Doç. Dr. Yağmur Say

ANADOLU ALEVİLERİ (3)

25 Aralık 2021 00:05
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

Bu görüşle insanın bir anlam varlığı olarak, nesnelin ötesinde taşıdığı anlam gündeme getirilmektedir. İnsan yalnız görünen değil görünmeyen yanıyla düşünülmelidir. Tasavvufta gövde gözüyle değil can gözüyle bakmak önemlidir. Can gözü Tanrısal gerçeği görür.Tanrıyı bilen kendini bilir. Kendini bilen başkasını bilir. 

Kul Hasan (Hasan Dede) şöyle söylüyor ;

 

Eşrefoğlu al haberi

Bağçe biziz gül bizdedir

Biz de Mevlanın kuluyuz

Yetmişiki dil bizdedir

 

Erlik midir eri yormak

Irak yoldan haber sormak

Cennetteki ol dört ırmak

Coşkun akan sel bizdedir

 

Adem vardır cismi semiz

Abdest alır olmaz temiz

Halkı dahleylemek nemiz

Bi’l-cümle vebal bizdedir

 

Arı vardır uçup gezer

Teni tenden seçip gezer

Canan bizden kaçup gezer

Arı biziz bal bizdedir

 

Kimi sofu kimi hacı

Cümlemiz Hakk’a duacı

Resul-i Ekrem’in tacı

Aba hırka şal bizdedir

 

Biz erenler gerçeğiyiz

Has bahçenin çiçeğiyiz

Hacı Bektaş köçeğiyiz

Edep erkan yol bizdedir

 

Kuldur Hasan Dede’m kuldur

Manayı söyleyen dildir

Elif Hakk’a doğru yoldur

Cim ararsan dal bizdedir

 

Yukarıda da görüleceği gibi insan Tanrısal özle birdir, uyum içindedir. Ayrılık, çeşitlilik görünüştedir. Varlık kavramı altında toplanan ne varsa insanın özündedir. Alevi ve Bektaşi töresi de bu temele oturur. Gerçeği öğrenmek için insanı anlamak gerekir. Gerçek insanda saklıdır.  

 

Kazak Abdal şöyle söylemekte ;

 

Ormanda büyüyen adam azgını

Çarşıda pazarda insan beğenmez

Medrese kaçgını softa bozgunu

Selam vermeye dervişan beğenmez

 

 

Alemi taneder yanına varsan

Seni yanıltır bir mesele sorsan

Bir cim bile çıkmaz karnını yarsan

Camiye gelir de erkan beğenmez

 

 

 

 

Fakır Edna ise şöyle söylüyor ;

 

Aşkın deryasından içip mest olan 

Kanan bilir kanmayanlar ne bilir

Biryan olup aşk narına yanmayan

Yanan bilir yanmayanlar ne bilir

 

Kul Budala’nın yaklaşımı da çok çarpıcıdır ;

 

Hakk nefesin inkar eyleyen talib

İblistir bu cemden sürülsün gitsin

Hakk’ın divanında yüzü karadır

Esfeldir ol yerden sürülsün gitsin

 

Yok ise kalbinde muhabbet sevgi

Yıkıktır kalbinde Allahın evi

Özünden haberi olmayan devi

Salıver yabana yorulsun gitsin

 

Yalınız kafeste sakla bir kuşu

Kiminle söyleşir olmazsa işi

Günahın meydana koymayan kişi

Yüzünü eğsin de ayrılsın gitsin

 

Canını cellada teslim etmeyen

Rehberin gittiği yola gitmeyen

Mürşidinin buyruğunu tutmayanÇürüktür yuları kırılsın gitsin
 

                                                       ANADOLU ALEVİLERİ (4)

 

 

Abdal da dost kavramını çok güzel açıklıyor ;

 

Aşk kitabın ele aldım yazarım

Yolum Hakk’a doğru meylim nazarım

Neme gerek dağı taşı gezerim

Karşıda görünen yol neme yetmez

 

Yana yana gelmeyenin

Dost demek nesine gerek

Rumuzunu bilmeyenin

Dost demek nesine gerek

 

Gerçek ere yetmeyenin

Pir eteğin tutmayanın

İkrarını gütmeyenin

Dost demek nesine gerek

 

Derviş Mehmed ise dünyaya şöyle bakıyor ;

 

Allah meded ya Muhammed ya Ali

Bir mi bin mi bu kubbenin kapusu

Deyen bilmez bilen demez ne seyran

Nur mu sır mı o uçmağın yapusu

Deyen bilmez bilen demez ne seyran

 

Kulu için halk eyledi cenneti

Anların kimseye yoktur minneti

Ali ile Muhammed’in sünneti

Deyen bilmez bilen demez ne seyran

 

Ayım eşiğine durayım

Görmediğim yeri göster göreyim

Senden gayrı kim var kime varayım

Var benim muradım İmam-ı Hüseyn

 

Sofu olan neyler benliği kini

Farkeyle özünü kendini tanı

Terziye verirler biçmeye seni

Senin de tuttuğun el kamil ister

 

Kul Nesimi inancı, ibadeti daha özsel bir biçimde algılıyor;

 

Vahdet kaynağından dolu içenler

Kanmıştır badeye şarab istemez

Hakikat sırrına candan erenler

Ermiştir mahbuba mihrab istemez

 

Bu yolda can yoktur canan isterler

Gönül kabesinde erkan isterler

Ademe secdeyi her an isterler

Başka bir ibadet sevab istemez

 

Abdestimiz katlanmak

Namazımız sabretmek

Biz bir oruç tutarız

Ramazana benzemez

 

Kitabımızda kıl var

Dağlar kadar görünür

Biz bir ayet okuruz

Bir Kur’an’a benzemez

 

Alevi edep ve erkanını çok güzel anlatan bir nefes de Azbi’ye aittir ;

 

Sana yerden gökten büyük nasihat

Gördüğün ört görmediğin söyleme

Erenlerden Pirden budur emanet

Gördüğün ört görmediğin söyleme

 

Bu yola yol ile giden Velidir

Bu yola sıdk ile giren bellidir

Allah Hakk, Muhammed, Şahım Ali’dir

Gördüğün ört görmediğin söyleme

 

Fedayi ise dünyevi zevklerden uzaklaşmadıkça, Hakk yolunda benlik yokolmadıkça Hakk’a ulaşılamayacağını çok güzel ifade ediyor ;

 

Tarikat kutbunda tecdid olmayan

Yediği haramdır yese ne fayda.

 

Arıman Web reklam
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir