Eskişehirspor özellikle son yıllarda farklı olaylarla gündeme geldi.Mesela yıldız oyuncu satıp önemli transferler yapmayarak ve oyuncu yetiştirmeyerek gündeme geldi.Basketbol takımının oluşumu çok önemli ancak futbolla bütünleşmek hem zarar getiriyor hem de yol açıyor.Tarih özel anılarla dolu ve tüm ülke bunları biliyor ve anımsıyor.Avrupa'da ilk final oynayan takım durumundan,centilmenlik örneği olma durumundan sokaklarda küfrederek gezen taraftar dönemine geldik.Ne kadar üzücü.Geriye dönersek...

1963 yılında Türkiye Akademiler arası futbol şampiyonası düzenlenir. Eskişehir Ticari ilimler Akademisi finalde Ege Üniversitesini 6-0 gibi büyük bir farkla mağlup eder. Maçın bitiminin ardından gözlemci Burhanettin Türker, Kafile Başkanı Nafiz Yazıcıoğlu'nun kulağına şunları söyler. 'Madem elinizde böyle bir kadro var niye 2.lige katılmıyorsunuz.' 1965 yılında Eskişehirspor kurulur ve başkanlığına Aziz Bolel getirilir. Akademispor un birçok futbolcusu Eskişehirspor un formasını giyer. Takımın renkleri Siyah ve Kırmızı olarak belirlenir. Es-Es in aldığı başarılar nedeniyle daha sonraki 10 yıl boyunca Anadolu da kurulan tüm takımlar Eskişehirspor u örnek alırlar. Siyah Kırmızı renkleriyle birlikte Eskişehirspor u örnek alan kulüpler 1.ligde başarıdan başarıya koşar.

Eskişehirspor un bir de lakabı vardır. Ona Kırmızı Şimşekler derler. Es-Es in renklerini almayanlar lakabını almıştır. Anadolu daki bir çok takımın lakabı şöyledir: Mor Şimşek, Kara Şimşek bu örnekler sürüp gider.

Eskişehirspor u 1.lige çıkaran futbolculara Federasyon Başkanı Orhan Şeref APAK çeşitli armağanlar verdi. Fotoğrafta Başkan Aziz BOLEL, Nihat, Kamuran, Fethi ve Metin görülüyor.
Eskişehirspor la birlikte Türkiye de bir de büyük taraftar oluşmuştu.
Eskişehirspor u hatırlarken Abdullah Gegiç i unutmak elbette olmaz. Eskişehirspor Gegiç in ellerinde büyüdü desek yalan olmaz. 'Futbol Profesörü' adı verilen Abdullah Gegiç Eskisehirspor'un Teknik Direktörü olduğu yıllarda bir özveriyle çalışır. Gegiç sadece taktik çalışmalarında değil, her yönüyle futbolun nasıl oynanması gerektiğini öğretirdi.

Tarih bunları saklarken yeni nesil sokakları küfürlerle inletiyor.Eskisehirspor bir akademik yapılanmaya girmeli.Teknik donanım ve bilimsel yardımlar üniversitelerden alınmalı ve ayrıca taraftarlarla yeni bir sayfa açılmalı.Spor ahlakı bir ders gibi masaya yatırılmalı ve ekonomik durumlar da daha şeffaf izlenmeli.Kimse bu takımın sahibi olmamalı.Sokakları inleten küfürlü marşlar daha aydınlık günler için söylenmeli.Es Es kritik dönemde bir üniversite şehrine yakışan kaliteyle temsil edilmeli.