Nesli Özkay Dikkaya

İKİNCİ ABDÜLHAMİT VE KAYBEDİLEN TOPRAKLAR

4 Haziran 2022 08:04
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
II. Abdülhamit 33 yıl boyunca iktidarda kalan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun değişim sürecinde padişahlık yapan, tarihin kuşkusuz ki en çok tartışılan isimlerinden biri. Abdülhamit döneminde hiç toprak kaybedilmediği iddiası da bu tartışmalar arasında. Tarih kitaplarını karıştırdığınızda zaten görürsünüz, Abdülhamit döneminde toprak kaybı yaşanmıştır. Hem de bu az bir kayıp değildir.
Abdülhamit’in saltanatının ilk yılında 93 Harbi olarak adlandırılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı patlak vermişti.Sultan Abdülhamit, diplomasi yoluyla bu savaşı önlemek istemişse de bu pek bir işe yaramamıştı. Sonuçta bu savaştan Osmanlı yenilgi alarak ayrılmış ve Rus orduları Doğu’da Erzurum’u almış, Batı’da Yeşilköy’e kadar gelmişlerdi. Başkent İstanbul’un işgal edilmesi tehlikesi ortaya çıkınca Osmanlı Devleti barış anlaşması imzalanmasını istemek zorunda kaldı ve neticede 1878 Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmanın şartları oldukça ağırdı. Ancak Rusya’nın Balkanlarda hakim konuma gelmesi Batılı devletleri telaşlandırmış ve olaya müdahil olmalarına neden olmuştu. Osmanlı,Kıbrıs'ın idaresini Birleşik Krallık'a bırakmak koşuluyla Berlin'de yeni bir antlaşma yapmaya (Berlin Antlaşması) razı oldu. Böylelikle Osmanlı ilk defa savaş yapmaksızın bir toprak kaybetmişti. Hem de dost ve müttefik olan bir devlete…
Tunus’un Fransızlar tarafından 1881’de ve Mısır’ın İngilizler tarafından 1882’de işgali büyük bir kriz meydana getirdi. Fransızlar Tunus’u işgal ederek gerçek iktidarı Tunus’taki Fransız Valisine devreden bir himaye yönetimi kurdular. 1900’lerin ortalarına kadar, Osmanlı ve Türk etkisi Tunus’ta kaybolmamışsa da Avrupa’nın sömürgeciliği artık Tunus’taydı.Fransız himaye rejimi 1956’da Tunus’un bağımsızlığını kazanmasına kadar devam etti.
Mısır’da ise Osmanlı 1914’e kadar kağıt üzerinde egemenliğini sürdürse de artık İngiliz denetimi hakimdi ve İngiliz denetimindeki Mısır, Osmanlı muhalefetine mensup aydınlar için bir sığınak haline gelmişti.
29 Temmuz 1908’de ikinci kez Meşrutiyet’i ilan etmek zorunda kalan Abdülhamit, artık eski siyasi gücünü kaybetmiş, ordu üzerindeki denetimini büyük ölçüde yitirmişti. Bunların yaşanması Osmanlı’ya diplomatik krizler olarak geri dönmüştü. Önce Bulgaristan tam bağımsızlığını ilan etti. Ardından Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek’i ilhak etti. Girit, Yunanistan ile birleştiğini ilan etti. Bu kayıplar Abdülhamit döneminde yaşanmış aynı zamanda İttihatçılara da sert bir darbe olmuştur. Diplomatik açıdan bir şey yapılamamış, toprak kayıpları sadece üzüntüyle izlenebilmişti. Sonuçta 31 Mart Olayı’nın yaşanmasının akabinde Abdülhamit’in 33 yıllık yönetimine son verildi.
Abdülhamit bir Osmanlı padişahı olarak tabii ki kayıplar olmasın diye uğraşmış ve imzaları güle oynaya atmamıştır. Ancak bu tür söylemler tarihsel analizlerimizde bize herhangi bir çıkar yol göstermez. Önemli olan şu ki tarihi gerçeklikleri, tarihi kaynaklara göre, saptırmadan anlatmak zorundayız.

Arıman Web reklam
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir