Kemal Aydoğmuş

ORMANIN KALBİ…

27 Mart 2020 00:05
A
a
Yaşını kimsenin bilmediği ormanın derinliklerinde bir yerde…
Geçmişin ruhunun hala ayakta, hala dimdik görevinin başında olduğu, o kalp saltanatında…
Ormana hayat veren, ormandaki düzeni, güveni ve uyumu yaratan nefeslerin alınıp verildiği o kalp saati…
Bin yıllık yaşlı ağaçların çevrelediği, uzun sarmaşıkların üzerini örttüğü ve ormanın hayat verdiği her bir canlının korumak ve kollamak için ant içtiği ormanın kalbi…
O kalp zamanı…
Hayatın ve suyun kaynağı…
Gündüz güneşin yakıcı sıcağından, gece uzak diyarların uğursuzluğundan onu kayıran dalları, yaprakları ve çiçekleriyle upuzun ağaçların çepeçevre sardığı…
Ormanın kalbi, yaşamın kalbiydi…
Ve bir gün kamburlaşmış sırtlarında çirkin eşyalar taşıyan, irinli çıbanları yüzlerinde, kovulmuşların derin laneti iz etmiş gölgeleriyle sırtlanlar gelip durdular ormanın kenarında…
Uzun uzun uludular ve ay, en çirkin yüzünü büründü lanetinden arınmak için sırtlanların…
Ormanın kalbinde…
Ormanın en derin yerinde ince bir sızı vardı şimdi…
***
Önce tarla fareleri…
Sonra, hayatları boyunca bir kez olsun başlarını toprağın altından çıkarmayanlar, çiyanlar, börtü böcek ne varsa…
Sinsi bir yılanın bile yapamayacağı…
Bir kunduz koca bir değirmeni kemirebilir yeteri kadar zamanı varsa…
Tavşanlar, tilkiler, leş kargaları, oyunbozan maymunlar…
Arkalarına bile bakmadan ormanı terk eden soysuz solucanlar…
Ormanın kalbindeki derin sessizlik…
Yaşamın kaynağı, var olmanın dayanağı…
İnanç ve bağlılık…
Ormanın her bir ağacını, her bir ağacın her bir dalını, her bir dalın her yaprağını…
Orman dediğimiz şeyi neler var ettiğini bilmek ve onları anlamak…
“Çok geç olduğunda artık erken demektir…”
Bunu biliyor;
Uzakta bir tepenin üzerinden kartal bakışlı mavi gözleriyle ormanın kalbini koruyan…
Bir gölge mi, bir hayalet, bir ruh mu yalnızca?
Yoksa bilincin ta kendisi mi?
Karanlıkta, karanlığın en koyu yerinde gözlerindeki mavi ışıltıyla ormanın kalbini esirgeyen…
Sözleri, kulaklarımızdan hiç eksilmeyen…
***
Sırtlanların gücü yetmeyecek elbette ormanın kalbini ele geçirmeye...
Tüm yandaşları, tüm paydaşları ne yapsa nafile…
Tüm inançsızlıklarıyla yığılmış kapımıza, işe yaramaz gölgeleri ve yanlarında, yılanlar, solucanlar, tarla fareleri, akrepler…
Önce ve sonrasını bilmediğimiz hayatın içinde, öncesi ve sonrası olmayan seslerimizle gözlerimizdeki inancı ve buğusu kurumamış ıslak nefesimizdeki öfkeyi kuşanıp, tüm heybetimizle nöbete durduk ormanın kalbinde…
***
Ormandaki hayat biliyor ki,
Sırtlanlar geri çekilseler de geri gelecekler günün birinde...
Ve her seferinde,
Uzaktaki tepenin üzerinden ormanın kalbini izleyen kartal bakışlı ruhun inancı ve güveni esirgeyecek ülkemin en değerli varlığını…
Ormanın kalbi, her birimizin kalbi değil midir?
Her birimizin kalbinin aktığı deniz, bu ülke değil midir?
Ormanın kalbi,
Ülkemin ve halkımın kalbi değilse, başka nedir ki?
 
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi