İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürleri arasında yeni bir görev dağılımı yaptı.

HANCI'NIN GÖREV
ALANI GENİŞLEDİ
Yaklaşık iki ay önce Eskişehir'e atanan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Murat Sertsöz 'kurumda en kritik bir bölüm' olan İnsan Kaynakları'nın (Atama) başına geçti. Eğitim Bir-Sen'in desteğiyle '2,5 yıldır Atamanın başında bulunan Osmam Cebeci Temel Eğitim-Ortaöğretim Koordinatörlüğüne' getirildi. Sertsöz'ün AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı'ya 'yakın bir isim olduğu eğitim kulislerinde' dillendiriliyor. AK Parti MKYK Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Harun Karacan'a en yakın isimlerden olan Barış Hancı'nın görev alanları genişletildi. İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hancı; 'Ar-ge, Strateji, Donatım, İnşaat Emlak, Satınalma bölümlerinin Koordinatörü' oldu. Hancı'nın 'iş yüküyle birlikte kurumdaki gücü de' artmış oldu. Hayatboyu Öğrenme bölümünün başına Bülent Üzmez getirildi. Temel Eğitim'in başına Mustafa Özdemir geldi. Din Eğitimi Ali Pehlivan'a bağlandı. Yıllardır Ortaöğretim'den sorumlu olan Ali Osman Yalçın'ın da görevi değişti. Yalçın'a 'Özel Büro ve Hizmetiçi Eğitim bölümleri' bağlandı.

DOĞRU OLANI YAPTI
Milli Eğitim Şube Müdürleri Fevzi Kavak, Ahmet Şen ve İbrahim Şeker'in görev yerleri değişmedi. 'Kavak Özel Öğretim'e, Şen Bilgisayar ve Sınav Hizmetlerine, Şeker İnşaat ve Emlak'a bakmaya' devam edecekler. Eğitim camiası; 'yönetici atamaları öncesinde Osman Cebeci'nin Atamanın başından alınıp, pasif bir göreve getirilmesini sendikaya karşı bir operasyon olarak' nitelendiriyor. Bu operasyonla Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Muammer Karaman'ın yönetici atamalarındaki ağırlığı minimize edildi. Hakan Cırıt yaptığı bu operasyonla herkese 'Milli Eğitim'i sendika değil, ben yönetirim' mesajını verdi. Bence bu konuda doğru olanı yaptı.
BAŞARI DİBE VURDU
Necmi Özen'in 'ilk geldiği yılda 2014 yönetici atamalarında Muammer Karaman ve ekibi etkili' olmuştu. Özen Eğitim Bir-Sen'in 'her dediğini yaparak, gerçekleştirdiği atamalarla Eskişehir eğitimindeki çalışma barışının bozulmasına' yol açmıştı. Liyakat sahibi, donanımlı 'çok sayıda yönetici sırf Eğitim Bir-Sen üyesi değil diye öğretmenliğe' döndürülmüştü. Ömründe 'bir gün bile yöneticilik yapmayan insanlar bir gece de okul müdürü' yapılmıştı. Bunların 'müdür olabilmeleri için mülakat adı altında bol kepçeden puanlar' verilmişti. 2014 ve 2015 yılındaki atamalardaki yapılan bu adaletsizlik Eskişehir eğitimine çok büyük zarar vermişti. Bunun ceremesini bizim çocuklarımız çekti. Yapılan 'sınavlarda hep ilk üçte yer alan' Eskişehir sendikal ayrımcılık nedeniyle dibe vurdu.

CIRIT KURUMUN İTİBARINI KORUDU
Haksızlığı uğrayan eğitimciler mahkemelerden defalarca iptal kararı almışlardı. Ancak Özen bu kararları uygulamayarak, Türk Yargısını hiçe saymıştı. Cırıt bu yargı kararlarını uygulayarak, Milli Eğitim'in daha fazla itibar kaybetmesine izin vermedi. Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Muammer Karaman, Cırıt'ın yaptığı bu görev değişikliklerinden eminim ki hiç memnun olmamıştır. Karaman, sendikacılık yapmak yerine Milli Eğitim'i yönetmeye kalkmamalıydı. Yönetici atamalarında, mülakatlarında aralarında kendi üyeleri de olmak üzere çok kişinin hakkının yenilmesinde başrol oynayan Karaman'a bir şarkı sözüyle mesaj veriyorum. 'Alçaklara Kar Yağıyor Üşümedin mi Sen Bu İşin Sonunu Hiç Düşünmedin mi?'

**

17 YIL SONRA BÜYÜK BULUŞMA
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayları Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım 16 Haziran Pazar güna canlı yayında karşı karşıya gelecek. Yayının moderatörlüğünü İsmail Küçükkaya'nın yapacağı program saat 21.00'de başlayacak. Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'nden yapılacak programın süresinin İsmail Küçükkaya tarafından, adaylarla görüşülerek belirleneceğini açıklandı. Canlı yayının teknik hizmetleri AK Parti ve CHP tarafından görevlendirilmiş ortak bir ekip tarafından verilecek. Yayıyın isteyen tüm yayın kuruluşlarına servis edilecek. 17 yıl sonra ilk defa canlı yayında iki lider canlı yayında kozlarını paylaşaçak. En son canlı yayında Recep Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykal kozlarını paylaşmıştı. 25 Ekim 2002'de seçimin iki favori partisi AK Parti ve CHP'nin liderleri Erdoğan ile Baykal Uğur Dündar'ın yönettiği Seçim Arenası adlı canlı programda halkın karşısına çıkmışlardı. AK Parti iktidarı döneminde Erdoğan katılmadığı için bu tarz tartışma programları yapılamamıştı. Umarım İmamoğlu ile Yıldırım'ın bu buluşmasının yeni örneklerini önümüzdeki süreçteki seçimlerde de yaşarız. Benim gibi milyonlarca insan merhum Demirel'in, merhum Ecevit'in, merhum Özal'ın, merhum Erbakan'ın, merhum Türkeş'in, merhum Erdal İnönü'nün, Mesut Yılmaz'ın, Tansu Çiller'in açık oturumda bir araya geldiği o programları özlüyorum. Türk halkı o günleri ve siyasetteki eski nezaketi özlüyor. 16 Haziran'da açık-oturum için Binali Yıldırım'a izin veren Erdoğan umarım 4 yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminde rakibiyle de kozlarını canlı yayında paylaşır...
**

FOTOŞAKA
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen: Ahmetciğim söz 2024 seçimlerinde aday olmayacağım. Koltuğu sana bırakacağım.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç: Hocam sanki yarın bırakacakmışınız gibi konuşuyorsunuz. 2029'da bırakın da tam olsun.

**

SULTANAHMET ÇEKİMLERİ
Yıl: 1956. 63 yıl önce Fransız Modaevi Carven'in Sultanahmet çekimleri…
**
SİZİ BÜTÜN GÜN BEKLEDİM
Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda polis, nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı. Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken keyifle gülümsedi:
— Sizi bütün gün bekledim.
Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç çekerek
karşılık verdi:
— Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de.
Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git işareti yaptı ve adam cezadan kurtuldu.