ESKİŞEHİR HALKI BUNU YEMEZ!

Videoyu Aç ESKİŞEHİR HALKI BUNU YEMEZ!
A
a

Bu hafta Cuma Röportajları’nın konuğu olan CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel, Alpu Ovası’na yapılması planlanan Raylı Sistemler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi hakkında konuştu. Yeri doğru bulmadığını söyleyen Taşel, “32 milyon metrekare yerimiz var ve büyümeye de sürekli devam ediyor. Aslında buraya da yapılabilir. Alanı var. Tarım alanında tarım yapılmalı” dedi.

Ercan Kardeşler Kuyumculuk
RÖPORTAJ: MELTEM KARAKAŞ KAYA

Taşel, “Yürümeyecek diye düşünüyorum. Kent dinamikleri de buna müsaade etmez. Ne gerek var. Önce bir santralle başladılar. Sanıyorum onun devamını getirmek istiyorlar. Oraya bir sanayi girdiğinde devamında mutlaka enerjiye ihtiyaç var denilerek bir termik santral gelecektir. Eskişehir halkı bunu yemez. Biz karşı dururuz, direniriz” dedi.

Virüsten sonra en çok konuşulan konu ekonomi. Siz hem eski bir iş insanı olarak hem de CHP İl Başkanı olarak Türkiye ekonomisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye ekonomisi çok ciddi bir buhrandan geçiyor. Bu pandemi nedeniyle oluşan bir durum değil. Aslında uzun süre uygulanan yüksek faiz, düşük kur değerli TL Türkiye ekonomisinde ithalatı körükledi. İthalatı körükleyince insanlar kolaycılığa kaçtı. Üretim tarafını ihmal ettiler. Dolayısıyla çok fazla miktarda hem tarımda hem sanayide rekabetçi gücümüzü yurtdışında kaybettik. Öncesinde böyle bir bilinçli olarak bir politika izlediler. Tabi burada değerli TL bir süre sonra üretim olmadığı için gücünü kaybetti. Genel başkanımızın bu ekonomik buhrandan çıkış önerileri var. pandemi süreci yaşıyoruz. Zaten onun öncesinden gelen bir sıkışıklık var. Üretim yok, istihdamda daralma var. Buradan çıkış kolay değil. Ama Türkiye’nin enerjisi, potansiyeli var mı diye sorarsanız. Yeni bir anlayışla var. Önce bir güven iklimi oluşmalı ve bu sistemin tersine dönüşmesi lazım. Parlamenter demokratik sisteme geçiş olması gerekir. Anayasada belli değişikliklerin ve siyasi partiler kanununda temiz siyasetle ilgili değişikliklerin yapılması gerekir. Bir ülkede büyümeyi neyle sağlarsınız? Üretimle sağlarsınız. Hemen istihdama bakmanız gerekir. İstihdamda bir gerileme varsa büyüme de doğru bir büyümedir. Ama sadece rakamlara bakarak büyümeyi anlayamazsınız. Rakamlar her şey demek değildir. Üretimden gelen bir büyüme yoktur Türkiye’de. Uzun yıllar beton ekonomisi hâklim oldu. Üretimle birlikte doğru planlamayla birlikte kaynakları doğru kesimlerle paylaşırsanız bu gençliği, enerjisi, kaynağı Türkiye’nin vardır. Çok da umutsuz olmamak gerekir.

Salgından en çok Eskişehir ekonomisinin etkilendiği söyleniyor. Eskişehir ekonomisi sadece öğrenci ve hizmet sektörü odaklı mı sizce? Ya da bu bir handikap mı sizce?
Bu bir tercih meselesi. Ben 12 Temmuz İktidar Örgütlenmesi Toplantısı’nda aslında bir işarette bulundum. Daha temmuz ayıydı esnafımız için hızlı bir şekilde aksiyon alınmalı, öğrenci ağırlıklı ve hizmet sektörü ağırlıklı bir kentte yaşıyoruz. Bunun oranı kimilerine göre yüzde 60 civarında. Ben BEBKA raporlarını dikkate alırım. Orada yüzde 60 gözüküyor. Yüzde 60’lık bir kesim öğrenci ağırlıklı ve hizmet sektöründen besleniyorsa ve pandemi diye bir gerçeklikle karşı karşıyaysa bunun önlemi alınmalıydı. Biraz geç kalındı açıkçası. Biz bununla ilgili çözüm önerilerimizi kamuoyunun önünde iktidara da bir çağrı yaparak acil şu önlemleri alın dedik. Eskişehir’den bütün esnaflarımızla, oda başkanlarımızla görüşerek bir rapor hazırladık ve genel merkeze gönderdik. Bunların sonucunda 17 maddelik bir öneri hazırlandı. Geçen hafta içinde çıkan çok küçük ve herkesi kapsamayan büyük şehirlerde 750 lira kira desteği, diğer illerde 500 lira ve bu da basit usulle vergi veren ve 3 aylığına da biner lira bir destek paketi açıklandı. Bu ihtiyaca cevap vermez. Özellikle Eskişehir’de öğrenci ve turizm ağırlıklı, bu dinamikleri esnafı çok fazla sektör var. Yeme içme sektörü, eğlence sektörü, servisçiler, kantinciler… Müthiş travmalar var buralarda. Günlük yaşayanlar var mesela. Onlar bu konuda çok sıkıntılı. Öğrenci temelli oluyor olması kimin tercihi? Bana göre iki, üç tane üniversitesi oldu böyle bir tercih, özellikle istenmiş bir durum değil bence. Kendiliğinden gelişen bin noktadır bu. O ihtiyaca önce arz edersiniz, ondan sonra da o talep onu dengeler.

AĞIR SANAYİ MAHVEDİYOR

Bu Eskişehir’de değişmeli mi peki?
Burası güzel bir kent. İnsanlar barış ve hoşgörü içinde yaşayabiliyor. Bu kendiliğinden tercih edilmiş, kendiliğinden gelişmiş bir olay. Bu doğru mudur? Oranın bu kadar yüksek olması doğru değildir. Üretim tarafında farklı arayışlar olması gerekiyor. O üretim tarafındaki arayış da ağır bir sanayi şeklinde değil, Eskişehir’in niteliğine uygun o da üç üniversitesi olması nedeniyle daha niş, tasarım ve yazılıma odaklı aslında yeni üretim, yeni kaynaklar yaratılabilir. Ağır sanayi gittiği yeri mahvediyor. Bursa örneği var biliyorsunuz. Yeşil bursa beton Bursa oldu. 13, 14 tane sanayisi oluştu. Şeftali ağaçları kesilerek sanayiye dönüştü. Bunun arasının olması gerekiyor. Burada bir organize sanayimiz var. 700’e yakın bir firmamız var. Ve alanımız da büyümeye de müsait. İki yılda bir yeni alanlar açılıyor. Ağır sanayi değil ama Eskişehir’in yapısına uygun daha nitelikli, yazılım tarafında, tasarım tarafında gelişmeye müsait o tarafı güçlendirebiliriz. Bunun dışında tarım var. Tarımın payı çok düşük. Yedi, sekizlerde. devletin bir takım desteğiyle 10’lara çıkıyor katma değer içinde. Bununla ilgili belediyelerimiz öncülüğünde atıl duran topraklar ekiliyor. Özellikle pandeminin dünyaya verdiği bir mesaj var. Önce gıdayı üreteceksiniz ithal etmek yerine diye. Bu gerçeği de unutmamalıyız.



Tarım demişken, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Alpu Ovası’na yapılması planlanan Raylı Sistemler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nden söz ediyor son dönemde. Siz ne düşünüyorsunuz bununla ilgili?
2009-2013 yılında ben Sanayi Odası Meclis Üyesiydim. Biz aslında raylı sistemle ilgili organize sanayi bölgesinde 500 dönüm bir yer ayırmıştık, o kümeye tahsis etmiştik. Sekiz, dokuz yıldır orada bir proje var ve hayata geçmedi. Uraysim. O da tam ovanın ortasında. Onunla ilgili de tepkimizi koymuştuk 2015-2017 döneminde Bozan’da bu işe karşı olan çiftçilerle bir araya gelmiştik, bunun doğru olmadığını, bir üst arazi var çorak, orada olmasının daha doğru olacağını söylemiştik. Bir değişiklik yapıldı. Ama geçen gün haritaya baktım yine aynı yerde duruyor. Dolayısıyla doğru yer değildir. Orası büyük ovadır. Uraysim oradaysa, Sanayi Odası Başkanımızın söylediği o. En yakın, ihtisas organize olacak, çok büyümeyecek diyor. Ama bu bir yol olur, örnek, emsal teşkil eder. Dolaysıyla tarıma hele hele bugünlerde kıymetini daha çok anladık. Bu kadar yüklenmememiz lazım. Orada, Alpu’da, o çayırda binlerce hayvan besleniyor, bize gıda olarak geri dönüyor. Önceden orada hazırlıklar yapılmış. Sanayi Odası Başkanımız bunu gündeme getirerek iyi bir şey yaptı. Devletin oralar için bir hazırlığı olduğu gözüküyor. Oralarda yatırım yapılmış, rant elde edilecek diye. Bu vesile ile tartışmaya açılmış oldu. Doğru bulmuyorum açıkçası. Yani biz burada 32 milyon metrekare yerimiz var ve büyümeye de sürekli devam ediyor. Aslında buraya da yapılabilir. Alanı var. Yetmiyorsa Büyültülebilir. Bunun için doğru bulduğumu söyleyemem. Tarım alanında tarım yapılmalı. Hele hele bu pandeminin bize gösterdiği gıda. Bakın bir Nijerya’dan toprak kiralamışız tarım için. Hazır topraklarımızı değerlendirmeyip, sanayiye döndüreceksiniz. Sonra başka ülkeden toprak kiralayacaksınız tarım için.

TERMİK SANTRAL DE GELİR
Bence tartışmasına vesile oldu. Ama yürümeyecek diye düşünüyorum. Kent dinamikleri de buna müsaade etmez. Yani ne gerek var. Önce bir santralle başladılar. Santrale tüm Eskişehir tepki gösterdi. Sanıyorum onun devamını getirmek istiyorlar. Bir şekilde oraya bir sanayi girdiğinde devamında mutlaka bir termik santralin geleceğini, enerjiye ihtiyaç var deyip buraya kurmamız gerekiyor diyecektir. Bir yol yapmaya çalışıyorlar. Eskişehir halkı bunu yemez. Biz karşı dururuz, direniriz. Sanayi Odası Başkanımız bunun tartışılmasına vesile de oldu. Aslında erken bir uyarı da oldu diye düşünebiliriz.

CHP’yi parti içi tartışmalarla biliriz genelde. Siz il başkanı olduktan sonra partinizde neler değişti?
İl başkanı olmadan önce verdiğim birtakım sözler vardı. Parti içi yarış, parti içi barış. Buna ilişkin adımlar atıyorum. Partiyi büyütmek iktidarı hedeflemektir. Parti içi iktidarın kimseye faydası olmadığını, bu koltukların gelip geçici olduğunu, artık bu ülkeyi yönetmemizin zamanı geldiğini söyledim. Buna yönelik çalışmalar yapıyorum. Kongrede bazı şeyler oluyor. Sonra o kırgınlıklar normalleşiyor. Bazen uzun da sürüyor. Kırılan insanlar vardır ama 20 yıl sonra çarşaf listeyle kongre yaptık. Çok doğru bir seçim yapılmıştır. Herkes barış içerisinde, gerilim olmadan kongre bitmiştir. Demokrasiyi içselleştirmiş herkes o sonuca da saygı duymak da zorundadır.

Şu an kırgınlıklar sürüyor mu parti içinde? Bu kırgınlıkların ortadan kalkması için siz çaba gösteriyor musunuz?
Bir süre devam etse bile ondan sonra herkes işine bakmıştır. Ben iktidara yönelik bir çalışma yapıyorum, tüm ilçelerde örgütlenmeyi güçlendirmek adına. Üyelik çalışması yaptık. Karşılık buldu. Yaklaşık 1000’e yakın yeni üye yapıldı. Kadın örgütlenmemiz tüm ilçelerde tamamlandı. 9 tane ilçemizde kadın örgütümüz yoktu tamamını tamamladık. 15 bin 500’ler civarında üye sayımız.

Olası bir erken seçimde CHP Eskişehir’de nasıl bir sonuç alır sizce?
Bunun ben olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Benim tek amacım partinin örgüt yapısının güçlenmesi. Demokrasi doğru bir şekilde yönetilirse, bu bir ön seçimle taçlandırılırsa Eskişehir’de şu an 2 olan milletvekili sayımızı 3’e, 4’e çıkartabiliriz. Bir yarıştan çıkmalıdır. Bunu önemsiyorum. Onun için çaba sarf ediyorum. Buradaki üye sayımızın çoğalıyor olması çok anlamlı.

PARTİLİ GÖREMEDİM

Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül’ün parti kuracağı söyleniyor. Sizce bu partiler Eskişehir’de CHP’yi etkiler mi?
Ben açıkçası etkileyeceğini düşünmüyorum. Muharrem Bey buraya bir ziyarette bulundu. Orada izlediğim kadarıyla televizyondan, toplam 30-40 kişi vardı. Ben özellikle partililerimizden var mı diye fotoğrafa baktım. Çok fazla partili göremedim. Ben çok fazla zarar vereceğini düşünmüyorum. Asıl olan 97 yıllık CHP’nin kurumsal kimliğidir. İsimlerden çok büyüktür. Ben Eskişehir’de kurumsal kimliği güçlendirecek çalışma yapıyorum. Bizim bütün isimlerimiz değerlidir. Belediye başkanlarımız, vekillerimiz ama CHP hepsinin üstündedir. Ama CHP’nin kurumsal kimliğini güçlendirdiğimizde biz hem milletvekili sayımızı hem de belediye başkanlıklarımızı artırabiliriz. Asıl olan kurumsal kimliktir, isimler gelip geçicidir. Ben CHP’nin kurumsal kimliğinin iktidar olmasını istiyorum. Recep Taşel’in milletvekili olması değil. Ama bu ülkeyi yönetmeyi istiyoruz artık ve hazırlığımız bu yönde.
 
Arıman Web reklam
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi