İbrahim Gerede

ŞİMDİ İSTANBUL ZAMANI…

14 Mayıs 2019 06:00
A
a
       Öncelikle bir acı gerçeğin altını kalınca çizmemiz gerekiyor:    
      “YSK’nın İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimini iptal eden kararı, hem hukuk tarihine hem de demokrasi tarihine geçecek kara bir olaydır…”
      Bu kara olay üzerine dünya insanlığının ve ülkemizde duyarlı yurttaşların tüm dikkatleri doğal olarak “İstanbul” üzerine yoğunlaşmış durumda…
      Bu kara haksızlığa karşı oluşan tepkiler ayyuka çıkar oldu…
      İşin ilginç yanı, haksızlığa karşı oluşan tepkilerin rengi “kara” değil; rengârenk esprilerle süslenen tepkiler sardı ortalığı…
      Ve tüm tepkiler “azim ve kararlılık” yüklü…
      İnsanın, sözlerini Şanar Yurdatapan’ın yazdığı o güzelim şarkıyı patlatası geliyor:
      “Şimdi İstanbul’da olmak vardı anasını satayım…”
HER ŞEYİN ÇOK GÜZEL OLABİLMESİ İÇİN…
      İnsanlarımızın umutları o denli coşkulu ki…
      “Her şey çok güzel olacak!...” haykırışları çınlıyor İstanbul’un Yedi Tepesinde…
      Ama kapkara gölgeler de dolaşıyor ortalıkta…
      Görünen o ki, “Her şeyin güzelleşmesi kolay olmayacak, hatta çok zor olacak…”
      Onun için, yüzde 60’lı 70’li ütopik düşüncelerin gerçek sınırına çekilmesi gerekiyor…
      Bu arada, “İstanbul’a benden bir, yetmezse iki otobüs…” ya da “23 Haziran’da İstanbullulara tatil yerlerimiz yasak…” gibi espritüel yaklaşımların dozajının kaçırılmaması gerekiyor…
      Ve özellikle, “Bilimsel ve demokratik yöntemlere aykırı olan eylemlerin ve ayrıştırıcı söylemlerin…” akla bile getirilmemesi gerekiyor.
       Bir de şu “Madem öyle, eski seçimler de iptal edilsin…” handikabından da bir an önce sıyrılmak gerekiyor.
       Çünkü “Hukukun, uyuya kalanlara yardımcı olamayacağı…” evrensel bir gerçekliktir.
       Ve de “Yandaş medyada ısrarla sürdürülen ipe sapa gelmez tartışmalarla, sosyal medyada desteksiz atan tahlillere fazla kapılmamak …” gerekiyor.
      Sözün özcesi, “Umutların, en kısa sürede akılla ve emekle bütünleşmesi gerekiyor.”
      Çünkü “Tek adam sisteminin iktidar hırsı ve mutlak kazanma tutkusu” yüzünden İstanbul ve tüm ülkemiz bilinmezliğe sürükleniyor…
      Onun için şimdi İstanbul’da ve tüm ülkede, demokrasi güçlerinin safları sıklaştırma ve planlı, programlı çalışma zamanıdır…
ŞİMDİ “DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK” ZAMANI
      Bugün Türkiye toplumunun temel sorunun “Katılımcı ve çoğulcu demokrasiyi yaşama geçirememek” olduğu, “Kör gözüm parmağına” gibi bir gerçekliktir.
      Onun için toplumun dikkatini “Etnik/ dinsel farklılıklar, dış tehditler, ekonomik sıkıntılar…” gibi ikincil sorunlara yöneltmek; demokrasimizi çürümeye terk etmekle eş anlamlıdır. 
      Böyle bir durumda öncelikle yapılması gereken, “Yaşamı demokrasiden beslenen kişi ve kuruluşların, demokrasinin korunması ve geliştirilmesi için güçlerini birleştirmeleridir.”
      “Demokrasi İçin Birlik (DİB)” oluşumunun nasıl ve kimlerden oluşacağı konusunda yararlanılacak deneyimlerin dünyada örnekleri çoktur.
      “Etnik ve dinci ayrımcılık ile şiddet yöntemlerinden arınmış tüm siyasal partilerin ve STK’ların yer alacağı Demokrasi İçin Birlik oluşumu”; kısa vadede İstanbul seçiminin, daha sonra da demokrasimizin ve dolayısıyla Türkiye’nin önünü açabilir.
      Böylesi bir durumda, DİB oluşumu içinde olması gereken kişi ve kuruluşları “Özverili ve hoşgörülü bir biçimde birlik içinde yer almak” görev ve sorumluluğu bekliyor.
      Türkiye’nin bugünkü koşullarında DİB’in olmazsa olmaz unsuru CHP’dir.     
      CHP’nin parti içi demokrasiyi içselleştirmesi, ayrıca salt liberal ve muhafazakâr çevrelerle değil, sol ve sosyalist çevrelerle de ilişkilerini güçlendirmesi; DİB’in tabanını genişletecek ve gücünü yükseltecektir.
      CHP için öncelikli sorun ise, “Başta aktif politika yapanlar olmak üzere, parti üyelerinin bilinçlerini ve davranışlarını demokratlaştırmaktır…”
      Türkiye’nin olağan olmayan varyasyonlara değil, böylesine olağan bir CHP’ye ve olağan bir DİB’e ihtiyacı var.
      Sözün özü, İstanbul’un ve Türkiye’nin duyarlı yurttaşlarını; “ Taş gibi birliktelikler oluşturmak ve taşı çatlatacak kadar azim ve kararlılıkla, demokrasi mücadelesini sürdürmek…” görevleri bekliyor.
      Giriş bölümünde “Şimdi İstanbul’da olmak vardı…” diye başladığımız şarkının başka bir bölümüyle bitirelim bu yazıyı:
      “ Minnacık tohum olsam,
         Savrulsam dönümlerce.
         Kış biter, bahar gelir,
         Açılsam yüz binlerce,
         Açılsam milyonlarca…”
*****
İZNİNİZLE…
      Uzun süredir ertelemekte olduğum bir sağlık sorunumu sağaltmak için izninizle yazılarıma bir süre ara vereceğim…
      Daha sağlıklı günlerde KESİT köşemizde yine birlikte olmak dileğiyle…
      Sağlıkla, sevgiyle, dostlukla…
 
1000
icon
Ömer Aktepe 14 Mayıs 2019 21:19

Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Geçmiş olsun, umarım önemli bir şey yoktur. Selamlar.

0 1 Cevap Yaz
Nevzat TÜRKEL.- Nallıhan. 14 Mayıs 2019 09:53

Öncelikle geçmiş olsun, acil şifalar dilerim .İstanbul üzerine yazılı ve görsel basında ve sosyal medyada pek çok yazı okuyoruz Ancak üzülerek ifade edeyim ki, doğru tesbitler ,sağlıklı değerlendirmeler yapan çok az yazı okuyoruz. Hele seviyesiz hakaret dolu yazılar için söyleyecek söz bulamıyorum, sanki hakaretlerle geri dönülecekmiş ve seçim kazanılacakmış gibi. Bu kadar yazı kirliliği içinde böyle güzel ve gerçekçi bir yazı okumak sabah sabah gerçekten çok iyi geldi. Selam saygı ve sevgiyle.

0 1 Cevap Yaz
İbrahim GEREDE

Sevgili Nevzat TÜRKEL, Teşekkürler, selamlar, sevgiler...

0 0
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi