Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen ve artık Eskişehir'in simgelerinden biri haline gelen 'Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu'nun 11'incisi, 08- 24 Eylül 2017 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.
Bu yılki sempozyumun 'Adalet' kavramına adanması çok yerinde oldu doğrusu...
Şimdiye kadar gerçekleştirilen 10 sempozyuma 32 farklı ülkeden 100 sanatçı katılırken, 130 heykel üretilmiş ve 389 bilimsel sunum yapılmış.
Sanatçılar her yıl olduğu gibi bu yıl da Eti Eski Fabrika alanında tasarladıkları heykelleri yapacaklar ve aynı alanda çeşitli kültürel/sanatsal etkinlikler düzenlenecek.
Eskişehir'in geleneksel kültürel kimliğinin geliştirilmesi ve çağdaş evrensel kültürle kaynaştırılması bağlamında çok önemli bir işlevi olan böyle bir etkinliği gerçekleştiren Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet ATAÇ ve tüm emeği geçenleri yürekten kutluyorum.
Sempozyumun kaliteli ve katılımlı geçmesini diliyorum.
Benim yıllardır içimde biriken içtenlikli bir dileğim de, 'Kentimizin iki yakasında farklı tarih ve biçimlerde sürdürülmekte olan bu tür benzer kültürel etkinliklerin üç belediyemiz tarafından eşgüdüm içinde ve BİRLİKTE düzenlenmesidir…'
Tıpkı Eskişehir'in o güzelim türküsünün hep birlikte söylenmesi gibi: 'Öte yakaya geçelim…'

AHMET ATAÇ VE KENT ENSTİTÜLERİ MESELESİ
Tepebaşı Belediyesi'nin bu yılki Pişmiş Toprak Sempozyumu programını paylaşmak amacıyla, 06 Eylül 2017 günü yapılan basın toplantısında bizlere dağıtılan 'Tepebaşı HABER' dergisindeki 'önsöz' yazısı beni çok heyecanlandırdı.
Ahmet ATAÇ tarafından kaleme alınan ve 'KENT ENSTİTÜLERİ/ Eğitimde Fırsat ve Olanak Eşitliği…' başlığını taşıyan o yazıyı okuduktan sonra hemen sevgili başkanımızı ve kendisine bilgi notu veren çalışma arkadaşlarını kutladım.
İzninizle o yazıdan birkaç alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:
· 'Günümüzde 'devlet destekli' eğitimin, bir taraftan varlığını sürdürürken diğer taraftan giderek 'paralı eğitime' evrildiğine tanıklık ediyoruz…'
· 'Yaşama dair her bilginin sürekli değişip yenilendiği gerçeğini göz önüne alırsak, okula dayalı eğitimden yararlanmada ortaya çıkan bu adaletsiz durumun bireyler üzerinde de farklı etkiler bırakacağı gerçeği kaçınılmazdır…'
· 'Kent Enstitüsü, başlangıçta devlet destekli eğitim sürecinden yararlanmış; ancak okul sonrası kendisini yeni bilgilerle donatamamış birey ile yeterli temel eğitim olanaklarından yararlanamamış bireyi, farklı bir bakış açısıyla eğitmek üzere 'fırsat eşitliği' sunmaktadır…'
· 'Kent Enstitüsü; farklı yaş gruplarındaki bireylere, bilgiye ulaşma noktasında eşit ve adaletli koşullar hazırlar…'
· 'Günümüzde yerel yönetimlerin toplumun eğitimine ve gelişmesine destek olması konusundaki önemi giderek artmaktadır. Bu bilinçle hareket eden Tepebaşı Belediyesi, yaşam boyu eğitim ilkesinden yola çıkarak sürdürülebilirlik açısından uygunluğunu tespit ettiği projeleri hayata geçirmektedir…'
Bilindiği gibi Tepebaşı Belediyesi yaklaşık 15 yıldan beri, başta Belde Evleri olmak üzere 73 merkezde 'yaşam boyu eğitim' çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir.
Üstelik bu çalışmalar son iki yıldan beri 'Kent Enstitüsü' hedefli olarak yapılmaktadır.
Türkiye eğitim öğretisinde henüz yeni tartışılmakta olan 'Kent Enstitüleri' konusunda, Tepebaşı Belediyesi'nce böylesine doğru ve sağlıklı tespitler/ değerlendirmeler/ somut uygulamalar yapılıyor olması çok önemli bir durumdur.
Bu durum, Eskişehir'in Köy Enstitüleri konusunda çok zengin bir düşünsel ve pratik birikimine sahip olmasının ve Tepebaşı Belediyesi'nin bu birikimle uyumlu çalışmasının doğal bir sonucudur.
Tepebaşı Belediyesi'nde özellikle 'Kent Enstitülerinin ne olduğu ve niçin olması gerektiği' konusunda oluşan deneyim birikiminin, 'nasıl ve kimlerle birlikte uygulanacağı…' konularında daha da geliştirilmesi gerekiyor.
Ayrıca olmazsa olmaz bir gereklilik de bu projenin önce Eskişehir'deki diğer belediyelerle sonra da Türkiye genelindeki sosyal demokrat belediyelerle paylaşılmasıdır…
Artık CHP belgelerinde de yer alan 'Kent Enstitüleri' meselesinde 'uygulanabilir, sürdürülebilir, daha nitelikli ve daha katılımlı projeler' üretme zamanıdır…

*******

İBRAHİM İPEK'TEN KÖY ENSTİTÜLERİ KİTABI
Eskişehir'deki Köy Enstitülü çınarlarımızdan İbrahim İPEK'in bir süreden beri heyecanla hazırlamakta olduğu 'KÖY ENSTİTÜLERİ'nden İMAM- HATİP OKULLARI'na' isimli kitabı çıktı.
Bu kitap, İPEK yürekli abimizin 85 yıllık yaşam öyküsü yanında, aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin 85 yıllık bir sürecine ışık tutuyor.
Acılarla mutlulukların kaynaştığı umut yüklü yıllar olan o 85 yılda, özellikle 'eğitim' alanında nerelerden bugünlere gelindiği anlatılıyor.
İbrahim İPEK öğretmenimizin öğrencisi olan Eskişehir Milletvekilimiz Prof. Dr. Gaye USLUER kitaba çok güzel 'sunuş' yazmış.
İçtenlikli ve akıcı bir anlatım yanında şiirlerle de süslenmiş okunası bir kitap…
Kalemine ve yüreğine sağlık İbrahim İPEK abimiz…
Yason Yayıncılık tarafından basılmış olan kitabı İnsancıl Sahaf'tan edinebilirsiniz.

*******

ÖZGÜL ve DENİZ ÇAĞLAR'A MUTLULUKLAR
Öğretmen ve örgütsel yaşam arkadaşlarımız ŞİRVAN- Nurettin ALDEMİR'in kızları ÖZGÜL ile Çağdaş Yaşam'dan ve basın yaşamından arkadaşımız Deniz Çağlar FIRAT, 10 Eylül 2017 günü evlendiler.
Genç çiftlere, Aldemir ve Fırat ailelerine ve tüm sevenlerine yaşam boyu mutluluklar diliyoruz.
Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla…