Biliyorum sıkılacaksınız. 'Yine mi URAYSİM. Yazılacak başka konu yok mu?' diyeceksiniz.
Haklısınız…
Ama bu kez Büyükşehir Belediye Meclisi AK PartiGrup Başkan Vekili Murat Özcan ile Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen arasında yaşanan söz düellosundan bahsedeceğim.
Hem Yılmaz Büyükerşen'in hem de Murat Özcan'ın konuşmaları çok çarpıcı. Sizde okuyunca hak vereceksiniz.
* * *
Büyükşehir Belediyesi mart ayı Meclis Toplantısı 2. Birleşimi, Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı'nda gerçekleştirildi.
Toplantının bir bölümünde, son zamanların tartışma konusu olan Ulusal Raylı Sistemler Araştırma ve Test Merkezi (URAYSİM) Projesi gündeme geldi.
Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Murat Özcan, Büyükşehir ve Büyükşehir Belediye Meclis BaşkanıYılmaz Büyükerşen'den söz talep etmiş ve şunları söylemiş:
'Ankara olaya şöyle bakıyor. Eğer Eskişehir istemiyorsa biz bu URAYSİM Projesi'ni başka bir şehirde yapacağız. Dolayısıyla bugün karar vermemiz gereken şey, bu projenin Eskişehir'de kalmasını istiyoruz veya istemiyoruza geliyor mevzu.'
Başkan Büyükerşen ise, 'Azıcık mantık lazım gelir. Şimdi tonlarca vagonu yükleyecek Avusturya veya İngilizler veya Fransızlar veyahut Almanlar, Eskişehir'e getirecekler, yarım saat bir saat burada test yaptıracaklar ve para verecekler Eskişehir'e öyle mi? Bu hayalden de öte, olacak şey değil' diye cevap vermiş.
saglısolluhaber.com'da yer alan haberde hem Murat Özcan'ın hem de Yılmaz Büyükerşen'in meclis toplantısında neler söylediklerini okudum.
Yılmaz Büyükerşen ve Murat Özcan'ın meclis toplantısında neler söylediklerini size de aktarayım.
URAYSİM Projesini savunan Murat Özcan, şu ifadelere yer vermiş:
ESKİŞEHİRLİLER İSTEMİYORSA
BAŞKA ŞEHİRDE YAPILACAK
'Hızlı tren projesiyle ilgili ülkemizin ciddi atılımları vardır ve önümüzdeki günlerde hızlı treni de yerli imkanlarımızla üretmenin formüllerinin peşinde hükümetimiz koşmaktadır. Ama gerçek olan bir şey var ki bu hızlı tren kitleri de eğer yerli olarak üretilirse şayet test için tekrar Avrupa'ya gitme zorunlulukları vardır. Diğer taraftan yeni nesil lokomotifler projesi şu anda dünyada olduğu gibi Türkiye'de de var. Bu lokomotiflerin de test alanları maalesef Türkiye'de olmadığı için Avrupa'ya gitme zorunluluğu vardır test için. Dolayısıyla Ankara olaya şöyle bakmaktadır: Eğer Eskişehir istemiyorsa biz bu URAYSİM Projesi'ni başka bir şehirde yapacağız. Dolayısıyla bugün karar vermemiz gereken şey, bu projenin Eskişehir'de kalmasını istiyoruz veya istemiyoruza geliyor mevzu. Şöyle de bir konu var. Bir raylı sistemler ihtisas organize sanayi bölgesi de URAYSİM Projesi'nin beraberinde gelecek olan bir hadisedir. Yani bugün Türkiye'de birçok iş adamı bu projenin Eskişehir'de gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bakarak yatırımlarını ona göre yönlendirecektir.'
ÖZCAN'DAN URAYSİM ÇALIŞTAYI ÖNERİSİ
Murat Özcan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'e, 'Bu konuda sizin, Anadolu Üniversitenin, Eskişehir Sanayi Odası'nın içinde olacağı bir çalıştay da, bu projenin Eskişehir'e katkısı var mıdır, tüm siyasi angajmanlardan arındırılarak tartışılmasını öneriyorum' teklifinde bulunmuş.
* * *
URAYSİM ile ilgili geçmişte bir yazımda bende 'URAYSİM konusunun Valimizin veya konunun uzmanı bir üst düzey yöneticinin başkanlık edeceği bir toplantıda getirisi-götürüsü tartışılmalı' diye yazmıştım.
Bana göre olması gereken bu.
Büyükşehir Belediyesi, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası, meslek ve sanatkar odaları, Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı, üniversitelerden hocaların katılacağı bir çalıştay yapılıp tartışılmasının faydalı olacağı görüşündeyim.
* * *
Konuşmalar uzadıkça uzamış.
Hepsini bugün yazsam üç sayfayı dolduracak.
Sizde sıkılacak hepsini okumayacaksınız.
İyisi mi burada keseyim. Kalan bölümünü yarına bırakayım.
Yazıma noktayı koyarken şunu da hatırlatayım.
Yılmaz Hoca, konuşmasında isim vermeden Eskişehir'in büyük sivil toplum örgütünün başkanına da gönderme yapmış.
Bunun da kim olduğunu yazımın ikinci bölümünde yazacağım.
(Devamı yarın)
* * *

NİHAYET ÖDENDİ
TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Eskişehirspor'un Spor Toto'dan alacağı yaklaşık 6 milyon 800 bin TL ile ilgili sorun çözülmüş. Para kulübe aktarılmış. Daha doğrusu Spor Toto Teşkilatı kulübün alacağı olan 6 Milyon 800 bin TL'yiicra yoluyla temlik koyduranlara sırasıyla ödeme yapılacak.
Siyah-Kırmızılı Kulübün Başkanı Mehmet Şimşek de sosyal medya üzerinden açıklama yaparak yıllardır
'2016 yılından beri yasal bir prosedürden dolayı yılan hikayesine dönen Spor Toto Teşkilat Başkanlığında bloke hesapta bulunan Eskişehirspor'un parası sorununda sona gelinmiş ve paramız yasal borçlularımıza aktarılmak üzeredir. Bu süreçte bize büyük desteklerde bulunan başta AK Parti İl Başkanımız Av. Zihni Çalışkan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, MKYK üyemiz Burhan Sakallı ve kulübümüz haklarını savunan ve yöneticimiz Av. Cihan Gürsoy'a çok teşekkür ederiz'.
* * *
Mehmet Şimşek'in sosyal medyada yaptığı açıklamasında yazdıkları sizin de mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Teşekkür ettiği kişiler arasında bir tek AK Partili milletvekilinin ismi geçmiyor.
Bu onlar için ayıp değil mi?
Mustafa Destici Büyük Birlik Partisi'nin Genel Başkanı. Aynı zamanda Ankara milletvekili. Nabi Avcı, Emine Nur Günay ve Harun Karacan'ın vermediği desteği verdi. Her zaman Eskişehirspor Kulübünün geçmişte de bugün de yanında oldu.
Spor Toto Teşkilat Başkanıyla görüştü.
Haklı olarak da Siyah-Kırmızılı Kulübün başkanı Destici'ye ilgisi ve desteğinden dolayı teşekkür etmiş.
Mehmet Şimşek ikinci teşekkürü de eski Odunpazarı Belediye Başkanı ve AK Parti MKYK üyesi Burhan Sakallı'ya etmiş.
Sakallı'da Spor Toto Teşkilat Başkanıyla görüşerek Eskişehirspor Kulübü Başkanına randevu alıp yüz yüze görüşmelerini sağlamıştı.
Üçüncü teşekkürü ise AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan'a yapmış. Zihni Bey'in sorunun çözülmesinde ne gibi yardımı oldu bilmiyorum.
Mustafa Destici ve Burhan Sakallı'nın girişimleri sayesinde yıllarca Spor Toto Teşkilatının kasasında bekleyen para nihayet kulübün direk kasasına girmese de alacaklılara ödenecek.
Olsun hiç olmazsa yıllardır kulüpten alacakları olduğu gerekçesiyle icraya verenlerden kurtulmuş olunur.
* * *
Mehmet Şimşek'in üçüncü teşekkür ettiği isim ise kulübün haklarını savunan ve kulübün yönetici Av. Cihan Gürsoy.
Cihan Gürsoy, kulüpten yıllardır alacaklarını alamadıklarından dolayı icraya veren eski futbolcu, teknik adamlar ve diğer kişilerle tek tek görüşerek anlaşma yollarını aradı. Çoğuyla da anlaşarak icraları kaldırmayı başardı.
* * *

Cami ve cem evlerinin giderlerini
Diyanet İşleri Başkanlığı karşılamalı
Yıllardır Cemevlerininibadethane sayılması gündemde. Bugüne kadar pek çok siyasetçi Cemevlerinin ibadethane sayılacağının sözünü verdi. Ancak verilen sözler unutuldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 25 Ekim 2021'de yapılan kabine toplantısındaki gündemlerinin arasında cemevlerinin olduğunu belirterek, 'Talimatımızla ülkemizin 58 ilindeki 1585 cemevi ziyaret edilerek hazırlanan kapsamlı çalışmayı görüştük' açıklaması yapmıştı.
Erdoğan'ın bu açıklaması, siyasi kulislerde iktidarın yeni bir 'Alevi açılımı'na hazırlandığı yorumlarına neden olmuştu.
Bu açıklamanın üzerinden 5 ay geçti.
Atılan bir adım yok.
AKParti kaynakları, yeni anayasa çalışması içinde Alevilerin taleplerini karşılamaya dönük düzenlemeler yapılabileceğini belirtmişler, bunların ne olacağının ilerleyen süreçte netleşebileceğini ifade etmişlerdi.
* * *
Cemevlerine verilecek statü konusunda bir gelişme yaşanmazken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM'de cami ve cemevlerinin ısınma, bakım ve onarım giderlerinin yurttaşların yardım ve bağışlarıyla karşılandığını hatırlatarak, bu giderlerin tamamının Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütçesinden karşılanması çağrısında bulunmuş.
Çakırözer, 'Diyanet İşleri Başkanlığı sadece camilerin aydınlatma giderlerine katkı sağlıyor. Diğer tüm giderler yurttaşlarımızın bağış ve yardımlarıyla karşılanıyor. Bu hayat pahalılığında kendi evinin elektrik, doğalgaz faturasını ödemekte zorlanan yurttaşlarımız bu yardımları yapamamakta. İmamlarımız, din görevlilerimiz ise vatandaştan para istemeye utanır hale gelmiş durumda. Milyarlarca liralık bütçesiyle birçok bakanlıktan daha çok bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu krizde bu giderleri vatandaşlara ödetiyor olması kabul edilemez! Artık bunun önüne geçilmeli. Cami, cemevi ve tüm ibadethanelerin aydınlatma, ısınma ve bakım-onarım giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılamalı' demiş.
'Vatandaş bağış yapamıyor, imamlarımız
para istemeye utanıyor'
Eskişehir'in de dahil olduğu Türkiye'nin dört bir yanında cami ve cemevlerinin bakım, onarım ve ısınma giderlerinin halkın verdiği yardımlarla karşılandığını dile getiren Çakırözer, TBMM Genel Kurulu'nda şöyle konuşmuş:
'Aydınlatma için camilere sınırlı bir destek verilmekle birlikte, cemevlerine hiçbir destek verilmemekte. Son dönemde pandeminin de etkisiyle camilerimizde cemaat azalmakta, gelen vatandaşlarımız ise hayat pahalılığı nedeniyle kendi faturalarını ödemekte zorlanırken, camilerimize bağış ya da yardım yapamamakta. Bu nedenle elektrik ve ısınma faturalarının ödenmesinde sıkıntılar yaşanmakta, cami imamlarımız, din görevlilerimiz cuma günleri faturalar için vatandaştan para istemeye utanır hale gelmektedir. Meclis'ten çağrıda bulunuyorum: 16,1 milyar liralık bütçesiyle birçok bakanlıktan daha fazla bütçeye sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden bu ihtiyaçlar karşılanmalıdır. Ya da doğal gaz, elektrik şirketlerinin cami, cemevi ve diğer tüm ibadet mekanlarından ücret almamaları sağlanmalıdır.'
* * *
Utku Çakırözer yerden göğe kadar haklı.
Her Cuma olmasa da ara sıra cuma namazı kılmak için camiye gidiyorum.
Farklı camilere gitmeyi tercih ediyorum.
Cuma namazından çıkan cemaatten 'camiye yardım' adı altında yardım talep edilmekte.
4-5 yıl öncesine kadar insanlar gönlünden ne koparsa veriyordu.
Son aylardaki toplanan paraların miktarını cami dernek yönetiminde yer alanlara sordum.
'Geçmişte toplanan paranın 4 veya 5'de birisi' dediler.
Artık insanlar geçim sıkıntısı yaşadıkları için camilere geçmişte yaptıkları yardımları yapamıyorlar.
O nedenle camilerin ve cemevlerininbakım, onarım ve ısınma giderleri Diyanet İşleri
Hiç olmazsa birilerin yardımlarına ihtiyaç duymadan giderleri karşılanmalı.
* * *
FIKRA:
KARMA KARIŞIK
Öğretmen öğrencisine sorar:
– Dünya yuvarlak mıdır?
– Hayır!
– Peki, düz müdür?
– Hayır!
– Peki, nasıldır evladım?
– Babam karmakarışık olduğunu söyler.
* * *