Celalettin Bilgin

CAHİT SITKI TARANCI

5 Ekim 2017 16:34
A
a
Aşk şiirlerinin unutulmaz şairi Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910 günü Diyarbakır'da dünyaya geldi. Orta öğrenimini, İstanbul Saint Joseph Lisesinde, Lise öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı.
1946 CHP Şiir yarışmasında birincilik ödülü aldığı ‘Otuz Beş Yaş’ şiiriyle ünlendi. Şairin Yaş Otuz Beş yolun yarısı eder dediği gibi olmadı. Henüz 43 yaşında iken 1953 yılında geçirdiği bir krizden sonra felç olup
yatağa bağlı, yarı bilinçli bir durumda tedavi için Avrupa'ya gönderildi. 12 Ekim 1956 günü Zatülcenp hastalığından Viyana'da vefat etti.
 Cenazesi Ankara Cebeci Asri Mezarlığına defnedildi. Cahit Sıtkı'nın ölümüyle Nurullah Ataç güncesine şunları yazdı : “Tarancı ne iyi çocuktu! Bugün yaşamakta olanlara güzel tadlar sağladı. Gönlümüzde yankıları var. Öldü Cahit Sıtkı, bir kişi değil artık, şiirleriyle içimizi ışıtan, bize bizi anlatan, kimin de tatlı, kiminde de üzünçle gülümseyen bir anı oldu. Uzun sürmese de ölümsüzlük budur işte..”
 Ölümü düşünmekten yaşamaya fırsat bulamamış, Türk Edebiyatının unutulmaz şairlerinden Cahit Sıtkı, ünlendiği ‘Otuz Beş Yaş’ şiirinin aksine yolun yarısı eder dediği yaşlarda yolun yarısında kaldı!
 Ailesinin Diyarbakır'daki evi 1973 yılında Cahit Sıtkı Tarancı Müze Evi olarak ziyarete açıldı. Şairimizin; Ömrümde Sükut, Otuz Beş Yaş, Ziya'ya Mektuplar, Düşten Güzel, Sonrası, Gün Eksilmesin Penceremden (Öykü) adlı kitapları yayınlandı.        

OTUZ BEŞ YAŞ!
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan.!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış.!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı, nar kırmızı sonbahar.!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neyleyim ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanmadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında...
16 Aralık 1945

GARİP KİŞİ
Bir akşam ilk olarak ağladım,
Bekar odamın penceresinde.
Hani ev bark? Hani çoluk çocuk?
Ne geçti elime bu hayatın
Meyhanesinde, kerhanesinde?
Yatağım her gece böyle soğuk.
Saadet bu ömrün neresinde?

Sağlıcakla kalın!
Siir Sanat Edebiyat.Com
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir Haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi