İbrahim Gerede

“ULUSLARARASI ESKİŞEHİR PİŞMİŞ TOPRAK SEMPOZYUMU” ÜZERİNE…

3 Eylül 2019 00:05
A
a
      Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen ve birçok sanatsal etkinliği bünyesinde barındıran “Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu” nun 13.’sü, 2- 14 Eylül 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
      Etkinliklerin ayrıntılarını yerel ve sosyal medyadan izlemenizi diliyorum.
      Ben bu yazımda, ulusal ve uluslararası boyutta özgün özellikleri olan Sempozyumun,  düşünsel bağlamda öne çıkan ve iz bırakan yönlerini irdelemeye çalışacağım.
Eskişehir’in Kent Belleği/ Kent Kimliği Açısından Pişmiş Toprak
      Bilindiği gibi kentsel kimliğin oluşmasında belli simgelerin/ imgelerin önemli yeri vardır.
      Eskişehir kimliğinde iz bırakan önemli kültürel ve doğal etkenler şöyle özetlenebilir:
  • Eskişehir; Hitit, Frig, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden önemli izler taşıyan bir yerleşim yeridir.
  • Eskişehir/ Alpu Ovası ve Porsuk Çayı bu yerleşim yerinin yaşam kaynağıdır.
  • Lüle Taşı (Beyaz Altın), Eskişehir kültürünün önemli bir simgesidir.
  • İnsanlığın ilk uygarlık simgelerinden olan “Pişmiş Toprak”, Eskişehir tüm tarihsel evrelerinde yaygın olarak kullanılmıştır.
  • Eskişehir’deki tarihsel kültür varlıkları koleksiyonunda çok zengin “Pişmiş Toprak Eserleri” vardır.
  • Eskişehir’de 1927 yılından beri “Tuğla ve Kiremit Sanayii” önemli bir işkoludur.
  • Ve Tepebaşı Belediyesin tarafından 13 yıldan beri başarıyla sürdürülmekte olan “Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu” sayesinde, geleceğe aktarılacak çok önemli bir kültürel/ sanatsal birikim oluşmuştur.
      Sözün özü, “Pişmiş Toprak kültürü”, Eskişehir’in geleneksel ve çağdaş kimliğine uygun düşmektedir.
Sempozyumun Ulusal ve Uluslararası Boyutu
      Bir kentte kamu ya da özel sektör tarafından düzenlenen kültürel/ sanatsal etkinliklerin; “Ulusal ve uluslararası ölçütlere uygun düşmesi” de çok önemlidir.
      Bu ölçütler, “konuyla ilgili bilimsel öğreti kurallarına uygunluk” ve “ulusal/ uluslararası boyutta katılım oranı” olarak özetlenebilir.
      Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nu bu bağlamda irdelediğimizde:
  • Sempozyumda yapılan etkinliklerin; bilimsel, sanatsal ve sektörel düzeyde ele alındığını…
  • Katılımcı sanatçıların ürettiği eserler yanında, tartışmalı bilimsel oturumlar düzenlendiğini…
  • Bu sempozyuma 13 yıl boyunca ulusal ve uluslararası düzeyde “onlarca ülkeden yüzlerce sanatçı ve bilim insanı katıldığını…”
  • Sempozyumda bu zamana kadar “173 sanatsal eser (heykel) ve onlarca bilimsel içerikli broşür/ kitap üretildiğini…”
  •  Bu sempozyumun “konuyla ilgili farklılığı ve çeşitliliğiyle” ülkemizde ve dünyada “özgün bir özellik taşıdığını…” görüyoruz.
      Özetle, “Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, ulusal ve uluslararası ölçütlere de uygun düşmektedir…”
Gelecek İçin Öneriler
  • Sempozyumda üretilen eserlerin uzun süre kalıcılığının sağlanabilmesi için bir müze oluşturulabilir…
  • Pişmiş Toprak Sempozyumunun organizasyonu ve kazanımları kentimizdeki ve ülkemizdeki diğer belediyelerle paylaşılabilir…
  • B u örnekten esinlenerek; “Kentimizdeki belediyeler birlikte ‘Lüle Taşı’ ve ‘Eskişehir kimliği taşıyan diğer konularda’ uluslararası boyutta ortak etkinlikler” düzenleyebilir…
  • Tüm belediyelerimiz, “Kentsel kimliğe, ulusal ve uluslararası ölçütlere uymayan göstermelik kültürel/ sanatsal etkinlikler için ‘israf’ yapmaktan kaçınmalıdır…”
      Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun başarılı bir biçimde devamlılığını sağladıkları için; başta Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet ATAÇ ve Sempozyum Sanat Danışmanı Prof. Dr. Bilgehan UZUNER olmak üzere tüm emeği geçenleri yürekten kutluyorum.
*****
TARİHTEN GÜNÜMÜZE SÜZÜLEN DAMLALAR
     Bireyin ve toplumların yaşamında “dün/ bugün/ yarın zinciri ”nin sağlam olmasının çok önemli olduğunu biliyoruz.
      Tıpkı belleğini yitirmiş bir insanın yaşamının anlamsızlaşması gibi, belleğini yitiren ya da saptıran toplumların da yaşamı anlamsızlaşıyor…
      Geliniz, son günlerde art arda gelen önemli tarihsel günleri bu anlamda birlikte irdeleyelim ve belleklerimizi ve bilinçlerimizi tazeleyelim:
“30 Ağustos Zafer Bayramı”
  • Çağdaş Türkiye’nin temellerinin oluşmasında “30 Ağustos 1922” tarihinin önemli yeri yadsınamaz…
  • 30 Ağustos’un “antiemperyalist” boyutu yok sayılamaz…
  • Günümüzde 30 Ağustos’u “Savaş kışkırtıcılığı ve militarist emeller için kullanmak”; aymazlıktır, sapkınlıktır…
“1 Eylül Dünya Barış Günü”
  • “Barış içinde birlikte yaşamak…”, insanlığın ortak umudu ve ortak sorunudur.
  • Savaşların iyice çirkinleştiği ve azgınlaştığı günümüzde “Yurtta Barış, Dünyada Barış” savsözü, çağdaş insanlığın ortak şiarı olmalıdır…
  • Unutmayalım ki “Barış için savaşılmaz; barışılır…”
“2 Eylül/ Eskişehir’in Kurtuluş Günü”
  • 2 Eylül 1922 tarihi, “Çağdaş Eskişehir’in temelinin atıldığı gündür…”
  • Günümüzde “2 Eylül” ile “Çağdaş bir Cumhuriyet kenti” simgeleri, Eskişehir kimliğinin belirgin özellikleridir.
  • “2 Eylüller”; “Eskişehir’de çağdaşlığın ve kardeşliğin korunduğu ve geliştirildiği günler…” olmalıdır.
*****
NOT: Gecikmiş bir deniz dinlencemiz için yazılarıma bir süre ara vereceğim.
24 Eylül 2019 Salı günü KESİT köşemizde tekrar buluşmak dileğiyle…
Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi