Nesli Özkay Dikkaya

KEDERİN MÜZİĞİ ARABESK VE GENÇLERİMİZİN BUHRANI

15 Ocak 2022 00:05
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

“Kula kulluk edene yazıklar olsun.”

Orhan Gencebay

Türkiye’nin 1960’lı yıllarının sonunda bir anda popülerleşen, insanların dertlerini haykırmanın bir yoluydu arabesk müzik. Arabesk kelime anlamı olarak “Arap tarzı” demek. Türk Dil Kurumu ise arabeskin anlamını “Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü” olarak veriyor. Karamsarlığın mı umudun müziği mi bu tartışılır aslında.

70’li yıllarda arabeskin popüler bir müzik türü olmasında göçün büyük bir etkisi var. Arabesk, köyden şehre gelen, apartmanlarda kendine yer bulamayan ve varoşlardaki gecekondu mahallelerine yerleşen insanların dertlerini, sıkıntılarını anlattığı bir tür. Bu insanlar minibüslerle işe gidip geliyorlardı ve minibüslerin pikaplarında arabesk plaklar dönüyordu. Bundan dolayı arabeske “minibüs müziği” de denmişti. Arabesk, büyük umutlarla şehre göç eden, göç ettiği yerde aradığını bulamayan, karşılaştığı kültürün geldiği yerin kültürüne çok ters olan, uyum sağlamakta hem maddi hem manevi anlamda sıkıntı çeken “ötekiler” in sesi olmuştu.

Türkiye’de arabesk müziğin öncüsü olarak gösterilen Orhan Gencebay ilerleyen yıllarda “Ben arabesk değil, serbest çalışmalar yapıyorum” demişse de arabeskin ilk yıldızı Orhan Gencebay’dı. Ardından Ferdi Tayfur, Hakkı Bulut ve Müslüm Gürses gibi isimler geldi. Bu isimler insanların iç isyanlarının sesi olmuştu.

O dönemde arabesk müziğin gelişmesinin önündeki engel TRT idi. Yapımcılar bu türün gelişmemesi için ellerinden geleni yapsalar da arabesk kendisine bir yol bulup memlekette etkisini artırdı.  TRT’nin direnişinin sona erdiği yıl da 1979 yılı oldu. Yılbaşı gecesinde Orhan Gencebay ekrana çıktı ve bu bir ilkti. 

Türkiye’de kültürün siyasallaşması göz önünde bulundurulduğunda, arabeskin bağımsızlığı onu hem bir beğeni meselesi olarak hem de siyaseten tartışmalı hale getirmişti. Arabesk müzik ancak 1980 yılından sonra bir nebze siyasal itibar kazandı, o zamanda da seçmenlerin gönlünü almak için bir aksesuar olarak kullanıldı.

Arabesk kültürün Türk toplumunda oluşması ve yayılması, siyasi, ekonomik ve sosyal anlamda birbirleriyle iç içe geçmiş koşulların neden olduğu bir sonuçtu. Aslında Klasik Batı Müziği’ni bile etkileyebilen arabesk üslubun, minibüs ve gecekondu müziği olarak algılanmasına giden süreç, bu siyasi, ekonomik ve sosyal koşulların bir etkileşimi olarak anlamlandırılmalıdır.

Günümüzde gittikçe yaygınlaşan arabesk rap de Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur’la büyüyen bir neslin meydana getirdiği bir kültür diye düşünüyorum. Gençlerin isyanlarını, öfkelerini, iç seslerini dışavurumu gibi geliyor bana. Günümüzde çeşitli buhranların ortasında insanca yaşama mücadelesi veren Türkiye gençliğinin haklı isyanı da diyebilirim. Artık çok sık duyduğumuz genç intiharları geliyor bu noktada aklıma. Mesela "Kimse beni sevmedi, sevgiden başka bir şey istemedim. Hiç kimseden sevgiden başka bir beklentim olmadı. Herkes bir avuç sevgiyi esirgedi benden." şeklinde bir not bırakıp intihar eden 25 yaşındaki Yunus Gezer. Daha bu hafta içerisinde bir video kaydı ile tarikat yurdunda aile zoruyla kaldığını söyleyen ve "İçinde bulunduğum durumdan gerçekten tüm yaşama hevesimi, sevincimi kaybettim. Aileme de bunu açıkça söyleyemiyorum korkuyorum ne yapacaklarını hiç bilemiyorum" deyip intihar eden Tıp öğrencisi Enes Kara. İş bulamadığı için ve sosyal medyada dış görünüşüne yönelik aldığı alaylı mesajlardan dolayı depresyona girdiği iddia edilen, sosyal medyada “Bir liraya karnımı doyurabilir miyim. Yemekhane kartımda para kalmamış sadece bir liram var. Bir lira kırk kuruşmuş" paylaşımını yapan ve kendini Marmara Denizi'ne bırakıp hayatına son veren Sibel Ünli ve diğerleri...

Anlatmak istediğim aslında arabeski yüceltmek, yermek, kültürel etkileri vs değil. Vermek istediğim mesaj bu toplumun gençlerinin uzun yıllardan beri birçok acı çektiğini anlamanın gerekli olduğu. Bugün üzerinde tepinilen ve siyasi malzeme olarak kullanılan Z kuşağı da bugünün buhran ve mücadele içindeki gençleri.

Yine de umudumuz var, olmalı zaten. Öbür türlüsü zor. Genç bir rapçinin de dediği gibi “Karanlıklardan doğar aydınlıklar…”

Arıman Web reklam
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi
Göksel Tantuni Eskişehir