Celalettin Bilgin

YAHYA KEMAL ve CELİLE HANIM

4 Aralık 2017 23:59
A
a
 Daha 16 yaşında iken bir bilinmeyene doğru yol almak için terkettiği ülkesine 28 yaşında ve şiirde Türk kimliğine ulaşmayı hedeflemiş bir şair olarak döndü. Yıl 1913’tü. 
 Enver Paşa’nın kızı Celile Hanım, babasının saraydaki yaverlik döneminde saray ressamı olarak İstanbul’da bulunan Fausto Zonaro’dan dersler almış bir ressamdır. Fransızcayı ana dili gibi konuşan, natürmorf resimler yapan, piyano çalan, dünyalar güzeli, sanatçı genç kadın Celile Hanım aynı zamanda şair Nazım Hikmet’in annesidir.

 Yahya Kemal ile Celile Hanım’ın yolu 1916’da kesişir. Yahya Kemal’i Yakup Kadri, Celile Hanım’ı da bir dostu götürmüştür Çamlıca Bektaşi Dergahına. Kaderin oyunu da denebilir, öylesine bir rastlantı da. Aşk böylesine rastlantıları sever. Bu rastlantı tutkuyla ateşlenen, kıskançlıklarla dolu tarihin sayfaları arasına gizlenen büyük bir aşkın başlangıcını oluşturmuştur. Yahya Kemal dizelerinde bu rastlantıyı şöyle anlatır:
“Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum,
 Kimdir o, nasıldır diye rüzgarlara sordum,
 Hülyamı tutan bir büyü var onda diyordum,
 Gördüm, dişi bir parsın ela gözleri vardı.”

 Bu güzel rastlantı ile başlayan aşk tutkulu bir şekilde devam eder. Yahya Kemal o sıralar Heybeliada Bahriye Mektebinde ders vermektedir. Öğrencilerinden biri ise Celile Hanım’ın oğlu Nazım’dır. Eşinden yeni boşanan Celile Hanım sevgilisinin peşinde Ada ile Nişantaşı’ndaki evinin arasında mekik dokurken, Yahya Kemal de hafta sonları Nazım’a Nişantaşında özel dersler vermektedir. Celile Hanım’sa Yahya Kemal’le evlilik hazırlıklarını neredeyse tamamlamıştır. Yahya Kemal’in damatlık gömleği bohçadaki yerini almış, ev için bir takım eşyalar alınmış ve eşe dosta haber verilmiştir.
Yahya Kemal hem tutkulu hem de çok kıskanç bir aşıktır.
“Kirpikleri sürgün o ihanet dolu gözler,

 Rikkatle bakarken bile bir fırsat gözler.” dizeleriyle kıskançlığını ortalığa dökmüştür. Ancak Nazım hocasıyla annesinin aşkından memnun değildir. Bir gün hocasının pardösüsünün cebine şu notu bırakır : Hocam olarak girdiğiniz bu eve, babam olarak giremezsiniz.

 Ve bir sabah, Celile Hanım kendisini beklerken, Yahya Kemal’den kendisi ile evlenemeyeceği için özür dileyen upuzun bir mektup alır. Nazım’ın bıraktığı notdan mıdır, yoksa aşırı kıskançlığından mıdır bilinmez Yahya Kemal bu aşk için son noktayı koymuştur. Celile Hanım soluğu Paris’te alır. Yahya Kemal ise İstanbul’da hayatına başka kadınları sokacaktır ama, hiçbiriyle de evlenmeyi düşünmemektedir. Ne şiirleri, ne kitapları ne de dostları şairi otel odalarında geçen yaşamından ve yalnızlığından çekip çıkaramamıştır.

 Celile Hanım ayrıldıklarından 19 yıl sonra, 1938’de Yahya Kemal’e bir mektup yazar. Oğlu Nazım Hikmet büyük bir şairdir artık ve dünya görüşü nedeniyle hapislerde süründürülmektedir. Cumhuriyetin 15’inci yılı nedeniyle bir af tasarısı gündemdedir. ‘Maziden gelen bir ses’ olarak imzaladığı mektubunda o sıralarda Bursa Hapishanesi’nde bulunan oğlu Nazım’da bu aftan yararlansın diye eski sevgilisi İstanbul Milletvekili Yahya Kemal’den destek bekler. Yahya Kemal tutkulu aşkı Celile Hanım’ın mektubuna cevap vermez.


 1956’da göçüp giden Celile Hanım’dan ve ondan iki yıl sonra Cerrahpaşa Hastanesinde 1 Kasım 1958 günü ölen Yahya Kemal’den geriye dilden dile dolaşan hüzünlü bir aşk hikayesi kalır. Öldüğünde evraklarının arasından kurumuş bir çiçek çıkar. Bir de not; “Aşkından vazgeçemediğim kadının, o veda gecesi nadide göğsünden aldığım çiçektir... 1919.” Bu 1919 Yahya Kemal’le Celile Hanım’ın birbirlerini son kez gördükleri yıl olacaktır.
 Yahya Kemal’in ünlü ‘Sesiz Gemi’ şiiri hep ölüme yazılmış bir şiir olarak bilinir. Bu şiir Yahya Kemal’in Celile Hanım’ı Ada’dan gemiyle İstanbul’a bir uzaklaşısı esnasında yaşadığı çaresizlikle kaleme aldığı bir şiirdir.
SESSİZ GEMİ

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
Dünya da sevilmiş ve seven nafile bekler,
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden..

Sağlıcakla kalın!
Siir Sanat Edebiyat.com
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi