SİYASETTE BEYLİKOVA FARKI
AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhan Sakallı'nın Beylikova'da gerçekleştirdiği toplantıya 'Cumhur İttifakı Adayı' olan mevcut Beylikova Belediye Başkanı Özkan Alp, 'Millet İttifakı Adayı' Tolga Savaş ile AK Parti, MHP, CHP ve İYİ Parti Beylikova ilçe başkanları katıldı. Birbirine rakip adayların ve ilçe başkanların aynı masada toplanması nedeniyle Beylikovalılar Türkiye'ye 'demokrasi açısından örnek' oldu. Başkan Burhan Sakallı; 'Bu bir demokrasi örneği. Hem Beylikova'nın hem Eskişehir'in hem de Türkiye'nin özlediği fotoğraf işte bu' diyerek, yaşanan birliktelikten dolayı mutluluğunu ifade etti. İki dönemdir ilçede başarılı hizmetlere imza atan Beylikova Belediye Başkanı Özkan Alp; 'Hem Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Burhan Sakallı hem CHP'li belediye başkan adayı hem de dört partinin ilçe başkanları ile bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum. Beylikova'da birlik ve beraberliği çok önemsiyoruz. Biz öncü Beylikova diyoruz. Birlik ve beraberlik olduktan sonra aşamayacağımız hiçbir engel olmayacağını biliyoruz' diye konuştu. İlçede sergiledikleri örnek tabloyla Türkiye siyasetinde farklarını ortaya koydukları için Beylikovalıları kutluyorum. Aynı tablonun tüm ilçelere de örnek olmasını bekliyorum...



SAZAK ÖZÜR DİLEDİ
Görünüm'de 6 Şubat'ta kaleme aldığım 'İttifaka Girmeyen Sosyal Demokratlar Namussuz mu?' başlıklı yazıma MHP Eskişehir Milletvekili Metin Nurullah Sazak'tan açıklama geldi. Yazımda Sazak'ın Cumhur İttifakını buluşturduğu yemekte yaptığı konuşma ile ilgili eleştirilerde bulunmuştu. Sazak yaptığı konuşmada 'Cumhur ittifakı daha da büyüyecek. Namuslu sosyal demokratlarda Cumhur ittifakının içerisinde yer alacak' demişti. Bende bu sözlerini eleştirerek; 'Sazak'a sormak istiyorum. Cumhur İttifakına katılmayan sosyal demokratlar namussuz mu? Sazak gibi beyfendi bir siyasetçiye 'Namuslu sosyal demokratlar' sözünü hiç yakıştıramadım'diye yorumda bulunmuştum. Sazak bu yazım ile ilgili gönderdiği yazılı açıklamada şu görüşleri dile getirdi; ' 'Dinin, imanın ve namusun kimde olduğunu bilecek yetenekte biri olduğumu iddia etmiyorum. Bilebildiğim tek şey kendini bilen vatanını seven insanların bir arada olması için birliğe davetten öte bir anlam çıkarmamanız gereken konuşmamı, namussuz sosyal demokratların ittifaka girmemesi anlamını çıkarmışsınız. Benim direkt olarak karşıma aldığım grup bölücü, hain, bunların destekleyicisi ve bunlardan menfaat uman gafillerdir. Bunlara her türlü kötü anlam ifade eden söz, tavır ve davranışı benimser, bunun dışında dini ve ırkı ne olursa olsun hiçbir insanımıza yanlış kötü bir anlam ifade içeren sözü söylemek, ima etmek haddime değildir. Bu benim itikadı inancıma uymaz. Bu anlamı çıkaran namuslu, haysiyetli alınan kişilerden özür diler, saygılarımı sunarım.'




ESKİŞEHİR İÇİN DAHA
YAPILACAK ÇOK İŞ VAR
Saadet Partisi İl Başkanı Fesih Bingöl, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Levent Baştürk, Mahmudiye Belediye Başkan Adayı Nihat Yılmaz dün ESGROUP'u ziyaret ettiler. Fesih Bingöl, Eskişehir'in trafik, altyapı ve kentleşme ile ilgili sorunlarının olduğunu belirterek; 'Bu konuda projelerimz hazır. Eskişehir'i seviyoruz. İnsanların daha da mutlu olmaları için kentimizle örtüşen projelerimizi 20 Şubat'ta aday tanıtım toplantısında açıklayacağız. 15 belediye de de başkan adayı çıkaracağız' dedi. SP'nin Türkiye'nin Emniyet sübabı olduğunu kaydeden Bingöl; '24 Haziran seçimlerinde SP Millet İttifakının yanında olmasaydı, partili Cumhurbaşkanı insanları inananlar inanmayanlar diye ikiye ayıracaktı. SP'den dolayı bunu yapamadı' dedi. Büyükşehir Adayı Levent Baştürk uzun süre yaşadığı Amerika'nın Denver kentiyle Eskişehir'i karşılaştırarak, projelerini anlattı. Denver'daki gettoların bile Dünya şehri olarak gösterilen Eskişehir'den daha temiz olduğunu kaydeden Baştürk; 'Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen gerçekten çok güzel projeleri hayata geçirdi. Ancak Eskişehir için daha yapılacak çok iş var' dedi.



BÜYÜKERŞEN HEYKELİNİ YAPACAK
'Namık' adlı sevimli sokak köpeği İsmet İnönü (Doktorlar) Caddesi'nin maskotuydu. Bir bankın yanında kendisi için yapılan kulübede yaşayan Namık bölge esnafının ve halkın sevgisini kazanmıştı. Daha sonra bir hayvansever onu sahiplenmişti. Geçtiğimiz aylarda çok hızla ilerleyen bir kist sonucu Ankara'da ameliyat ettirilen Namık Eskişehir'e dönüşte emboli atması sonucu 16 yaşında hayatını kaybetti. Bu sevimli Can'ın ölümü onu seven ve tanıyan Eskişehirlileri çok üzdü. Hayvanseverler Namık'ın eskiden kulübesinin olduğu bankın yanında heykelinin yapılarak ölümsüzleştirilmesini istedi. Bu konuda gerekli girişimler yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, hayvanseverlerin bu isteklerine kayıtsız kalmadı. Yılmaz Hoca'nın en kısa süre de sevimli köpek Namık'ın heykelini yapacağı öğrenildi. Namık'ın heykeli hep yaşadığ bankın yanına monte edilecek. Namık böylece Japonya'da Tokyo Shibuya İstasyonu önünde bronz heykeli dikilen dünyanın en sadık köpeği Hachiko gibi ölümsüzleştirilecek.
HACHİKO'NUN HÜZÜNLÜ HİKAYESİ
Hachiko 1923'te doğmuş olan Akita cinsi bir köpekti. 1924 yılında Tokyo Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde görev yapmış olan Japon profesör Dr. Hidesaburo Ueno'nun bu köpeği Shibuya Metro İstasyonu'nun da bulmasıyla başlar. Köpeği beslemeye başlamış olan Profesör Ueno, köpeğin adını Japoncada 'sekiz' anlamına gelen Hachiko koymuş. Sekiz sayısı onların inanışlarına göre şans getiren bir rakammış. Bu muhteşem köpek, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya kadar yürüyen sahibine eşlik edermiş. Sahibi ile birlikte metronun dış kapısına gider daha sonra sahibi gittikten sonra geri dönermiş. Her gün aynı şekilde devam ederken bir akşam üniversite dönüşünde metronun çıkışında profesör köpeğinin kendisini beklediğini görmüş. Ve bu duruma epeyce şaşırmış. Bu sevimli köpek, sahibinin her gidiş ve dönüş saatlerinde eşlik edermiş. Onun bu davranışları herkes tarafından dikkat çekmeye başlamış ve herkes tarafından konuşulmaya başlamış. Bir yıl boyunca, her sabah sahibini metroya kadar götürürmüş, her akşam iş çıkışında da metronun önünde karşılarmış. Bir gün sabah sahibine yine metro istasyonuna kadar eşlik etmiş. Dönüş saatinde gittiğinde profesör gelmemiş. Çünkü Profesör, Ueno üniversitede kalp krizi geçirip ölmüş. Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo metrosunun Shibuya İstasyonu'nun kapısında beklemiş. Tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekleyen Hachiko 1935'te, 11 yaşındayken metronun kapısında ölmüş. Tokyo'ya gidenlerin Shibuya istasyonunun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Hachiko'dur. Japonlar, sadakat ve insan-hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 9 yıl boyunca sahibini beklediği yere onun heykelini diktiler.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra savaş sırasında tahrip olan heykelin yerine 1948'de yenisini dikmişler. Hachiko'nun beklediği Shibuya İstasyonu'nun o kapısı, Hachiko çıkışı olarak biliniyor. Her yıl Hachiko'nun ölüm yıldönümü olan 8 Mart'da birçok hayvansever heykelin önünde buluşuyor.


FIKRA -
KARŞI TARAFA GEÇİP DE BİZE Mİ KÜFRETSİN?
Süleyman Demirel'in Başbakan olduğu dönemlerden birinde kendi partisinde sürekli küfreden bir milletvekili hakkında diğer milletvekilleri şikayette bulunmuşlar. 'Sayın Demirel bu milletvekili sürekli küfrediyor. Lütfen partiden ihraç edelim gitsin.' O hazırcevaplığı ve kıvrak zekası ile Demirel yapıştırmış cevabı: 'Binaenaleyh, olmaz öyle şey. Biz ihraç edelim karşı tarafa gidip bize mi küfretsin? Bırakın adamı.'