GELECEĞİMİZİ KORUYORUZ!

Videoyu Aç GELECEĞİMİZİ KORUYORUZ!
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Alpu’da yapılması planlanan kömürlü termik santralin olumsuz etkilerinden söz eden Prof. Dr. Engin Kınacı, “TEMA geleceğimiz için toprakları koruyor” diye konuştu. TEMA İl Temsilcisi Ergun Mutlu ise, “Davalar sonuçlanmadı, inşallah böyle bir proje gündeme gelmez” dedi.
TEMA İl Temsilcisi Ergun Mutlu ve Prof. Dr. Engin Kınacı, ES TV’de yayınlanan Tarım Çevre Gıda programında Yazı İşleri Müdürümüz Ayşegül Hümmet’in konuğu oldu.
GÖNÜLLÜLÜK ESASIYLA
TEMA Vakfı’nın 11 Eylül 1992 yılında Hayrettin Karaca ve Nihat Gökyiğit tarafından kurulduğunu ifade eden İl Temsilcisi Ergun Mutlu, “Yaşama, toprağa sahip çıkmak, korumakla ilgili olarak bu iki kişi tarafından kuruluyor Vakfımız. Şu anda TEMA Vakfı; Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı olarak geçiyor. TEMA Vakfının logosundaki ‘e’ harfi erozyonu temsil ediyor; erozyonu da ancak ağalandırmayla ifade eden logonun altında yeşil bir çizgi vardır. Geleceğe bakışımız olarak sürdürülebilir yaşam ilkesiyle başta topraklarımız olmak üzere doğal varlıkların korunması için çalışan topraktan gelen toplumsal barışa inanan halkla bütünleşen ülkenin ve dünyanın geleceğiyle söz sahibi olan, gönüllü, bilinçli, öncü ve uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olmak geleceğe bakış misyonumuz içerisinde görülüyor” diye konuştu.
HEDEFİMİZ 1 MİLYON
Çocuklar için hayata geçirdikleri projelerin önemli olduğunu vurgulayan Mutlu, şunları söyledi: “Eskişehir’de ve tüm Türkiye’deki 81 ildeki il temsilciliklerimizde ve 390’a yakın ilçe sorumluluklarımızla beraber okullarda çeşitli projelerimiz ve doğa eğitim programları uyguluyoruz. Doğa eğitim programlarıyla çocuklarımızın her birine vakfımızın kısıtlı olanakları ölçüsünde ulaşmaya çalışıyoruz. Eskişehir ve Türkiye genelinde 1 milyon gönüllü hedefimiz var. Şu andaki gönüllü sayımız 890 bin civarında. Pandemi süreci olmasaydı biz bu hedefi muhtemelen bu sene içerisinde yakalayacaktık. Pandemi süreci bütün sektörleri olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarını da kısıtlı hale getirdi. O yüzden bizi izleyenlere söyleyeceğimiz şu; gelin TEMA gönüllüsü olun. TEMA Vakfımızın sitesinden gönüllü olabilirsiniz. 25 yaş altı üyelerimize 10 TL, 25 yaş üstü üyelik bedelimiz de 30 TL karşılığında yaptırılabilir. Bizim her türlü gönüllü üyeye ihtiyacımız var.” “Biz Milli Eğitim Bakanlığımızla iş birliği çerçevesinde her yıl okullarda doğa eğitim programlarını uyguluyoruz” diyen Mutlu, “Gönüllü öğretmenlerimiz vasıtasıyla bir eğitim dönemi çeşitli faaliyetler hayata geçiriyoruz. Kısa süreli eğitim programlarımızı da uyguluyoruz örneğin Sıfır Atık Projesi. Okullarda 2 saatlik bir eğitim veriyoruz. Ağaç Kardeşliği Projemiz de var” diye kaydetti.
ESKİŞEHİR’DE SAYI YETERSİZ
TEMA’nın asıl görevinin çocuklara yönelik eğitim programı olduğunu belirten Prof. Dr. Engin Kınacı ise, “Herkesin zannettiği gibi sırf ağaç diken, erozyon mücadelesini dile getiren bir vakıf değil. Bu vakfın doğal varlıkları koruma bakımından çok etkin çalışmaları da var. Ağaç yaşken eğilir meselesini TEMA çok önemsiyor. Çocuklarımızı küçük yaştan itibaren yetiştiriyoruz. Tamamen gönüllülük esasıyla kurulu, sadece gönüllüler tarafından desteklenen projelerle uğraşan ve geleceğe yönelik, çocuklarımızın geleceğine yönelik olarak doğal varlıkları koruyarak, projeleri de sürekli olarak geliştirmeye uğraşan bir vakıf burası. O bakımdan biz geleceğe yönelik nesiller konusunda yapılan çalışmalar dolayısıyla TEMA Vakfıyla çok gurur duyuyoruz. Eskişehir’de gönüllü sayısı 23 bin dolaylarında. Eskişehir gibi entelektüel bir şehirde TEMA gönüllü sayısının 23 binde kalmasını doğrusu, hazmedebildiğimi söyleyemem. Benim kafamdaki hedef Eskişehir’de TEMA gönüllüsü en az 100 bin olmalı. Gönüllü sayısı arttıkça toplumun bilinci de artacak. O bakımdan gönüllü sayısını önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
3 SAHAMIZ VAR
TEMA Vakfının Eskişehir’de sahip olduğu hatıra ormanları hakkında bilgiler paylaşan İl Temsilcisi Mutlu, “Benim elimdeki istatistiksel bilgilerde Eskişehir’de 3 ağalandırma sahamız var. Birisi Kızılinler tarafından yaklaşık 20 hektarlık alanda 25 bin fidan; bu 10 yıllık bir hatıra ormanı oldu. Bu TEMA Vakfıyla İş Bankası’nın oluşturduğu bir hatıra ormanı. Onun haricinde gene hatıra ormanı olarak oluşturulan Turgutlar Mahallemizde 23 hektar alanda 50 bin fidanlık hatıra ormanımız var. Bu da 2018 yılında fidan çalışmaları başlatıldı. Üçüncü bölge olarak da Mihalıççık Kayı bölgesinde. Bu yeni bir alan, 2019’da başladı. Burada da 50 hektarlık alanda 50 bin adet fidanımız var. Hatıra ormanı oluşturmak isteyenler en az 2 bin fidan bağışı yaparak hatıra ormanı oluşturabiliyor” dedi.
5 YAŞINDA 52 FİDAN
İki senedir Asya isimli TEMA gönüllüsü bir çocuğun doğum gününü 11 Kasım’da fidan dikerek kutladığını anlatan Mutlu, “Bu sene Geleceğe Nefes Kampanyası’nda TEMA gönüllüsü bir kızımız var, iki senedir. Adı Asya. Hatta o bir sembol haline geldi. Doğum günü için fidan dikti. Geçen sene de doğum günü pastasını sahada Orman Bölge Müdürümüz Recep Bey’le (Temel) beraber kesmişti. Bu sene de yine TEMA önlüğünü giydi ve aramızdaydı. Kaç tane fidan diktin dedim, 52 tane dedi. Asya 5 ya da 6 yaşında henüz. Annesi de öğrenmen olduğu için sürekli etkinliklerimizde yer alıyor. Biz Asya’yı sembol aldık” diye konuştu.
HENÜZ SONUÇLANMADI
Eskişehir’de 2017 yılından beri sık sık gündeme gelen Alpu’ya yapılması planlanan kömürlü termik santralden bahseden Mutlu, “Tarım arazilerinin dışına çıkarılması gündeme geldiğinde TEMA Vakfı da buna şiddetle karşı çıkmıştı. Alpu Ovası gibi altın tarım arazisinin tarım dışı amaçla kullanılmamasını savunduk. Eskişehir kenti olarak da zaten bunun karşısındaydık. Sivil toplum kuruluşlarıyla, milletvekilleriyle, hepimiz karşı çıktık. Henüz daha bitmiş değil, TEMA Vakfı’nın da açmış olduğu davalar var, sonuçlanmadı. Ama inşallah böyle bir proje de gündeme gelmez” ifadelerini kullandı.
KAYIPLARA KARŞI ÇIKTI
“Alpu’da yapılması planlanan kömürlü termik santrale karşı çıkılmasının temeli toprak kaybı değil, aynı zamanda hava kirliliğine neden olacak ve küresel ısınmaya katkı yapacak” diyen Kınacı, “Ayrıca derinlikten çıkarılacak olan yerlerde toprak altı su şebekelerini, kendiliğinden doğal olarak oturmuş bir su sistemi var toprağın içerisinde onu ortadan kaldıracak. Ve Alpu ovası büyük ova statüsünde olduğu için kanunen de yanlış yer seçimi dolayısıyla ve neden olacağı kayıplar dolayısıyla TEMA buna karşı çıktı. Karşı çıkarken Vakıf senedinde ne yazılıysa doğal varlıkları koruma, kendini adağı yer doğal varlıkları koruma. Kimin için koruyor? Milleti, halkı için koruyor; çocuklarımızın geleceği için koruyor” şeklinde konuştu.
TOPRAKLARIMIZ KAYBOLUYOR
Erozyon konusuna da değinen Prof. Dr. Kınacı, “Topraklarımız denizlere akıyor gibi şeyler söylüyoruz. İnsanlar bunu çok fazla ciddiye almıyor ama biraz önce Ergun bey dedi ki bir santimetre kalınlığında toprağın oluşabilmesi 500 sene alıyor. Toprak nereden oluşuyor? Dünya kurulduğunda her yer kayalık. Kayalar parçalanıyor ve toprak dediğimiz hale geliyor. Bunun için 500 sene geçmesi gerekiyor bir santimetre toprak kaybedildiği zaman. Peki neden biz üst toprak çok önemli diyoruz? İki erozyon tipimiz var bizim; bir tanesi su erozyonu bir tanesi rüzgar erozyonu. Toprağın üst katmanı canlı katman dediğimiz bizim biyolojik olarak bitki besin maddelerini hazırlayan ve bitkilerin yetişmesi için uğraşan bütün canlıların bulunduğu yer ve olgunlaşmış yer. Bitkiyi oradan biz yetiştirip alabiliyoruz. Katman gittiği zaman alttaki toprağın olgunlaşması için yüzlerce yıl geçmesi gerek. Ve erozyondan dolayı en kıymetli yerler gittiği için geride kalan yerler bizi besleme gücüne, potansiyeline sahip değil. Biz tarım topraklarımızı daralttıkça, amacı dışında kullandıkça artan nüfus karşısında sürekli olarak azalan bir toprağa sahip oluyoruz. Kişi başına düşecek tarım toprağı miktarı süratle azalıyor. Dünyayı bir kenara bırakalım, Eskişehir’e gelelim. Bizim en önemli ovalardan bir tanesi olan Alpu ovasını da kaybedersek Eskişehir’de kişi başına düşecek olan en kıymetli tarım toprağı azalmayacak mı? Kişi başına düşen içilebilir kullanılabilir su, tarımda kullanılabilecek su miktarı azalmayacak mı? İnsanımız çoğalıyor kaynaklarımız azalıyor. Neyle besleyeceğiz? Neyle sağlık bir yaşam sunacağız insanlarımıza? Arılarla, fidanlarla uğraşırken bir taraftan da azalan toprakla gelecekteki nesillerimizi nasıl besleyeceğiz? Bu yüzden erozyon çok önemlidir. Bu yüzden erozyona karşı hepimizin çok dikkatli olması lazım. Bunda ormanlarımızın çok önemi var. Yeteri kadar orman sahamız yok. Meralar dediğimiz alanlar Türkiye’nin en önemli yaralarının içerisindedir. Bizim hayvanlarımızı otlatabileceğimiz doğal otlaklarımız kayboldu. Üzerindeki otları hayvanlarımız azıcık bulup yediği zaman orası rüzgara ve suya açık hale geliyor ve oradan da topraklarımız kayboluyor. Bu iki noktadan erozyonu ele alacak olursak bir tanesi bütün kıymetlerimizi azaltıyoruz, diğer taraftan verimli toprağımızı azaltıyoruz. Çoğalan nüfusu sağlıklı ve düzenli besleyebilecek imkanlarımızı daraltabiliyoruz. O yüzden TEMA erozyona önem vermiş bir vakıftır” ifadelerini kullandı. AYŞEGÜL HÜMMET
Arıman Web reklam
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi