Kemal Aydoğmuş

O, BİZİM EFSANEMİZ...

29 Haziran 2022 08:04
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Nerede, ne zaman, hangi filmle tanıştım hatırlamıyorum...
Şimdi dönüp geriye baktığımda,
Sonsuzluktan gelip, sonsuzluğa giden bir hayranlıkla çocukluğumun ve gençliğimin hayaller dünyasını doldurduğunu hatırlıyorum...
Savtekin Caddesinde, Büyük Sinema...
Sonradan yerine market açıldı, mağazaya çevrildi, şimdi ne olduğunu bilmiyorum...
Yerinede durup durmadığını bile...
Sinema binasına büyük bir kapıdan girer,
Film gösterim salonuna ise en az 6-7 kapıdan girilirdi; o kadar büyük bir sinema salonuydu...
Cüneyt Arkın filmi varsa, bilirdik ki sinemanın önünde upuzun bir bile kuyruğu olacak...
Beklerdik, sabırla, heyecanla, merakla...
Sinema endüstrisinin bugün ulaştığı teknik olanaklar yanında, o zamanki çekim teknikleri ve efektler son derece basit geliyor bize...
Ama o zamanlar öyle değildi...
Kara Murat, onlarca Bizans askerinin üzerinden parende atıyor, kalelerin yüksek burçlarından gözünü kırpmadan askerlerin üzerine çullanıyordu...
Gözlerimizi kırpmadan izlerdik...
Kara Murat,
Malkaçoğlu,
Adsız Cengaver,
Demir Pençe...
Kovboy filmleri bile çevirmişti...
Neredeyse tüm sahnelerini hala hatırlarım...
Sonraki yıllarda Yeşilçam sineması garip ve karanlık dehlizlere girdi...
O zamanlarda da daha toplumsal filmlere,
Mafya, silah ve uyuşturucu kaçakçıları ile mücadele eden polis filmlerine geçti...
Seks filmleri furyası içinde ayakta kalan bir kaç sinemacıdan biriydi...
Bir kaç ay öncesi yayınlanan "Benim Kahramanım Türk Halkıdır" kitabının ilk bab'ında bir şiiri var; adı "Ben Cüneyt Arkın"
Şiirin sonu şöyle bitiyor...
“1985’te öldü / Tam yüreğiyle / Tüfekleri vururken.”
“Ve de / “Nayır nolamaz” derken / Ölüm sebebi / Reklam filmi çevirmekten”
Gelen reklam filmleri teklifini kabul etmek zorunda kalmaktan duyduğu üzüntüyü ne de güzel anlatıyor...
*********************
25 Eylül 2009...
Gazeteci arkadaşım Nazım Yılmaz’la, “iyi bir haber çıkartabilir miyiz?” düşüncesiyle Büyükşehir Belediyesi Özel Kalemine gidiyoruz...
Dönemin Özel Kalem Müdürü Canan Demir’e, Yılmaz Hoca’nın müsait olup olmadığını soruyoruz...
“Şu an bir misafiri var” diyor Canan abla...
Tam o sırada, içerideki misafirin Cüneyt Arkan olduğunu öğreniyoruz...
Tüylerim diken diken oluyor...
Çocukluğumun kahramanı olan Kara Murat’la aramda yalnızca bir kapı var...
Bir kapıcık...
Kolunu aşağıya doğru indirip, itelediğimde, çıt diye açılıverecek bir kapı...
En acıklı, en dokunaklı ses tonumla;
“Canan abla, ne olur iki dakika olsun giremez miyiz?” diyorum...
“Bir kapıdan bakın, müsaitse girin” diyor...
Kapıyı açıyorum; Yılmaz Hoca ayakta masasında bir şeyler arıyor...
Cüneyt Arkın ise, tekli misafir koltuklarından birinde oturmuş, gazete okuyor...
“Hocam bir iki dakikanızı alabilir miyiz?” diyorum...
Yılmaz Hoca, “Gelin çocuklar, gelin” diyor...
Cüneyt Arkın’ın üzerinde yeşil bir t-shirt var...
Tabi dönüp bizim tarafa bakmıyor bile...
Yılmaz Hoca’nın yanına yaklaşıp, usulca;
“Hocam Cüneyt Bey’le fotoğraf çektirebilir miyiz?” diye soruyorum...
Yılmaz Hoca, Cüneyt Arkın’a dönüp,
“Fahrettin, çocuklar seninle fotoğraf çektirmek istiyorlar” diyor...
Cüneyt Arkın bizi yeni fark etmiş gibi, başını bize doğru çeviriyor...
“Ah, öyle mi? Gelin bakalım” diyor...
Arkamıza güzel bir manzara alıyoruz...
Her zamanki Cüneyt Arkın azameti ve ihtişamıyla, sağ elini sol omzuma atıyor...
Yan yana geliyoruz...
Nasıl bir Kara Murat, nasıl bir Malkaçoğlu bir bilseniz...
O beş-altı saniyelik fotoğraf çekiminde bile, duruşunu anında gösteriyor...
Hayatım boyunca, birçok siyasetçi, birçok sanatçı ile karşılaştım...
Birçok vesile ile aynı fotoğraf karelerinde oldum, bazen de yan yana çektirdiğimiz fotoğraflar oldu...
Ama hiçbirinde bu kadar heyecanlanmamış, hiçbirinde bu kadar mutlu olmamıştım...
Düşünsenize, 10-12 yaşınızdan itibaren filmleriyle büyüdüğünüz bir adamla yan yana fotoğraf çektiriyorsunuz...
*********************
Anılarından öğreniyoruz ki,
Çocukluk ve gençlik çağları çok zor koşullarda yaşamış...
Ama sonraki yaşamı ise,
Bir o kadar masal, bir o kadar efsane...
Böyle bir yaşam, böyle bir sevgi, böyle bir saygı;
Bu dünyada kaç kişiye nasip olabilir ki...
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Sonhaber Gazetesi