Celalettin Bilgin

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

21 Ağustos 2017 16:55
A
a

 22 Ağustos 1926 günü Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi. 1946 yılında Türkiye İş Bankası’na girdi. Adana, Ankara, Eskişehir ve İstanbul’da görev yaptı. 1977’de Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı iken emekli oldu. İstanbul’da kendi adını taşıyan Sanat Galerisini kurdu. 
 Şiirlerinde Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında aşk, ayrılık ve özlem temalarını işledi. 6 Haziran 1973’te oğlu Vedat’ın Galata Kulesi’nden atlayarak intihar etmesi üzerine hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinlikleri şiirlerine konu etti. Sanki 6 Haziran 1973 şairin hayata veda ettiği tarih oldu. Şiirlerini özlem, ayrılık ve ölüm kapladı. Galata Kulesi’nden adlı şiirini oğlu Vedat’a yazdı.

GALATA KULESİNDEN
Pırıl pırıl bir yaz günüydü 
Aydınlıktı, güzeldi dünya 
Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden 
Kendini bir anda bıraktı boşluğa 
Ömrünün baharında 
Bütün umutlarıyla birlikte   
Paramparça oldu   
Bir adam düştü Galata Kulesi’nden   
Bu adam benim oğlumdu.. 
 Şiire 1940’lı yıllarda Yedi Gün Şairleri arasında başlayan, 1975’te 33 şiir, 4 düz yazı kitabı ve 13 antolojik eserle toplamda 50 kitap çıkarmış bulunan; şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Ümit Yaşar Oğuzcan, en popüler şairlerinden biridir günümüzün.
 Avni Anıl tarafından bestelenen elliye yakın şiiriyle Türk Sanat Müziğimize unutulmaz şarkılar kazandıran Ümit Yaşar Oğuzcan oğlu Vedat’ın intiharı ile kendisini bir daha toparlayamadı. Allah’a; verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir diyen Ümit Yaşar Oğuzcan, oğlu Vedat’tan 11 yıl sonra 4 Kasım 1984 günü henüz 58 yaşında iken, İstanbul’da hayata veda etti.

BEN GÜZEL GÖZLÜ KADINLARI SEVERİM
Ben güzel gözlü kadınları severim.
Bir de küçük ayaklı, uzun boyunlu kadınları,
Hem nasıl severim, öyle severim işte.
Terler avuçlarım, kesilir soluklarım..
Ben mahzun kadınları severim,
Yavru ceylanca kadınları ürkekçe,
Hem nasıl severim, öyle severim işte..
Bilmezsiniz ne güzeldirler öpüştükçe.. 
Ben akıllı kadınları severim,
Düşünen, az konuşan, çok bilen,
Her yerde, her zaman nazı çekilen,
Hem nasıl severim, öyle severim işte..
İçimde büyük sonsuz ateşler yanmalı,
Ölümüm bile o kadın yüzünden olmalı..

BİRAZ KÜL BİRAZ DUMAN
Biraz kül, biraz duman.. O benim işte.
Kerem misali yanan.. O benim işte.
İnanma gözlerime ben ben değilim,
Beni sevdiğin zaman.. O benim işte.. 
İster kül ol, ateş ol, ister duman ol.
Zaman içinde mekan, mekanda zaman ol..
Beni bu zifiri karanlıklardan kurtar da, 
Ne olursan ol, razıyım ne olursan ol..
Nihavend Şarkı Düyek-Semai

RIHTIMDA
Bir beyaz gemiydi onları ayıran.
Kadın güvertedeydi, adam rıhtımda.
Şimdi unuttum kadının yüzünü,
Adamın gözleri aklımda.
Kana bulanmış bıçaklar gibi
Uzun kirpikleri ıslaktı.
Adam dertli, adam darmadağın,
Dokunsalar ağlayacaktı.
Adam bitkindi, adam seviyordu.
Kalan kederdi, giden gemiyse.
Taş olduğu içindir dedim,
Rıhtım taşları erimediyse.
Derken bir düdük öttü ansızın,
Bembeyaz gemi gittikçe ufaldı.
Korkunç yalnızlığıyla baş başa,
Rıhtımda bir adam kaldı..


Sağlıcakla kalın..!
Siir Sanat Edebiyat.Com
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat