Tarık Sayer

“ÇOCUK İŞÇİLER” VE SAKLI GERÇEKLER!..

20 Haziran 2022 08:05
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
    Birleşmiş Milletler (BM), dünyada gittikçe artan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak amacıyla 12 Haziran gününü Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü olarak ilan etti. Bu belirlemenin elbette bir nedeni vardı.
   Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından 2021 yılında yayımlanan raporda, çocuk işçiliğinin sona erdirilmesine yönelik kaydedilen ilerlemenin 20 yıldır ilk kez durduğu ve düşüş eğiliminin tam tersine döndüğü vurgulandı.
ÇOCUK AMA İŞÇİ!.
   Çocuk emeğinin sömürüsüne dayanan “çocuk işçiliği”; çocukları fiziksel, duygusal ve sosyal yönden olumsuz etkilediği gibi; en temel hakları olan sağlıklı yaşama ve gelişme hakkı ile eğitim alma hakkını da engellemektedir.
   Türkiye’nin de onayladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesi, “18 yaşından küçük herkesi çocuk” olarak tanımlamaktadır.
    Ancak, son yıllarda yapılan bazı düzenlemelerde “asgari yaş” ve benzer kavramların sınırları zorlanarak belirli yaşlardan itibaren çocukların çalışma yaşamına dahil edildikleri gözleniyor.
    Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından ortaklaşa hazırlanan rapora göre; dünya genelinde çocuk işçi sayısı 2020 başında, dört yıl öncesine göre 8,4 milyon artışla 160 milyona yükseldi. Rapora göre; 2022 sonuna kadar çocuk işçi sayısının en az 9 milyon daha artacağı tahmin ediliyor.
TÜRKİYE’DE DURUM;
   Türkiye’de TÜİK tarafından çalışan çocuklara dair güncel verilerin düzenlendiği en son çalışma 2019 yılında yapıldı.
   TÜİK’in Çocuk İşgücü Anketi (2019) sonuçlarına göre, 5-17 yaş grubunda olup bir ekonomik faaliyette çalışan çocuk sayısı 720 bindir.
    Her nedense (!) TÜİK 2019'dan bu yana çocuk işçilerle ilgili doğrudan yeni bir veri açıklayamadı. Oysa ki sorun, salgının da etkisiyle asıl bu tarihten sonra büyümeye başladı. Üstelik TÜİK çalışmaları Ekim, Kasım ve Aralık aylarında yapıldığı için tarımda çalışan çocuk işçileri kapsamamakta; göçmen çocuk işçilerin ve çocuk işçiliğin bir biçimi olan çırakların
sayısı da resmi rakamlara dahil edilmemektedir. Bu nedenle 720 bin sayısının güncel bir gerçekliği kalmamıştır.
    Farklı sivil toplum örgütlerinin yaptıkları çalışma raporlarını incelediğimizde; Türkiye’de gerçek çocuk işçi sayısının 2 milyonun üstünde olduğu anlaşılıyor.
    Çocuk işçi dramının büyüklüğünü ortaya koyan bir diğer veri ise, çocuk işçilerin ölüm sayısıdır. 2022'nin ilk beş ayında 15 çocuk olmak üzere, son 9 yılda 571 çocuğun çalışırken yaşamını yitirmesi “görmezden, bilmezden (!)” geliniyor...
ÇOCUK İŞÇİ SAYISI NEDEN ARTIYOR?
-Salgın sürecinde kırılgan nüfusun yaşadığı iş ve gelir kayıpları, okulların uzun süreli kapalı tutulması, vahşi kapitalizmin ucuz çocuk emeğinden yararlanma arzusu ile birleşince okullarını terk eden çocukların sayısı hızla arttı.
-Eğitimde 4+4+4 düzenlemesi ve “örtük amaçlı, zorunlu tercihli (!)” eğitim politikaları çocukların örgün eğitimin dışına itilmesini hızlandırdı, ucuz iş gücü olarak çalışma yaşamında yer almalarını kolaylaştırdı.
- MEB, açık öğretim liselerindeki öğrencilerin mezuniyeti için gerekli 8 dönem koşulunu 5’e indirdi. Bu düzenleme ile öğrencilerin örgün eğitim dışına çıkmasının önünü açan bir uygulama daha yaşama geçirildi.
-Öğrencileri açık liseye yönlendirmenin, “çocuk işçilik” artışına neden olduğu sürekli vurgulandığı halde, bu süreç değişmeyen bir eğitim politikası olarak devam ettirildi.
-Örgün eğitim veren mesleki ve teknik Anadolu liseleri bünyesinde mesleki eğitim merkezleri (çıraklık eğitim merkezi) kuruldu ve çocuklar buralara yönlendirildi. MESEM Programı adeta iktidarın çocuk işçilik projesine dönüştü. Çocuklarımızın kamusal, nitelikli örgün eğitim hakkını elinden alan, onları ucuz işgücü olarak gören tercihin ısrarla sürdürüleceği bir kez daha ortaya çıktı.
BİR İNSAN HAKLARI SORUNU..
-Eğitim ve okulun çocuk işçiliğini sona erdirmek açısından en etkili araç olduğu açıktır. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların çalıştırılması yasaklanmalı, çocukları çalışmaya
iten nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Çocuklarımız yaşama eşit ve adil bir biçimde katılabilmelidirler.
-Çocuk işçiliği temelde bir insan hakları sorunudur. Çocukların tüm haklarının korunması ise sosyal devletin anayasal görevidir.
-Türkiye çocuk hakları ile ilgili birçok uluslararası sözleşmeyi onaylamış ve bunların üzerine ulusal düzenlemeler eklemiştir. Mevzuatın başarılı bir şekilde uygulanmaması ve denetimsizlik yüzünden “çocuk işçi kullananların” cesaretlendirilmesi engellenmelidir.
- Çocuk işçiliğinin önlenmesi için, uluslararası sözleşmelere uygun; tüm kurumları kapsayacak nitelikte, bütünlüklü bir çocuk işçiliğiyle mücadele politikası acilen yaşama geçirilmelidir.
  Unutmayalım ki; “İnsanlık, çocuklara elindekilerin en iyisini vermekle yükümlüdür.”
   Bu yükümlülük bizim ülkemizdeki çocuklar için de geçerlidir!..
 
Arıman Web reklam
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir