Tarık Sayer

OKUL TERK ETMEDE BİRİNCİ OLDUK..!

23 Eylül 2018 23:59
A
a
            2018-2019 Eğitim Öğretim yılı 18 milyonun üzerinde öğrenci ve yaklaşık 1 milyon öğretmen ile başladı. Çocukların cıvıltılı sesleri yalnız okul bahçelerini değil hepimizin yaşamını farklı biçimlerde şenlendirdi, canlandırdı. Ancak, madalyonun bir de öbür yüzü var.
            Türkiye’de son yıllarda eğitime erişimde olumlu gelişmeler görülürken, eğitimini yarıda bırakıp okulu terk edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Okula erişimin kolaylaşması öğrencilerin okula devamlarının garantisi olmuyor.
            Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) geçen hafta liseler için yeni bir yaş düzenlemesi getirerek 18 yaş üstü öğrencilerin liseye kayıt yaptırabilmesine  ancak 22 yaşına kadar mezun olamayanların kayıtlarının silinmesine karar verdi.
            Nitelikli-niteliksiz okul ayrımları, ‘ya imam hatip ya açık lise’ dayatmaları, ekonomik ve sosyal sorunlar ile birleşince, açık liseye gidenlerin sayısı 1 milyon 500 bini geçti.
            Yapılan araştırmalar örgün eğitimden kopan çocuk ve gençlerin büyük bölümünün eğitim yaşamını sürdüremediğini ortaya koyuyor.
 
OKULLULAŞMA ORANI GERİLEDİ
            ‘Okullulaşma Oranı’; okul öncesi, ilköğretim ya da ortaöğretim gibi eğitim düzeyine kayıtlı öğrencilerin, ait olduğu öğretim düzeyindeki nüfusa bölümü olarak tanımlanıyor.
            Okullulaşma oranı, bir ülkenin kalkınma ve eğitim alanındaki performansına ışık tutan en önemli göstergeler arasında kabul ediliyor. Okullulaşma oranına bakılarak eğitime katılım, erişim, eğitimin yaygınlığı ve eğitim ihtiyaçlarının ne derece karşılanabildiğine dair bilgilere ulaşılabiliyor.
            Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, Türkiye’de ilkokul çağı okullulaşma oranı 6 yıl önceki seviyeye geriledi. 2012’de yüzde 99’a ulaşan okullulaşma oranı 2017’de yüzde 91’e düştü.
 
OKULU TERK ETMEDE AVRUPA BİRİNCİSİ OLDUK
            Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) 2017 verilerine göre Türkiye, eğitimini tamamlamadan terk etme sıralamasında Avrupa birincisi oldu.
            Türkiye’de 18 ila 24 yaş aralığındaki her 10 kişiden yaklaşık 4’ü ortaöğretimini tamamlamadan okulu terk ediyor.
            Araştırma sonuçları; öğrencilerin önemli bir çoğunluğunun özellikle 9. sınıfa devam ederken okulu terk ettiklerini gösteriyor.
             Eğitimini yarıda bırakanların sayısı bölgelere göre farklılık gösteriyor. Terör olaylarının daha çok görüldüğü bölgelerde okulu terk edenlerin oranı diğer bölgelere oranla daha fazla.
            Avrupa’da okulu terk etme sıralamasında Güneydoğu Anadolu Bölgesi ilk sırada yer alıyor.
 
ÇOCUKLAR OKULU NEDEN TERK EDİYOR?
            Ulusal ve uluslararası raporlarda yer alan Türkiye’ye ilişkin okul terki ile ilgili veriler, üzerinde dikkatle durulması gereken bir sorun olduğunu gösteriyor.
            Bu konuda gerçekleştirilen çalışmalar, söz konusu durumun nedenlerini genellikle toplumsal ve ailesel nedenler, okula ilişkin nedenler, arkadaşlara ilişkin nedenler, kişisel nedenler gibi başlıklarda ele almaktadır.
            Türkiye’deki öğrencilerin okulları ile ilişkisinin çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyan veriler de mevcut. Örneğin; okulda hissedilen stresin çocukların okulla ilişkisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu biliniyor.
            Türkiye OECD ülkeleri arasında öğrencilerin okulda en fazla stres hissettiği ülke olarak ilk sırada yer alıyor.
                
            Örgün eğitimin dışına itilen, okullarını terk etmek zorunda kalan öğrencilerimiz ‘uyuşturucu, terör ve tarikat baronlarının’ iştahını kabartırken, çocuk işçiler ve çocuk gelinlerin sayısı her geçen gün artıyor.
            Çocuklarımıza karşı sorumluluğu olan herkesin şu soruları kendisine sorması ve yanıtlarına daha fazla kafa yorması gerekiyor;
            Neden en çok bizim çocuklarımız okulda kendilerini aşırı baskı altında hissediyorlar ve neden yine en fazla bizim çocuklarımız okullarını bitiremeden terk ediyorlar?
             Biz nerede yanlış yapıyoruz?
1000
icon
nejdet 24 Eylül 2018 16:21

Tarık Hocam, olay sadece MEB'deki okullarda olmuyor. Özel okullarda da öğrencileri eğitime yabancılaştırma ve uzaklaştırma son sürat sürüyor. Öğrencilerin özel okul müdürleri için kendi başarıları için araç olarak görüldüğü unutulmamalı. Bazı özel okullarda, öğrencilerin en ufak hataları için bile 10 yaşındaki çocuklardan uyarı adı altında imza alındığı ve çocukların, dolayısıyla velilerin üzerine ciddi psikolojik baskılar uygulandığı görülüyor. Veliler birleşip, mobbing çeteleri oluşturduğu biliniyor. Öğrencilerin diğerlerine yaptığı baskılar da işin cabası. Sınıflarda öğrencilerin birbirlerini şikayet etmeleri teşvik ediliyor. Sonuçta sistem bir bütün. MEB neyse özel okullar da farklı değil, belki de daha kötü. Öğrencilerin her birini farklı bir insan olduğunu görmeden ve duvara dizilen bir tuğla olmaktan öte bireyler olduğunu kabul etmeden bu sorunun çözülebileceğini mi düşünüyorsunuz?

0 0 Cevap Yaz
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi