SADİ SEDA

Siyasi başarısındaki en büyük pay kadınlar!

26 Ekim 2020 00:05
A
a

 

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Tepebaşı ilçesinde yaşayan büyük küçük, kadın-erkek herkesin gönlüne girmeyi başaran bir siyasetçi…

Aslında siyasetçi demek bilmem ne kadar doğru olur.

Siyasetçi diye bir siyasi partide siyaset yapana derler.

Belediye Başkanları mensup oldukları siyasi partiden aday olur, ancak sadece kendi siyasi partisine gönül verenlerin değil, diğer siyasi görüşlerdeki seçmenlerin de vermiş olduğu oylarla seçilir.

Yaptığı hizmet beğenilirse bir sonraki seçimlerde de partisi aday göstermesi halinde yoluna devam eder.

Tıpkı Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç gibi. 

* * *

Yılmaz Büyükerşen ile Ahmet Ataç’ı, Kazım Kurt’tan ayrı değerlendirmek gerekir.

Çünkü Büyükerşen ile Ataç’a özellikle kadınların çok büyük sempatisi var.

Kazım Kurt’a ise gençler ve orta yaşlıların yanı sıra ileri yaşlılar daha çok ilgi gösteriyor.

Nasıl ki Yılmaz Büyükerşen Türkiye’ye mâl olmuşsa, Ahmet Ataç da Tepebaşı ilçesine mâl olmuş.

(mâl olmak: bir kişiyi halkın topluca benimsemesi, bağrına basması olgusu)

Yılmaz Hoca 5, Ataç ise 4 dönemdir başkanlık yapıyorlar.

İki başkan da Büyükşehir Belediyesi ile Tepebaşı Belediyesinde bir rekor kırdılar.

* * *

Geçtiğimiz günlerde gazetemizin başarılı muhabirlerinden Meltem Karakaş Kaya, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile söyleşi yapmıştı.

Gazeteyi aldım ama okuma fırsatım olmamıştı.

Dün okudum.

Güzel bir söyleşi olmuş.

Meltem’i kutluyorum.

Meltem’in şu sorusu daha çok dikkatimi çekti.

Seçim kazanmak istiyorsanız önce kadınları ikna edeceksiniz denir. Siz özellikle kadınlar tarafından çok seviliyorsunuz. Ahmet Ataç bunu nasıl başardı?”.

Ahmet Ataç’ın yanıtı ise şöyle:

“Ben her zaman söylemişimdir, siyasi başarımda en büyük pay kadınlarımızındır. Onlar benden desteğini esirgemedi, ben de aynı şekilde onlardan. Karşılıklı olarak çok derin güven ve samimiyet dolu bir ilişkimiz var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, “Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır” demiştir. Ben de tüm çalışmalarımızda bu felsefe ile hareket ediyorum. Kadınlarımız evlerinde oturmasın, spor yaparak sağlıklı olsun,  sosyalleşsin, eğitimlere katılarak kendilerini geliştirsin, emekleri ile kazanç elde etsin. Hanımeli Sokağı, sayıları gün geçtikçe artan Belde Evleri, Kadın Üretici Ürün Satış Noktası gibi projelerimiz de kentli ya da köylü ayırt etmeksizin tüm kadınlarımıza destek olan, onlara değerli fırsatlar sunan projeler. Kadınlarımız da kendilerine verilen değerin bilinci ile benden desteklerini hiçbir zaman esirgemedi.”

* * *

Kadınların Ahmet Ataç’a sevgisi-saygısı gerçekten çok çok büyük…

Tepebaşı İlçesinde yaşayan (eski adı ile köylerde yaşayanlar da dâhil) hemşerilerini Çanakkale Zaferlerinin yaşandığı Gelibolu yarımadası ile Konya’ya Mevlana Hazretlerinin yattığı külliyeye götürüyordu.

Yılını tam olarak hatırlamıyorum.

5 veya 6 yıl önce idi.

Hafta sonu Çanakkale Gelibolu’ya gezi düzenlenmiş.

Belediye’den telefon ederek, “Gelibolu gezisine her hafta yerel gazetelerden gazetecileri de davet ediyoruz. Hafta sonu müsait iseniz sizi de aramızda görmek istiyor başkanım” diye davet yapmışlardı.

O davete kadar çok istememe rağmen gitmek nasip olmamıştı.

Türk Milleti’nin tarihi dönüm noktalarından biri, sayısız zafer, şan ve şerefle dolu tarihinin en parlak sayfası olan Çanakkale Savaşları’nın geçtiği yerleri yakından görmeyi, orada yatan şehitlerimizin ruhlarına Fatiha okumayı çok istiyordum.  

İşte bu nedenle yapılan teklifi kabul ettim.

* * *

Gelibolu ziyaretinde yaşadığım bir anı hiç unutmayacağım.

Onu da sizlerle paylaşmak istedim.

Gelibolu Yarımadası’ndaki Anzak Koyu Tören alanındaki anıtın önünde yaşı 70’in üzerinde olan bir kadın Başkan Ahmet Ataç’ı görünce hemen eline sarılarak öpmek istedi.

Ataç, elini verdi ama öpmesine müsaade etmedi.

Kadın ağlıyor hem de konuşuyordu.

“Ahmet oğlum senden Allah razı olsun. Senin sayende bu yaşımda ilk kez şehir dışına çıktım, televizyonda sinema dizilerinde gördüğüm denize ilk kez canlı gözle baktım, ilk defa vapura bindim. Ecdadımızın yattığı bu toprakları ilk kez görüyorum. Şehitlerimizin ruhlarına dua ettim. Artık ölsem de gözüm açık olmaz”.

Ahmet Başkan da çok duygulandı ve gözünün sulandığını fark ettim.

Anıtın önüne geldiğinde etrafını saran yüzlerce kadının göstermiş oldukları o sevgi seline çok sayıda insan şahit oldu.

Ahmet Başkan üçü üst üste 4 dönemdir Tepebaşı Belediye Başkanı.

Girdiği özellikle son üç seçimden rakiplerine önemli bir fark atarak başkan seçildiyse, bunu kadınlar sayesinde başardı.

Kendisi de bunun bilincinde olduğu için söyleşide kadınlar için şunu söylemiş:

Ben her zaman söylemişimdir, siyasi başarımda en büyük pay kadınlarımızındır. Onlar benden desteğini esirgemedi, ben de aynı şekilde onlardan. Karşılıklı olarak çok derin güven ve samimiyet dolu bir ilişkimiz var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır” demiştir. Ben de tüm çalışmalarımızda bu felsefe ile hareket ediyorum. Kadınlarımız evlerinde oturmasın, spor yaparak sağlıklı olsun,  sosyalleşsin, eğitimlere katılarak kendilerini geliştirsin, emekleri ile kazanç elde etsin. Hanımeli Sokağı, sayıları gün geçtikçe artan Belde Evleri, Kadın Üretici Ürün Satış Noktası gibi projelerimiz de kentli ya da köylü ayırt etmeksizin tüm kadınlarımıza destek olan, onlara değerli fırsatlar sunan projeler. Kadınlarımız da kendilerine verilen değerin bilinci ile benden desteklerini hiçbir zaman esirgemedi.”

* * *

Ahmet Ataç’ın siyasi başarısındaki en büyük pay kadınların…

Kadınların gönlünü fethedebilmeyi başarırsanız, erkeklerin de oylarını almamanız kolay olur!

* * *

Söyleşinin son bölümünde Meltem, CHP il kongresinde yaşananları da sorduğunda bakın ne cevap vermiş:

“O çok net yani. Haksızlık değil ayak oyunları oynandı. Bunu bütün Eskişehir izledi. Bu konuda çok fazla da konuşmak istemiyorum. Herkes layık olduğu noktada şu anda. Onu söyleyeyim.”

***

Bir grup delegeler tarafından kurultay delegeliğine aday gösterildi. 

Ancak son anda çıkartılan anahtar liste ile seçilemedi.

Açık seçik söylemiyor ama bence kendisine haksızlık yapıldığını vurgulamak istemiş

* * *

 

Ah bir de çevre yolunda çağ atlasak!

Geçtiğimiz hafta AK Parti Odunpazarı İlçe Kongresi yapıldı.

Pandemi nedeniyle geçmiş seçimlerdeki şölen havasından uzaktı.

Genel Merkez tarafından adaylığı onanan Ali Acar, bu kez seçilmiş başkan oldu.

Bu kongreye Gençlik ve Spor eski Bakanı Suat Kılıç da katıldı.

Hükümetin yürüttüğü politikalarla ilgili uzun bir konuşma yaptı. 

Kılıç, Eskişehir’e dair ise şöyle konuştu: 

“Burası güzel bir şehir. Adı Eskişehir. Eski olmak iyidir, kadim bir şehir. Eskişehir’e ilk geldiğimde 15 yaşında bir lise talebesiydim. O zaman da Eskişehir’in bir güzel havası vardı. Aura diyorlar ya. Bugün de Eskişehir’in güzel bir atmosferi var. Güzel bir şehirde yaşıyorsunuz. Doğası güzel, toprağı kıymetli, barajları var, ağaçları var. Ama farklı da bir yapısı var. Nüfusun büyük bölümü Odunpazarı ve Tepebaşı’nda. Yani şehir merkezinde yaşayan bir kentimiz var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki AK Parti hükümetlerinin icraat yolculuğunda pozitif ayrımcılık görmüş de bir Eskişehir var. Yunus Emre Devlet Hastanemiz varken, Eskişehir Şehir Hastanesi’ni de kazandıran bir anlayış var Eskişehir’e yönelik Ankara’da. Bir ilgi bir alaka, bir sevgi bir muhabbet var.”

* * *

Kendisine Eskişehir’e övgüler yağdırdığı için teşekkür ederim.

Eskişehir bu övgüleri gerçekten hak ediyor.

Övgüler yağdırdığınız Eskişehir’i bu hale getirenin de kim olduğunu biliyorsunuzdur herhalde!

* * *

Eskişehir’in sağlık yönünden belki de en şanslı illerin ilk 10’u arasında olduğunu düşünüyorum.

Şehir Hastanesi bin 100, Yunus Emre Devlet Hastanesi 720,

ESOGÜ TIP Fakültesi Eğitim ve Uygulama Hastanesi’nin ise yatak kapasitesi 900.

Eskişehir’e bugünlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz ve eksikliğini hissetmediğimiz Şehir Hastanesi ve yenilenen Yunus Emre Devlet Hastanesi başarılı bir şekilde hizmet veriyorlar.

Eskişehir sağlık yönünden AK Parti döneminde çağ atladı!

Ah bir de çevre yolunda çağ atlasak!

Gençlik ve Spor eski Bakanı Suat Kılıç, AK Parti Odunpazarı İlçe Kongresindeki konuşmasında:

“Eskişehir’e yönelik Ankara’da bir ilgi bir alaka, bir sevgi bir muhabbet var” demiş.

O zaman Sayın Kılıç’a bir mesajım olacak.

Mademki Eskişehir’e Ankara’da ilgi alaka var. Siz, bu ilgi alakayı kim veya kimler gösteriyorsa bir zahmet kendisine söyleseniz. 

Yılların kanayan yarası olan şu çevre yolumuzu da gündeme alıp yapılması için talimat verseler, işte o zaman Eskişehir gerçekten de trafik sorunu çözülmüş, sıkıntının büyük bölümü çözüme kavuşmuş bir şehirde yaşamış olmaktan daha çok mutluluk duyacağız…

Eskişehir’e pozitif ayrımcılık yapmış olmasından dolayı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yatıp kalkıp dua ederiz…

* * *

 

Kitap 10, kargo 16 TL

Yalın Tunalı adındaki genç bir yıl süren bir emeğin sonunda kitap yazmış.

Zar zor birilerinin de desteği ile kitabını bastırmış.

Bu devirde kitap bastırmak kâğıt fiyatlarının alıp başını gitmesinden dolayı gerçekten çok zor…

Çok sayıda olmasa da kitabının bir kısmını Eskişehir’deki belli başlı kitapevlerine vermiş.

Satıştan para kazanırsa belki ikinci baskıyı veya hazırlık aşamasında olduğu yeni kitabını bastıracak.

Bu arada kitabının basıldığını duyan şehir dışında yaşayan eş dost, arkadaşları kendisine destek olmak amacıyla ücret karşılığı göndermelerini rica etmişler.

Yalın Tunalı da, aldığı siparişleri paketleyip postanenin yolunu tutmuş.

Vezneye gelip “bu kitapları bu adreslere göndermek istiyorum” dediğinde;

“Kitap başı kargo ücreti 16 TL” istenilince ne yapacağını şaşırmış.

Kitabın ücreti 10 TL, kargo bedeli 16 TL.

Bırakın para kazanmayı üstelik 6 TL de üstüne para verecek.

Tabi göndermekten vazgeçmiş.

Şimdi kara kara düşünüyor.

O kitapları arkadaşlarına, eşine, dostuna nasıl göndereceğim diye. 

Ama zar zor ince de olsa kitap yazan dar gelirliler, kitaplarını başka illerden sipariş gelmiş olmasına rağmen kargo ücretinin yüksek olmasından dolayı gönderemiyor.

Bu konuda devlet baba bir kolaylık göstermeli.

Milli Eğitim Bakanı gençlere, öğrencilere bol bol kitap okuyun nasihati veriyor. 

İnsanların kitaplara daha rahat ulaşabilmeleri için, şehir dışına gönderilecek kitaplardan alınan kargo ücreti makul bir rakama çekilmeli.

Bu sayede kitaba ulaşmak daha kolaylaşır.

* * *

 

İki arkadaşın çölde yürüyüşü…

 

Yolculuğun bir noktasında bir münakaşa olur ve biri diğerine tokat atar.

Tokadı yiyenin canı acır ama bir şey söylemeden kuma şöyle yazar:

"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BENİ TOKATLADI".

Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler. Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmaya başlar ama arkadaşı kurtarır. 

Yarı boğulmadan kurtulduktan sonra bir taşa şöyle yazar:

"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI". 

Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar: 

"Canını acıttığımda kuma yazdın neden şimdi taşa?"

Diğeri cevaplar: 

"Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağışlama rüzgârı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiç bir rüzgar silemesin.

ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENİN".

Özel bir kimseyi bulmak bir dakika alır ve unutmak ise bir ömrü.

Yaşamak için zaman ayırın.

*-****

Arıman Web reklam
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir haberleri ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi