Nesli Özkay Dikkaya

ÇERNOBİL FACİASI VE RADYASYONLU ÇAY

16 Nisan 2022 08:03
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Çernobil faciasının yıl dönümü yaklaşırken insanlık tarihinin en korkunç çevre felaketinin Türkiye üzerindeki etkilerini hatırlatmak yerinde olacaktır diye düşünüyorum.
Yaklaşık 200 bin kişinin ölümüne neden olan bu facianın etkilerinin nesiller boyunca devam etmesi bekleniyor…
Her şey 26 Nisan gecesi başlamıştı. O gün 4 numaralı reaktörde bir güvenlik denemesi yapılacaktı. Deney başladığı sırada her şey yolundaydı. 36 saniye sonunda reaktörün durdurulması emri verildi. Sanki bir kaza olmuş gibi reaktör durdurulacak ve böylece güvenlik testi gerçekleştirilmiş olacaktı. Acil kod düğmesine basıldığı anda felaket başladı. Reaktörü durdurması gereken bu düğmeye basıldığında, reaktörün gücü hızla artmaya başladı. Artık kontrol tamamen elden çıkmıştı. Aşırı buhar üretimi tüm çekirdeği kapladı ve fisyon ürünlerinin atmosfere saçılmalarına sebep olan buhar patlamasına neden oldu. 2-3 saniye sonra ikinci bir patlama yakıt kanallarının ve sıcak grafitin çevreye dağılmasına sebep oldu.
Radyoaktif bulutlar 3 Mayıs 1986 Cumartesi günü Trakya’ya, 4-5 Mayıs günleri Batı Karadeniz’e, 6 Mayıs günü Çankırı üzerinden Sivas’a, 7-9 Mayıs tarihlerinde Trabzon-Hopa’ya ulaştı. Çernobil kazasından 10 gün geçtiğinde radyoaktif parçacıklar tüm Türkiye’ye yayılmıştı. Radyoaktif bulutun geçtiği sırada Trakya ve Doğu Karadeniz’de; özellikle fındık, tütün ve çay üretimi yapılan tarım alanlarında yağış olması bu bölgelerdeki radyoaktif bulaşı artırdı. Bu yağışların etkisi, çevresel radyasyon ölçümlerindeki yüksekliğin ilk kez 30 Nisan 1986 tarihinde fark edilmesiyle ortaya çıktı.
Çay, fındık gibi tarım ürünleriyle birlikte deniz ürünleri ve dereler radyoaktif kirliliğe maruz kaldı. Kaza sonra toplanan çay ve fındığın büyük bir kısmı tüketildi. Bir kısmı ise toprağa gömüldü.Stratejik malların üretim alanlarının radyoaktif kirlilikten etkilenmesinden dolayı bu ürünlerin diğer ülkelere ihracı konusunda sorunlar yaşanmaya başladı. Ardından ihracatçıların “Radyasyondan Aridir” belgesi almadan ihracat yapmamaları karara bağlandı.
RADYASYONLU ÇAYI İÇENLER
Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı olan Cahit Aral televizyonlara çıkarak “İçiniz rahat olsun” diyerek çay içtive “eğer çaydaki radyasyondan 10 kişinin bile öleceğine inansak, çayı imha eder, 150 milyarlık ithalat yapardık” demişti.Cahit Aral ayrıca “dinine, imanına inanan radyasyon var demez. Radyasyon haberlerinin büyütülmesi yüzünden turizmimiz de ticaretimiz de aksadı” şeklinde açıklama da yapmıştı.
 
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren “vücudumuz her şeye alışmış… Radyasyon madyasyondan bize bir şey olmaz” şeklinde bir açıklamada bulunurken dönemin Başbakanı Turgut Özal ise “azıcık radyasyondan bir şey olmaz, radyasyonlu çay lezzetli oluyor” şeklinde “şakalar”yapmıştı. Çernobil faciasının ardından kamuoyunu rahatlatmak içinbazı kurum yetkilileri de “radyasyon Türkiye’ye ulaşsa bile etkilemez”, “çay kaynatıldığında radyasyonu 5-6 kat düşer” şeklinde açıklamalarda bulunmuştu.
Yapılan bu açıklamalar halkı rahatlatmadığı gibi şakalar da komik değildi. Cahit Aral’ın kanserden öldüğü iddiası günümüzde hala devam ettirilse de kalp yetmezliğinden öldüğü biliniyor. Ancak onun radyasyonlu çay içip kanser olmaması diğer kanser vakalarının facianın ardından arttığı gerçeğini değiştirmiyor. Tüm bu süreçlerinsonunda sayısı tespit edilemeyecek kadar genişbir nüfusun kanser tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bir gerçek. Kazanınetkilediği alanlarda yakın zamanda görülen tiroit kanseri vakalarının bu felaket ile yakından ilişkisi olduğu düşünülüyor.
Son olarak kanser nedeniyle 25 Haziran 2005 tarihinde henüz 33 yaşındaykenhayata veda edensevilen sanatçı Kazım Koyuncu’nun Çernobil’deki patlamanın etkisiyle yayılan radyasyondan etkilenen çayın tüketimi hakkında şu ifadelerini hatırlatmak istiyorum:
“O çayı içen biri geri zekâlıdır… Ben kendi zekâmla ve felsefemle ölümü, hayatı uzatabilirim, kısaltabilirim, her şeyi yapabilirim. Peki benim köyümdekiler, anasının kuzusu çocuklar, 16 yaşındaki kız o neyi düşünsün, hangi felsefeyi düşünsün? Onun annesi hangi felsefeyle acısını yumuşatsın? Sen kimsin, o acıları onlara tattırabiliyorsun? Bu ülkenin politikacılara, yalancılara ihtiyacı yok. Kendi onuruna sahip çıkmış, kendi kişiliğine sahip çıkmış haline ihtiyacı var.”

 
Arıman Web reklam
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir