Celalettin Bilgin

NEYZEN TEVFİK ve PEYAMİ SAFA

15 Haziran 2017 23:40
A
a

24 Mart 1879 günü Muğla’nın Bodrum ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluk yılları Bodrum’da geçen Neyzen’in, Tepecik camii yakınlarındaki bir kahveye gelen dervişin üflediği ney çok dikkatini çekiyordu. Daha çocukluk yıllarında şiire ve neye olan düşkünlüğü hiç gözden kaçmıyordu.
1892
de babasıyla Urla’ya taşındı ve kısa bir süre sonra tanıştığı berber Kazımdan ney dersleri almaya başladı. Tam da bu yıllarda sara hastalığına yakalandı. İstanbul’da Pepo adlı bir doktor sayesinde, hastalığıbir nebze kontrol altına alabildi.
İzmir Mevlevihanesi’nde ney dersleri
ile birlikte Türkçe, Arapça ve Farsça dersleri de aldı. Burada tanıştığı Şair Eşreften hicvi öğrendi. 19 yaşında İstanbul Fethiye Medresesi’ne kaydolan Neyzen, Galata ve Yenikapı Mevlevihanelerinde Mehmet Akif’le tanıştı. Ondan Arapça, Fransızca ve Farsça dersleri aldı ve aynı zamanda ona ney öğretti.
1901’d
e Sütlüce Bektaşi Tekkesine devam etti ve hayatını şekillendirecek olan bu inancı benimseyerek Bektaşi Şeyhi oldu. 13 Ocak 1902’de Şair Eşrefle Mısır’a gitti ve burada bir arkadaşıyla neyzenler kahvesi aç.
Ünlü 72’nci Hariciye Koğuşu romanının yazarı Peyami Safa ile çok iyi bir dosttu.  Doktorlar Neyzen Tevfik’e içki yasağı getirmişlerdi. Can dostu Peyami Safa da üstadın aşırı içki kullanmasını istemiyordu. Ve kendisinden bir daha içmeyeceğine dair söz almış ve and içirmişti. Bir gün bir de bakmış Neyzen yine içiyor. Bunun üzerine Peyami Safa; “Hani sen içki içmemek üzere and içmiştin” deyince;
- Neyzen : “Biz fakir adamız evlat. Bulunca içki içeriz, bulamayınca and içeriz.!” der.

Peyami Safa yine bir gün, üstadı ziyarete gittiğinde odanın bir köşesinde bir fıçı şarap gördü ve hani artık içmeyecektin, bu ne bre üstad dedi. 
- Ne yaparsın, evlat, içmezsem kuvvetten düşüyorum dedi üstad. Peyami Safa, peki, içkinin faydası oluyor mu diye sorunca,
Üstad;

- Ne diyorsun olmaz olur mu oğul. Mesela bu fıçı buraya ilk geldiği zaman yerinden kımıldatamıyordum. Şimdi iki elimle kaldırabiliyorum! der..
Üstad hayatı hiçe sayan bir yaşam sürdü. Hayat hakkındaki şu ilginç görüşleri yaşam tarzı hakkında iyi bir ipucu vermektedir.
Hayat;
Hayat, üç buçukla dört arasındadır;
Ya üç buçuk atarsın,
Ya da dört dörtlük yaşarsın..

Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer; 
İçsen de tükenir, içmesen de..
Bu yüzden hayattan tat almaya bak.
Çünkü; yaşasan da bitecek, yaşamasan da.

Birinci Dünya Savaş’ında Muhtar Paşa’nın emrinde mehterbaşı olarak görev yaptı. Dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın yalısında verdiği konseri izleyen bir Alman Komutanın davetlisi olarak gittiği Romanya’da piyano eşliğinde konserler verdi.
Cumhuriyetin ilanı ile Ankara’ya gitti ve 1926
da Gazi Mustafa Kemal’le tanıştı. Yüksek alkol tüketimi sara nöbetlerini artırdığı için ÜsküdarZeynep Kamil Hastanesi’nde tedavi gördü. 1930’da İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ’ın yardımıyla Konservatuarda görev aldı. 1940’da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine yatan Neyzen, İhsan Ada’nın yardımıyla eserlerini Azabı Mukaddes adı altında kitaplaştırdı. 1950de Onu Affettim ve Ağlayan Şarkı filmlerinde rol aldı. 1952de arkadaşlarının ısrarı ile, ölümünden bir yıl önce, Şehir Komedi Tiyatrosunda jübilesini yaptı.  
28 Ocak 1953 günü İstanbul’da hayata veda etti. Beşiktaş Sinan Paşa Camii’sinde kılınan cenaze namazını müteakip, naaşı Barbaros Bulvarından geçirilerek, Kartal Merkez Mezarlığına defnedildi.
Siir Sanat Edebiyat Com.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi