Ayhan Aydıner

EKMEK GİBİ TEMİZ SU GİBİ AYDINDI

24 Ocak 2018 00:06
A
a

Bugün 24 Ocak Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun 25’nci ölüm yıldönümü. 

SAKINCALI PİYADE
Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’te  Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmişti. O çok şey bilen bir sakıncalı piyadeydi. Çok şey bildiği, karanlığı aydınlığa kavuşturacağı için onu katlettiler. Aradan 22 yıl geçmesine rağmen, onu katledenler ve o emri verenler hala bulunamadı.  

ÖZLEMLE ANACAĞIZ
Türk Halkı Mumcu’nun kıymetini bildi. Adını unutmadı, unutturmadı. Bugün tüm Türkiye genelinde yapılacak etkinlikler ve törenlerle büyük gazeteci Uğur Mumcu’yu özlemle anacağız. Bedri Rahmi Eyüpoğlu, aslında  Nazım Hikmet için yazdığı ve ölümünden sonra hep Uğur Mumcu için söylenen ‘Yiğidim Aslanım’ Türküsü’ndeki “Ne bir haram yedin ne cana kıydın/Ekmek gibi temiz su gibi aydın/Hiç kimse duymadan hükümler giydin/Döşek diken diken yastık batıyor/ Yiğidim aslanım aman burda yatıyor” dizelerindeki gibi  “Ekmek gibi temiz su gibi aydındı” 

“ÖYLEYSE VURUN BENİ”
Uğur Mumcu, “Ben, Atatürkçüyüm. Ben, Cumhuriyetçiyim. Ben, laikim. Ben, anti-emperyalistim. Ben, tam bağımsız Türkiye’den yanayım. Ben, özgürlükçüyüm. Ben, insan hakları savunucusuyum. Ben, terörün karşısındayım. Ben; yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiç bir konuyu yalanlayamadınız. Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır!’’ demişti.  Türkiye’yi karanlığa götürmek, bölüp parçalamak isteyenlerin cirit attığı şu günlerde; Uğur Mumcu’nun bu çivi gibi sözleri, hep aklımızda kalmalı ve kulaklarımızda çınlamalıdır…

*****


KİMLER UYUYOR?


-Görevin yerine getirilmesinde kamu hizmeti bilinci
-Halka hizmet bilinci
-Hizmet standartlarına uyma
-Amaç ve misyona bağlılık
-Dürüstlük ve tarafsızlık
-Saygınlık ve güven
-Nezaket ve saygı
-Yetkili makamlara bildirim
-Çıkar çatışmasından kaçınma
-Görev ve yetkilerin menfaat sağlamak amacıyla kullanılmaması
-Hediye alma ve menfaat sağlama yasağı
-Kamu malları ve kaynaklarının kullanımı
-Savurganlıktan kaçınma
-Bağlayıcı açıklamalar ve gerçek dışı beyan
-Bilgi verme, saydamlık ve katılımcılık
-Yöneticilerin hesap verme sorumluluğu
-Eski kamu görevlileriyle ilişkiler
-Mal bildiriminde bulunma.
Bu yukardaki yazılanlar Kamu Etik İlkeleridir.  Kamu çalışanları ve kamu görevi yapan seçilmişler bu ilkelere uyması gerekir. Şimdi Eskişehir’de ‘Bu ilkelere kimler uymuyor?’ diye sorsam. ‘Kimler uyuyor?’ yanıtı gelir.  Bu ilkelere tam anlamıyla uyan kamu yöneticileri var mı? Yandaş sendikaların her dediğini yapan kamu yöneticileri ‘Dürüstlük ve tarafsızlık’ ilkesini ihlal ediyor. Bundan dolayı, ‘Saygınlık ve güveni’ sağlanamıyor. ‘Amaç ve misyona bağlılık’ ilkesi zedeleniyor. Eskişehir’in kamu yöneticileri, ‘Bilgi verme, saydamlık ve katılımcılık’, ‘Savurganlıktan Kaçınma’ ve ‘Yöneticilerin hesap verme sorumluluğu’ ilkeleri uygulanıyor mu? Bu konuda denetleniyorlar mı?

******

NOSTALJİ

İLK BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI​

24 yıl önce, yıl 1994. Tarihi Fotoğrafta, dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Aydın Arat ile birlikte.

KENDİ ELİYLE İMZALATTI
1991 Genel Seçimlerine DYP Eskişehir Örgütü ‘Eskişehir Gelişecek Büyükşehir Olacak’ sloganıyla girdi.  Eskişehir’de birinci parti oldu. Üç milletvekili (Hüsamettin Cindoruk, İbrahim Yaşar Dedelek ve Fevzi Yalçın) çıkardı. Eskişehirli Dilek hanım ile evli olduğu için Eskişehir’in enişte milletvekili olan Cindoruk TBMM Başkanı seçildi. Eskişehir o yıllarda Büyükşehir olabilecek koşulları taşımıyordu. Buna rağmen Cindoruk parti olarak verdikleri sözü tutarak, Eskişehir’i Büyükşehir yaptı. Cindoruk, gerekli yazıyı önce İçişleri Bakanı İsmet Sezgin’e daha sonra Başbakan Süleyman Demirel’e bizzat kendi eliyle imzalatarak Eskişehir’i Büyükşehir yaptı. 

KARŞILIĞI OY OLDU
Cindoruk’un kentimize büyük hizmetleri oldu. İçinde Eskişehir olmayan hiçbir hizmete imza atmadı. Doğalgazın gelmesini sağladı. Organize Sanayiye yatırımlar getirdi. Merhum Aydın Arat 1994 seçimlerini kazanarak, Büyükşehir olduktan sonra Eskişehir’in ilk Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Böylece Eskişehir’i büyükşehir yapan DYP, yaptığı bu hizmetin karşılığını oy olarak almış oldu. 1994 seçimlerinde  kent merkezindeki üç belediyeyi de DYP aldı. Merhum Aydın Arat Büyükşehir, Ayhan Boyer Odunpazarı, Orhan Soydaş Tepebaşı Belediye Başkanı seçilmişti.

******

FOTO ŞAKA




Eskişehirsporlu Futbolcu Erkan Zengin: Başkanım ben Eskişehirspor için İsveç Milli Takımını bırakıp geldim. Bir hoca istemiyor diye beni nasıl kapının önüne koyarsın?
Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal: Erkan seni bir Hoca mı  istemiyor? Ertuğrul Sağlam, Alpay Özalan, Mustafa Denizli, Yücel Yenilmez  haksız da bir tek sen mi haklısın?

******

FIKRA

ELMAS GERDANLIK
Kadın sinir içinde cep telefonundan “Bu saate kadar hangi cehennemdesin?” diye kocasını aramış, “Aşkım o hiç unutamadığın harika elmas gerdanlığın bulunduğu kuyumcu var ya.. Hani o zaman param yoktu alamamıştım, ‘Sevgilim bir gün mutlaka bunu sana alacağım, göreceksin’ demiştim.. Hatırladın mı?” Kadın birden yumuşamış, konuşurken heyecandan titreyen sesi ile “E.. Evet bir tanem hatırlamaz olur muyum?..” diye cevap vermiş “Evet balım” demiş adam, “İşte o kuyumcunun hemen yanındaki kahvede  arkadaşlarla okey oynuyorum meleğim..!”
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi