Celalettin Bilgin

MELİH CEVDET ANDAY

9 Mart 2018 23:59
A
a
 13 Mart 1915 günü İstanbul’da doğdu. Ankara Gazi Lisesini bitirdi. Şair, tiyatro oyunu, roman, deneme ve makale yazarı olan Melih Cevdet lise arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rıfat'la birlikte ortaya çıkardıkları Garip Akımı’nı başlatmışlardır. Kolları Bağlı Odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış ve Garip Akımı’ndan ayrılmıştır.
 Bir süre Hukuk Fakültesine devam eden Melih Cevdet, daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne kaydolduğu halde Devlet Demiryollarında çalıştığı için öğrenimine devam edemedi. Çalıştığı kurumca Belçika’ya sosyoloji eğitimine gönderildi.
 1953-1954 yıllarında Akşam Gazetesi Edebiyat ve Sanat sayfasını hazırladı. Daha sonra Doğan Kardeş Yayınlarında çeviriler yaptı. 1960'da Nadir Nadi'nin desteğiyle başladığı Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarlığını 1997'ye dek sürdürdü. 1964-1969 TRT Yönetim Kurulu üyeliği, 1979-1980 Paris'te Eğitim Müşavirliği görevlerinde bulundu.
 UNESCO'nun Courrier Dergisi 1971 yılında, O’nu Cervantes, Tolstoy, Unamuno, Dante, Seferis ve Kawabata düzeyinde bir edebiyat adamı olarak gördüğünü açıkladı.
 Gizli Emir ile 1970 TRT Roman Armağanı, Buz Sarayı ile 1973 TDK Çeviri, Teknenin Ölümü ile 1976 Yeditepe Şiir Armağanı, Sözcükler ile 1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat, Ölümsüzlük Ardında Gılgamış ile 1981 İş Bankası Büyük, Ölümsüzler ile 1984 Enka Sanat, 1991 Tüyap Onur, 2000 Aydın Doğan Vakfı Şiir ödüllerinin sahibi olan Melih Cevdet solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla yattığı Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesinde 28 Kasım 2008 günü 87 yaşında vefat etti. Büyükada Mezarlığında toprağa verildi.

BİR ŞEY LAZIM DEĞİL
Balıklar için deniz lazım,
Sevişmek için işsiz olmak
Ve geceleri duymamak için
Tabanların sızısını
Zengin olmak lazım..
Halbuki ıslık çalmak için
Bir şey lazım değil..

 Melih Cevdet Garip Akımı şiirlerinde duygudan alabildiğine uzaklaşmıştır. Son şiirlerinde son derece zihin geliştiriciliği göze çarpmaktadır. Bu da onu nüktelerden ibaret olan çarpıcı kısa şiirlere itmiştir.

LALE 
Ellerimle soydum seni,
Taç yaprakların açması gibi.
Nar gibi diş dişti tazeliğin..
Ah şakıyan ormanı solukların,
Öpüşün, bakışın yüreği,
Soran diri sessizliğinde..
İsteğinin damı uçmuştu göğe
Uğultulu sarı kelebeklerdi,
Dört bir yanından boşalışın..
Bağladım seni dişlerimle,
Doymak bilmez ipek böceği gibi,
Ay gibi yarıktı kırmızılığın..
İki dilim lale döşekte..

RAHATI KAÇAN AĞAÇ
Tanıdığım bir ağaç var,
Etlik bağlarına yakın.
Saadetin adını bile duymamış,
Tanrı’nın işine bakın..
Geceyi gündüzü biliyor,
Dört mevsimi, rüzgarı, karı.
Ay ışığına bayılıyor,
Ama kötülemiyor karanlığı..
Ona bir kitap vereceğim,
Rahatını kaçırmak için.
Bir öğrene görsün aşkı
Ağacı o vakit seyredin..
 Rahatı Kaçan Ağaç şiirinde insan kendini kaybediyor mu desem, yoksa kaybolmuş benliğine mi kavuşuyor bilemedim. İnsan kendini kainatın bir parçası gibi hissediyor. Sanki bir sır çözülmüş, bir yeni buluş keşfedilmiş hissi uyandırıyor insanda ağacın silkinişi ile.

YAĞMUR
Birden serçelerle indi yağmur;
Hangisi serçe,
Hangisi yağmur..

Sağlıcakla kalın.!
Siir Sanat Edebiyat.com
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi