Ayhan Aydıner

SİYASETTEKİ KOFTİ EFELER

3 Eylül 2019 00:05
A
a

Bir Ege kasabasında, bir ‘Kofti Efe’ varmış...  ‘Kofti Efe’ bir akşam ter, kan içinde meyhaneye gelmiş: “Len oğlum ver bi tek!” Meyhaneci koşup gelmiş: “Hayrola efem, ne oldu?” “Köşe başında dört herif çıktı karşıma, iki patlattım dördü de kaçtı...” Meyhaneci çırağa bağırmış: “Efeme bi tek daha ver, leblebiyi unutma!” Meyhaneci hınzır, üstüne gidiyor: “Eeee efem, sonra ne oldu?” “Bu sefer sekiz kişi olup geldiler...” “Eeee!” “Sekizini de iki yumrukta kaçırdım!” Meyhaneci bağırmış: “Len oğlum efeme bi tek daha ver, leblebiyi unutma!” Efe tekleri üst üste yuvarladıktan sonra kükremiş: “Sekiz on altı oldu, on altı otuz iki!” Efe sallıyor, meyhaneci tekleri peş peşe ısmarlıyor. Efe, otuz ikiyi tamamladıktan sonra elinin tersiyle ağzını silip, bıyıklarını sıvazlayınca meyhaneci çırağa kızmış: “Ulen, efemin kadehi boş kalır mı?” Efe diklenmiş: “Yetti gayri, bütün gasabayı bana mı kırdıracan?” İşte eskiler  “Kofti Efe” diye bu gibilere derlermiş! Bugünde ‘Kofti Efeler’ hiç yok mu?  Bu efeler artık yalnız sokakta değil, artık siyasette de varlar.  Hiçbir potansiyelleri olmadığı halde ‘Benim bu kadar şahsi oyum var’ diye kendilerini aday olabilmek için Genel Merkezlere pazarlarlar. Kongreler öncesinde 5 delegesi olan bir kofti efe ‘30 delegem var’, 10 delegesi olan bir başka kofti efe de ‘50 delegem var’ diyerek koltuk, makam pazarlığı yapabilir…  Yarın bu Kofti Efelerden birisi meyhaneye gitse; içtiği her tek sonrasında 30 delegesi önce 60’a, sonra 120’ye çıkar. En sonunda  tüm delegeler onun olur.  Ancak koftilikleri her zaman olduğu gibi kongre sonrasında  ‘Züğürt Ağaya’ dönüşür.  ‘Bu oyu ikinizden biri verdiyse, benim oyum nerede’ diyerek, kendilerinin arkadan hançerlendikleri mazeretine sığınırlar. Bir sonraki Kongre aynı masallara devam ederler. Çünkü  kongreleri kaybetme korkusu yaşayan adaylar, ‘Ya tutarsa’ diye  bunlara inanmaya devam eder…
 -----------------------------------------------------
İKİ AK PARTİLİNİN KÜFÜR KAVGASI

AK Parti’nin eski Odunpazarı İlçe Başkanı Gökhan Yıldırım'ın geçtiğimiz hafta kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım dikkatimi çekmişti. ‘Sosyete Gökhan’ olarak da tanınan Yıldırım önce Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığına yaptığı ziyaretteki toplu fotoğrafı paylaşmıştı.. Daha sonra ‘AK Partili bir kadın yöneticinin Kazım Kurt ile yanyana’ olarak kesip, sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğrafa yer vererek; şu yorumda bulunmuştu; “İki fotoğraf. 1’inde CHP’li Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un AK Parti ilçe başkanlığını ziyaret ettiği toplu foto. Diğeri aynı fotodan kesilmiş, kendisini ve Kazım Kurt’u aynı fotoğraf karesinde bırakarak durumunda paylaşan ve Kurt’a olan hayranlığını alenen ortaya koyan Akarbaşı Teşkilatından(şu an ilçe yönetiminde) AK Partili olduğunu sandığımız bir bayan. Birincisi Ali Acar zaten bu fotoğrafla sınıfta kalmıştır. Orayı açmayacağım o sonraki iş. İkincisi bu bayanın acilen konu ile ilgili savunması alınıp, neden böyle bir şey yaptığı yazılı olarak alınmalı. Ardından gereği yapılmalı.  AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın peşinden gece gündüz koşanların vebali şu an Ali Acar’ın omuzlarındadır. Mesele açıklanamaz ve kabul edilemez. Gereği yapılmalıdır.” Ben de onun paylaşımını ‘AK Partili Kadın Yöneticinin Kazım Kurt Hayranlığı’ başlığıyla Görünüm’de kaleme almıştım. Toplu fotoğrafta diğer AK Partilileri kesip, Kazım Kurt ile yan yana fotoğrafını paylaşan ismin AK Parti Odunpazarı İlçe Yöneticisi Semra Aksöz olduğunu belirtmiştim. Eski AK Parti yöneticilerinden Resül Mülazımoğlu Gökhan Yıldırım’ın bu fotoğrafı paylaşmasından ve Odunpazarı İlçe Başkanı Ali Acar’ı eleştirmesinden rahatsız oldu. Yıldırım’ın paylaşımın altına sert yorumlarda bulundu. Yıldırım bunlara aynı sertlikle yanıt verdi. Bunun üzerine Mülazımoğlu yorumlarına devam ederken, Yıldırım’a 'ağıza alınmayacak küfür mesajları' gönderdi. Bunun üzerine Yıldırım, Mülazımoğlu’ndan şikayetçi oldu. İki eski AK Parti yöneticisi 'sosyal medyadaki bu atışmalar nedeniyle mahkemelik' oldu.
 ----------------------------------------------
NOSTALJİ
SARIŞIN GÜZEL KADIN SEYİTGAZİ’DE

Tarih:1 Eylül 1997.  22 yıl önce. Yer: Eskişehir Seyitgazi İlçesi. 28 Şubat süreci sonrasında RP-DYP Koalisyon Hükümeti 30 Haziran 1997’de iktidardan uzaklaştırılıyor. DYP lideri Tansu Çiller 2 ay sonra hem ilçenin kurtuluş gününü kutlamak hem de yeni yapılan spor salonunun açılışını yapmak üzere Seyitgazi’ye geliyor. Eski İçişleri Bakanı Nahit Menteşe’de Çiller ile birlikte geliyor.  Fotoğrafta, Seyitgazi’de 25 yıl Belediye Başkanlığı yapan efsane isim Süleyman Arif Ünal, Genel Başkanına açılacak tesis hakkında bilgi veriyor. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Aydın Arat’ta Genel Başkanının yanında yer alıyor.  Aydın Arat bu etkinlikten 17 gün sonra safra kesesi rahatsızlığı nedeniyle Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Arat, 22 Eylül’de nöroloji servisine alındı. 4 Ekim 1997 tarihinde Tıp Fakültesi Hastanesi’nde saat 15.30’da vefat etti. 55 yaşında yaşamını yitiren Arat’ın Eskişehir’e çok değerli hizmetleri oldu. Çiller için de merhum Arat’ın ayrı bir değeri vardı. Arat vefat etmeden önce Genel Başkanını en son Seyitgazi’de Spor Salonu açılışında gördü. merhum Arat’ı rahmetle anıyorum. Mekanı cennet olsun. Süleyman Arif Ünal 1984’den 2009 yılına kadar tam 25 yıl Seyitgazi Belediye Başkanlığı yaptı. 2009’da kendi isteğiyle aday olmadı. Girdiği 5 seçimi de kazanan Ünal’ın Seyitgazi’ye çok büyük hizmetleri oldu. Ünal, 25 yıl ile Eskişehir’de ve Türkiye’de en uzun süreli belediye başkanlığı yapan tek isim...
 ---------------------------------------
FOTO ŞAKA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
Binali seni İzmir adayı yaptım kazanamadın. İstanbul adayı yaptım, onu da alamadın. Yarın seni kalemiz  olan Konya’dan aday yapsam, korkarım orayı da kaybettirirsin bize.
Eski  Başbakan Binali Yıldırım: Bin Ali diyor, biniyorum. İn Ali diyor, iniyorum. Aday ol Ali diyor, aday oluyorum. Yine de yaranamıyorum.
 ---------------------------------------
FIKRA
SİZİ UYUTURUZ

Kendini iyi hissetmeyen veteriner, doktora gitti. Doktor, alışılmış soruları sormaya başladı.. Kendisini nasıl iyi hissetmemişti?. İlk belirtiler neydi?. Bunlar daha önce de olmuş muydu?Doktor devam ederken veteriner kesti.
"Baksana doktor!. Ben veterinerim. Bizde hastalarına bu tür sorular sormak yoktur. Hastamıza bakar, sorunun ne olduğunu ve tedavisini hemen söyleriz.
Siz niye aynisini yapamıyorsunuz?." Doktor "Haklısınız" dedi. Soru sormayı kesti. Bir reçete yazdı ve veterinere uzattı. "Bu ilacı yaptırın ve bir hafta alın" dedi. "İşe yaramazsa, sizi uyuturuz!."
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi