Hasan Singil

KADIN CİNAYETLERİ VE HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ

25 Haziran 2022 08:52
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Son günlerde basında, siyasette ve kamuoyunda iki kadın cinayeti dosyası ve sanıklara uygulanan ceza indirimleri tartışılıyor.
Muğla’da Pınar Gültekinve Denizli’de Hafize Kurban…
Muğla’da görülen davada yerel mahkeme sanığa haksız tahrik indirimi uyguladı. Dosyayı kimse okumadan ve mahkeme daha gerekçeli kararını bile  açıklamadan eleştiriler de başladı. Bu itirazlara bakarsanız kararı veren 3 hakimde hukuk bilmiyor, dosyada haksız tahrik indirimi yapılması için hiçbir sebep yok ve hatta bu hakimler ve hatta yargı da zaten kadın düşmanı vs.
Sanığın iddiaları doğru ise sanık başka erkekler tarafından tecavüze uğramış ve bu görüntüler öldürülen Pınar Gültekin tarafından sanığa karşı kullanılmış. Kendisine tecavüz edilip çekilen görüntülerle kendisine şantaj yapıldığını iddia eden bir erkek. Benzer bir iddiayı bir kadın gündeme getirse hiçbir kadın kendi namusu aleyhine bir iddiada bulunmaz şeklinde sakat bir düşünce ile kadının bu iddiası peşinen doğru kabul edilirdi. Hatta tecavüz ve şantaj iddiasında bulunan ve buyüzden cinayet işleyen sanık erkek değil kadın olsa idi, “zavallı kadın cinayet işlese bile yerden göğe kadar haklıdır” deyip beraat etmesini savunurlardı. Ama tecavüze ve şantaja maruz kaldığını söyleyen bir kadın değil bir erkek. Bu yüzden bu iddia doğru değildir, doğru olsa bile haksız tahrik olarak kabul edilemez şeklinde cinsiyetçi itirazlar var. Erkeğin de bir insan olduğunu ve erkeklerinde her gün öldürüldüğünü ve pek çok haksızlığa maruz kaldığını hatırlatmak gerekiyor sanırım bazılarına. Ayrıca ceza hukukunun genel ilkeleri cinsiyete göre farklı değerlendirilemez. Haksız tahrik de bu ilkelerden biridir.  Bu durumdan kadın veya erkek tüm toplum zarar görür ve adaletin temeli sarsılır. Adalet müessesi yıkılırsa altında kadın erkek genç yaşlı herkes kalır.
Denizli’de işlenen cinayet ile ilgili yerel mahkemece sanığa verilen ceza ise Yargıtay tarafından fazla bulunarak bozuldu. Hafize Kurban’ın evli olduğu dönemde sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı dikkate alındığında fazla ceza verildiğine hükmeden Yargıtay, Uğur Kurban'ın tekrar yargılanmasına karar verdi.
Peki haksız tahrik nedir ve hangi hallerde uygulanır?
TCK md. 29, haksız tahrik şartlarına ayrıntılı yer vermeden, “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimsenin” ceza indiriminden yaralanacağını kabul etmiştir. Haksız tahrikin derecesi yapılacak ceza indirimi oranını da belirleyecektir.
Haksız tahrik altında suç işleyen kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK md. 29). Örneğin, haksız tahrik altında kasden öldürme suçu işleyen kişi tahrikin derecesine göre 12 yıl ile 18 yıl arasında cezalandırılır. Adam yaralama suçu işleyen kişinin belirlenen temel cezası 1/4 ile 3/4 arasında indirilir.
Bazı suçların haksız tahrik altında işlenmesi halinde ceza verilmemesini öngören özel düzenlemeler vardır. Örneğin, karşılıklı hakaret halinde taraflardan birine veya her ikisine ceza verilmeyebilir. TCK, hakaret suçu açısından haksız tahrik kurumunu özel bir hükümle düzenlemiştir.
Haksız tahrik esasen kusuru azaltan bir nedendir. Haksız tahrikte, failin kusuru maruz kaldığı haksız hareket nedeniyle zayıflamakta ve fail bu nedenle suç işlememe yönünde bir irade kullanamamaktadır. Başka bir ifadeyle, failin yapmış olduğu hareket hala daha suç olmaya devam etmekle birlikte, kusuru azaldığı için cezası indirilerek verilmektedir.
Burada değerlendirilmesi gereken bir diğer husus da, normal bir insanda hiddet ve elem oluşturmayacak bir hareketin failin ruhsal yapısı nedeniyle hiddet ve elem doğurmuş olması halidir. Fail yapı olarak, çok sinirli, çok duygusal yahut çok alıngan bir kişiyse, normal bir insanda bu sonuca yol açmayacak olan bir hareketten etkilenerek fiili gerçekleştirmiş olabilir. Bu durumda fail hakkında haksız tahrik ceza indirimi uygulanmayacaktır. Zira bu durumda fiil, mağdurun haksız hareketinden değil, failin bu ruhsal durumundan kaynaklanmaktadır.
Haksız tahrik uygulamasında ilk haksız hareketin kimde geldiği tespiti gereklidir. Zira ilk haksız hareketi fail kendisi yapmışsa, ceza indiriminden yararlanamaz. Haksız tahrik uygulamasında temel kural, ilk haksız hareketin mağdur tarafından gerçekleştirilmesidir. 
Failin ceza indiriminden yararlanabilmesi için haksız tahrik teşkil eden fiilin bizzat mağdurdan kaynaklanması gerekir. Aksi takdirde, üçüncü kişilerin haksız fiili nedeniyle mağdura karşı bir suç işleyen fail haksız tahrik hükümlerinden yararlanamaz. Mağdurun ilk haksız hareketi ise, faile veya failin yakınlarına yönelik olabilir. Burada önemli olan ilk haksız fiilin mağdurdan kaynaklanmış olmasıdır.
Yargıtay kararlarına göre evlilik birliği resmi olarak devam ettiği müddetçe eşler arasında sadakat yükümlülüğü vardır. Kasten öldürme suçu aldatma nedeniyle işlenmişse sanık hakkında makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanmalıdır.
Yargıtay’ın verdiği başka bir kararda ise, resmi evlilik bağı olmayan maktulenin Türk Medeni Kanununun 185. maddesi uyarınca sanığa karşı sadakat yükümlülüğünün bulunmadığı görüşü yer aldı.
Bu kararlardan da anlaşılacağı üzere Türk Yargısı kadın düşmanı değildir ve olaylara cinsiyetçi bir yaklaşımla da bakmamaktadır. Kararda kadın veya erkek değil  “eş” ibaresi kullanılmış ve sadakat yükümlülüğü kadın veya erkek tüm eşler açısından eşit şekilde kabul edilmiştir.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi