Ana Sayfa
Güncel
Spor
Bölge
Seri İlanlar
Matbaa
İletişim
TCMB
Dolar 1,493 1,500
Euro 1,925 1,934
Serbest Piyasa
Dolar').valArran
Eurotargetuot;_
IMKB lt;/d


Eskişehir Valiliği
Büyükşehir Belediyesi
Odunpazarı Belediyesi
Tepebaşı Belediyesi
Anadolu Üniversitesi
Osmangazi Üniversitesi
TC Kimlik Numarası
Milli Piyango






Sonhaber Gazetesi / Eskişehir

Serkan Kumaş


Arşiv
Deprem gerçeği – 1
Bildiğiniz üzere Türkiye dünyanın en aktif fay hatları içerisinde gösterilen “Kuzey ve Doğu Anadolu Fay Hatları” arasında yer almakta. Dolayısıyla bizler fazla fark etmesek de her gün onlarca irili ufaklı deprem oluyor ülkemizde. Bir çoğu 3 veya daha altı büyüklükte olduğu için, bunları neredeyse hiç hissetmiyoruz. Ama özellikle son bir aydır, dünyanın dört bir köşesinden büyük deprem haberleri geliyor. En son Şili’yi sallayan 8.8 büyüklüğündeki depremden sonra, ülkemizde de hemen her gün karşılaştığımız ama önemsemediğimiz o irili ufaklı depremlere dikkatler çevrilmiş durumda. Bu küçük depremler bazen daha büyük bir depremin habercisi olabildiği gibi, ufak fay hatlarında oluşan münferit kırılmalar olarak da değerlendirilebilmekte. Hangi depremin neyi ifade ettiğini anlamak elbette deprem uzmanlarının işi ama, olası büyük bir depremde yaşanacaklara karşı gereken hazırlığın olup olmadığı konusunda sorumluluk, devlet kurumlarının, yerel yönetimlerin ve tabii ki bizlerin omzunda.

Unutmuştuk, hatırladık

Geçtiğimiz gün Elazığ’ı vuran 6 büyüklüğündeki deprem sonrası yaşanan can kayıpları, büyük körfez depreminden sonra unuttuğumuz “Türkiye ki deprem gerçeğini” yeniden hatırlamamıza neden oldu ve görüldü ki, özellikle Anadolu’nun kırsalı orta dereceli sayılabilecek bir depreme bile hazırlıklı değilmiş. Derme-çatma yapılan o kerpiç binalar, insanlarımıza mezar oldu maalesef.

Eskişehir’de deprem riski nedir?

Anadolu Üniversitesi Uydu ve Uzay Bilimleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Can Ayday: “Yaklaşık 100 yıllık bilgileri dikkate alarak Eskişehir`de meydana gelen ve etkilediği düşünülen 16 bin veriyi inceledik ve buna göre bir istatistik çıkardık. Bu veriler ışığında meydana gelebilecek depremleri büyüklüklerine göre sıraladığımızda, 6.4 büyüklüğünde bir depremin olma olasılığı yüksek çıkıyor. Bizim bu konuda yaptığımız istatistiksel çalışmalarda, meydana gelmiş iki deprem arasındaki süreyi de bulduk. Büyük bir deprem oldu, ikinci deprem bundan ne kadar süre sonra olur? İki deprem arasını incelediğimizde, Eskişehir`i etkileme olasılığı bulunan deprem aralığının 70 ile 90 yıl arasında olduğunu bulduk. 1956 yılındaki depremin büyüklüğü 6.4, yani Eskişehir`de yaklaşık 2030 yılına kadar 6.4 büyüklüğünde bir depremin olma ihtimali yüksek. Aktif olduğu bilinen ve kentin güneyinden geçen Eskişehir fay hattının bu büyüklükte deprem üreteceği unutulmamalıdır." diyor. Demek ki, Eskişehir için 6-7 arasında büyüklüğe sahip bir depremin yakın bir zamanda olma olasılığının çok yüksek olduğunu söylersek yanlış olmaz.

Peki binalarımız depreme dayanıklı mı?

İlk defa 1997’de yürürlüğe giren ve geçen yıllar içerisinde birkaç kez revize edilen “yeni deprem yönetmeliği” sonrası yapı tasarım ve imalat standartlarının fevkalade iyileştirildiğini söylemek mümkün. Körfez depremi sonrası yapı denetiminin daha sağlıklı bir hale getirilmesi amacıyla bazı illerde bu hizmetlerin özel şirketler tarafından yapılması yasal olarak zorunlu kılındı. Ne güzel ki Eskişehir’de bu iller arasında yer alıyor. Gerçi yapı denetiminin özel şirketlere devredilmesinden çok önceleri bile İMO ile Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri arasında yapılan protokol gereği, binaların projesine uygunluğunu kontrol etmek amacıyla bu kurumlar tarafından görevlendirilen inşaat mühendisleri ile yapılan “demir vizesi” sayesinde şehrimizde depreme dayanıklı yapılar inşa edildiğini söylemek mümkün. Dahası, yine uzunca bir süredir, inşaatlarda “yerinde yapma beton” yerine dayanımı daha yüksek olan “hazır beton” kullanılıyor ve bu betondan döküm esnasında alınan numuneler üzerinde yapılan deneylerle istenilen mukavemete sahip olup olmadığı da denetleniyor. Yine uzunca bir süredir parsel bazında yapılan “zemin etütleri” ile yapıların temel sistemleri daha sağlıklı seçilebiliyor ve hesapları da daha kesin veriler ışığında yapılabiliyor. Hatta “zemin değerleri” düşük çıktığı takdirde bu zeminlere “iyileştirme yöntemleri” bile uygulanıyor oldu. O zaman son 10-15 yıldır yapılan yapılar ile ilgili olarak, Eskişehir için olası bir deprem esnasında yeterince güvenli olduklarını söylemek mümkün. Ama daha öncesi için bu konuda yetkin kurumlar tarafından “gerekli incelemeler” yapılmadan “ezberden” yorumda bulunmak çok zor diyebiliriz. Sadece dış görünüşüne bakarak yapının “deprem dayanıklılığı” hakkında yorumda bulunmak, bilime de aykırıdır, vicdana da.

skumas@gmail.com

10.03.2010
Hakkı Kutlu
Hayırsız yazı…
Nazan Koşarer
İki parti aracı arasındaki fark
Murat Atikel
Başkan Sakallı “evet” mi der, “hayır” mı?
Ergun Güven
Gölet’in morali iyi
Serkan Kumaş
Bir süre mola
Kenan Tuncay
Havalar serinlerken gündem ısınacak
Nurettin Aldemir
AKP ve sadaka demokrasi
Ayşe Kaytan
Sezonu kapattık
Alp Ölmez
BOZDAĞ’DA HEYECAN BAŞLIYOR…
Ebru Ergüt
“Masa orada… Kafanızı bir de siz vurun…’’
Kıymet Ercek
THE KARATE KİD
Halit Demet
REFERANDUM BELİRLEYİCİ
S.Tamer Dinçer
Bu kötü gidişata dur denilmeli
Suat Topateş
ES ES’TEN HEDİYE
Soner Uçak
Can sıkıntısı, internet ve Gegiç’in vasiyeti
İlhan Bayısın
Olimpik Umutlar Durgunsu Kano Yarışı
Yalçın Akın
Aman dikkat!!..
Nusret Semerci
Ayrık otu
ES İletişim Internet Hizmetleri 2007