İsmet Beceriklican

SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN?

25 Mart 2018 23:59
A
a
İyi tanıyoruz onları.
Her yerdeler...
Sosyal kuralları içinde devinen hayatın bir yerlerinden karşımıza ‘şey gibi’ çıkıveriyorlar.
‘Bir yere geldim.’ kuruntusunun efsununda, kendilerinin ‘önemli bir sima’ olduğuna inanmışlığın kibriyle, başkalarına tepeden bakarken görürüz onları.
Trafik akışını bozarken, yetişemediği taşıt için yaygara koparırken, sosyal bir kuyrukta velvele yaparken;
Devlet dairelerinde ‘iltimas’, çarşıda/pazarda ‘itibar’ ararken,
Sürekli birileriyle dalaşırken görürüz.
Kendilerinin sorunun kaynağı olduklarını fark etmeden, hep can havliyle aynı cümleye sığınırken görürüz:
‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’

***

Yandaşlığın sınır tanımaz görgüsüzlüğüyle, arkalarına aldıkları iktidar erkini nasıl kişiselleştirdiklerini görürüz.
Bazen mega bir kentte, bir daire müdürüdürler.
Valilik izni olmadan, yasaklı çakar donatılmış arabasıyla emniyet şeridini ihlal ederken,
Görevini yapmaya çalışan polis memurunun, görevden alınması için sağa sola talimat yağdırırken;
Yasaları anımsatıp işlem yapan görevliye, hep aynı cümlelerle bağırırken görürüz onları:
‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’

***

Yakınlarını sınava getiren, çakarlı bir lüks arabanın badem bıyıklı sürücüsü olarak karşımıza çıkarlar bazen.
Sınav başladığı için arabasını bahçeye almayan, kendisinden kibarca anlayış bekleyen görevlilere,
Aynı cümlelerle höykürürken görürüz onları:
‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’

***

Koruma ekibinde olmanın kendisine bahşedilmiş bir ayrıcalık olduğunu sanan iri kıyım polis olurlar bazen.
Yayaların kullandığı, araçların girmediği turistik bir caddede çakarlısıyla hızla seyrederken kendisini uyaran vatandaşı,
Ağzından ritmik bir şekilde dökülen meşhur cümle eşliğinde, bir güzel benzetirken görürüz:
‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’

***

Kendine hayran bu narsist zatları, sürekli yaladığı siyasi gücün arkasına sığınırken ve yaptıklarını, söylediklerini din ile soslarken görürüz.
Kamu görevlileri ve hizmet sektörü çalışanları üzerinde, arkalarına aldıkları siyasi gücünü test ederken, ‘görev istismarı’ yaparken,
İktidarın ve devletin imkânlarıyla; sosyal hayatın ve yasaların kurallarından kendilerini istisna tutulabilecekleri, küçük sultanlık alanları yaratmaya çalışırken görürüz.
Giydikleri elbise büyük geldiğinden,
Sürekli ‘kimlik patinajı’ yaparken görürüz onları.

***

Ukala bir tavırla başkasından kendisinin kim olduğunu bilmesini isteyen kişinin, kendisi ile ilgili bilgisi de, fikri de yoktur aslında.
‘Gerçekte kim olduğunu, kendisi de bilmez!’
Yeni bir hastalık bu!
İçerisinde çocukluk kompleksleri, gençlik bunalımları, el ovuşturmaktan yalama olmuş yetişkin kimlikleri olan bir hastalık.
Yaptıklarıyla toplumda mide bulandıran bu çakarlı zatlar,
Kişilikleri firarda olduğundan, her olayda caka satarak birilerine soruyorlar ya kim olduklarını…
‘Biliyorum, biliyorum ama yazmayı kendime yakıştıramıyorum!’
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi