemini etkisizleştirecek güce sahiptir.
      Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla…
      
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi