İsmet Beceriklican

JARGON

23 Şubat 2020 17:42
A
a
Karadenizli öğretmen, Erzurumlu öğrencisine sormuş:
‘Pakmak fiilinin çekiminu yap pakayum…’
Erzurumlu çocuk denileni yapmış:
‘Bakirem, bakirsen, bakir…’
Öğretmen sinirlenmiş:
‘Ula dilini eşşek arisi soksun. O öyle mi okunur. Dur ben sana doğrusuni okiyayum: Pakayrum, pakaysun, pakay…’
***
Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlam bakımından farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili.
Dilbilgisinde ‘ağız’ dediğimiz şey bu işte.
Türkçemiz, bu geniş coğrafyada farklı bölgelerde kullanılan değişik ağızlara sahip.
Herkesin hoşgörü içinde, yadırgamadan, hiçbir aşağılama düşüncesi taşımaksızın konuştuğu farklı ağızlar, günlük hayatımızda ve mizah dünyamızda bol miktarda yer alabilmekte.
İçimizde ‘Temel’le tanışmayan var mı?
Ne olursa olsun, bu farklı ağızlar bizimdir, bize aittir.
****
Bir de son yıllarda moda olan siyasi kimlik giydirilmiş kelimelerle konuşma zorlaması var ki; bu yeni dil birleştiricilikten çok, ayrıştırıcı bir amaç taşımaktadır.
‘Ağız’ı bilirdik, ‘argo’yu bilirdik de,
Bu siyasi ‘jargon’ yeni çıktı…
***
‘Jargon’, aynı topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığıdır.
Meslek, sanat, edebiyat vb. farklı alanların kendine özgü jargonları vardır.
Farklı siyasi yapıları temsil ettiklerini söyleyen insanların, kendilerini ayrıştıran, diğerlerini ötekileştirmeye yarayan jargonlarından bahsediyorum.
Solcu jargon var, dinci jargon var…
Her zaman birbirinin dilini yadsımaya meyilliyken ortak bir şekilde, ‘bye bye’ denmesinden rahatsız olmasalar da; Osmanlı’dan bu yana kullanılan ‘bonjour, pardon, merci’ kelimelerine siyasi bir kimlik yüklemeden rahatça kullanabilseler de;
Bu kişilerin, sabah ‘günaydın’ demesinden ya da  ‘selamün aleyküm’ demesinden hangi kampın ötekileştiricisi olduğunu anlayabilirsiniz.
***
Şimdi de reisçi bir jargon oluştu.
‘Kıskanıyorlar’ diye başlayan;
Kendi üstlerindeki FETÖ çamurunu başkalarına bulaştırma amacıyla, birinci tekil ve birinci çoğul şahısları kullanmadan, ‘…sen şucusun, o bucu, …siz şucusunuz, onlar bucular’ fiil çekimiyle sürdürülen yeni bir jargon.
Bu jargon mensuplarını, “Reis’in dediği gibi…” ya da “Reis’in gösterdiği yolda…’ şeklinde başlayan cümlelerinden tanıyabilirsiniz.
***
Sen ‘Osmanlı’nın torunuyum’ diyeceksin, Osmanlı dönemine geri dönüş özlemini her vesileyle dile getireceksin;
İnanç eksenli ‘Arapça’ ile edebiyat kökenli ‘Farsça’dan ithal kelimelerden oluşmuş hibrit bir saray dili olan ‘Osmanlıca’yı önemseyecek,
Orta-Asya’dan bu yana bu milletin dilinin ‘Türkçe’ olduğunun bilincine varamayacaksın.
Tarihten silinmekte olan bir milletin yeniden canlandığı ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların aydın Osmanlı subayları olduğunu anlamaktan aciz olacaksın.
 ‘Türk’ kelimesinden rahatsız olacak, milli bir maçta gururla ‘Türkiye, Türkiye’ diye tezahürat yapacaksın.
Yani bir an Türk olmaktan utanacak, hemen sonra Türk olmakla gurur duyacaksın.
‘Bu ne yaman çelişki böyle!’
***
‘Ezberletilmiş ötekileştirici jargon’la kendilerine özgü bir dünya inşa etmeye çalışanların, bu garip çelişkisinin farkında olan aydınlarımız var elbette.
Ama siyasi ortamın ‘davul zurna kalabalığı’,
Onların ‘keman nazeni’nde kalmalarına neden oluyor.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi