SEMİH DEMİRAL

İŞ YERİNDE GÜRÜLTÜDEN KORUNUYOR MUSUNUZ?

15 Mayıs 2019 23:13
A
a
Birçoğumuz işitme duyumuzun bize bahşedilmiş bir nimet olduğunu ve duyduklarımızı diğer insanların da duyduğunu varsayarız. İşitme kaybını ancak bir arkadaşın, çocuğunuzun ya da eşinizin “Neden beni dinlemiyorsun!” diye sitem ettiğinde fark ederiz. Bunun nedeni işitme kaybının genellikle yavaş olmasındandır. Normalde, işitme kaybı ağrı, acı vermez bu nedenle de ne olduğunu anlamayabiliriz. İşitme kaybı, görme kaybı gibi bize rahatsızlık vermez. Aslında, bazen şehir ve işyeri gürültülerini duymamak nimet bile olabilir. Oysa istediğimiz zaman duyabilmek değerli ve korunması gereken bir nimettir.
Gürültülü işyerlerinde çalışanlar gürültünün değişik düzeydeki etkilerine maruz kalırlar. Bu etkiler içinde en önemlisi işitme kaybıdır. Gürültülü ortamda çalışanlar genellikle gürültüye alıştıklarını ve işitme kayıplarına uğramadıklarını ifade ederler. Bu yorum doğru mudur? Bu soruya hep birlikte karar verelim.
Eğer ani gürültüye mazuriyet sonucu kulak zarı yırtılması ya da gürültüye bağlı kulak travması yaşanmamış ise, gürültüye bağlı işitme kaybı birden gerçekleşmez. Gürültüye bağlı işitme kaybı uzun yıllar boyunca sinsi bir şekilde oluşur ve artarak devam eder. Bu artış, gürültü şiddetine, maruz kalınan sesin frekansına, maruz kalınan süreye bağlı olarak değişir. Bu faktörlere kişisel duyarlılık ve daha önce geçirilmiş kulak hastalıklarını da eklemek gerekiyor.
Yavaş gelişen işitme kaybı öncelikle bazı sesleri az duyma, dudak okuma, televizyonun sesini fazla açma gibi davranışlar ile ortaya çıkar. Gürültüye bağlı işitme kaybı geri dönülmez, kalıcı bir etkidir. Sesi beyne ileten tüy hücreleri tahrip olduğu için tedavisi mümkün değildir.
İşverenler, işyerindeki gürültüyü azaltmak için kaynakları kapalı ortama almak ya da boğmak yoluna gitmeye çalışsalar da, tamamen yok etmeyi başaramazlar. İşverenler ayrıca aşırı gürültüye maruz kalan çalışanları rotasyona tabi tutarak tam gün boyunca gürültüye maruz kalmalarını engeller. Yüksek gürültü seviyelerinde çalışma süreniz ne olursa olsun, uygun kulak koruyucusu kullanmak zorundasınız. Bazıları bunun can sıkıcı bir durum olduğunu düşünür. Oysa kulaklarınız hakkında ne kadar bilginiz olursa, onları korumak için o kadar sorumluluk alırsınız.
İş dışındaki yüksek gürültünün de işitme kaybına yol açabileceğinin farkında mısınız? Ortalama 8 saatlik bir sürede 85 dB’lik bir gürültü mazuriyeti kulak koruyucusu kullanmayı gerektirir. İster işte, ister evde ya da dinlenme anında olsun daha yüksek ve daha uzun mazuriyetler, işitme duyunuza zarar verecektir.
Gürültüye mazuriyetin ilk dönemlerinde işitme kaybı neden fark edilmez? Çünkü ilk önce kulağımızda sesleri hissedip beyne ileten salyangoz tipindeki organın yüksek frekansı algılayan bölümleri tahrip olur. Yüksek frekansa hassas tüy hücreleri tahrip olurken, alçak frekansa hassas tüy hücreleri daha dirençli olması nedeniyle sesin tahrip etkisi bu bölgede geç başlar. Günlük konuşma frekansları daha çok alçak frekansları içerdiği için, kulakta başlayan ve yüksek frekans bölgesinde oluşan işitme kaybı kişide bir işitme kaybı hissi yaratmaz. Yalnızca yüksek frekanslı sesleri duymada zorluk çekilir. Bazı sesleri yani yüksek frekanslı sesleri duymama nedeni budur. İşte gürültüye alışma duygusunun altında yatan neden budur. Uzun yıllar gürültüye mazuriyet sonucunda salyangoza benzeyen iç kulaktaki organın düşük frekansa hassas bölgeleri de etkilenmeye başlar ve günlük konuşmaları anlamada giderek zorluk başlar.
Gürültülü ortamda çalışanlar kulaklarının gürültüden etkilendiklerini önceden anlayabilirler mi?
Belli dönemlerde yaptırılan odyometrik test işlemi, gürültüye bağlı işitme kaybının yüksek frekans bölgesinde başladığını önceden bize haber verir. İşe başlarken ve çalışırken yapılacak odyometrik testler gürültüden etkilenip etkilenmediğimizi anlamada çok önemli bir göstergedir.
Peki, korunmak için ne yapmalıyız? İşverenler işyerlerinde gürültü düzeyinin tespitini gerçekleştirmelidir. Bu ancak gürültü ölçüm cihazları ile ölçüm yaptırılarak ve çalışanların yakasına takılacak gürültü ölçüm cihazları ile kişisel gürültü mazuriyetleri tespit edilmelidir. İşverenler işyerinde her hangi bir zaman da 80 dB ve üzerinde bir gürültü varsa kulak koruyucu almalı ve işyerinde bulundurmalı, 85 dB ve üzerinde bir gürültü varsa gürültü düzeyine uygun kulaklık veya kulak tıkacını çalışanların kullanmalarını sağlamalıdır. Gürültüye karşı öncelikle gürültüyü kaynağında yok edecek önlemler geliştirilmelidir. Cihazın gürültü seviyesi düşük olan ile değiştirmek, cihazın gürültü yayan kısımlarını ses izolasyonu uygulamak, cihazı diğer çalışanların maruz kalmaması için kapalı bir alana yerleştirmek, çalışma ortamında duvar ve diğer yüzeylerde ses izolasyonu gerçekleştirmek, gürültülü alanda çalışanların çalışma sürelerini azaltmak, çalışanları rotasyona tabi tutmak, makine, ekipman ve cihazları düzenli bakım onarımlarını sağlamak, en son kulak koruyucu kullanımını sağlamak gerekir. Kulak koruyucuların doğru zamanda doğru şekilde kullanılmaması yine işitme kaybına neden olabilir.
Emekliliğimizde bir ormandaki kuş seslerini veya torunumuzun sesini duyabilmek için işitme duyumuzun sağlıklı olmasına ihtiyacımız var.
İşitme kaybının bir bölümü doğal yaşlanma sürecinde gerçekleşmektedir ama genç insanlar da rock konserleri, yüksek sesle müzik dinlenilmesi veya gürültülü motorların sebep olduğu işitme kaybı konusunda uyarılmalıdır.
Kulak koruyucunuzu mutlaka kullanın! Çünkü, Son Çare.
Seslere ‘Sessiz’ kalmak istemiyorsan, kulağını koru, kulaklığını tak.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi