SADİ SEDA

“KENTİN ABİSİ BÜYÜKERŞEN ESKİŞEHİRSPOR’A DOKUNMALI”

5 Mayıs 2022 08:09
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Anadolu’da futbol denilince akla ilk Eskişehirspor gelir. Bırakın Eskişehir’i, Anadolu’yu Türkiye’deki futbol severlere “Eskişehirspor’un efsane olmuş kadrosunu say” deseniz hemen hemen herkes o efsane kadroyu sayardı.
   Kurulduğu yıl olan 1965-1966 sezonunda ikinci ligde mücadele eden Eskişehirspor, bir yıl sonra 1. Lig'e yükseldi. Siyah-kırmızılı takım burada aralıksız 15 sezon mücadele ettiği ligin en tecrübeli takımları arasında yer aldı.
 İLK KEZ 1981-1982
SEZONUNDA ALT LİGE DÜŞTÜ
Eskişehirspor, 1981-1982 sezonunda 16 yıl sonra 29 puanla ligi 15. sırada bitirip 2. Lig'e düştü. 2. Lig'de 1983-1984 sezonunda 43 puan toplayan Eskişehirspor, Süper Lig'e çıkamadı. Siyah-kırmızılılar, bir sonraki sezon 16 takım arasından şampiyonluğa ulaşarak, Süper Lig'e yeniden yükseldi. 1984-1985, 1985-1986, 1986-1987 ve 1987-1988 sezonlarında da yeniden Süper Lig'de boy gösteren siyah-kırmızılı takım, 1987-1988 sezonunu 46 puanla 15. puanla bitirince küme düştü.
 30 YIL SONRA
TEKRAR 3.LİGE DÜŞTÜ
   57 yıllık Türk futbolunun çınarı, Anadolu’nun yıldızı Eskişehirspor, 2015- 2016 sezonunda Süper Lig’den düştükten sonra mücadele ettiği TFF 1. Lig ardından TFF 2. Lig de bu sezon verdiği mücadelelerde istediğini alamayınca 30 yıl sonra TFF 3. Lige yeniden “merhaba” dedi.
    1991-1992 sezonunda 2. Lig AKategorisi’nde sezonu 41 puanla düşme potasının üstünde kapatan, 1930 Bafraspor’un ardından 40 puanla 15. sırada bitiren ve 31 puanlı Karagümrük, 8 puanlı Kasımpaşa ile birlikte 3. Lig’e düşen Eskişehirspor, tarihinde ilk kez düştü. 1992-1993 sezonunda 3.Lig 5 Grup’ta mücadele etti ve sezonu en yakın rakibi Afyonspor’un puan önünde 83 puanla lider olarak tamamlayarak 2. Lig’e tekrar yükselmişti.
   Anadolu takımlarının efsanesi olan Siyah-Kırmızılı Kulüp bugün mazisini arıyor. O efsane kulüp entübe olmuş can çekişiyor.
ESKİŞEHİRSPOR
MAZİSİNİ ARIYOR!
   Bırakın esmeyi, artık futbol kentinde yaprak bile kıpırdamıyor, o efsane takım can çekişiyor!
   Usta Spor Yazarı Bilal Meşe, 05 Kasım 2020’de özetle şöyle yazmıştı:
   “Bir zamanlar Eskişehirspor deyince akan sular dururdu, yine durmalı… Ah Eskişehir ah... Yeniden doğmalı!
   Gençler bilmezler... Orta yaşın üzerindekilerin yani bizlerin ise hafızalarımızdan silemezler...
   Akademik Gençlik İdmanyurdu ile Yıldıztepe kulüplerinin birleşmesiyle 19 Haziran 1965’te kurulmuş, kırmızı-siyahlı formalarla sahaya çıkmış, ilk başkanı Aziz Bolel’le birlikte Türk futboluna yeni bir sayfa açılmasını sağlamıştı.
   O efsane kadrosuyla Anadolu’nun gururu olurken, ligde 1968-69, 1969-70, 1971- 72 yıllarında şampiyonlukları kıl payı kaçırarak ikinci olan Eskişehirspor’dan bahsediyoruz.
   Hem Eskişehir hem de Türk futbolu için Eskişehirspor efsanesi geri dönmelidir...
   Öyle ise haydi hep birlikte kent olarak kenetlenme zamanıdır. Elele
verip, Anadolu’nun efsane ve lokomotif takımını eski günlerine döndürmeliyiz.
   Söz konusu Eskişehirspor’dur, gerisi detaydır!
   Gelin bir araya, masanın etrafında birleşin, siyaseti kenara itin, ya da dondurun, Eskişehirspor’a hayat verin!
   Kaldı ki bu tip takımların kent ekonomisine olan katkısını kim inkâr edebilir?
   Ne dersiniz, eyy efsane takımın başkanları, yöneticileri, iş adamları ve de taraftarlar?
   Haydi, görev başına...”
 
TAŞIMA SUYLA OLMUYOR
   Sinan Özeçoğlu’ndan sonra başkanlığı üstlenen 3,5 ay başkanlık yapan Kaan Ay ve yönetimi zor dönemde ‘ellerini taşın altına sokarak, büyük özveride’ bulundu. Taraftarın ve kentin desteğini de alarak transfer tahtasını açtırdılar. ES ES’in ‘puan silme cezası almasını’ engellediler. Takımın borcunu 14 milyon lira azalttılar. Ancak yılların birikimi olan maddi sorunlar bir türlü çözülemedi. Bu sorunun çözülmesi için ‘güçlü başkan ve güçlü yönetim’ şart.
   Mayıs ayında Eskişehirspor olağan Mali Genel Kurulu yapılacak. Başkan Mehmet Şimşek ile arkadaşları yaklaşık 10 aydır görevdeler. Bu süreç içerisinde takımı 2. Ligde tutamasalar da yaklaşık 50 Milyona yakın borç yükünden kurtardılar.
   Bu büyük başarı…
   Şehirden çok büyük destek almadan kulübü yeni borca sokmadan ciddi manada borç ödediler. Bu konuda kendilerini tebrik etmezsek haksızlık yapmış oluruz.
   Artık herkes anladı ki; ‘taşıma suyla ES ES bu darboğazdan’ kurtulamaz. Daha köklü çözümler gerekiyor. Yaptığı hizmet ve projelerle ‘halkın büyük takdirini ve sevgisini kazanan’ Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen beş dönem üst üste seçilme başarısını gösterdi. Bu beş yıllık süreç Yılmaz Hoca’nın Büyükşehir Belediye Başkanlığında büyük ihtimalle son dönem. Bu dönemde Yılmaz Hoca
   ‘kentin en önemli markası’ Eskişehirspor’a destek olmalıdır.
    Kendisi hesap uzmanı…
    Mayıs ayında yapılacak. Başkan Şimşek, ”Eskişehirspor’u içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıdan kurtaracaklar varsa biz görevi teslim etmeye hazırız. Mali Kongre ile birlikte seçimli kongrede yapılır” demişti.
   Yılmaz Hoca, Mali Kongreye kadar Eskişehirspor’u tekrar 2. Lige taşıyacak iş adamlarından oluşacak bir yönetim kurulu listesi yaparak, kendisi de dışarıdan destek vererek kulübün içerisinde bulunduğu maddi sorundan kurtarmanın çaresini aramalı. Bunu gerçekleştirebilirse Eskişehirspor taraftarlarının ve Eskişehirlilerin gönlünde ayrı bir iz bırakmış olur.
* * *
   Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi TBMM’de kabul edildi. Buna göre, spor kulüpleri dernek statüsünden çıkıp anonim şirkete dönüşebilecek.
   Zaten Yılmaz Büyükerşen’de kulübün şirketleşmesini öneriyordu.
   Spor Yasasıyla “kulüplerin şirketleşmesi” şartı getirildiğine göre, Yılmaz Büyükerşen’in oluşturacağı güçlü bir yönetim gerek kentten gerekse kent dışından alacağı maddi ve manevi desteklerle bir yıl içerisinde kulübün borcunu sıfırlayabilirler.
   En geç üç sezon sonra Eskişehirspor özlemini çektiğimiz “süper lige” yeniden merhaba diyebilir.
 
13 YAZIHANEYE KİLİT VURULDU
   Salgının başından bu yana ekonomik olarak sürecin en çok zarar gören sektörleri arasında yer alan otogar işletmecileri, akaryakıt fiyatlarına son 1 yılda gelen yüzde 134’lük zammın ardından ‘dayanacak güçlerinin kalmadığını’ belirterek yazıhanelerini kapatıyorlar.
   Akaryakıt başta olmak üzere, araçların parça, vergi, sigorta ve kaskoları, bakımları, personel giderleri, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine yapılan zamlar derken maliyetleri çok yükseldi. Maliyetler artınca şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmaları da bu zamları zorunlu olarak bilet fiyatlarına yansıtıyorlar. Vatandaşın geliri düşük olduğu için de artan bilet fiyatlarını
karşılayamadığından Ramazan Bayramında farklı illerde ikamet eden anne, baba ve kardeşleriyle bayramlaşmaya gidemedi.
   Yaşanan hayat pahalılığı ile birlikte geçim sıkıntısı içerisine düşen insanlar aldıkları maaşlarla ay sonunu zor getiriyor. Haliyle insanlar şehirlerarası yolculuk yapmak için bilet almakta zorlanıyor.
   Dün İzmir’den bayram için gelen bir yakınımı yolcu etmek için otogara gittim. Birçok yazıhane kapalı… Yıllardır otogarda otobüs işletmeciliği yapan arkadaşımı görünce, “Bu yazıhaneler neden kapalı?” diye sordum.
   “Otobüsler 15-20 yolcu ile kalkıyor. Otobüsün yarısı boş gidip geliyor. Artık eski yolcular yok. Geçmişte bayramlarda ek seferler koyardık. Şimdi ise maliyetler artınca bilet fiyatları da arttı. Maliyetlerimiz düşerse bilet fiyatları da ucuzlar. Bizim zam yapmamız sektör olarak çözüm değil, öncelikle giderlerimizin düşmesi gerekiyor. Belirli faaliyet belgelerimiz var, bu belgelere kayıtlı otobüslere iskontolu, indirimli, ÖTV’siz yakıt sağlanabilir. Ama sektörümüze bir destek yok. Sektör çökmek üzere. Karayolunda yolcu taşımacılığında zarar ediyoruz. Sesimize artık kulak verilmesini istiyoruz. Yoksa bugün açık olan diğer yazıhanelerde böyle giderse onlarda kapanır” dedi.
* * *
   Bir zamanlar tıka basa dolan Eskişehir Şehirlerarası Yolcu Terminalinde firmalar can çekişiyor. 48 yazıhanenin yer aldığı Otogar‘da 13 işletme yazıhanelerine kilit vurmuş. Yolcuya hasret kalan firmalar iş yapamayınca çareyi kilit vurmakta bulmuşlar. Akaryakıta gelen peş peşe zamlar, artan maliyetler, otoban ve köprü ücretleri gibi başlıca sebepler firmaların yazıhanelerini kapatmasına neden olmuş.
   Yılbaşı itibarı ile başlayan akaryakıt zamları nedeni ile yolcu bilet fiyatlarını arttırmak zorunda kalan firmalar son yılların en sıkıntılı günlerini yaşıyorlar. Bir zamanlar yoğunluktan geçilmeyen otogar, büyük bir sessizliğe bürünmüş.
 
BÜYÜK ŞEHİRLERDE İKİNCİ HAL KURULACAK
   Hükümetin üç yıldan beri çalışmalarını sürdürdüğü Hal Yasası'na ilişkin taslakta sona gelindi. Buna göre, hallerde adeta 'mafya' diye nitelendirilen yapılanmalara son verilecek. Üreticilere yer tahsis edilip vergi muafiyeti getirilecek.
"NEREDEYSE BİR MAFYA
DÜZENİ KURULMUŞ"
  AK Parti ekonomi kurmayları ile Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlıkları yapılan Hal Yasası taslağında bazı rötuşlar yapıldı. Taslak ile hallerde bir kişinin birden fazla işletmesi olmayacak. AK Parti kaynakları, "Şu anda bakıyorsunuz, hallerde bir kişi birden fazla işletmesi var. Kardeşi, amcası aile boyu oraları işletiyorlar. Kimseye fırsat da vermiyorlar. Neredeyse bir mafya düzeni kurulmuş. Yeni taslak ile hallerde belli kişilerin kümelenmesine izin verilmeyecek" dedi.
ALTERNATİF HALLER KURULACAK
  Büyükşehirlerde yeni alternatif haller kurulacak. İstanbul, Ankara, İzmir veya Bursa gibi büyük şehirlerde belediyelere yeni hal kurulması için hazine arazileri dâhil, yeni alanlar verilecek. Bu haller kurulurken belediyelerin üzerindeki yükü hafifletmek için İller Bankası aracılığıyla mali kaynak aktarılacak.
ÜRETİCİYE VERGİ MUAFİYETİ
  Taslak ile hallere ilişkin yeni kurallar belirlenirken, tedarik zincirinin kırılmaması için de tedbirler alınması da amaçlanıyor. Doğrudan üretici kooperatiflerine hallerde yer verilecek. İlk taslakta
hallerin kapasitesinin yüzde 30'unun üretici birlik ve kooperatiflerine yer ayrılması öngörülüyordu. Bu oranın artabileceği değerlendiriliyor. Zincir marketlerin de artık doğrudan tarladan değil, hallerden mal alması sağlanacak. Hallerdeki üreticilerin ürünlerinin satışında bazı muafiyetler ve teşvikler getirilmesi de gündemde. AK Parti kurmayları, "Mesela KDV alınmayabilir üreticiden. Bu konular çalışılıyor" dedi.
FIKRA
ÜZÜM BAĞI
   Sultan Abdülmecid bir gün Boğaziçi'nde büyük bir bağın tam ortasındaki köşkünde oturan bir Bektaşi babasını ziyarete gitmiş. Bektaşi, o gün komşu bağdaki bir arkadaşını ziyarete gitmiş. O dönünceye kadar padişah bağın her tarafını dolaşmış. Bektaşi dönünce karşılıklı konuşmaya başlamışlar.
- “Erenler bağın maşallah çok büyük. Üzümünü
ne yapıyorsun?”.
- “Müritlerle ve canlarla birlikte yeriz Sultanım”.
- “Buradaki üzüm yemekle biter mi?”.
- “Yemediğimizi de sıkıp fıçılara basar, suyunu
içeriz”.
- “Peki, ama sıkılmış üzüm şarap olmaz mı?”.
- Vallahi Sultanım, biz üzümü sıkıp fıçılara basarız.
Allah ne isterse o olur. Üst tarafına karışmak
haddimize mi?
 
Arıman Web reklam
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir