3 Temmuz 2017 23:42
-A +A
Celalettin Bilgin

Celalettin Bilgin

MUZAFFER TAYYİP USLU


1922’de İstanbul’da dünyaya geldi. Ortaokul yıllarını Mersin’de geçirdikten sonra, babasının Zonguldak Kömür İşletmelerine tayiniyle, yaşamının bundan sonraki kısmı bu şehirde geçti. Lise öğrenimi sırasında Behçet Necatigil’in öğrencisi oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ndeki yüksek öğrenimini yoksulluk ve hastalık nedeniyle sürdüremediğinden Zonguldak’ta ağır şartlarda çalışmak zorunda kaldı.
Aşkı, dostluğu, şiiri ve ölümü bu şehirde tanıdı. 3 Temmız 1946 günü annesinin kucağında son nefesini verdiğinde sadece 24 yaşındaydı. Arkadaşı Rüştü Onur gibi o da veremden öldü. 24 yaşında veda ettiği hayata bu kadar güzel şiirler bırakan Muzaffer Tayyip Uslu, uzun yıllar yaşasaydı, daha neler yazardı kim bilir?
O dönem yayınlanan şiirleriyle en iyi şairlerden kabul edilen Muzaffer Tayyip Uslu, hayatındaki acılara karşın, gizli bir üzgünlük içerisinde yaşamanın güzelliklerini sergilemiştir şiirlerinde. Şiirlerini ‘Şimdilik’ adlı bir kitapta topladı. Necati Cumalı şairin seçme yazı ve şiirlerini Muzaffer Tayyip adıyla kitaplaştırdı. 22 Şubat 2013'de vizyona giren Kelebeğin Rüyası filmi; Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu’nun hayatlarını canlandırmaktadır. Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği filmde şairi Kıvanç Tatlıtuğ oynamıştır.
Bu kadar kısa bir ömür sürmüş ve ömrünün baharında hayata veda etmiş bir şair olan Muzaffer Tayyip uslu hakkında daha ne yazılabilinir ki bu kadar güzel şiirlerinden başka.
Bilmediğini Biliyorum
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talisiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan..
Belki diyorum kendi kendime!
Belki öldükten sonra
Mümkündür yaşamak!
Bir Sevda Şiiri
Sen eski bir sevda şiirisin...
Bir koku var sende,
Sıcak yaz akşamlarına mahsus..
Ellerinde mi,
Saçlarında mı,
Gözlerinde mi
Bilmem..
Bir koku var sende,
Sıcak yaz akşamlarına mahsus..
Evadoksiya 
İnkar etmiyorum ki
Öpmesine öptüm Evadoksiya’yı.
Hem de zeyrek yokuşunda öptüm.
Sinemaya da götürdüm.
Fakat ben o zaman
Deli gibi seviyordum onu.
Sanırsam o da beni seviyordu..
Sevmese ıslık çalar mıydı,
Saat ondan sonra,
Çabuk gel diye...
Kan     
Önce öksürüverdim,
Öksürüverdim hafiften,
Derken ağzımdan kan geldi,
Bir ikindi üstü durup dururken..
Meseleyi o saat anladım.
Anladım ama, iş işten geçmiş ola.
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hala..
Mesela gökyüzü,
Maviydi alabildiğine..
İnsanlar dalıp gitmişti,
Kendi alemine..

Siir Sanat Edebiyat.com

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
İŞTE MÜDÜR PUANLARI!

İŞTE MÜDÜR PUANLARI!

17:10 26 Temmuz 2017
ÖNCE KANALLARI TEMİZLESİN

ÖNCE KANALLARI TEMİZLESİN

23:59 18 Temmuz 2017
ÜSTÜME DÜŞENİ YAPACAĞIM

ÜSTÜME DÜŞENİ YAPACAĞIM

19:01 9 Ağustos 2017
Saldırıya 3 tutuklama

Saldırıya 3 tutuklama

18:03 1 Ağustos 2017
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Eskişehir ve Eskişehirspor haber video ve yorumlarıHaber Yazılımı Haber Scripti