Celalettin Bilgin

12 EYLÜL 1980!

12 Eylül 2017 06:00
A
a
 37 yıl önceydi. Ülkemiz önü alınamayan terör nedeniyle kan ağlıyordu. Gün yoktu ki terör olaylarında bir iki kişi vurulup öldürülmesin. Bazı provakasyonlu olaylarda ölü sayısı daha da artabiliyordu. Suya atılan bir taşın dalgalar halinde dairesel helezonlar çizmesi gibi atılan taşın ebadına ve kütlesel ağırlığına göre daireler büyüdükçe kaybettiğimiz ve yitirdiğimiz canlar da o ölçüde büyüyordu. Bu provakosyonlar sonucu birçok canımızı yitirdiğimiz Malatya Hamido, Çorum ve Kahramanmaraş olaylarını yaşadık. Ülke kan ağlıyordu.
 12 Eylül 1980 darbesinin geleceği aylar öncesinden bekleniyordu. Ve avazı çıktığınca bağıra bağıra geldi bu darbe. O gün ülke yönetiminde olan siyasetçiler ülkenin kanayan bu anarşi ve terör sorununa köklü çözümler üretemedikleri gibi, bir kısım siyasetçiler de Türk Silahlı Kuvvetlerini darbe yapmaya davet ediyorlardı.
 Ve bir eylül gecesiydi. Ve gece 11 Eylül Perşembeyi, 12 Eylül Cumaya bağlıyordu. Geceden sokaklara askerler yağıyordu. Eli silahlı, tam teçhizatlı, parmakları tetikte askerler. Ben o zamanlar Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli bir assubaydım. 12 Eylül sabahı, ulusal bir gazete büyük puntolarla "HUZUR NAMLUNUN UCUNDA" başlığını atıyordu. Ben bir emekli asker olarak dizelerime yansıttığım 12 Eylül'ü sizlerle paylaşmak istiyorum.
12 EYLÜL 1980’Dİ! 
Eylül'dü, günlerden perşembeydi!
Yıl on bir eylül bin dokuz yüz seksendi!

Her günkü sessizliğiyle Porsuk Çayı akıyordu
Zirveye tırmanan güneş kızgınca yakıyordu.
Salkım söğütteki kuş yine melodiler şakıyordu
Porsuk Çayı biraz yosun, biraz kan kokuyordu..

Bir genç tedirgin adımlarla İkieylül'ü arşınladı
Salkım söğütteki kuş bir şeyler olacağını anladı.
Kızılay durağında bekleyen bir genç kurşunlandı
Bir ana yüreği daha derinden sarsılarak yandı..
Eylül'dü, günlerden perşembeydi!
Yıl on bir eylül bin dokuz yüz seksendi!
Köprübaşında trafik her günkü gibi akıyordu.
Otel Şale’nin önünde ki adam cigarasını yakıyordu.
Ordu Evi’nin önünde bir subay gazetesini okuyordu.
Cengiz Topel; elinde kaskı Porsuk Çayına bakıyordu..
Bir genç kız Şair Fuzuli caddesinde yürüyordu.
Bir genç karşı kaldırımdan kızı takip ediyordu.
Kız bir oyuncakçı vitrininin önünde duruyordu.
Vitrindeki oyuncak dürbünden genci görüyordu..
Eylül'dü, günlerden perşembeydi!
Yıl on bir eylül bin dokuz yüz seksendi.!
Gazeller Adalar'da rüzgarın önünden akıyordu.
Güzel bir kadın aynasında küpelerini takıyordu.
Birçok genç Anadolu Üniversitesi’nde okuyordu.
Porsuk Çayı biraz yosun, biraz kan kokuyordu..
Halk otobüsleri Odunpazarı'ndan akıyordu.
İnsanlar, otobüslerden belli belirsiz bakıyordu.
Müezzinler minarelerden ezanlar okuyordu.
Porsuk Çayı biraz yosun, biraz kan kokuyordu..
Eylül'dü, günlerden perşembeydi.!
Yıl on bir eylül bin dokuz yüz seksendi.!
Gece sessizliği ile, sanki gündüzünü aklıyordu.
Bulutlar belli belirsiz dolunayı saklıyordu.
Bir solist Reyhan-26'da eski dostları okuyordu.
Bir kadın kızının çehizine nakışlar dokuyordu..
Biri Venedik Pastanesi'nden dondurma alıyordu.
Kaldırımda bir kedi bal rengi tüylerini yalıyordu.
Edi-koop'un önündeki çalgıcı mızıkasını çalıyordu.
Bankta oturan yaşlı adamın, gözleri dalıyordu..
Eylül'dü, gece hızla Cuma'ya kayıyordu.!
On iki eylül bin dokuz yüz seksenin ilk saatleriydi.!
Bütün bir yurt, bu gece bilinmezi soluyordu.
Gece kendi saçlarını acımasızca yoluyordu.
Caddeler namlulara sanki teslim oluyordu.
Şan Sinemasının önü askerlerle doluyordu.
Sokak ve caddelere geceden asker yağıyordu.
Gün Eskişehir'de postal sesleriyle ağarıyordu.
Sabahın ilk ışıkları, Elif ana ineklerini sağıyordu.
Televizyonlardan ihtilal anonsları yağıyordu..
Oniki eylül bindokuzyüzseksen sabahı sokaklar boştu.
İlk yasağı delen adam, akşamdan kalma bir sarhoştu.
Bir kırlangıç İkieylül caddesinde yasağa rağmen uçtu.
Yıkadığı iç çamaşırlarını balkona asan Bahtışen hoştu..
O gün bütün bir ülke, baştanbaşa alabildiğine boştu.
Yıl on iki eylül bin dokuz yüz seksen!
Ülkemizde bugün merkezinden kaydı eksen!
                      
On iki Mart, On iki Eylül niçin?
Neden on ikiyi seçer darp eden?
Hedefi ıskalamadan on ikiden vurmak için.
Ayın on ikisinde ve gece on ikide darbeder..
12 Eylül 2014 - Cengiz Topel.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat