<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sonhaber.com.tr | Eskişehir Haber - Eskişehir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.sonhaber.com.tr</link>
    <description>Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri, son dakika gelişmeleri, Eskişehir nöbetçi eczaneler ile tüm son haberler Eskişehir Gazetesi sonhaber.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sonhaber.com.tr/rss/ramazan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 05 Apr 2026 07:40:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/rss/ramazan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Meryem Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/meryem-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/meryem-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an'ın 19. suresi olan Meryem Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meryem Suresi, İslam'ın kutsal kitabı olan Kur'an'ın 19. suresidir ve toplamda 98 ayetten oluşur. Bu surenin Mekke döneminde indiğine inanılmaktadır, ancak bazı tefsircilere göre 58. ve 71. ayetlerin Medine dönemine ait olduğu ifade edilir.</p>

<p>Meryem Suresi, adını Hz. Meryem'den alır ve genellikle İsa'nın doğumu ve peygamberlikle ilgili olayları anlatan zengin bir içeriğe sahiptir. Surenin odak noktalarından biri, Hz. Meryem'in şerefli ahlakı ve İsa'nın mucizeleridir. Aynı zamanda Allah'ın birliği ve kullarına gönderdiği peygamberler aracılığıyla ilettiği mesajlar da bu surede vurgulanır.</p>

<p>Meryem Suresi, İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Hz. Meryem ve İsa peygamberle ilgili detaylı bilgiler içerir ve müminlere Allah'a olan teslimiyet, sabır, şükür, dua ve ibadetin önemini hatırlatır.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Meryem Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p>Bismillahirrahmanirrahim</p>

<p><strong>1.</strong>&nbsp;Kef ha ya ayn sad</p>

<p><strong>2.</strong>&nbsp;Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya</p>

<p><strong>3.&nbsp;</strong>İz nada rabbehu nidaen hafiyya</p>

<p><strong>4.</strong>&nbsp;Kale rabbi innı vehenel azmü minnı veştealer ra'sü şeybev ve lem eküm bi düaike rabbi şekıyya</p>

<p><strong>5.&nbsp;</strong>Ve innı hıftül mevaliye miv veraı ve kanetimraetı akıran feheb lı mil ledünke veliyya</p>

<p><strong>6.&nbsp;</strong>Yerisüni ve yerisü min ali ya'kube vec'alhü rabbi radıyya</p>

<p><strong>7.</strong>&nbsp;Ya zekeriyya inna nübeşşiruke bi ğulaminismühu yahya lem nec'al lehu min kablü semiyya</p>

<p><strong>8.&nbsp;</strong>Kale rabbi enna yekunü lı ğulamüv ve kanetimraeti akırav ve kad belağtü minel kiberi ıtiyya</p>

<p><strong>9.</strong>&nbsp;Kale kezalik kale rabbüke hüve aleyye heyyinüv ve kad halaktüke min kablü ve lem tekü şey'a</p>

<p><strong>10.&nbsp;</strong>Kale rabbic'al lı ayeh kale ayetüke ella tükellimen nase selase leyalin seviyya</p>

<p><strong>11.</strong>&nbsp;Fe harace ala kavmihı minel mıhrabi fe evha ileyhim en sebbihu bükratev ve aşiyya</p>

<p><strong>12.</strong>&nbsp;Ya yahya huzil kitabe bi kuvveh ve ateynahül hukme abiyya</p>

<p><strong>13.&nbsp;</strong>Ve hananem mil ledünna ve zekah ve kane tekıyya</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>14.</strong>&nbsp;Ve berram bi valideyhi ve lem yekün cebbaran asıyya</p>

<p><strong>15.&nbsp;</strong>Ve selamün aleyhi yevme vülide ve yevme yemutü ve yevme yüb'asü hayya</p>

<p><strong>16.</strong>&nbsp;Vezkür fil kitabi meryem izintebezet min ehliha mekanen şerkıyya</p>

<p><strong>17.&nbsp;</strong>Fettehazet min dunihim hıcaben fe erselna ileyha ruhana fe temessele leha beşaren seviyya</p>

<p><strong>18.&nbsp;</strong>Kalet innı euzü bir rahmani minke in künte tekıyya</p>

<p><strong>19.&nbsp;</strong>Kale innema ene rasulü rabbiki li ehebe leki ğulamen zekiyya</p>

<p><strong>20.&nbsp;</strong>Kalet enna yekunü li ğulamüv ve lem yemsesnı beşeruv ve lem ekü beğıyya</p>

<p><strong>21.</strong>&nbsp;Kale kezalik kale rabbüki hüve aleyye heyyin ve li nec'alehu ayetel linnasi ve rahmetem minna ve kane emram makdıyya</p>

<p><strong>22.&nbsp;</strong>Fe hamelethü fentebezet bihı mekanen kasıyya</p>

<p><strong>23.&nbsp;</strong>Fe ecaehel mehadu ila ciz'ın nahleh kaletya leytenı mittü kable haza ve küntü nesyem mensiyya</p>

<p><strong>24.&nbsp;</strong>Fe nadaha min tahtiha ella tahzenı kad ceale rabbüki tahteki seriyya</p>

<p><strong>25.&nbsp;</strong>Ve hüzzı ileyki bi ciz'ın nahleti tüsakıt aleyki rutaben ceniyya</p>

<p><strong>26.</strong>&nbsp;Fe külı veşrabı ve karrı ayna fe imma terayinne minel beşeri ehaden fe kulı innı nezertü lir rahmani savmen fe len ükellimel yevme insiyya</p>

<p><strong>27.</strong>&nbsp;Fe etet bihı kavmeha tahmilüh kalu ya meryemü le kad ci'ti şey'en feryya</p>

<p><strong>28.</strong>&nbsp;Ya uhte harune ma kane ebukimrae sev'iv ve ma kanet ümmüki beğıyya</p>

<p><strong>29.</strong>&nbsp;Fe eşarat ileyhi kalu keyfe nükelimü men kane fil mehdi sabiyya</p>

<p><strong>30.</strong>&nbsp;Kale innı abdüllahi ataniyel kitabe ve cealenı nebiyya</p>

<p><strong>31.</strong>&nbsp;Ve cealenı mübaraken eyne ma küntü ve evsanı bis salati vez zekati ma dümtü hayya</p>

<p><strong>32.</strong>&nbsp;Ve berram bi validetı ve lem yec'alnı cebbaran şekıyya</p>

<p><strong>33.&nbsp;</strong>Vesselamü aleyye yevme vülidtü ve yevme emutü ve yevme üb'asü hayya</p>

<p><strong>34.&nbsp;</strong>Zalike ıysebnü meryem kavlel hakkıllezı fıhi yemterun</p>

<p><strong>35.&nbsp;</strong>Ma kane lillahi ey yettehıze miv veledin sübhaneh iza kada emran fe innema yekulü lehu küm fe yekun</p>

<p><strong>36.</strong>&nbsp;Ve innellahe rabbı ve rabbüküm fa'büduh haza sıratum müstekıym</p>

<p><strong>37.</strong>&nbsp;Fahtelefel ahzabü mim beynihim fe veylül lillezıne keferu mim meşhedi yevmin azıym</p>

<p><strong>38.&nbsp;</strong>Esmı'bihim ve ebsır yevme ye'tunena lakiniz zalimunel yevme fı dalalim mübın</p>

<p><strong>39.</strong>&nbsp;Ve enzirhüm yevmel hasrati iz kudıyel emr ve hüm fı ğafletiv ve hüm la yü'minun</p>

<p><strong>40.&nbsp;</strong>İnna nahnü nerisül erda ve men aleyha ve ileyna yürceun</p>

<p><strong>41.&nbsp;</strong>Vezkür fil kitabi ibrahım innehu kane sıddıkan nebiyya</p>

<p><strong>42.&nbsp;</strong>İz kale li ebıhi ya ebeti lime ta'büdü ma la yesmeu ve la yübsıru ve la yuğnı anke şey'a</p>

<p><strong>43.</strong>&nbsp;Ya ebeti innı kad caenı minel ılmi ma lem ye'tike fettebı'nı ehdike sıratan seviyya</p>

<p><strong>44.&nbsp;</strong>Ya ebeti la ta'büdiş şeytan inneş şeytane kane lir rahmani asıyya</p>

<p><strong>45.&nbsp;</strong>Ya ebeti ninı ehafü ey yemesseke azabüm miner rahmani fe tekune liş şeytani veliyya</p>

<p><strong>46.&nbsp;</strong>Kale erağıbün ente an alihetı ya ibrahım leil lem tentehi le ercümenneke vehcürnı meliyya</p>

<p><strong>47.</strong>&nbsp;Kale selamün aleyk se estağfiru leke rabbı innehu kane bı hafiyya</p>

<p><strong>48.&nbsp;</strong>Ve a'tezilüküm ve ma ted'une min dunillahi ve ed'u rabbı asa ella ekune bi düai rabbı şekıyya</p>

<p><strong>49.</strong>&nbsp;Felemma'tezelehüm ve ma ya'büdune min dunillahi vehebna lehu ishaka ve ya'kub ve küllen cealna nebiyya</p>

<p><strong>50.</strong>&nbsp;Ve vehebna lehüm mir rahmetina ve cealna lehüm lisane sıdkın aliyya</p>

<p><strong>51.&nbsp;</strong>Vezkür fil kitabi musa innehu kane muhlesav ve kane rasulen nebiyya</p>

<p><strong>52.&nbsp;</strong>Ve nadeynahü min canibit turil eymeni ve karrabnahü neciyya</p>

<p><strong>53.</strong>&nbsp;Ve vehebna lehu mir rahmetina ehahü harune nebiyya</p>

<p><strong>54.&nbsp;</strong>Vezkür fil kitabi ismaıyle innehu kane sadikal va'di ve kane rasulen nebiyya</p>

<p><strong>55.</strong>&nbsp;Ve kane ye'müru ehlehu bis salati vez zekati ve kane ınde rabbihı merdıyya</p>

<p><strong>56.</strong>&nbsp;Vezkür fil kitabi idrıse innehu kane sıddıkan nebiyya</p>

<p><strong>57.</strong>&nbsp;Ve rafa'nahü mekanen aliyya</p>

<p><strong>58.</strong>&nbsp;Ülaikellezıne en'amellahü aleyhim minen nebiyyıne min zürriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhıv ve min zürriyyeti ibrahıme ve israıle ve mimmen hedeyna vectebeyna iza tütla aleyhim ayatür rahmani harru süccedev ve bükiyya</p>

<p><strong>59.</strong>&nbsp;Fe halefe mim ba'dihim halfün edaus salate yettebeuş şehevati fe sevfe yelkavne ğayya</p>

<p><strong>60.</strong>&nbsp;İlla men tabe ve amene ve amile salihan fe ülaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune şey'a</p>

<p><strong>61.</strong>&nbsp;Cennati adninilletı veader rahmanü ıbadehu bil ğayb innehu kane va'dühu me'tiyya</p>

<p><strong>62.</strong>&nbsp;La yesmeune fıha bükratev ve aşiyya</p>

<p><strong>63.&nbsp;</strong>Tilkel cennetülletı nurisü min ıbadina men kane tekıyya</p>

<p><strong>64.</strong>&nbsp;Ve ma netezzelü illa bi emri rabbik lehu ma beyne eydına ve ma halfena ve ma beyne zalik ve ma kane rabbüke nesiyya (58. Ayet secde ayetidir.)</p>

<p><strong>65.</strong>&nbsp;Rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma fa'büdhü vastabir li ıbadetih hel ta'lemü lehu semiyya</p>

<p><strong>66.&nbsp;</strong>Ve yekulül insanü e iza ma mittü le sevfe uhracü hayya</p>

<p><strong>67.</strong>&nbsp;E ve la yezkürul insanü enna halaknahü min kablü ve lem yekü şey'a</p>

<p><strong>68.</strong>&nbsp;Fe ve rabbike le nahşürannehüm veş şeyatıyne sümme le nuhdırannehüm havle cehenneme cisiyya</p>

<p><strong>69.&nbsp;</strong>Sümme lenenzianne min külli şıatin eyyühüm eşeddü aler rahmani ıtiyya</p>

<p><strong>70.</strong>&nbsp;Sümme le nahnü a'lemü billezıne hüm evla biha sıliyya</p>

<p><strong>71.&nbsp;</strong>Ve im minküm illa varidüha kane ala kabbike hatmem makdıyya</p>

<p><strong>72.</strong>&nbsp;Sümme nüneccillezınet tekav ve nezeruz zalimıne fıha cisiyya</p>

<p><strong>73.&nbsp;</strong>Ve iza tütla aleyhim ayatüna beyyinatin kalellezıne keferu lillizıne amenu eyyül ferıkayni hayrum mekamev ve ahsenü nediyya</p>

<p><strong>74.&nbsp;</strong>Ve kem ehlekna kablehüm min karnin hüm ahsenü esasev ve ri'ya</p>

<p><strong>75.&nbsp;</strong>Kul men kane fid dalaleti felyemdüd lehür rahmanü medda hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah fe seya'lemune men hüve şerrum mekanev ve ad'afü cünda</p>

<p><strong>76.&nbsp;</strong>Ve yezıdüllahüllezınehtedev hüda vel bakıyatüs salihatü hayrun ınde rabbike sevabev ve hayrum meradda</p>

<p><strong>77.</strong>&nbsp;E fe raeytellezı kefera bi ayatina ve kale leuteyenne malev ve veleda</p>

<p><strong>78.&nbsp;</strong>Ettaleal ğaybe emittehaze ınder rahmani ahda</p>

<p><strong>79.</strong>&nbsp;Kella senektübü ma yekulü ve nemüddü lehu minel azabi medda</p>

<p><strong>80.</strong>&nbsp;Ve nerisühu ma yekulü ve ye'tına ferda</p>

<p><strong>81.&nbsp;</strong>Vettehazu min dunillahi alihetel li yekunu lehüm ızza</p>

<p><strong>82.&nbsp;</strong>Kella seyekfürune bi ıbadetihim ve yekunune aleyhim dıdda</p>

<p><strong>83.&nbsp;</strong>E lem tera enna erselneş şeyatıyne alel kafirıne teüzzühüm ezza</p>

<p><strong>84.&nbsp;</strong>Fe la ta'cel aleyhim innema neuddülehüm adda</p>

<p><strong>85.&nbsp;</strong>Yevme nahşürul müttekıyne iler rahmani vefda</p>

<p><strong>86.&nbsp;</strong>Ve nesukul mücrimıne ila cehenneme virda</p>

<p><strong>87.</strong>&nbsp;La yemlikuneş şefaate illa menttehaze ınder rahmani ahda</p>

<p><strong>88.</strong>&nbsp;Ve kalittehazer rahmanü veleda</p>

<p><strong>89.&nbsp;</strong>Le kad ci'tüm şey'en idda</p>

<p><strong>90.</strong>&nbsp;Tekadüs semavatü yetefettarne minhü ve tenşekkul erdu ve tehırrul cibalü hedda</p>

<p><strong>91.</strong>&nbsp;En deav lirrahmani veleda</p>

<p><strong>92.</strong>&nbsp;Ve ma yembeğıy lir rahmani ey yettehıze veleda</p>

<p><strong>93.</strong>&nbsp;İn küllü men fis semavate vel erdı illa atir rahmani abda</p>

<p><strong>94.</strong>&nbsp;Le kad ahsahüm ve addehüm adda</p>

<p><strong>95.</strong>&nbsp;Ve küllühüm atıhi yevmel kıyameti ferda</p>

<p><strong>96.</strong>&nbsp;İnnellezıne amenu ve amilus salihati se yec'alü lehümür rahmanu vüdda</p>

<p><strong>97.&nbsp;</strong>Fe innema yessernahü bi lisanike li tübeşşira bihil müttekıyne ve tünzira bihı kavmel lüdda</p>

<p><strong>98.&nbsp;</strong>Ve kem ehlekna kablehüm min karn hel tühussü minhüm min ehadinev temeu lehüm rikza</p>

<h2><strong>Meryem Sûresi Türkçe Anlamı ve Meali</strong></h2>

<p>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla</p>

<p><strong>1.</strong>&nbsp;Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.</p>

<p><strong>2.</strong>&nbsp;Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.</p>

<p><strong>3.</strong>&nbsp;Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.</p>

<p><strong>4.</strong>&nbsp;O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."</p>

<p><strong>5,6.</strong>&nbsp;"Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"</p>

<p><strong>7.</strong>&nbsp;(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."</p>

<p><strong>8.</strong>&nbsp;Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.</p>

<p><strong>9.&nbsp;</strong>(Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."(2)</p>

<p><strong>10.</strong>&nbsp;Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.</p>

<p><strong>11.&nbsp;</strong>Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.(3)</p>

<p><strong>12,13,14.</strong>&nbsp;(Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.</p>

<p><strong>15.</strong>&nbsp;Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selâm olsun!</p>

<p><strong>16,17.</strong>&nbsp;(Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an.(4) Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.</p>

<p><strong>18.</strong>&nbsp;Meryem, "Senden, Rahmân'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.</p>

<p><strong>19.</strong>&nbsp;Cebrail, "Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim" dedi.</p>

<p><strong>20.</strong>&nbsp;Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.</p>

<p><strong>21.</strong>&nbsp;Cebrail, "Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir" dedi.</p>

<p><strong>22.</strong>&nbsp;Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.</p>

<p><strong>23.&nbsp;</strong>Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.(5)</p>

<p><strong>24.</strong>&nbsp;Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."</p>

<p><strong>25.&nbsp;</strong>"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."</p>

<p><strong>26.</strong>&nbsp;"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahmân'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.</p>

<p><strong>27.</strong>&nbsp;Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"</p>

<p><strong>28.&nbsp;</strong>"Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."</p>

<p><strong>29.</strong>&nbsp;Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.</p>

<p><strong>30.</strong>&nbsp;Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."</p>

<p><strong>31.</strong>&nbsp;"Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti."</p>

<p><strong>32.&nbsp;</strong>"Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."</p>

<p><strong>33.</strong>&nbsp;"Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm (esenlik verilmiştir).</p>

<p><strong>34.&nbsp;</strong>Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.</p>

<p><strong>35.</strong>&nbsp;Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da oluverir.</p>

<p><strong>36.</strong>&nbsp;Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.</p>

<p><strong>37.</strong>&nbsp;(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler.(9) Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!</p>

<p><strong>38.</strong>&nbsp;Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.</p>

<p><strong>39.&nbsp;</strong>Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.</p>

<p><strong>40.</strong>&nbsp;Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.</p>

<p><strong>41.&nbsp;</strong>Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.</p>

<p><strong>42.&nbsp;</strong>Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"</p>

<p><strong>43.&nbsp;</strong>"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."</p>

<p><strong>44.</strong>&nbsp;"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân'a isyankâr olmuştur."</p>

<p><strong>45.</strong>&nbsp;"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."</p>

<p><strong>46.</strong>&nbsp;Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.</p>

<p><strong>47.&nbsp;</strong>İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."</p>

<p>48. "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."</p>

<p><strong>49.</strong>&nbsp;İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.</p>

<p><strong>50.</strong>&nbsp;Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).</p>

<p><strong>51.&nbsp;</strong>Kitap'ta, Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.(10)</p>

<p><strong>52.&nbsp;</strong>Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.</p>

<p><strong>53.</strong>&nbsp;Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn'u bir nebî olarak kendisine bahşettik.</p>

<p><strong>54.</strong>&nbsp;Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resûl, bir nebî idi.</p>

<p><strong>55.</strong>&nbsp;Ailesine&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/namaz" rel="nofollow" target="_blank">namaz</a>&nbsp;ve zekâtı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.</p>

<p><strong>56.&nbsp;</strong>Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebî idi.</p>

<p><strong>57.&nbsp;</strong>Onu yüce bir makama yükselttik.</p>

<p><strong>58.&nbsp;</strong>İşte bunlar, Âdem'in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân'ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.</p>

<p><strong>59.&nbsp;</strong>Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.</p>

<p><strong>60,61.</strong>&nbsp;Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.</p>

<p><strong>62.</strong>&nbsp;Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selâm!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.</p>

<p><strong>63.</strong>&nbsp;İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.</p>

<p><strong>64.</strong>&nbsp;(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."</p>

<p><strong>65.&nbsp;</strong>(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?</p>

<p><strong>66.&nbsp;</strong>İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.</p>

<p><strong>67.</strong>&nbsp;İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?</p>

<p><strong>68.</strong>&nbsp;Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.</p>

<p><strong>69.</strong>&nbsp;Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.</p>

<p><strong>70.</strong>&nbsp;Sonra, oraya girmeye en lâyık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.</p>

<p><strong>71.&nbsp;</strong>(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.</p>

<p><strong>72.</strong>&nbsp;Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş hâlde bırakırız.</p>

<p><strong>73.</strong>&nbsp;Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkâr edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.</p>

<p><strong>74.</strong>&nbsp;Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.</p>

<p><strong>75.&nbsp;</strong>(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahmân onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.</p>

<p><strong>76.</strong>&nbsp;Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.</p>

<p><strong>77.</strong>&nbsp;Âyetlerimizi inkâr edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?</p>

<p><strong>78.&nbsp;</strong>Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân'dan bir söz mü almış?</p>

<p><strong>79</strong>. Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!</p>

<p><strong>80.</strong>&nbsp;Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.</p>

<p><strong>81.&nbsp;</strong>Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilâhlar edindiler.</p>

<p><strong>82.&nbsp;</strong>Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.</p>

<p><strong>83.&nbsp;</strong>Kâfirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?</p>

<p><strong>84.&nbsp;</strong>Ey Muhammed! Şu hâlde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.</p>

<p><strong>85,86.&nbsp;</strong>Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahmân'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!</p>

<p><strong>87.&nbsp;</strong>Rahmân'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.</p>

<p><strong>88.&nbsp;</strong>Onlar, "Rahmân, bir çocuk edindi" dediler.</p>

<p><strong>89.</strong>&nbsp;Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.</p>

<p><strong>90,91.</strong>&nbsp;Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!</p>

<p><strong>92.&nbsp;</strong>Hâlbuki Rahmân'a bir çocuk edinmek yakışmaz.</p>

<p><strong>93.&nbsp;</strong>Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.</p>

<p><strong>94.</strong>&nbsp;Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.</p>

<p><strong>95.</strong>&nbsp;Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.</p>

<p><strong>96.</strong>&nbsp;İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.</p>

<p><strong>97.&nbsp;</strong>Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.</p>

<p><strong>98</strong>. Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?</p>

<p></p>

<h2><strong>Meryem Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/EQPcOhLhFrs" title="MERYEM SURESİ" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Meryem Suresi Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Meryem Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 19. suresi olup 98 ayetten oluşmaktadır. Mekke döneminde indiğine inanılan bu sure, adını Hz. Meryem'in isminden alır ve özellikle Hz. İsa'nın mucizelerine ve annesi Meryem'in şerefine vurgu yapar. Meryem Suresi'nin okunmasına dair birçok fazilet ve özel dua talebi, İslam kültüründe önemli bir yer tutar.</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Geçim Sıkıntısından Kurtuluş:</strong> Meryem Suresi, 41 defa okunduğunda, Allah'ın yardımıyla geçim sıkıntısından kurtuluşa vesile olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hayırlı Evlat İsteği:</strong> Özellikle hamilelik konusunda zorluk yaşayan kadınlar, Meryem Suresi'ni okuyup zemzem suyuna üfleyerek içerek Allah'tan hayırlı bir evlat isteyebilirler.</p>
 </li>
</ol>

<p>Meryem Suresi'nin okunmasıyla ilgili bu faziletler, inançlı bireyler arasında geleneksel olarak aktarılan uygulamalara dayanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki kişisel inançlar ve uygulamalar herkes için farklılık gösterebilir.</p>

<h2><strong>Hamile kalmak için Meryem sûresi nasıl okunur?</strong></h2>

<p>Meryem Suresi'nin hamilelik ve hayırlı evlat sahibi olma konusundaki olumlu etkilerine dair bir inanç, bazı İslam kültürlerinde yaygındır. Bu inançlara göre, belirli bir niyetle ve sayıda Meryem Suresi okumanın, Allah'a yönelik dua ve niyetlerin kabul edilmesine vesile olacağı düşünülür.</p>

<p>Özellikle hamile kalmak isteyen bir kadının, belirli bir sayıda Meryem Suresi okuyarak bu süreci kolaylaştırmaya yönelik bir adım attığına inanılır. Hurma gibi bereketli besinlerle birlikte bu süreci gerçekleştirmek, bu amacın gerçekleşmesine yönelik bir niyeti sembolize edebilir.</p>

<p>Ancak, bu tür uygulamaların kişisel inançlara ve kültürel geleneklere dayalı olduğunu hatırlamak önemlidir. İslam'da temel olan inanç, dua ve niyetin samimiyeti, Allah'a yönelik içten bir bağlılık ve teslimiyettir.</p>

<h2><strong>Meryem sûresi kimlere okunur?</strong></h2>

<p>Meryem Suresi'nin önemli bir yeri olduğu ve birçok Müslüman topluluğunda okunarak anlamının düşünüldüğü anlaşılıyor. Surenin içeriği, Hz. Meryem'in hayatına dair detaylar içerdiği için Müslümanlar tarafından özel bir değere sahiptir. Bu sure, Allah'ın peygamberleri arasında seçkin bir yerde tutulan Hz. Meryem ve Hz. İsa'ya vurgu yaparak onları öven ve kutsayan bir ifade içerir.</p>

<p>Surenin Arapça okunuşunun bilinmesi, Müslümanlar için Kuran'ın özgün dilinde daha etkili bir anlamaya yardımcı olabilir. Bu nedenle, Müslümanlar bu surenin anlamını ve Arapça okunuşunu öğrenerek ibadetlerine daha derin bir bağlılık geliştirebilirler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/meryem-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/meryem-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="17963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nas Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/nas-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/nas-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an'ın 114. ve son suresi olan Nas Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nas Suresi, Kur'an'ın 114. ve son suresidir. İsmi, ayetlerin sonunda geçen "nas" kelimesinden gelir, bu kelime insan anlamına gelir. Sure, Mekke'de indirilmiş olup, Kur'an'ın iniş sırasına göre 21. suredir. Nas Suresi'nin temel konuları arasında Allah'a sığınma, insanları ve cinleri şerrinden koruma talebi ve şirkten uzak durma vurguları yer alır.</p>

<p>Nas Suresi, birçok Müslüman için günlük ibadet ve korunma pratiğinde önemli bir yer tutar. Ayrıca, bu sure, Müslümanların Allah'a yönelik zayıflık ve ihtiyaçlarını ifade eden kısa ve etkili bir duadır.</p>

<h2><strong>Nas Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmânirrahîm.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kul e'ûżu birabbinnâs.<br />
Melikinnâs.<br />
İlâhinnâs.<br />
Min şerrilvesvâsil ḣannâs.<br />
Elleżî yuvesvisu fî sudûrinnâs.<br />
Minelcinneti vennâs.</p>

<h2><strong>Nas Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<h2><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/resized-0cc1e-49a6671dnas.jpg" style="width: 450px; height: 324px;" /></h2>

<h2><strong>Nas Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla</strong></p>

<p>De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,</p>

<p>İnsanların hükümdarına,</p>

<p>İnsanların ilahına,</p>

<p>O sinsi vesvesecinin şerrinden.</p>

<p>O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.</p>

<p>Gerek cinlerden, gerek insanlardan.</p>

<h2><strong>Nas Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/L9GAz9ZCgKI" title="Kur'an Öğreniyorum 60.Bölüm - Felak ve Nas Suresi" width="1280"></iframe></p>

<h2><strong>Nas Suresi Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Nas Suresi, Kur'an'ın 21. Suresi olarak yer alır ve Mekke'de indirilmiştir. Bu sure, özellikle vesvese, kötü düşünceler ve şeytanın kötü etkilerinden korunmak amacıyla okunan kısa ve etkili bir suredir. Müslümanlar, gündelik yaşamlarında bu sureyi okuyarak Allah'a sığınma, O'nun korumasını talep etme ve kötülüklerden uzak durma niyetlerini ifade ederler.</p>

<p>Peygamber Efendimiz (s.a.s) tarafından her gece yatmadan önce okunan sureler arasında yer alması, Nas Suresi'nin özel bir koruyucu ve sığınma özelliğine sahip olduğuna inanılmasından kaynaklanır. Müslümanlar, bu sureyi düzenli olarak okuyarak Allah'a olan bağlılıklarını ifade ederler. Ayrıca, Nas Suresi'nin sayısız fazileti ve koruyucu gücüne dair pek çok rivayet bulunmaktadır.</p>

<h2><strong>Nas Suresi ne işe yarıyor?</strong></h2>

<p>Nas Suresi, Felak Suresi'nin ardından Mekke'de indirilmiştir ve adını içerdiği "nas" kelimesinden almıştır. Nas kelimesi, insanlar veya insan anlamına gelir. Bu sure, insanların kalplerine vesvese sokan, kötü düşünceleri aşılayan cin ve şeytanların şerrinden Allah'a sığınmak amacıyla okunan önemli bir duadır.</p>

<p>Felak ve Nas sureleri, Müslümanlar arasında "Muavvizeteyn" olarak bilinir ve sıkça okunan, koruyucu dualardır. Bu surelerin kötü etkilerden korunmak, şeytanın kötü oyunlarından uzak durmak ve Allah'a güvenmek için okunduğuna inanılır. Bu nedenle, Müslümanlar bu sureleri günlük yaşamlarında düzenli olarak okuyarak Allah'a sığınırlar ve O'nun korumasını talep ederler.</p>

<h2><strong>3 Felak 1 Nas ne için okunur?</strong></h2>

<p>Felak ve Nas sureleri, Müslümanlar arasında her türlü kötülük, tehlike, kaza ve nazar gibi olumsuz etkenlerden korunmak amacıyla sıkça okunan dua ve surelerdir. Bu surelerin okunması, inananlar arasında koruyucu bir etki olduğuna inanılır, ve birçok Müslüman bu sureleri günlük hayatlarında düzenli olarak okuyarak Allah'a sığınmayı tercih eder. Koruyucu dualar olarak bilinen Felak ve Nas, İslam inançlarına göre kişiyi Allah'ın kötülüklerden korumasına yardımcı olur. Bu nedenle, Müslümanlar bu duaları, Allah'a yönelerek güven ve koruma arayışlarında sıkça kullanırlar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/nas-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/nas-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="55622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Felak Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/felak-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/felak-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İniş sırasına göre 20. sure olan Felak Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Felak Suresi, Kur'an'ın 113. suresidir ve 5 ayetten oluşur. İsmi, ilk ayetinde geçen "felâk" kelimesinden gelir, bu da "sabah aydınlığı" anlamına gelir. Surenin Mekke döneminde indirildiğine inanılır, Fil Suresi'nden sonra ve Nas Suresi'nden önce yer alır. Felak Suresi'nin ilk ayeti, Rabbine sığınma emriyle başlar, bu da insanlara Allah'a güvenmeleri ve O'ndan yardım dilemeleri gerektiği öğüdünü içerir. Surenin devamında ise kişinin Allah'ın koruması altında olduğu ifade edilir.</p>

<h2><strong>Felak Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p>Bismillahirrahmânirrahîm.</p>

<p>Kul e'ûzü birabbil&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/felak" rel="nofollow" target="_blank">felak</a></p>

<p>Min şerri mâ halak</p>

<p>Ve min şerri ğasikın izâ vekab</p>

<p>Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad</p>

<p>Ve min şerri hâsidin izâ hased</p>

<p></p>

<h2><strong>Felak Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</p>

<p>De ki: "Sığınırım o sabahın Rabbine,</p>

<p>Yarattığı şeylerin şerrinden,</p>

<p>Karanlığı çöküp bastırdığında bir gecenin şerrinden,</p>

<p>o düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden</p>

<p>ve kıskançlık gösterdiğinde bir kıskancın şerrinden!"</p>

<p></p>

<h2><strong>Felak Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/felak-suresi.jpg" style="width: 450px; height: 253px;" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Felak Suresi Fazilet ve Faydaları</strong></h2>

<p>Felak Suresi, adını ilk ayetinde geçen "felak" kelimesinden alır ve "sabah" veya "kâinatın yaratılışı" gibi yorumlara dayanır. "Felak" kelimesi, "yarmak" anlamına gelen "felk" kelimesinden türetilmiştir. Bu kelimenin "sabah" anlamına gelmesiyle Allah'ın gece karanlığını yarıp sabahın aydınlığını çıkarması ifade edilmektedir. Ancak, daha genel bir yorum olarak, kelimenin "yokluktan yarılıp çıkan, çıkarılan mahlukat" anlamı, surenin genel temasını daha iyi özetleyebilir.</p>

<p>Felak ve Nas sureleri bir arada okunduğunda "Muavvizeteyn" olarak adlandırılır ve bu surelerin bir araya gelmesi, koruma ve sığınma anlamına gelir. Felak Suresi, tüm kâinatın Allah'ın kudretiyle var olduğunu vurgulayarak başlar ve Rabbine sığınma emriyle devam eder. İnsanlara, Allah'a güvenmeleri ve O'ndan yardım dilemeleri gerektiği öğüdünü içerir.</p>

<p></p>

<h2><strong>Felak Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/L9GAz9ZCgKI" title="Kur'an Öğreniyorum 60.Bölüm - Felak ve Nas Suresi" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Felak Suresi okunursa ne olur?</strong></h2>

<p>Felak ve Nas sureleri, "Muavvizeteyn" olarak anılan ve "iki koruyucu" anlamına gelen bir birlikteliği ifade eder. Bu sureler, İslam kültüründe, görünen ve görünmeyen tüm kötülüklerden, musibetlerden ve zararlı etkilerden korunmak için okunur. Her gece 7 Felak ve 7 Nas Suresi okumanın, kişiyi her türlü olumsuz etkiden koruduğuna inanılır.</p>

<p>Bu surelerin yanı sıra Ayetel Kürsi'nin eklenmesi, koruyucu etkiyi daha da artırabilir. Ayetel Kürsi, Kur'an'ın 2. suresi olan Bakara Suresi'nin 255. ayetidir ve bu ayet, Allah'ın kudret, ilim ve hikmetini vurgular. Bu nedenle, Ayetel Kürsi ile birlikte okunduğunda, hem fiziksel hem de manevi koruma sağlayacağına inanılır. Bu uygulama, kötü enerjilerden, nazardan ve çeşitli olumsuz etkilerden korunmak amacıyla sıklıkla tercih edilir.</p>

<h2><strong>Felak Suresi Konusu Nedir?</strong></h2>

<p>Felak ve Nas sureleri, "Muavvizeteyn" olarak adlandırılır ve "sığınma sureleri" olarak bilinir. Bu iki sure, kainattaki kötü etkilerden, şeytanların zararlı etkilerinden ve diğer olumsuz unsurlardan korunmak amacıyla okunur. İslam geleneğine göre, bu sureleri okumak, Allah'a sığınmak ve O'nun koruyucu kudretinden yardım istemek anlamına gelir.</p>

<p>Felak Suresi, yaratıkların şerri, hased ve sihir gibi olumsuz etkilerden korunmak için okunur. Nas Suresi ise insanların içinde bulunduğu kötü düşünceler, cinlerin şerrinden korunmak için recite edilir. Her iki sure de kısa olmalarına rağmen derin anlamlar taşırlar ve Müslümanlar arasında günlük ibadetlerin bir parçası olarak yaygın bir şekilde okunur.</p>

<h2><strong>Yatarken Felak suresi okunur mu?</strong></h2>

<p>Felak ve Nas sureleri İslam geleneğinde önemli bir yere sahiptir ve birçok faziletleri vardır. İslam inancına göre, bu sureleri okumanın kişiyi olumsuz enerjilerden, kötü niyetli varlıklardan ve zararlı etkilerden koruduğuna inanılır. İşte bu surelerin bazı faziletleri:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Koruyucu Özellik:</strong> Felak ve Nas sureleri, her türlü kötülük, şeytanın vesvesesi, cinlerin zararlı etkileri ve diğer olumsuz unsurlardan korunmak için Allah'a sığınmayı ifade eder.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Şifa Verici:</strong> Bu surelerin okunması, fiziksel ve ruhsal şifa sağlayabileceğine inanılır. Bu nedenle hastalıklardan korunmak veya şifa bulmak amacıyla okunabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Namaz Sonrası Okuma:</strong> Felak ve Nas sureleri, namaz sonrasında okunduğunda kişiyi olası tehlikelere, kötü niyetli varlıklara ve negatif etkilere karşı koruyacağına inanılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yatmadan Önce Okuma:</strong> Bu surelerin yatmadan önce okunması, gece boyunca koruma sağlayarak rüya ve uykuda karşılaşılabilecek olumsuz etkilere karşı bir kalkan oluşturabilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Bu surelerin faziletleri konusundaki rivayetler, İslam toplumunda bu surelerin sıkça okunmasına ve koruyucu olarak kullanılmasına yönlendirmiştir. Ancak, bu uygulamaların bireysel inançlara dayalı olduğunu ve İslam toplulukları arasında farklı yorumlara sahip olabileceğini unutmamak önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/felak-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/felak-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="11970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nasr Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/nasr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/nasr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini yardımcı anlamına gelen nasr kelimesinden alan Nasr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Nasr Suresi, 110. sure olarak Kur'an'da yer alır ve sadece 3 ayetten oluşur. Sure, adını ilk ayetinde geçen "yardım" anlamına gelen "nasr" kelimesinden alır. Medine döneminde indirildiğine inanılan bu sure, Allah'ın yardımıyla Mekke'nin fethedilmesini ve insanların büyük bir topluluk halinde Allah'ın dinine girişini konu edinir. Bu sure, zaferin müjdesiyle birlikte Allah'ın rahmetinin vurgulandığı, Müslümanları güçlü bir şekilde teşvik eden önemli bir metindir.</p>

<h3><strong>Nasr Suresi Arapça Okunuşu</strong></h3>

<ul>
 <li>Bismillahirrahmânirrahîm.</li>
 <li>İzâ câ enasrullahi vel feth</li>
 <li>Ve raey tennâse yed hulûne fî dinillâhi efvâcâ</li>
 <li>Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh, innehû kâne tevvâbâ</li>
</ul>

<h3><strong>Nasr Suresi Türkçe Okunuşu</strong></h3>

<ul>
 <li>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.</li>
 <li>Allah'ın yardımı ile birlikte fethi geldiği zaman</li>
 <li>İnsanların akın akın Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde</li>
 <li>Allah'ı hamd ile tesbih edip bağışlanmayı dile! Muhakkak ki Allah, çok bağışlayandır.</li>
</ul>

<p></p>

<h2><strong>Nasr Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/resized-e341a-2ac6e63eadsiz.jpg" style="width: 450px; height: 240.99px;" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong>Nasr Suresi Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Kur'an-ı Kerim'in kısa surelerinden biri olan Nasr Suresi, önemli zaferlerin müjdesini içerir ve Hz. Muhammed'in Allah'ın yardımıyla elde ettiği zaferleri anlatır. Bu sure aynı zamanda farz namazlarda sıkça okunan bir sure olarak bilinir. Nasr Suresi'nin faziletleri hakkında bazı hadis kaynaklarında şu bilgiler yer alır:</p>

<p>Bir hadise göre, "İzâ câe nasrullah" suresini okuyan kimseye, Mekke'nin fethedildiği gün Hz. Muhammed'in yanında bulunan gazilerin sevabı verilir.</p>

<p>Nasr Suresi'nin Kur'an'ın dörtte birine denk geldiği ifade edilen bir hadiste, bu surenin önemine vurgu yapılır.</p>

<p>Hz. Âişe'den gelen rivayetlere göre, Resûlullah, Nasr Suresi'nin nüzulünden sonra namaz sırasında ve diğer zamanlarda Allah'ı tesbih eder, O'na hamdeder ve istiğfarda bulunur.</p>

<p>Bu bilgiler, Nasr Suresi'nin Müslümanlar arasında özel bir öneme sahip olduğunu ve okunmasının sevaplar getirdiğini belirtmektedir.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Nasr Suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/XjkV-uD_FZs" title="Kur'an Öğreniyorum 59.Bölüm - Nasr, Leheb ve İhlas Suresi" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Nasr duası nasıl okunur?</strong></h2>

<p></p>

<p>Nasr Suresi, Kur'an'ın en kısa sureleri arasında bulunmaktadır. Sureyi ezberlemek, içerdiği kısa ayetler nedeniyle oldukça basit bir süreçtir. Genellikle 11 kez okumanın yeterli olacağı ifade edilir. Ancak bu miktarla ezberlenmediği takdirde, 21 kez daha okunarak ezberleme süreci desteklenebilir. Bu yöntem, öğrenme ve ezberleme pratiği yapmak isteyenler için kullanılabilecek etkili bir yöntemdir.</p>

<h2><strong>Nasr suresi ne için okunur?</strong></h2>

<p>Nasr Suresi, Allah'ın yardımını ve zaferini müjdeleyen kısa bir suredir. Bu sure, insanlara Allah'ın yardımının ne zaman geleceğini ve zaferin müjdesini vererek umut ve güven aşılar. Allah'ın yardımı geldiğinde insanların, O'na hamd ve şükürle yaklaşmalarını, tesbih etmelerini ve istiğfar etmelerini vurgular. Bu, bir zaferin ardından Allah'a teşekkür etmek ve O'nun merhametini dilemek için bir fırsattır. Nasr Suresi, müminlere Allah'a güvenmeyi, sabretmeyi ve O'nun yardımını beklemeyi öğütler.</p>

<h2><strong>Nasr suresi ne için indirilmiştir?</strong></h2>

<p>Nasr Suresi, Allah'ın yardımının geldiği ve zaferin gerçekleştiği bir zaman diliminde, insanların gruplar halinde Allah'ın dinine girdiği bir tabloyu resmetmektedir. Aynı zamanda, bu surede Peygamber Efendimiz'in Allah'a hamd ve şükürle yaklaşması, O'nu yücelten ifadeler kullanması ve bağışlanma dilemesi vurgulanmaktadır. Bu, Allah'ın lütuf ve merhametine olan minnettarlığın bir ifadesidir. İnsanların zafer ve başarı elde ettiği zamanlarda bile tevazu içinde olmaları, Allah'a şükretmeleri ve bağışlanma dilemeleri önemli bir öğüttür.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/nasr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jan 2024 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/whatsapp-image-2024-01-15-at-173148.jpeg" type="image/jpeg" length="42133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kureyş Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/kureys-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/kureys-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hz. Muhammed'in kabilesini ifade eden kureyş kelimesinden ismini alan Kureyş Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2>

<p>Kureyş Suresi, Kur'an'ın 106. suresidir. Dört ayetten oluşan bu sure, ismini ilk ayetinde geçen "Kureyş" kelimesinden alır. Kureyş, Hz. Muhammed'in kabilesidir ve surede bu kabileye özel bazı imtiyazlardan bahsedilir. Sure, Kur'an'ın 30. cüzünde yer alır ve Kureyş kabilesinin önemine vurgu yapar. İslam öncesi dönemde Kureyş'e tanınan ayrıcalıklar ve bu kabilenin korunması, surenin ana temasını oluşturur.</p>

<h2><strong>Kureyş Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><em><strong>Bismillahirrahmânirrahîm.</strong></em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1- Li'î lâfi Kurayş'in</p>

<p>2- Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf</p>

<p>3- Felya'büdû rabbe hâzelbeyt</p>

<p>4- Ellezî et'amehüm min cû'in ve âmenehüm min havf</p>

<h2><strong>Kureyş Suresi &nbsp;Türkçe anlamı</strong></h2>

<p><em><strong>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</strong></em></p>

<p>1- Kureyş'e imkan sağlandığı için,</p>

<p>2- Kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için,</p>

<p>3- Hiç olmazsa onun için bu Beyt'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler!</p>

<p>4- Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.</p>

<p></p>

<h2><strong>Kureyş Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/kureys-suresi-289.png" style="width: 450px; height: 314px;" /></p>

<p></p>

<h2><strong>Kureyş Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/6N7YIEWzXu0" title="Kur'an Öğreniyorum 57.Bölüm - Fil ve Kureyş Suresi" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Kureyş Suresi&nbsp; Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Kureyş Suresi, bereketin artması ve korunma amacıyla kullanılan bir sure olarak öne çıkar. Bu sureyi yedi kez okuyup üflemek, kişinin üzerine bereket getireceği düşünülen bir uygulamadır. Ayrıca, yiyeceklerin üzerine okuyarak üflemek, bu yiyeceklerin tüketen kişiyi hastalıklardan koruyacağına inanılan bir gelenektir. Günlük olarak bu sureyi yedi kez okuyan kimsenin, kötü niyetli insanların şerrinden, geçim sıkıntısından ve fakirlikten korunacağına inanılır.</p>

<h2><strong>Kureyş suresi neye iyi gelir?</strong></h2>

<p></p>

<p>Kureyş Suresi, birçok olumlu etkiye sahip olduğuna inanılan bir suredir. Özellikle düşmanların kötü niyetlerinden korunma, güvensiz ortamlarda güvende olma, hastalıklardan şifa bulma ve günahların affı için bu surenin okunduğuna inanılır. Bu sure, içerdiği sırlar ve faziletlerle bilinir, bu nedenle sadıkların sıkça okuduğu dualar arasında yer alır. Kureyş Suresi, içsel bir huzur ve koruma arayışında olanlar için önemli bir araç olarak kabul edilir.</p>

<h2><strong>Kureyş suresi korkuya iyi gelir mi?</strong></h2>

<p></p>

<p>Kureyş Suresi'nin sıkça okunmasının, korku ve endişe içeren durumlarla baş etmeye yardımcı olduğuna inanılır. Geceleri ve gündüzleri 11 defa okumak, kişiyi sükûnete kavuşturabilir ve koruyucu bir etki sağlayabilir. Günde 7 kez okuyan kişinin ahlaki değerleri güzelleşir ve kötülüklerden, fakirlikten uzak bir yaşam sürdüğü düşünülür. Bu uygulama, manevi güç kazanma ve olumlu enerjiyi çekme amacıyla yapılan bir ibadet olarak değerlendirilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/kureys-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jan 2024 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/kureys-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="44646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tebbet (Mesed) Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/tebbet-mesed-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/tebbet-mesed-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini, ilk ayetinde geçen ve "kurusun" anlamına gelen "tebbet" kelimesinden alan Tebbet (Mesed) Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tebbet Suresi, Kur'an'ın 111. suresidir ve sadece 5 ayetten oluşur. İsmi, ilk ayetinde geçen "tebbet" kelimesinden türemiştir ve "kurusun" veya "mahvolsun" anlamına gelir. Türkçe'de ise bu sureye ayrıca Ebu Leheb, Leheb veya Mesed Suresi denilmektedir. Tebbet Suresi, özellikle Ebu Leheb'in Allah'a karşı inkarı ve düşmanlığına karşı verilen cevabı içermektedir.</p>

<p>Sure, kısa bir yapıya sahip olsa da, içerdiği mesaj bakımından büyük bir öneme sahiptir. Ebu Leheb'in inkarı ve düşmanlığı, onun dünya ve ahiretteki akıbetini açıkça ifade eder. Tebbet Suresi, insanlara Allah'a karşı gelmenin ve düşmanlık beslemenin getireceği sonuçları düşünmeleri için bir uyarıdır.</p>

<h2><strong>Tebbet (Mesed) Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p>Bismillahirrahmânirrahîm.</p>

<p>1- Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb</p>

<p>2- Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb</p>

<p>3- Seyeslâ nâren zâte leheb</p>

<p>4- Vemraetühû hammâletelhatab</p>

<p>5- Fî cî dihâ hablün min mesed</p>

<h2><strong>Tebbet (Mesed) Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.</p>

<p>1. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da.</p>

<p>2. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.</p>

<p>3. O, alevli bir ateşte yanacak.</p>

<p>4. Odun taşıyıcı olarak karısı da (ateşe girecek).</p>

<p>5. Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tebbet (Mesed) Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/resized-6c277-bda3c8a9tebbet.jpg" style="width: 450px; height: 245px;" /></strong></p>

<h2><strong>Tebbet (Mesed) Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/eouOUKj2T-0" title="Kur'an'ın Dilinden 140.Bölüm - (Tebbet Suresi)" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Tebbet (Mesed) Suresi Fazilet ve Faydaları</strong></h2>

<p>Nazar değen kişiler için okunan Tebbet Suresi, geleneksel inançlara göre nazara karşı bir korunma olarak kullanılır. Söylentiye göre, düşmanlık beslenen biri tarafından 1000 kez okunduğunda, düşmanın kötü niyetlerine karşı bir tür koruyucu kalkan oluşturabilir. Ayrıca, Tebbet Suresi'nin okunmasının şifa sağladığına ve kişiyi çeşitli zararlardan ve hastalıklardan koruduğuna inanılmaktadır.</p>

<h2><strong>Tebbet (Mesed)&nbsp;Suresini Okumak Neye İyi Gelir?</strong></h2>

<p>Nazar değen veya nazardan korunmak isteyenler Tebbet Suresi'ni okuyabilirler. Tebbet Suresi'nin 1000 defa okunmasıyla düşmanın helak olacağına inanılır. Adaletsiz durumlara düşen kişiler, bu sureyi okuyarak haklarını alabilmekte ve haksızlıkların önüne geçebilmektedir. Ayrıca, Tebbet Suresi kötü niyetli insanların kötü emellerine ulaşmalarını engellemeye yardımcı olabilir.</p>

<h2><strong>Tebbet (Mesed) Suresi Konusu Nedir?</strong></h2>

<p></p>

<p>Tebbet Suresi, Hz. Peygamber'in amcası Ebû Leheb ve eşi hakkında olumsuz bir eleştiri içerir. Bu surede, Ebû Leheb ve eşinin düşmanca davranışlarına vurgu yapılır ve onların gibi servet ve güce dayalı kibirli kişilerin acı bir sonla karşılaşacakları ifade edilir. Bu sure, insanlara düşmanlık ve kötü niyetli davranışların uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurabileceği konusunda bir uyarı niteliği taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/tebbet-mesed-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jan 2024 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/tebbet-mesed-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="18144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asr Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/asr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/asr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağ, ikindi vakti veya uzun zaman anlamlarına gelen Asr Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asr Suresi, Kur'an'ın 103. suresidir ve sadece üç ayetten oluşur. Mekke'de indirildiğine inanılan bu kısa sure, insanlara önemli bir mesaj sunar. "Asr" kelimesi, çağ, zaman veya ikindi vakti gibi anlamlara gelebilir.</p>

<p>Surede, insanların genel olarak hüsran içinde oldukları ifade edilir. Ancak, bu hüsran durumundan kurtulmanın anahtarı olarak iman etmek, iyi işler yapmak ve birbirine hak ve sabrı öğütlemek vurgulanır. Asr Suresi, kısa olmasına rağmen, insanlara hayatlarını değerlendirmeleri ve zamanlarını doğru kullanmaları konusunda önemli bir uyarıda bulunur.</p>

<h2><strong>Asr&nbsp;Suresi Türkçe Okunuşu</strong></h2>

<p>Vel asr.</p>

<p>İnnel insane le fi husr.</p>

<p>İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr.</p>

<h2><strong>Asr&nbsp;Suresi Türkçe Anlamı (Diyanet Meali)</strong></h2>

<p>Andolsun zamana ki,</p>

<p>insan gerçekten ziyan içindedir.</p>

<p>Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).</p>

<h2><strong>ASR SURESİ ARAPÇA YAZILIŞI</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/asr-suresi-334.png" style="width: 450px; height: 313px;" /></strong></p>

<h2><strong>Asr&nbsp;Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/2riOS0i9ZXI" title="Kur'an'ın Dilinden 147.Bölüm - (Asr Suresi)" width="1280"></iframe></p>

<h2></h2>

<h2><strong>Asr&nbsp;Suresi Fazilet ve Faydaları</strong></h2>

<p>Asr Suresi'nin her gün 7 kere okunması, birçok İslam geleneğine göre dertlerin ve sıkıntıların hafiflemesine yardımcı olabilir. Ayrıca, bazı rivayetlere göre, bu sureyi bir günde 70 defa okumanın da sıkıntı ve dertleri gidereceği ifade edilmektedir. Bu uygulamaların, manevi bir bağlamda huzur ve şifa arayışında olan kişilere yönelik olduğu düşünülmektedir.</p>

<p>Ateşli bir rahatsızlığı olan kişilere Asr Suresi'nin okunmasıyla ilgili bir rivayetin varlığı da dikkat çekicidir. Bu durum, surenin sadece manevi değil, aynı zamanda fiziksel şifa arayışında olanlar için de önemli bir yer tutabileceğini düşündürebilir.</p>

<h2><strong>Asr Suresi Okumak Neye İyi Gelir?</strong></h2>

<p></p>

<p>Asr Suresi'ni her gün 70 defa okumanın sıkıntı ve stresi azalttığına dair bir inanış vardır. Aynı şekilde, ateşli bir hastaya Asr Suresi'nin okunmasının, hastanın şifa bulmasına yardımcı olduğu rivayet edilmiştir. Bunun yanı sıra, Asr Suresi'nin özellikle suya, özellikle zemzem suyuna 41 defa okunmasının çeşitli hastalıklara, özellikle de şeker hastalığına şifa getirdiği ifade edilmektedir. Bu tür uygulamalar, manevi şifa arayışında olan kişiler arasında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/asr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/asr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="75068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kevser (Nahr) Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/kevser-nahr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/kevser-nahr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an'ın en kısa suresi olan Kevser (Nahr) Suresi Okunuşu Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kevser Suresi, Kur'an'ın en kısa surelerinden biridir ve toplamda 3 ayetten oluşur. Surenin adı, ilk ayetinde geçen "Kevser" kelimesinden gelir, bu kelime cennette bulunan ve sonsuz nimetlere işaret eden kutsal bir nehir olarak kabul edilir. Ayrıca, surenin diğer bir ismi de "Nahr (kurban kesmek) Suresi"dir, çünkü içeriğinde kurban kesimiyle ilgili bir konuya da değinilir. Kevser Suresi'nin anlamı ve içeriği Müslümanlar için önemli bir öğüttür.</p>

<h2><strong>KEVSER SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<p>İnna a'taynakelkevser.</p>

<p>Fesalli lirabbike venhar.</p>

<p>İnne şanieke hüvel'ebter.</p>

<h2><strong>Kevser Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/kevser-suresi-2.png" style="width: 450px; height: 241px;" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong>KEVSER SURESİ TÜRKÇE ANLAMI</strong></h2>

<p><strong>Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla</strong></p>

<p>"Ey Muhammed!" Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir.</p>

<p>Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.</p>

<p>Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.</p>

<p></p>

<h2><strong>KEVSER SURESİ DİNLE</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/PzhdKf8Yxoo" title="Kur'an'ın Dilinden 149.Bölüm - (Kevser Suresi)" width="1280"></iframe></p>

<h2></h2>

<h2><strong>KEVSER SURESİ FAZİLETİ VE FAYDALARI</strong></h2>

<p>Kevser Suresi, birçok Müslüman için önemli bir sure olarak kabul edilir. Bu sure, sadece kısa olmasının yanı sıra içerdiği anlamlı mesajlar nedeniyle de tercih edilir. Kevser Suresi'nin okunması, bir kişinin Allah'a yakınlığını artırarak sevap kazanmasına katkıda bulunabilir. Aynı zamanda kötülüklerden, düşmanların şerrinden korunma niyetiyle okunarak, koruyucu bir kalkan oluşturabilir. Bereket ve bolluk getirmesiyle de bilinir, bu nedenle rızık ve bolluk arayanlar tarafından sıklıkla tercih edilebilir.</p>

<h2><strong>KEVSER SURESİNİN MUCİZESİ NEDİR?</strong></h2>

<p>Kevser Suresi'nin okunmasının birçok fazileti olduğuna inanılır. Surenin okunması, Allah'ın rahmetine erişme, sevap kazanma ve cennet nimetlerinden faydalanma niyetiyle gerçekleştirildiğinde, bir kişiye bir dizi hayır ve bereketin kazandırıldığına inanılır.</p>

<p>Bu durum, Kevser Suresi'nin özellikle kurban bayramı gibi özel günlerde okunmasının tavsiye edilmesine neden olabilir. Kurban kesme ibadetiyle bağlantılı olarak, bu surenin okunmasıyla elde edilen sevapların kurban sayısınca arttığına inanılır. Böylece, manevi bir bağlamda daha çok sevap kazanmak mümkün olabilir.</p>

<h2><strong>KEVSER SURESİ 100 DEFA OKUNURSA NE OLUR?</strong></h2>

<p>Kevser Suresi'nin faziletleri hakkında bahsettiğiniz bilgiler, birçok Müslüman topluluğunun geleneksel inançlarına dayanmaktadır. Bu tür rivayetler genellikle tasavvufi geleneğe ve hadis külliyatına dayanır. Ancak, bu tür bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu konusunda farklı görüşler bulunabilir.</p>

<p>Kevser Suresi'nin okunmasının sevap getirdiğine ve dua amaçları için etkili olduğuna dair birçok hadis bulunmaktadır. Ancak, sayısal vurgular ve özel şartlarla ilgili bilgilerde farklı görüşler ortaya çıkabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/kevser-nahr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/kevser-nahr-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="72553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahman Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/rahman-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/rahman-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini ilk ayetinde geçen ve aynı zamanda Allah'ın 99 ismi'nden alan Rahman Suresi, Okunuşu Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Rahman Suresi, Kur'an'ın 55. suresidir ve 78 ayetten oluşur. Sure, adını ilk ayetinde geçen "er-Rahman" kelimesinden alır, ki bu Allah'ın 99 ismi arasında yer alır ve "Çok Merhametli" anlamına gelir. Rahman Suresi'nin öne çıkan özelliklerinden biri, tekrarlanan ayetlerle Allah'ın sonsuz merhametini vurgulamasıdır. Aynı zamanda, yaratılışın detaylarına, insanın nimetlere karşı şükretmesine, inkârcılara karşı uyarılara ve ahiret gününün tasvirine de yer verir.</p>

<h2><strong>Rahman Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahîm</strong></p>

<p>Er rahman.</p>

<p>Alleme lkur'ane.</p>

<p>Halekal insane.</p>

<p>Allemehul beyan.</p>

<p>Eş şemsu vel kameru bi husban.</p>

<p>Ven necmu veş şeceru yescudan.</p>

<p>Ves semae rafeaha ve vedaal mizan.</p>

<p>Ella tatğav fil mizan.</p>

<p>Ve ekıymul vezne bil kıstı ve la tuhsirul mizan.</p>

<p>Vel erda vedaaha lil enam.</p>

<p>Fiha fakihetuv ven nahlu zatul ekmani.</p>

<p>Vel habbu zul asfi ver rayhan.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Halekal'insane min salsalin kelfahhari.</p>

<p>Ve hale kalcanne min maricin min narin.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Rabbulmeşrikayni ve rabbulmağribeyni.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Mereclbahreyni yeltekıyani.</p>

<p>Beynehuma berzahun la yebğıyani.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Yahrucu minhumellu'lu velmercanu.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Ve lehulcevarilmunşeatu fiylbahri kela'lami.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Kullu men 'aleyha famin</p>

<p>Ve yebka vechu rabbike zulcelali vel'ikrami.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Yes'eluhu men fiyssemavati vel'ardı kulle yevmin huve fiy şe'nin.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Senefruğu lekum eyyuhessekaleni.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Ya ma'şerelcinni vel'insi inisteta'tum en tenfusu min aktarissemavati vel'ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Yurselu 'aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Feizenşakkatesissemau fekanet verdeten keddihani.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Feyevmeizin la yus'elu 'an zenbihi insun vela cannun.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani</p>

<p>Yu'refulmucrimune bisiymahum feyu'hazu binnevasıy vel'akdami.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Hazihi cehennemulletiy yukezzibu bihelmucrimune.</p>

<p>Yetufune beyneha ve beyne hamiymin anin.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Ve limen hafe mekame rabbihi cennetani.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Zevata efnanin.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Fiyhima 'aynani tecriyani.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.</p>

<p>Fiyhima min kulli fakihetin zevcani.</p>

<p>Febieyyi alai rabbikuma tukezziban.</p>

<p>Muttekiiyne ala furuşim betainuha min istebrak ve cenel cenneteyni dan.</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.</p>

<p>Fihinne kasıratut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve la can.</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.</p>

<p>Ke ennehunnel yakıtı vel mercan.</p>

<p>Fe be eyyi alai rabbikuma tukezziban.</p>

<p>Hel cezaul ıhsani illel ihsan.</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban.</p>

<p>Ve min dunihima cennetan.</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Mudhammetan</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Fihima aynani neddahatan.</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Fihima fakihetuv ve nahluv ve rumman</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Fihinne hayratun hısan</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Hurum maksuratun fil hıyam</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Lem yatmishunne insun kablehum ve la can</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Muttekiiyne ala rafrafin hudriv ve abkariyyin hısan</p>

<p>Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban</p>

<p>Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram.</p>

<h2><strong>Rahman Suresi Arapça yazılışı</strong></h2>

<p><strong>Rahman Suresi 1. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/r1.jpg" style="width: 450px; height: 394px;" /></strong></p>

<p><strong>Rahman Suresi 2. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/r2.jpg" style="width: 450px; height: 642px;" /></strong></p>

<p><strong>Rahman Suresi 3. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/r3.jpg" style="width: 450px; height: 642px;" /></strong></p>

<p><strong>​​​​​​​Rahman Suresi 4. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/r4.jpg" style="width: 450px; height: 228px;" /></strong></p>

<p></p>

<h2><strong>Rahman Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p><strong>Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla</strong></p>

<p>Rahmân,</p>

<p>Kur'an'ı öğretti.</p>

<p>İnsanı yarattı.</p>

<p>Ona anlayıp açıkça anlatmayı öğretti.</p>

<p>Güneş ve ay bir belirli bir hesâba göre hareket etmektedir.</p>

<p>Yıldızlar da ağaçlar da Allah'a secde ederler.</p>

<p>Göğe gelince, Allah onu yükseltti, kâinattaki mükemmel ahengi sağlayan ölçü ve dengeyi koydu.</p>

<p>Ta ki siz de bundan ders ve örnek alıp ölçüyü aşmayasınız!</p>

<p>Öyleyse tarttıklarınızı adâletle dosdoğru tartın ve hiçbir zaman ölçüyü eksik tutmayın!</p>

<p>Yeryüzüne gelince, Allah onu tüm canlılar için yayıp döşedi.</p>

<p>Orada çeşit çeşit meyveler, ürünler ve salkımlarla yüklü hurma ağaçları vardır.</p>

<p>Sapları ve yaprakları hayvanlara yiyecek olarak kullanılan taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Allah insanı kiremit gibi pişmiş bir çamurdan yarattı.</p>

<p>Cinleri de dumanı olmayan saf bir ateş alevinden yarattı.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>O, suyu acı ve tatlı iki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.</p>

<p>Fakat aralarında bir engel vardır; onu aşıp da birbirine karışmazlar.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Deniz üzerinde koca dağlar gibi yüzüp giden devâsâ gemiler O'nundur.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Yeryüzünde bulunan herkes fânidir.</p>

<p>Yalnız sonsuz büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâkî kalacaktır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Göklerde ve yerde bulunan her canlı tüm ihtiyaçlarını O'ndan ister. O ise, sayısız isim ve sıfatlarıyla her an sınırsız tecellî ve yaratma hâlindedir.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Ey cin ve insan topluluğu! Yakında hesabınızı görmek üzere sizin için de boş vaktimiz olacak!</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin hududundan geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa, haydi geçin gidin bakalım! Şunu bilin ki, onları ancak üstün bir güç, kuvvetli bir delil ve bilgi ile geçebilirsiniz.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üzerinize dumansız bir ateş alevi ve erimiş bir bakır gönderilir de ne yapsanız Allah'ın azabından kurtulamaz, kendinize yardım edecek kimse de bulamazsınız.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Gök yarılıp kızarmış yağ gibi kıpkırmızı bir güle dönüştüğünde son derece korkunç bir hal alacak ve müthiş işler olacak!</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Artık o gün ne insanlara ne de cinlere günahları sorulur.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Ömürlerini günahla doldurmuş inkârcı suçlular simalarından tanınırlar; derhal perçemlerinden ve ayaklarından kıskıvrak yakalanıp cehenneme atılırlar.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>İşte kâfirlerin dünyada iken varlığını inkâr edip durdukları cehennem!</p>

<p>Şimdi onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında devamlı döner dururlar.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Rabbinin huzuruna çıkıp hesap vermekten korkan kimseye iki cennet vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Her iki cennet de türlü türlü meyveler veren sık yapraklı ağaçlarla doludur.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>İkisinde de akıp giden iki pınar vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>İkisinde de her çeşit meyveden çifter çifter vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Cennetlikler, orada astarları kalın atlastan dokunmuş döşekler üzerine kurulurlar. Her iki cennetin olgunlaşmış meyveleri de ellerinin altında, hemen erişilip toplanıverecek yakınlıktadır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>cennetlerde bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş öyle tatlı bakışlı güzel kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan eli değmiştir ne de cin.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>kadınlar güzellik ve parlaklıkta sanki yakut ve mercandırlar.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>İyiliğin mükâfatı böyle iyilikten başka ne olabilir ki?</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Baştanbaşa yemyeşil iki cennet.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>İkisinde de gürül gürül akan iki pınar vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Her ikisinde de türlü türlü meyveler, hurmalar, narlar bulunur.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Bunların içinde iyi huylu, güzel yüzlü hanımlar vardır.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Onlar çadırlarda sadece eşleri için ayrılmış gözlerinin siyahı simsiyah, beyazı bembeyaz fevkalade güzel hûrilerdir!</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Daha önce kendilerine ne bir insan eli değmiştir, ne de cin.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>cennetlerdekiler, yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.</p>

<p>Öyleyse, ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimet ve kudretini yalanlayabilirsiniz?</p>

<p>Sonsuz büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin ismi ne yücedir!</p>

<p></p>

<h2><strong>Rahman Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/kdcycTIKm2M" title="Aşr-ı Şerif - Rahman Sûresi" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Rahman Suresi Konusu</strong></h2>

<p>Rahman Suresi, Mekke döneminde inmiş olan bir suredir ve 78 ayetten oluşur. Bu surede, yaratılışın detaylarından insanın şükretme sorumluluğuna kadar birçok konuya değinilir. Rahman Suresi, Allah'ın yaratma, rızıklandırma ve merhamet etme gibi sıfatlarına vurgu yaparak insanları düşünmeye ve şükretmeye çağırır. Ayrıca, kullar arasında gerçekleşen ticaretin, mal ve nimetlerin geçici olduğunu hatırlatır. Cennet ve cehennem tasvirleriyle de ahiret hayatına dair önemli mesajlar içerir.</p>

<h2><strong>Rahman suresi okumak neye iyi gelir?</strong></h2>

<p>Rahman Suresini okuyup dileğini Allah'tan kim isterse, o kişinin yaşamında arzu ettiği şeyler gerçekleşir. Ahirette ve dünyada, Allah Rahman Suresi'ni okuyan kişiden razı olacaktır. Rahman Suresini okuyan kişi, eğer hasta ise sağlığına kavuşur. Borçları varsa, borçlarını hızla öder. Bu sure, okuyan kişiye huzur ve bereket getirir. Allah'ın rahmetini talep eden her kul, Rahman Suresi'ni okuyarak güç ve destek bulabilir.</p>

<h2><strong>Rahman suresi kuranda kaçıncı sayfada?</strong></h2>

<p>Rahman Suresi, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de, 55. sure olarak yer alır ve Mushaf sıralamasına göre 533. sayfada bulunur. Aynı zamanda cüz sıralamasında 27. cüzdedir. Toplamda 4 sayfadan oluşan bu sure, 78 ayetten meydana gelir. Rahman Suresi, yüce Allah'ın birçok nimetini ve insanların üzerine düşen sorumlulukları anlatarak önemli öğütler içerir. Herhangi bir konuda daha fazla bilgi isterseniz sormaktan çekinmeyin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/rahman-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/rahman-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="88028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cuma Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/cuma-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/cuma-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini 9. ayetinde geçen "cum'a" kelimesinden alan Cuma Suresi Okunuşu Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Cum'a Suresi," adını içerdiği 9. ayette geçen "cum'a" kelimesinden alır. İslam inanışına göre, bu sure Medine döneminde indirilmiştir. Sure, peygamber göndermenin hikmeti ve bu gönderinin insanlara sağladığı faydalardan bahseder. Ayrıca Tevrat'a inananlar arasında görülen olumsuz davranışlara vurgu yapar.</p>

<p>Cum'a Suresi'nde, Müslümanlar açısından büyük bir önem taşıyan Cuma namazına da özel bir vurgu yapılmaktadır. Cuma namazı, Müslüman topluluğunun bir araya gelerek Allah'a ibadet ettiği, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği kutsal bir ibadet şeklidir. Bu namaz, topluluk içinde birlik duygusunu güçlendirmenin yanı sıra manevi bir atmosfer oluşturarak Müslümanları bir araya getirir.</p>

<h2><strong>Cuma Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>1.</strong>&nbsp;Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardıl elmelikilkuddusil-'aziyzilhakiymi.1. Yesebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'ardıl elmelikilkuddusil-'aziyzilhakiymi.</p>

<p><strong>2.&nbsp;</strong>Huvelleziy be'ase fiyl'ummiyyiyne resulen minhum yetlu 'aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu'allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin.</p>

<p><strong>3.</strong>&nbsp;Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel'aziyzulhakiymu.</p>

<p><strong>4.&nbsp;</strong>Zalike fadlullahi yu'tiyhi men yeşa'u vallahu zulfadlil'azıymi.</p>

<p><strong>5.&nbsp;</strong>Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi'se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne.</p>

<p><strong>6.&nbsp;</strong>Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze'amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne.</p>

<p><strong>7.&nbsp;</strong>Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu 'aliymun bizzalimiyne.</p>

<p><strong>8.&nbsp;</strong>Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila 'alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta'melune.</p>

<p><strong>9.&nbsp;</strong>Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu'ati fes'av ila zikrillahi ve zerulbey'a zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemune.</p>

<p><strong>10.&nbsp;</strong>Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl'ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le'allekum tuflihune.</p>

<p><strong>11.</strong>&nbsp;Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma 'ındallahi hayrun millehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne.</p>

<h2><strong>Cuma Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p><strong>1.</strong>Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.</p>

<p><strong>2.</strong>O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.</p>

<p><strong>3.</strong>(Allah o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>4.</strong>İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.</p>

<p><strong>5.</strong>Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.</p>

<p><strong>6.</strong>De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"</p>

<p><strong>7.</strong>Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah zalimleri hakkıyla bilir.</p>

<p><strong>8.</strong>De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, o size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."</p>

<p><strong>9</strong>.Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.</p>

<p><strong>10.</strong>Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>11</strong>.(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."</p>

<h2><strong>Cuma Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/resized-d7ac2-0e4122c0cuma.jpg" style="width: 450px; height: 726px;" /></strong></p>

<p></p>

<h2><strong>Cuma Suresi &nbsp;Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/IheZbjXuFi4" title="CUMA SURESİ" width="853"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Cuma Suresi Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Cum'a Suresi'nin düzenli okunmasının kısmeti kapalı olan kişilere büyük fayda sağladığına inanılmaktadır. Bu kişiler, her gün belirli bir sayıda olmak üzere, özellikle 3, 5 ve 7 defa Cum'a Suresi'ni okuduklarında, Allah'ın izniyle kısmetlerinin açılacağına inanırlar. Bu uygulamanın, kişinin hayatında olumlu değişikliklere neden olduğuna ve kısmetin arttığına dair bir inanç söz konusudur.</p>

<p>Ayrıca, bekar olan kişilerin Cum'a Suresi'ni düzenli olarak okumaya devam etmeleri durumunda, evlilik konusunda olumlu gelişmeler yaşayacaklarına inanılır. Yani, sürekli okuma pratiği olan kişilerin, bekarlık dönemlerini kısa sürede sonlandırarak evlilik hayatına adım atmaları beklenir.</p>

<p>Bu inançlar genellikle kişisel inançlar ve geleneklere dayanmaktadır. İnsanlar, bu gibi ritüellerle manevi olarak destek ararlar ve bu tür uygulamaların kendilerine iyi geleceğine inanırlar. Ancak bu tür inançların bireyden bireye değişebileceğini ve herkesin farklı inançlara sahip olabileceğini unutmamak önemlidir.</p>

<p></p>

<h2><strong>Cuma suresi okumak neye iyi gelir?</strong></h2>

<p>Cuma Suresi ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz (s.a.s) tarafından yapılan bir rivayet şu şekildedir: Cuma Suresi'ni okuyan kişi, sanki Müslüman şehirlerinden birine Cuma namazına gelen ve gelmeyenlerin sayısı kadar sevap kazanmış gibi olacaktır.</p>

<p>Aynı zamanda, alimlerin rivayetlerine göre kısmeti kapalı olan kişilere, Cuma Suresi'ni düzenli olarak okumaları tavsiye edilmiştir. Bu tavsiyeye göre, kişiler Cuma Suresi'ni 3, 5 veya 7 defa okuduklarında, kısmetlerinin açılacağına inanılır.</p>

<p>Bu tür rivayetler ve tavsiyeler genellikle dini geleneğe dayanmaktadır. İslam toplumlarında, bazı surelerin veya duaların belirli sayıda okunmasının, manevi olarak olumlu etkiler sağlayacağına inanılır. Ancak bu inançlar kişiden kişiye değişebilir, bu nedenle herkesin kendi inanç sistemine göre hareket etmesi önemlidir.</p>

<h2><strong>Dilek için Cuma suresi kaç kere okunur?</strong></h2>

<p>Cuma günü yapılan bazı zikirlerin ve duaların özel bir öneme sahip olduğuna inanılır. Bu inanışlardan birkaçı şu şekildedir:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>"YA ALLAH" Zikri:</strong> Cuma günü 100 defa "YA ALLAH" diye zikretmek, kişinin bütün dileklerinin kabul olacağına inanılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"YA VALİ" Zikri:</strong> Cuma günü "YA VALİ" esmasını (1000) defa okumak, her işinde kolaylık görülmesine yardımcı olacağına inanılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>"LA İLAHE İLLALAHÜ'L MELİKÜ'L HAKKU'L-MÜBİN" Zikri:</strong> Cuma günü "LA İLAHE İLLALAHÜ'L MELİKÜ'L HAKKU'L-MÜBİN" ifadesini (200) defa zikretmek, kişinin Allah'tan istediği her şeyin verileceğine inanılır.</p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/cuma-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jan 2024 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/cuma-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="58282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maun (Eraeyte) Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/maun-eraeyte-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/maun-eraeyte-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini zekât vermek, yardım etmek, ihsanda bulunmak anlamlarına gelen "maûn" kelimesinden alan Maun (Eraeyte) Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Maun" Suresi, adını son ayetinde geçen "maun" kelimesinden alır ki bu kelime, zekât vermek, yardım etmek, ihsanda bulunmak gibi anlamlara gelir. Ayrıca bu sure "Eraeyte" ve "Din" adlarıyla da bilinir. Yedi kısa ayetten oluşan bu sure, küfür ve iman konularında temel değişiklikler yapabilecek güçte gerçekleri ele alır. Sure, toplumsal sorumlulukları, yardımlaşma kültürünü ve zekâtın önemini vurgular.</p>

<h2><strong>MAUN&nbsp;(Eraeyte) SURESİ OKUNUŞU</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmânirrahîm.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Era'eytellezî yükezzibü biddîn</li>
 <li>Fezâlikellezî, yedu'ulyetîm</li>
 <li>Velâ yehüddü alâ ta'âmilmiskîn</li>
 <li>Feveylün lilmüsallîn</li>
 <li>Ellezîne hüman salâtihim sâhûn</li>
 <li>Ellezîne hüm yürâûne</li>
 <li>Ve yemne'ûnelmâ'ûn</li>
</ul>

<p></p>

<h2><strong>MAUN (Eraeyte) SURESİ YAZILIŞI</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/resized-7bd49-82729133maun.jpg" style="width: 450px; height: 339px;" /></strong></p>

<h2><strong>MAUN&nbsp;(Eraeyte) SURESİ TÜRKÇE ANLAMI (DİYANET MEALİ)</strong></h2>

<p><strong>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</strong></p>

<ul>
 <li>Gördün mü o dine yalan diyeni?</li>
 <li>İşte yetimi itip kakan odur!</li>
 <li>Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.</li>
 <li>Fakat veyl o namaz kılanlara ki,</li>
 <li>Namazlarında yanılmaktadırlar.</li>
 <li>Onlar ki, gösteriş yaparlar.</li>
 <li>Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler).</li>
</ul>

<h2><strong>MAUN&nbsp;(Eraeyte) SURESİ Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/Qjt68qgsJlY" title="Kur'an Öğreniyorum 58.Bölüm - Maun, Kevser ve Kafirun Suresi" width="1280"></iframe></p>

<h2></h2>

<h2><strong>Maun (Eraeyte) Suresi Konusu</strong></h2>

<p>Maun Suresi, Mekke döneminde inmiş olup toplamda 7 ayetten oluşmaktadır. "Mâ'ûn" kelimesi, yardım ve zekât anlamlarını içermektedir. Sure, insanları iki farklı kategoride ele alarak tasvir etmektedir. Bir tarafta Allah'ın nimetlerini inkâr eden ve hesap gününü inkâr eden nankör insanlar bulunmaktadır. Diğer tarafta ise amellerini gösteriş için yapan riyakâr kişiler yer almaktadır. Sure, insanların içsel durumlarına, samimiyetine ve toplumsal sorumluluklarına vurgu yaparak önemli öğretiler sunar.</p>

<h2><strong>Maun (Eraeyte) Suresi&nbsp;Neden Okunur?</strong></h2>

<p>Maun Suresi, sıkıntılı dönemlerde okunduğunda kişinin sıkıntılarından kurtulmasına vesile olabilir. Ayrıca, Maun Suresi'nin çocuğun üzerine okunması, Allah'ın izniyle onu çeşitli afetlerden ve tehlikelerden koruma amacına hizmet edebilir. Bu surenin ev veya işyerinde okunması, Allah'ın izniyle o mekanı kaza ve belalardan korumaya yönelik bir niyeti ifade edebilir. Bu tür inançlar, İslam toplumlarında yaygın olan geleneksel uygulamalardan kaynaklanabilir ve kişisel inançlarla ilişkilidir. İslam'ın temel öğretileri, duaların ve surelerin samimiyetle, Allah'a inanarak okunmasını vurgular.</p>

<h2><strong>Maun (Eraeyte) Suresi Neye İyi Gelir?</strong></h2>

<p>Maun Suresi, sıkıntılardan arınmak isteyenler için okunabilecek bir sure olarak bilinir. Maun Suresi'nin düzenli okunması, kişinin vicdan ve merhamet duygularının artmasına katkıda bulunabilir. Ayrıca, bu surenin okunması kişinin namaz ibadetine devam etmesini kolaylaştırabilir. Maun Suresi'nin çocuğun üzerine okunması da, Allah'ın izniyle onu çeşitli afetlerden ve tehlikelerden korumaya yönelik bir niyeti ifade edebilir. İslam geleneğinde, belirli surelerin veya duaların çeşitli niyetlerle okunması, kişinin manevi bağlamda güçlenmesine ve korunmasına katkıda bulunma amacını taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/maun-eraeyte-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/maun-eraeyte-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="78479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Duha Suresi (Vedduha) Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/duha-suresi-vedduha-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/duha-suresi-vedduha-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşluk vakti anlamına gelen Duha Suresi (Vedduha) Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duha Suresi, Kur'an'ın 93. suresidir ve 11 ayetten oluşur. Mekke döneminde inmiş olan bu sure, ilk ayetinde geçen "duhâ" kelimesinden adını alır, bu kelime "kuşluk vakti" anlamına gelir. Duha Suresi, özellikle Peygamber Muhammed'e (s.a.v.) yönelik teselli ve destek içeren ayetleriyle bilinir.</p>

<p>Surenin başında geçen "Duha" kelimesi, sabahın ilk ışıklarını ve güneşin doğuşunu simgeler, bu da ayetin içeriğiyle uyumludur. Duha Suresi'nde Allah'ın lütfu, nimetleri ve Peygamber'in üzüntülerine karşı Rabbinin ona olan destek ve yardımı vurgulanır.</p>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha)&nbsp; Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><em>Bismillahirrahmânirrahîm.</em></p>

<p>1-3. Ved duhâ. Vel leyli izâ secâ. Mâ veddeake rabbuke ve mâ kalâ.</p>

<p>4. Ve lel âhıratu hayrun leke minel ûlâ.</p>

<p>5. Ve le sevfe yu'tîke rabbuke fe terdâ.</p>

<p>6. E lem yecidke yetîmen fe âvâ.</p>

<p>7. Ve vecedeke dâllen fe hedâ.</p>

<p>8. Ve vecedeke âilen fe agnâ.</p>

<p>9. Fe emmâl yetîme fe lâ takher.</p>

<p>10. Ve emmâs sâile fe lâ tenher.</p>

<p>11. Ve emmâ bi ni'meti rabbike fe haddis.</p>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha) Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/resized-10e35-339f3fdfduasuresi.jpg" style="width: 450px; height: 403px;" /></strong></p>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha) Türkçe Meali</strong></h2>

<p><em>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</em></p>

<p>1- Andolsun kuşluk vaktine</p>

<p>2- ve dindiği zaman o geceye ki,</p>

<p>3- Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı!</p>

<p>4- Ve kesinlikle senin için sonu önünden (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.</p>

<p>5- İleride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın!</p>

<p>6- O, seni bir yetim iken barındırmadı mı?</p>

<p>7- Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı?</p>

<p>8- Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?</p>

<p>9- Öyle ise, sakın yetime kahretme (onu horlama)!</p>

<p>10- El açıp isteyeni de azarlama!</p>

<p>11- Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat!</p>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha) Fazilet ve Sırları</strong></h2>

<p>Duha Suresi, 11 ayetten oluşan kısa bir suredir ve Mekke döneminde indirilmiştir. Bu surede, Peygamber Muhammed'e (s.a.v.) yönelik alay ve üzüntü verici davranışlara karşı teselli içeren mesajlar bulunmaktadır. Müşriklerin alaylarına ve Peygamber'in içsel sıkıntılarına karşı Allah'ın lütfu ve yardımının ifade edildiği Duha Suresi, ona destek ve güç verici bir mesaj sunar.</p>

<p>Aynı zamanda, Duha Suresi'nin düzenli okunmasıyla maddi ve manevi sıkıntıların azalması, kişinin itikadının güçlenmesi ve ahirete olan inancının pekişmesi konularında birçok Müslüman inanışı bulunmaktadır. Kişilerin sabrını arttırması ve dünya hayatının geçici olduğunu anlamaları da bu surenin okunmasının getirdiği faydalardan biri olarak ifade edilir.</p>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha) Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/q0QBiCo8Cfo" title="Kur'an Öğreniyorum 54.Bölüm - Duha Suresi" width="1280"></iframe></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha)&nbsp;neye iyi gelir?</strong></h2>

<p>Duha veya Vedduha Suresi, maddi ve manevi sıkıntılardan kurtulmak, gönül ferahlığına erişmek, Allah'ın merhametine sığınmak ve O'nun her şeyi gören, bilen, her derde derman olan sıfatlarını hatırlamak amacıyla okunan bir suredir. Müslümanlar, bu sureyi dua, niyaz ve yakarışlarında kullanarak Allah'a yönelir ve O'ndan yardım ve rahmet dilerler.</p>

<p>Bu surenin okunması, kişinin iç huzurunu bulmasına, Allah'a olan bağlılığını arttırmasına ve zorluklar karşısında sabrını güçlendirmesine vesile olabilir. Duha Suresi'nin içeriği, teselli ve umut veren mesajlarıyla bilinir, bu nedenle birçok Müslüman bu sureyi düzenli olarak okuyarak manevi destek arar.</p>

<h2><strong>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha) 7 Defa Okunursa Ne Olur?</strong></h2>

<p>Duha Suresi&nbsp;&nbsp;(Vedduha), 7 defa okunması halinde evden birşey çalınmayacağı, hiçbirşeyin kaybolmayacağı, ev her türülü kötülükten korunur.<strong>&nbsp;</strong>Duha Suresi, Müslümanlar arasında manevi destek arayanların sıkça tercih ettiği bir suredir. Bu sureyi okumak, bir Müslüman için dua etmek, Allah'a yönelmek ve sıkıntılar karşısında dayanmak anlamına gelir. İslam'ın temel kaynakları olan Kur'an ve sahih hadislerde belirli bir sayıda veya sırayla okumanın belirli etkileri olduğuna dair açık bir hüküm yoktur.</p>

<p>Ancak inananlar, Duha Suresi'ni okuyarak manevi huzur bulduklarını ifade edebilirler. Bu sure, özellikle zor zamanlarda okunduğunda içsel bir sükûnet ve güven hissi sağlayabilir. Her Müslüman, inançlarını güçlendirmek ve Allah'a yaklaşmak amacıyla Duha Suresi'ni okuma pratiğini kendi manevi ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirebilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/duha-suresi-vedduha-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/duha-suresi-vedduha-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle.png" type="image/jpeg" length="66124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mülk (Tebareke) Suresi  Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/mulk-tebareke-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/mulk-tebareke-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini birinci ayetinde geçen "el-Mülk" kelimesinden alan Mülk (Tebareke) Suresi  Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mülk Suresi, Kur'an'ın 67. suresidir ve toplamda 30 ayetten oluşur. Adını, surenin açılış ayetinde geçen "el-Mülk" kelimesinden alır. Ayrıca Tebareke, Münciye, Mücadele, Mani'a, Vakiye gibi adlarla da anılmaktadır. Surenin ilk ayeti, Allah'ın her şeyi kontrol ve hükmetme gücünü vurgulayarak başlar.</p>

<p>Mülk Suresi, insanları düşünmeye, yaratılış gayesini anlamaya ve Allah'ın kudretini takdir etmeye yönlendiren öğütler içermektedir. Aynı zamanda, ahiret hayatının önemine vurgu yapar ve dünya hayatının geçici olduğunu hatırlatarak insanları manevi değerlere odaklanmaya çağırır. Bu sure, insanlara hayatlarını anlamlandırmaları, doğruluktan ve iyilikten ayrılmamaları, Allah'a şükretmeleri ve O'na yönelmeleri gerektiği konusunda önemli mesajlar verir.</p>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Türkçe Okunuşu</strong></h2>

<p>1. Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun.<br />
2. Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru.<br />
3. Elleziy haleka seb'a semavatin tıbakan ma tera fiy halkırrahmani min tefavutin ferci'ılbasare hel tera min futurin.<br />
4. Summerci'ılbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun.<br />
5. Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatıyni ve a'tedna lehum 'azabesse'ıyri.<br />
6. Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasıyru.<br />
7. İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru.<br />
8. Tekadu temeyyezu minelğayzı kullema ulkıye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun.<br />
9. Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin.<br />
10. Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kılu ma kunna fiy ashabisse'ıyri.<br />
11. Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'ıyri.<br />
12. İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun.<br />
13. Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri.<br />
14. Ela ya'lemu men haleka ve huvelletıyfulhabiyru.<br />
15. Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkıhi ve ileyhinnuşuru.<br />
16. Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru.<br />
17. Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasıben feseta'lemune keyfe neziyri.<br />
18. Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri.<br />
19. Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbıdne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basıyrun.<br />
20. Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin.<br />
21. Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin.<br />
22. Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala sıratın mustekıymin.<br />
23. Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune.<br />
24. Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardı ve ileyhi tuhşerune.<br />
25. Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikıyne.<br />
26. Kul innemel'ılmu 'ındallahi ve innema ene neziyrun mubiynun.<br />
27. Felemma reevhu zulfeten siy-et vucuhulleziyne keferu ve kıyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une.<br />
28. Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'ıye ev rahımena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin.<br />
29. Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin.<br />
30. Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'ıynin.</p>

<p></p>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/5defecf50f25441fdc8bf3dc.jpg" style="width: 450px; height: 492px;" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/5defec930f25441fdc8bf3da.jpg" style="width: 450px; height: 454px;" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/5defec930f25441fdc8bf3d8.jpg" style="width: 450px; height: 175px;" /></strong></p>

<h2></h2>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p>Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla</p>

<p>1. Kâinatın mutlak mülkiyeti ve hâkimiyeti elinde bulunan Allah yüceler yücesi, bütün iyilik ve bereketlerin kaynağıdır. O'nun her şeye gücü yeter.</p>

<p>2. O ki, hanginizin daha güzel işler yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. Kudreti dâimâ üstün gelen ve günahları çok bağışlayan yalnız O'dur.</p>

<p>3. Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan O'dur. Rahmân'ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin?</p>

<p>4. Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak. Göz, aradığı kusuru bulamamanın ezikliği ve bitkinliği içinde sana geri dönecektir.</p>

<p>5. Biz yere en yakın olan göğü kandillerle süsledik. O kandilleri şeytanlara atılan birer mermi yaptık; onlara bir de alevli ateş azabı hazırladık.</p>

<p>6. Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Gidilecek ne kötü bir yerdir orası!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7. Oraya atıldıklarında, cehennemin onları yutmak için homurtularla nasıl içine doğru nefes alıp, uğuldaya uğuldaya kaynadığını işitirler.</p>

<p>8. Kâfirlere öfkesinden neredeyse çatlayacak! Her bir bölük oraya atıldıkça cehennem bekçileri onlara: "Allah'ın azabından sakındıran bir uyarıcı size gelmemiş miydi?" diye sorarlar.</p>

<p>9. Şöyle cevap verirler: "Evet, bize bir uyarıcı geldi. Fakat biz onu yalanladık ve onlara: «Allah'ın bir şey indirdiği falan yok; siz ancak büyük bir sapıklık ve şaşkınlık içindesiniz» dedik."</p>

<p>10. Sonra şöyle hayıflanırlar: "Eğer uyarılara kulak vermiş veya aklımızı kullanıp gerçekler üzerinde düşünmüş olsaydık, şimdi şu çılgın alevli ateşin yoldaşları arasında bulunmazdık!"</p>

<p>11. Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık Allah'ın rahmetinden uzak olsun o çılgın ateş mahkûmları!</p>

<p>12. Buna karşılık, duyu ve idrak sınırlarının ötesinde bulunan Rablerine karşı kalpleri saygı ve ürpertiyle dolu olanlara gelince, onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.</p>

<p>13. Söylemek istediğinizi ister içinizde gizleyin, ister açığa vurun hiç fark etmez. Çünkü O, göğüslerde saklanan en gizli düşünceleri bile tam olarak bilir.</p>

<p>14. Yaratan yarattığını bilmez olur mu hiç? İlmi her şeyin bütün inceliklerine kadar nüfûz eden ve her şeyden hakkiyle haberdar olan yalnız O'dur.</p>

<p>15. O Allah ki, yeryüzünü sizin için uysal bir binek hâline getirmiştir. Öyleyse onun omuzları üzerinde rahatça dolaşın ve Allah'ın sizin için hazırladığı nimetlerden faydalanın. Ama sonunda O'nun huzurunda toplanacağınız unutmayın!</p>

<p>16. Gökte olan zâtın, sizi yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldunuz? Bir de bakarsınız, yer çalkalanıp duruyor!</p>

<p>17. Yahut gökte olanın, üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin mi oldunuz? Siz, benim tehdidimin nasıl bir şey olduğunu yakında bileceksiniz!</p>

<p>18. Gerçek şu ki, bunlardan öncekiler de âyetlerimi ve peygamberlerimi yalanlamışlardı. Fakat beni inkâr etmenin âkibeti neymiş, gördüler!</p>

<p>19. Üzerlerinde kanatlarını aça kapaya uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları havada tutan Rahmân'dan başkası değildir. Şüphesiz O, her şeyi hakkiyle görmektedir.</p>

<p>20. Size Rahmân'dan başka yardım edip sizi O'nun azabından kurtaracak ordunuz hangisi? Doğrusu kâfirler, büyük bir yanılgı ve tam bir aldanmışlık içindeler.</p>

<p>21. Eğer Rahmân size verdiği rızkı kesiverecek olsa, o zaman sizi rızıklandıracak olan hani kim? Gerçek şu ki onlar azgınlık içinde ve haktan uzaklaşmakta direnip duruyorlar.</p>

<p>22. Düşünün bakalım; yüzüstü kapanarak sürünen mi emniyet içinde ve sapmadan yol alıp hedefine ulaşır, yoksa doğrudan hedefe götüren dümdüz bir yol üzerinde hiç sapmadan dimdik yürüyen mi?</p>

<p>23. De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz?"</p>

<p>24. De ki: "Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan da O'dur. En sonunda diriltilip yine O'nun huzurunda toplanacaksınız!"</p>

<p>25. Buna rağmen hâlâ: "Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdit edip durduğunuz kıyâmet ne zaman gerçekleşecek?" diye alay ediyorlar.</p>

<p>26. De ki: "Onun bilgisi, sadece Allah katındadır. Ben ise apaçık bir uyarıcıyım!"</p>

<p>27. Nihâyet kıyâmeti yakından gördüklerinde inkâr edenlerin yüzleri korku ve kederden simsiyah kesilir. Onlara: "Alay ederek küstahça isteyip durduğunuz şey işte bu!" denilir.</p>

<p>28. De ki: "Allah beni ve beraberimdeki mü'minleri helâk etse veya bize merhamet etse, bu O'nun bileceği bir iştir. Peki, söyler misiniz bana, ya kâfirleri can yakıcı azaptan kim kurtaracak?</p>

<p>29. De ki: "O Rahmân'dır; O'na inandık ve yalnız O'na güvenip dayandık. Bu sebeple, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında siz de öğreneceksiniz!"</p>

<p>30. De ki: "Söyleyin bana: Eğer suyunuz yerin dibine çekiliverse, size kaynağından akıp duran yeni ve tatlı bir suyu kim getirebilir?"</p>

<p></p>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/9j7pkq_UVuY" title="Kur'an Öğreniyorum 46.Bölüm - Mülk Suresi (1-6)" width="1280"></iframe></p>

<h2></h2>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Mülk Suresi, Kur'an-ı Kerim'in en faziletli surelerinden biridir ve otuz ayetten oluşan içeriğiyle önemli bilgiler ve uyarılar içermektedir. Müslümanlar için bu surenin içeriğini bilmek, dini bilgiye sahip olmak açısından büyük önem taşır.</p>

<p>Mülk Suresi'nin faziletleri, birçok hadis kaynağında da detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu hadislerde, bu surenin okunmasının sevapları, içerdiği öğütlerin önemi ve Allah'a yaklaşma noktasında nasıl bir rehberlik ettiği gibi konular üzerinde durulur. Mülk Suresi'nin okunmasının, manevi anlamda kişiyi güçlendirdiği, dünya ve ahiret hayatına yönelik hayırlar getirdiği vurgulanır. Bu nedenle, Müslümanlar için Mülk Suresi'nin faziletlerini anlamak ve bu sureyi düzenli olarak okumak büyük bir öneme sahiptir.</p>

<h2><strong>Yatmadan önce neden Mülk suresi okunur?</strong></h2>

<p>Mülk (Tebareke) Suresi'ni her gün okuyan kişinin maddi durumu bereketlenir, zenginleşir ve fakirlikle karşılaşmaz. Yatsı namazının ardından Tebareke Suresi'ni okuyan kişi, vefat etmesinin ardından kabir azabından korunur. Ayrıca, vefat eden bir kişinin arkasından okunduğu takdirde, o kişinin kabir azabı hafifler.</p>

<p>Bu tür inançlar genellikle geleneksel uygulamalara dayanmaktadır ve İslam'ın ana kaynakları olan Kur'an ve sahih hadislerle doğrudan desteklenmemektedir. İslam'da ibadetler ve dualar niyetle yapılır, bu nedenle niyetin temiz olması önemlidir. Bu tür uygulamaların kişinin inancına ve niyetine uygun bir şekilde yapılması gerektiği vurgulanır.</p>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Neyi Anlatır?</strong></h2>

<p>Mülk Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 67. suresidir ve Allah'ın birliği, kudreti, azameti ile ilgili önemli mesajlar içerir. Bu surede, öldükten sonra tekrar dirileceğimize inanmanın önemi vurgulanır ve inkar edenlerin, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmeyenlerin gelecekteki akıbetleri üzerinde durulur.</p>

<p>Mülk Suresi aynı zamanda, Allah'ın yaratıcı olarak tek ilah olduğu, O'ndan başka ilah olmadığı ve her şeyin O'nun kontrolü altında olduğu konularına odaklanır. Bu sure, insanlara dünya hayatının geçiciliğini hatırlatır ve ahiret hayatının gerçekliklerine dikkat çeker. Mülk Suresi'nin ana teması, tevhid inancını güçlendirmek ve insanları düşünmeye, ibret alarak hareket etmeye çağırmaktır.</p>

<h2><strong>Mülk Suresi (Tebareke) Abdestsiz Okunur mu?</strong></h2>

<p>İslam alimleri, Kur'an-ı Kerim'in mushaf üzerinden okunurken abdestli olunmasını tavsiye etmektedirler. Ancak Mülk Suresi'nin ezberden okunması, yani öğrenilip ezbere bilinerek seslendirilmesi durumunda abdestsiz olmakta bir sakınca bulunmamaktadır. Bu konuda İslam alimlerinin genel görüşü, özellikle Kur'an-ı Kerim'e fiziksel temasın olmadığı ezberleme durumunda abdest şartının ortadan kalktığı yönündedir.</p>

<p>Ancak, mushaf üzerinden okuma durumunda, yani Kur'an-ı Kerim'in fiziksel olarak elle temas edildiği durumlarda abdestli olunması önerilir. Bu, Kur'an'ın kutsallığına ve saygıya verilen bir önlemdir. Her durumda, kişiler yerel dinî otoritelerin görüşlerine ve takip ettikleri mezhebe göre hareket etmelidirler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/mulk-tebareke-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/mulk-tebareke-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="66272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kafirun Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/kafirun-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/kafirun-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini ilk ayetinde geçen ve kafirler anlamına gelen “Kâfirûn” kelimesinden alan Kafirun Suresi Okunuşu,  Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kâfirûn Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 109. suresidir. Bu sure, Mekke döneminde inmiştir ve 6 ayetten oluşur. Kâfirûn, Arapça'da "kâfirler" veya "inkâr edenler" anlamına gelir. Surenin adı, bu ayetlerde geçen "Ey kâfirler" ifadesinden alınmıştır.</p>

<p>Kâfirûn Suresi, tevhid inancının önemini vurgular ve İslam'ın temel ilkesi olan bir tanrıya inanma konusunda yapılan bir çağrıyı içerir. Surenin genel teması, müşriklerin ve inkârcıların inançlarına karşı Müslümanların duruşunu güçlendirmek ve Allah'a olan bağlılıklarını vurgulamaktır.</p>

<p>Surenin sonunda, Müslümanlara kendi dinlerine, inkârcılara da kendi dinlerine bağlı kalmaları gerektiği hatırlatılır. Kâfirûn Suresi, kısa olmasına rağmen önemli bir öğreti taşır ve inanç temelli bir uyarı içerir.</p>

<h2><strong><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/k-fir-n-suresi-turkce" rel="nofollow" target="_blank">Kâfirûn Suresi Türkçe</a>&nbsp;Okunuşu</strong></h2>

<p>Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.</p>

<p>1- Kul yâ eyyuhe’l-kâfirûn.</p>

<p>2- Lâ a’budu mâ ta’budûn.</p>

<p>3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud.</p>

<p>4- Velâ ene âbidun mâ abedtum.</p>

<p>5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud.</p>

<p>6- Lekum dînukum veliye dîn.</p>

<h2><strong>Kâfirûn Suresi Diyanet Meali</strong></h2>

<p>(1) De ki: "Ey inkârcılar!<br />
(2) Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam.<br />
(3) Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.<br />
(4) Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.<br />
(5) Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.<br />
(6) Sizin dininiz size, benim dinim banadır."</p>

<h2><strong><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/k-fir-n-suresi-arapca" rel="nofollow" target="_blank">Kâfirûn Suresi Arapça</a>&nbsp;Okunuşu</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/kisa-sureler-kafirun-suresi-tecvid-kuran-ogreniyorum.jpg" style="width: 450px; height: 280px;" /></strong></p>

<h2><strong><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/k-fir-n-suresi-arapca" rel="nofollow" target="_blank">Kâfirûn Suresi</a>&nbsp;Fazileti ve Sırları</strong></h2>

<p>Kâfirûn Suresi'ni okumanın en önemli fazileti, kişiyi şirkten korumasıdır. Bu sureyi düzenli olarak okuyan bir kişi, şirk ve inkardan uzaklaşma yönünde bir koruma sağlamış olur. Kâfirûn Suresi'ni anlamını bilerek ve içten bir inançla okumak, kişinin imanını güçlendirir.</p>

<p>Surenin okunması sadece manevi koruma sağlamakla kalmaz, aynı zamanda rızkı ve bereketi arttırmaya da vesile olabilir. Kâfirûn Suresi'nin içerdiği tevhid mesajı, kişinin Allah'a olan bağlılığını pekiştirmesine yardımcı olur.</p>

<p>Bu kısa süreyi düzenli olarak okuyarak, inançlarını pekiştiren kişiler, Allah'a olan yakınlıklarını hissederler. Kâfirûn Suresi'nin öğretileriyle amel etmek, Müslümanların tevhid inancını yaşamlarına entegre etmelerine ve günlük hayatta bu ilkeye sadık kalmalarına yardımcı olabilir.</p>

<h2><strong><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/k-fir-n-suresi-arapca" rel="nofollow" target="_blank">Kâfirûn Suresi</a>&nbsp;Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/v_DP11actJI" title="Kur'an'ın Dilinden 245.Bölüm - (Kafirun Suresi)" width="1280"></iframe></p>

<h2></h2>

<h2><strong>Kâfirûn Sûresi neye iyi gelir?</strong></h2>

<p>Kâfirûn Suresi'ni gece ve gündüz okumanın, şirkten korunma amacını taşıdığına dair yaygın bir inanç bulunmaktadır. Ayrıca, bu surenin doğru bir şekilde okunmasının, kişilerin münafıklıktan uzaklaşmalarına yardımcı olduğuna dair bir öğreti vardır. Kâfirûn Suresi'nin herhangi bir yiyeceğe okunmasının, o yiyecekteki zehirlenme veya zararlı etkilerden korunmaya vesile olabileceğine dair ifadeler de mevcuttur. Ancak, bu tür inançlar genellikle geleneksel uygulamalara dayanmaktadır ve İslam'ın ana kaynaklarında bu konuda spesifik bir bilgi bulunmamaktadır. Bu tür uygulamaların İslam'ın temel prensipleriyle uyumlu olup olmadığını değerlendirmek önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kafirun Suresi neden yanlış okunursa ne olur?</strong></h2>

<p>“Kulya eyyühe'l-Kâfirun” Sûresini namazda yanlış okursak kâfir olur muyuz?” şeklindeki bu sorunun İslam'da böyle bir hükmü yoktur. Herhangi bir sûreyi, âyeti veya manayı yanlış okuma durumu, namazın içinde veya dışında olsa bile, sehven yapılan bir hata olarak kabul edilir ve bu sebeple kişi kâfir olmaz. İslam hukukunda, namaz ve diğer ibadetlerde yapılan hataların düzeltilmesi ve öğrenilmesi teşvik edilir.</p>

<h2><strong>Kafirun Suresi hangi olay üzerine inmiştir?</strong></h2>

<p>Kâfirûn Suresi, Mekke döneminde inmiştir. Bu sure, Müslümanların tevhid inancını vurgulayarak, Allah'a ibadet etme konusundaki net duruşlarını ortaya koymalarını teşvik etmek amacıyla nazil olmuştur. Surenin inmesinin temel sebeplerinden biri, Müslümanlar ile Mekke'deki müşrik topluluğu arasındaki temel inanç farklılıklarını açıklamak ve Müslümanların bu inançlarını güçlendirmek içindir.</p>

<p>Müşrikler, Hz. Muhammed'e (sav) ve tebliğ ettiği tevhid inancına karşı direniyorlardı. Kâfirûn Suresi, bu direnişe karşı Müslümanlara rehberlik ederek, tevhid inancını korumalarını, değişmemelerini ve Allah'a karşı sadakatlerini sürdürmelerini vurgular. Bu nedenle, Kâfirûn Suresi, Müslümanların tevhid inancını güçlendirmeye yönelik bir cevap olarak Mekke döneminde indirilmiştir.</p>

<h2><strong>Kafirun Suresi hangi vakitte okunur?</strong></h2>

<p></p>

<p>Kâfirûn Suresi'nin özellikle gece uyumadan önce okunmasının hayırlı olduğuna dair bir inanç yaygındır. Bu sureyi okuyan kişiler, Kur'an'ı Kerim'in çeyreğini okumuş gibi bir sevap elde etmiş olurlar. Ayrıca, Kâfirûn Suresi'nin düzenli okunması, Müslümanların şirkten uzaklaşmasına yardımcı olacağına inanılır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/kafirun-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/kafirun-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="95264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fil Suresi (Elemtera) Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/fil-suresi-elemtera-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/fil-suresi-elemtera-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Namazda okunabilecek sureler arasında önemli bir yeri olan Fil Suresi (Elemtera) Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fil Suresi, namazda okunabilecek sureler arasında önemli bir yere sahiptir. Toplamda 5&nbsp;ayetten oluşan Fil Suresi, Ebrehe'nin Kabe'yi yıkmak isteyen ordusuyla nasıl helak olduğunu anlatır. Surenin konusu, Ebrehe'nin fil ordusunun hicretten önce Mekke'ye gelerek Kabe'yi yıkmaya çalışmasıdır. Ancak, Allah'ın müdahalesiyle gönderdiği ebabil kuşlarıyla bu ordunun helak olması anlatılır.</p>

<h2><strong>Fil Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim.</strong></p>

<p>1.E lem tera keyfe feale rabbüke bi ashabil fıl</p>

<p>2.E lem yec'al keydehüm fı tadlıl</p>

<p>3.Ve ersele aleyhim tayran ebabıl</p>

<p>4.Termıhim bi hıcaratin min siccıl</p>

<p>5.Fecealehüm keasfin me'kul</p>

<h2><strong>Fil Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle.</strong></p>

<p>1.Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?</p>

<p>2.Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?</p>

<p>3, 4, 5.Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.</p>

<h2><strong>Fil Suresi Arapça yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/fil-suresi.jpg" style="width: 450px; height: 450px;" /></strong></p>

<h2><strong>Fil Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/6N7YIEWzXu0" title="Kur'an Öğreniyorum 57.Bölüm - Fil ve Kureyş Suresi" width="1350"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Fil Suresi Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>"Peygamber Efendimiz (Sav) tarafından aktarılan bazı rivayetlere göre, Fil Suresi'nin belirli sayıda okunmasının özel bir anlam taşıdığına inanılmaktadır. Bu inanışa göre, Fil Suresi'nin belirli sayıda tekrarı, Allah'ın korumasını artırabilir ve kişiyi kötülüklerden, musibetlerden koruyabilir.</p>

<p>Fil Suresi'nin içeriği, Mekke'nin müşrik liderlerinden Ebrehe'nin ordusunun Kabe'yi yıkmaya yönelik girişimini ve Allah'ın mucizevi müdahalesini anlatır. Bu bağlamda, Fil Suresi'nin okunması, Allah'ın gücüne, yardımına ve korumasına olan inancı güçlendirmek adına özel bir önem arz edebilir.</p>

<h2><strong>Fil Suresi ve anlamı nedir?</strong></h2>

<p>Fil Suresi, Habeşistan Kralı Ebrehe'nin liderliğindeki fil ordusunun, Kâbe'yi yıkmak amacıyla Mekke'ye gelmeleri ve Yüce Allah'ın gönderdiği ebabil kuşları sayesinde nasıl helak olduklarını anlatan bir suredir. Bu olay, İslam tarihinde önemli bir dönemeç olarak kabul edilir ve Kâbe'nin dokunulmazlığını vurgular.</p>

<p>Surenin içeriği, Allah'ın gücü, kudreti ve müminlere olan koruyuculuğunu vurgular. Fil Suresi'nin bu olayı anlatışı, müminlere Allah'a olan teslimiyet ve güvenlerini pekiştirmeleri için bir örnek teşkil eder. Bu nedenle, Fil Suresi, Müslümanlar arasında özel bir öneme sahip olarak kabul edilir.</p>

<p>Kâbe'nin kutsiyeti ve Allah'ın her türlü müdahalesiyle onu koruması, Fil Suresi'nin temel mesajlarından biridir. Bu durum, Müslümanlar arasında Fil Suresi'nin özellikle Kâbe'nin korunması ve İslam'ın yüceltilmesi amacıyla okunarak dua edilmesine yönelik bir gelenek oluşturmuştur. Fil Suresi'nin anlatımındaki bu özel olay, Müslümanların imanlarını güçlendirmeye ve Allah'a olan bağlılıklarını pekiştirmeye yönelik bir vesile olarak kabul edilir.</p>

<h2><strong>Fil suresi okumak neye iyi gelir?</strong></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peygamber Efendimiz (Sav), Fil Suresi'nin okuyan kimseleri Yüce Allah'ın kötülüklerden ve ahlaki değişimlerden koruyacağını buyurmuştur. Fil Suresi, özellikle belirli sayılarda okunduğunda düşmanlara karşı zafer elde edileceği ve akşam ile yatsı arasında 250 kez okunduğunda düşmanları&nbsp;def eder.&nbsp;</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/fil-suresi-elemtera-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 21:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/fil-suresi-elemtera-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="11302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakara Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/bakara-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/bakara-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsmini 67-73. ayetlerde geçen ve Arapçada ''sığır / inek'' anlamına gelen ''bakara'' kelimesinden alan Bakara Suresinin Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakara Suresi, Kur'an'ın ikinci suresidir ve toplamda 286 ayetten oluşur, bu da onu en uzun surelerden biri yapar. Surenin adı, içerdiği 67-73. ayetlerde geçen "bakara" kelimesinden gelir, ki bu kelime Arapçada "sığır" veya "inek" anlamına gelir. Sure, Medine döneminde, hicretin 1. ve 2. yıllarında nazil olmuştur.</p>

<p>Bakara Suresi, çeşitli konuları kapsayan zengin bir içeriğe sahiptir. İman, ibadet, ahlak kuralları, aile ilişkileri, ekonomi, savaş hukuku ve diğer birçok konuda rehberlik sunar. Ayrıca, surede birçok peygamberin öğretileri ve örnekleri de yer alır. Bu nedenle, Bakara Suresi, Müslümanlar için önemli bir kaynak ve rehber olarak kabul edilir.</p>

<h2><strong>BAKAR SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU</strong></h2>

<ol>
 <li>Elif lam mim</li>
 <li>Zalikel kitabü la raybe fıh* hüdel lil müttekıyn</li>
 <li>Ellezıne yü'minune bil ğaybi ve yükıymunas salate ve mimma razaknahüm yünfikun</li>
 <li>Vellezine yü'minune bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kablik* ve bil ahırati hüm yukınun</li>
 <li>Ülaike ala hüdem mir rabbihim ve ülaike hümül müflihun</li>
 <li>İnnellezıne keferu sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun</li>
 <li>Hatemallahü ala kulubihim ve ala sem'ıhim* ve ala ebsarihim ğaşaveh* ve lehüm azabün azıym</li>
 <li>Ve minen nasi mey yekulü amenna billahi ve bil yevmil ahıri ve ma hüm bi mü'minın</li>
 <li>Yühadiunellahe vellezıne amenu* ve ma yahdeune illa enfüsehüm ve ma yeş'urun</li>
 <li>Fı kulubihim meradun fe zadehümüllahü merada* ve lehüm azabün elımüm bi ma kanu yekzibun</li>
 <li>Ve iza kıyle lehüm la tüfsidu fil erdı kalu innema nahnü muslihun</li>
 <li>Ela innehüm hümül müfsidune ve lakil la leş'urun</li>
 <li>Ve iza kıyle lehüm aminu kema amenen nasü kalu e nü'minü kema amenes süfeha'* ela innehüm hümüs süfehaü ve lakil la ya'lemun</li>
 <li>Ve iza lekullezıne amenu kalu amenna* ve iza halev ila şeyatıynihim kalu inna meaküm innema nahnü müstehziun</li>
 <li>Allahü yestehziü bihim ve yemüddühüm fı tuğyanihim ya'mehun</li>
 <li>Ülaikellezıneşteravüd dalalete bil hüda* fe ma rabihat ticaratühüm ve ma kanu mühtedın</li>
 <li>Meselühüm ke meselillezistevkade nara* fe lemma edaet ma havlehu zehebellahü bi nurihim ve terakehüm fı zulümatil la yübsırun</li>
 <li>Summüm bükmün umyün fe hüm la yarciun</li>
 <li>Ev ke seyyibim mines semai fıhi zulümatüv ve ra'düv ve bark* yec'alune esabiahüm fı azanihim mines savaıkı hazeral mevt* vallahü mühıytum bil kafirın</li>
 <li>Yekadül berku yahtafü ebsarahüm* küllema edae lehüm meşev fıhi ve iza azleme aleyhim kamu* ve lev şaellahü le zehebe bi sem'ıhim ve ebsarihim* innellahe ala külli şey'in kadiyr</li>
 <li>Ya eyyühen nasu'büdu rabbekümüllezı halekaküm vellezıne min kabliküm lealleküm tettekun</li>
 <li>Ellezı ceale lekümül erda firaşev ves semae binaa* ve enzele mines semai maen fe ahrece bihı mines semerati rizkal leküm* fe la tec'alu lillahi endadev ve entüm ta'lemun</li>
 <li>Ve in küntüm fı raybim mimma nezzelna ala abdina fe'tu bi suratim mim mislih* ved'u şühedaeküm min dunillahi in küntüm sadikıyn</li>
 <li>Fe illem tef'alu ve len tef'alu fettekun naralletı vekudühen nasü vel hıcarah* üıddet lil kafirın</li>
 <li>Ve beşşirillezıne amenu ve amilus salihati enne lehüm cennatin tecrı min tahtihel enhar* küllema ruziku minha min semeratir rizkan kalu hazellezı rüzıkna min kablü ve ütu bihı müteşabiha* ve lehüm fıha ezvacüm mütahheratüv ve hüm fıha halidun</li>
 <li>İnnellahe la yestahyı ey yadribe meselem ma beudaten fe ma fevkaha* fe emmellezıne amenu fe ya'lemune ennehül hakku mir rabbihim* ve emmellezıne keferu fe yekulune maza eradellahü bi haza mesela* yüdıllü bihı kesırav ve yehdı bihı kesıra* ve ma yüdıllü bihı illel fasikıyn</li>
 <li>Ellezıne yenkudune ahdellahi mim ba'di mısakıh* ve yaktaune ma emerallahü bihı ey yusale ve yüfsidune fil ard* ülaike hümül hasirun</li>
 <li>Keyfe tekfürune billahi ve küntüm emvaten fe ahyaküm* sümme yümıtüküm sümme yuhyıküm sümme ileyhi türceun</li>
 <li>Hüvellezı haleka leküm ma fil erdı cemıan sümmesteva iles semai fe sevvahünne seb'a semavat* ve hüve bi külli şey'in alım</li>
 <li>Ve iz kale rabbüke lil melaiketi innı caılün fil erdı halıfeh* kalu e tec'alü fıha mey yüfsidü fıha ve yesfiküd dima'* ve nahnü nüsebbihu bi hamdike ve nükaddisü lek* kale innı a'lemü ma la ta'lemun</li>
 <li>Ve alleme ademel esmae külleha sümme aradahüm alel melaiketi fe kale embiunı bi esmai haülai in küntüm sadikıyn</li>
 <li>Kalu sübhaneke la ılme lena illa ma alemtena* inneke entel alımül hakım</li>
 <li>Kale ya ademü embi'hüm bi esmaihim* felemma embeehüm bi esmaihim kale e lem ekul leküm innı a'lemü ğaybes semavati vel erdı ve a'lemü ma tübdune ve ma küntüm tektümun</li>
 <li>Ve iz kulna lil melaiketiscüdu li ademe fe secedu illa iblıs* eba vestekbera ve kane minel kafirın</li>
 <li>Ve kulna ya ademüskün ente ve zevcükel cennete ve küla minha rağaden haysü şi'tüma* ve la takraba hazihiş şecerate fe tekuna minez zalimın</li>
 <li>Fe ezellehümeş şeytanü anha fe ahracehüma mimma kana fıh* ve kulnehbitu ba'duküm li ba'dın adüvv* ve leküm fil erdı müstekarruv ve metaun ila hıyn</li>
 <li>Fe telekka ademü mir rabbihı kelimatin fe tabe aleyh* innehu hüvet tevvabür rahıym</li>
 <li>Kulnehbitu minha cemıa* fe imma ye'tiyenneküm minnı hüden fe men tebia hüdaye fe la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun</li>
 <li>Vellezıne keferu ve kezzebu bi ayatina ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun</li>
 <li>Ya benı israılezküru nı'metiyelletı en'amtü aleyküm ve evfu bi ahdı ufi biahdiküm ve iyyaye ferhebun</li>
 <li>Ve aminu bi ma enzeltü müsaddikal li ma meaküm ve la tekunu evvele kafirim bih* ve la teşteru bi ayatı semenen kalilev ve iyaye fettekun</li>
 <li>Ve la telbisül hakka bil batılı ve tektümül hakka ve entüm ta'lemun</li>
 <li>Ve ekıymüs salate ve atüz zekate verkeu mear rakiıyn</li>
 <li>E te'mürunen nase bil birri ve tensevne enfüseküm ve entüm tetlunel kitab* e fe la ta'kılun</li>
 <li>Vesteıynu bis sabri ves salah* ve inneha le keıratün illa alel haşiıyn</li>
 <li>Ellezıne yezunnune ennehüm mülaku rabbihim ve ennehüm ileyhi raciun</li>
 <li>Ya benı israılezküru nı'metiyelletı en'amtü aleyküm ve ennı faddaltüküm alel alemın</li>
 <li>Vetteku yevmel la teczı nefsün an nefsin şey'ev ve la yukbelü minha şefaatüv ve la yü'hazü minha adlüv ve la hüm yünsarun</li>
 <li>Ve iz necceynaküm min ali fir'avneyesumuneküm suel azabi yüzebbihune ebnaeküm ve yestahyune nisaeküm* ve fı zaliküm belaüm mir rabbiküm azıym</li>
 <li>Ve iz ferakna bikümül bahra fe enceynaküm ve ağrakna ale fir'avne ve entüm tenzurun</li>
 <li>Veiz vaadna musa erbeıyne leyleten sümmettehaztümül ıcle mim ba'dihı ve entüm zalimun</li>
 <li>Sümme afevna anküm mim ba'di zalike lealleküm teşkürun</li>
 <li>Ve iz ateyna musel kitabe vel fürkane lealleküm teehtedun</li>
 <li>Ve iz kale musa li kavmihı ya kavmi inneküm zalemtüm enfüseküm bittihazikümül ıcle fe tubu ila bariiküm faktülu enfüseküm* zaliküm hayrul leküm ınde bariiküm* fe tabe aleyküm* innehu hüvet tevvabür rahıym</li>
 <li>Ve iz kultüm ya musa len nü'mine leke hatta nerallahe cehraten fe ehazetkümüs saıkatü ve entüm tenzurun</li>
 <li>Sümme beasnaküm mim ba'di mevtiküm lealleküm teşkürun</li>
 <li>Ve zallelna aleykümül ğamame ve enzelna aleykümül menne ves selva* külu min tayyibati ma razaknaküm* ve ma zalemuna ve lakin kanu enfüsehüm yazlimun</li>
 <li>Ve iz kulnedhulu hazihil karyete fe külu minha haysü şi'tüm rağadev vedhulül babe süccedev ve kulu hıttatün nağfirleküm hatayaküm* ve senezıdül muhsinın</li>
 <li>Fe beddellezıne zalemu kavlen ğayrallezı kıyle lehüm fe enzelna alellezıne zalemu riczem mines semai bi ma kanu yefsükun</li>
 <li>Ve izisteska musa li kavmihı fe kulnadrib bi asakel hacer* fenfecerat minhüsneta aşrate ayna* kad alime küllü ünasim meşrabehüm* külu veşrabu mir rizkıllahi ve la ta'sev fil erdı müfsidın</li>
 <li>Ve iz kultüm ya musa len nasbira ala taamiv vahıdin fed'u lena rabbeke yuhric lena mimma tümbitül erdu mim bakliha ve kıssaiha ve fumiha ve adesiha ve besaliha* kale e testebdilunellezı hüv edna billezı hüve hayr* ihbitu mısran fe inne leküm ma seeltüm* ve duribet aleyhimüz zilletü vel meskenetü ve bau bi ğadabim minellah* zalike bi ennehüm kanu yekfürune bi ayatillahi ve yaktülunen nebiyyıne bi ğayril hakk* zalike bi ma asav ve kanu ya'tedun</li>
 <li>İnnellezıne amenu vellezıne hadu ven nesara ves sabiıne min amene billahi vel yevmil ahıri ve amile salihan fe lehüm ecruhüm ınde rabbihim *ve la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun</li>
 <li>Ve iz ehazna mısakaküm ve rafa'na fevkakümüt tur * huzu ma ateynaküm bi kuvvetiv vezküru ma fıhi lealleküm tettekun</li>
 <li>Sümme tevelleytüm mim ba'di zalik *fe lev la fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu leküntüm minel hasirın</li>
 <li>Ve le kad alimtümüllezına'tedev minküm fis sebti fe kulna lehüm kunu kıradeten hasiın</li>
 <li>Fe cealnaha nekalel li ma beyne yedeyha ve ma halfeha ve mev'ızatel lil müttekıyn</li>
 <li>Ve iz kale musa li kavmihı innellahe ye'müruküm en tezbehu bekarah *kalu etettehızüna hüzüva *kale euzü billahi en ekune minel cahilın</li>
 <li>Kalüd'u lena rabbeke yübeyyil lena ma hı *kale innehu yekulü inneha bekarütl la fariduv ve la bikr * avanüm beyne zalik * fef'alu ma tü'merun</li>
 <li>Kalüdu lena rabbeke yübeyyil lena ma levnüha *kale innehu yekulü inneha bekaratün safraü fakıul levnüha tesürrün nazırın</li>
 <li>Kalüd'u lena rabbeke yübeyyil lena ma hiye innel bekara teşabehe aleyna* ve inna in şaellahü le mühtedun</li>
 <li>Kale innehu yekulü inneha bekaratül la zelulün tüsırul erda ve la teskıl hars* müsellemetül laşiyete fıha* kalül ane ci'te bil hakk* fe zebehuha ve ma kadu yef'alun</li>
 <li>Ve iz kateltüm nefsen feddara'tüm fıha* vallahü muhricüm ma küntüm tektümun</li>
 <li>Fe kulnadribuhü bi ba'dıha* kezalike yuhyillahül mevta ve yürıküm ayatihı lealleküm ta'kılun</li>
 <li>Sümme kaset kulubüküm mim ba'di zalike fe hiye kel hıcarati ev eşeddü kasveh* ve inne minel hıcarati lema yetefecceru minhül enhar* ve inne minha lema yeşşekkaku fe yahrucü minhül ma'* ve inne minha lema yehbitu min haşyetillah* vemallahü bi ğafilin amma ta'melun</li>
 <li>E fetatmeune ey yü'minu leküm ve kad kane ferıkum minhüm yesmeune kelamellahi sümme yüharrifunehu mim ba'di ma akaluhü ve hüm ya'lemun</li>
 <li>Ve iza leküllezıne amenu kalu amenna* ve iza hala ba'duhüm ila ba'din kalu etühaddisunehüm bi ma fetehallahü aleyküm li yühaccuküm bihı ınde rabbiküm* e fe la ta'kılun</li>
 <li>E ve la ya'lemune ennellahe ya'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun</li>
 <li>Ve minhüm ümmiyyune la ya'lemunel kitabe illa emaniyye ve in hüm illa yezunnun</li>
 <li>Fe veylül lillezıne yektübunel kitabe bi eydıhim sümme yekulunel kitabe bi eydıhim sümme yekulune haza min ındillahi li yeşteru bihı semenen kalıla* fe veylül lehüm mimma ketebet eydıhim ve veylül lehüm mimma yeksibun</li>
 <li>Ve kalu len temessenen naru illa eyyamem ma'dudeh* kul ettehaztüm ındellahi ahden fe ley yuhlifellahü ahdehu em tekulune alellahi ma la ta'lemun</li>
 <li>Bela men kesebe seyyietev ve ehatat bihı hatıy'etühu fe ulaike ashabün nar* hüm fıha halidun</li>
 <li>Vellezıne amenu ve amilus salihati ülaike ashabül cenneh* hüm fıha halidun</li>
 <li>Ve iz ehazna mısaka benı israıle la ta'büdune illellahe ve bil valideyni ıhsanev ve izl kurba vel yetam vel mesakıni ve kulu lin nasi husnev ve ekıymus salate ve atüz zekah* sümme tevelleytüm ila kalılem minküm ve entüm mu'ridun</li>
 <li>Ve iz ehazna mısakaküm la tesfikune dimaeküm ve la tuhricune enfüseküm min diyariküm sümme akrartüm ve entüm teşhedun</li>
 <li>Sümme entüm haülai taktülune enfüseküm ve tuhricune ferıkam minküm min diyarihim tezaherune aleyhim bil ismi vel udvan* ve iy ye'tuküm üsara tüfaduhüm ve hüve muharramün aleyküm ıhracühüm* e fe tü'minune bi ba7dıl kitabi ve tekfürune bi ba'd* fe ma cezaü mey yef'alü zalike minküm illa hızyün fil hayatid dünya* ve yevmel kıyameti yüraddune ila eşeddil azab* vemallahü bi ğafilin amma ta'melun</li>
 <li>Ülaikellezıneşteravül hayated dünya bil ahırati fe la yuhaffefü anhümül azabü ve la hüm yünsarun</li>
 <li>Ve le kad ateyna musel kitabe ve kaffeyna mim ba'dihı bir rusüli ve ateyna ıysebne meryemel beyyinati ve eyyednahü bi ruhıl kudüs* e fe küllema caeküm rasulüm bima la tehva enfüsükümüstekbartüm* fe ferıkan kezzebtüm ve ferıkan taktülun</li>
 <li>Ve kalu kulubüna ğulf* bel leanehümüllahü bi küfrihim fe kalılem ma yü'minun</li>
 <li>Ve lemma caehüm kitabüm min ındillahi müsaddikul lima mealhüm ve kanu min kablü yesteftihune alellezıne keferu* fe lemma caehüm ma arafu keferu bihı fe la'netüllahi alel kafirın</li>
 <li>Bi'semeşterav bihı enfüsehüm ey yekfüru bi ma enzelellahü bağyen ey yünezzilellahü min fadlihı ala mey yeşaü min ıbadih* fe bau bi ğadabin ala ğadab* ve lil kafirıne azabüm mühın</li>
 <li>Ve iza kıyle lehüm aminu bi ma enzelellahü kalu nü'minü bima ünzile aleyna ve yekfürune bi ma veraehu ve hüvel hakku müsaddikal lima meahüm* kul fe lime taktülune embiyaellahi min kablü in küntüm mü'minın</li>
 <li>Ve le kad caeküm musa bil beyyinati sümmettehaztümül ıcle mim ba'dihı ve entüm zalimun</li>
 <li>Ve iz ehazna mısakaküm ve rafa'na fevkakümüt tur* huzu ma ateynaküm bi kuvvetiv vesmeu* kalu semı'na ve asayna ve üşribu fı kulubihimül ıcle bi küfrihımv kul bi'sema ye'müruküm bihı ımanüküm in küntüm mü'minın</li>
 <li>Kul in kanet lekümüd darul ahıratü indellahi halisatem min dunin nasi fe temennevül mevte in küntüm sadikıyn</li>
 <li>Ve ley yetemennevhü ebedem bima kaddemet eydıhim* vallahü alımüm biz zalimın</li>
 <li>Ve le tecidennehüm ahrasan nasi ala hayah* ve minellezıne eşraku yeveddü ehadühüm lev yüammeru elfe seneh* ve ma hüve bi müzahzihıhı minel azabi ey yüammer* vallahü besıyrum bima ya'melun</li>
 <li>Kul men kane adüvvel licibrıle fe innehu nezzelehu ala kalbike bi iznillahi müsaddikal lima beyne yedeyhi ve hüdev ve büşra lil mü'minın</li>
 <li>Men kane adüvvel lillahi ve melaiketihı ve rusülihı ve cibrıle ve mıkale fe innellahe adüvvül lil kafirın</li>
 <li>Ve le kad enzelna ileyke ayatim beyyinat* ve ma yekfüru biha illel fasikun</li>
 <li>E ve küllema ahedu ahden nebezehu ferıkum minhüm* bel ekseruhüm la yü'minun</li>
 <li>Ve lemma caehüm rasulüm min ındillahi müsaddikul lima mealhüm nebeze ferıkum minellezıne utül kitab* kitabellahi verae zuhurihim ke ennehüm la ya'lemun</li>
 <li>Vettebeu ma tetlüş şeyatıynü ala mülki süleyman* ve ma kefera süleymanü ve lakinneş şeyatıyne keferu yüallimunen nasas sıhra ve ma ünzile alel melekeyni bi babile harute ve marut* ve ma yüallimani min ehadin hatta yekula innema nahnü fitnetün fe la tekfür* fe yeteallemune minhüma ma yüferrikune bihı beynel mer'i ve zevcih* ve ma hüm bi darrıne bihı min ehadin illa bi iznillah* ve yeteallemune ma yedurruhüm ve la yenfeuhüm* ve le kad alimu le menişterahü ma lehu fil ahırati min halakıv ve le bi'se ma şerav bihı enfüsehüm* lev kanu la'lemun</li>
 <li>Ve lev ennehüm amenu vettekav le mesubetüm min ındillahi hayr* lev kanu ya'lemun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu la tekulu raına ve kulünzurna vesmeu* ve lil kafirıne azabün elım</li>
 <li>Ma yeveddüllezıne keferu min ehlil kitabi ve lel müşrikıne ey yünezzele aleyküm min hayrim mir rabbiküm* vallahü yehtessu bi rahmetihı mey yeşa'* vallahü zül fadlil azıym</li>
 <li>Ma nensah min ayetin ev nünsiha ne'ti bi hayrim minha ev misliha* e lem ta'lem ennellahe ala külli şey'in kadır</li>
 <li>E lem ta'lem ennellahe lehu mülküs semavati vel ard* ve ma leküm min dunillahi miv veliyyiv ve la nasıyr</li>
 <li>Em türıdune en tes'elu rasuleküm kema süile musa min kabl* ve mey yetebeddelil küfra bil ımani fe kad dalle sevaes sbil</li>
 <li>Vedde kesırum min ehlil kitabi lev yerudduneküm mim ba'di ımaniküm küffara* hasedem min ındi enfüsihim mim ba'di ma tebeyyene lehümül hakk* fa'fu vasfehu hatta ye'tiyellahü bi emrih* innellahe ala külli şey'in kadır</li>
 <li>Ve ekıymus salate ve atüz zekah* ve ma tükaddimu li enfüsiküm min hayrin teciduhü ındellah* innellahe bi ma ta'melune besıyr</li>
 <li>Ve kalu ley yedhulel cennete illa men kane huden ev nesar* tilke emaniyyühüm* kul hatu bürhaneküm in küntüm sadikıyn</li>
 <li>Bela men esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinün fe lehu ecruhu ınde rabbihı ve la havvfün aleyhim ve la hüm yahzenun</li>
 <li>Ve kaletil yehudü leysetin nesar ala şey'iv ve kaletin nesara leysetil yehudü ala şey'iv ve hüm yetlunel kitab* kezalike kalellezıne la ya'lemune misle kavlihim* fallahü yahkümü beynehüm yevmel kıyameti fıma kanu fıhi yahtelifun</li>
 <li>Ve men azlemü mimmem menea mesacidellahi ey yüzkera fıhesmühu ve sea fı harabiha* ülaike ma kane lehüm ey yedhuluha illa haifın* lehüm fid dünya hızyüv ve lehüm fil ahırati azabün azıym</li>
 <li>Ve lillahil meşriku vel mağribü fe eynema tüvellu fe semme vechüllah* innallahe vasiun alım</li>
 <li>Ve kalüttehazellahü veleden sübhaneh* bel lehu ma fis semavati vel ard* küllül lehu kanitün</li>
 <li>Bedıus semavati vel ard* ve iza kada emran fe innema yekulü lehu kün fe yekun</li>
 <li>Ve kalellezıne la ya'lemune lev la yükellimünellahü ev te'tına ayeh* kezalike kalellezıne min kablihim misle kavlihim* teşabehet kulubühüm* kad beyyennel ayati li kavmiy yukınun</li>
 <li>İnna erselnake bil hakkı beşırav ve nezirav ve la tüs'elü an ashabil cehıym</li>
 <li>Ve len terda ankel yehudü ve len nesara hatta tettebia milletehüm* kul inne hüdellahi hüvel hüda* ve leinitteba'te ehvaehüm ba'dellezı caeke minel ılmi ma leke minallahi miv veliyyiv ve la nasıyr</li>
 <li>Ellezıne ateynahümül kitabe yetlunehu hakka tilavetih* ülaike yü'minune bih* ve mey yekfür bihı fe ülaike hümül hasirun</li>
 <li>Ya benı israılezküru nı'metiyelletı en'amtü aleyküm ve ennı faddaltüküm alel alemın</li>
 <li>Vetteku yevmel la teczı nefsün an nefsin şey'ev ve la yukbelü minha adlüv ve la tenfeuha şefatüv ve la hüm yünsarun</li>
 <li>Ve izibtela ibrahıme rabbühu bi kelimatin fe etemmehünn* kale innı caılüke lin nasi imama* kale ve min zürriyyetı* kale la yenalü ahdiz zalimın</li>
 <li>Ve iz cealnel beyte mesabetel lin nasi ve emna* vettehızu mim mekami ibrahıme müsalla* ve ahidna ila ibrahıme ve ismaıyle en tahhira veytiye lit taifıne vel akifıne ver rukkeıs sücud</li>
 <li>Ve iz kale ibrahımü rabbic'al haza beleden aminev verzuk ehlehu mines semerati min amene minhüm billahi vel yevmil ahır* kale ve men kefera fe ümettiuhu kalılen sümme adtarruhu ila azabin nar* ve bi'sel mesıyr</li>
 <li>Ve iz yerfeu ibrahımül kavaıde minel beyti ve ismaıyl* rabbena tekabbel minna* inneke entes semıul alım</li>
 <li>Rabbena vec'alna müslimeyni leke ve min zürriyyetina ümmetem müslimetel leke ve erina menasikena ve tüb aleyna* inneke entet tevvabür rahıym</li>
 <li>Rabbena veb'as fıhim rasulem minhüm yetlu aleyhim ayatike ve yüallimühümül kitabe vel hıkmete ve yüzekkıhim* inneke entel azızül hakım</li>
 <li>Ve mey yerğabü ammileti ibrahıme illa men sefihe nefseh* ve le kadıstafeynahü fid dünya* ve innehu fil ahırati le minas salihıyn</li>
 <li>İz kale lehu rabbühu eslim kale eslemtü li rabbil alemın</li>
 <li>Ve vassa biha ibrahımü benıhi ve ya'kub* ya beniyye innellahestafa lekümüd dıne fe la temutünne illa ve entüm müslimun</li>
 <li>Em küntüm şühedae iz hadara ya'kubel mevtü iz kale li benıhi ma ta'büdune mim ba'dı * kalu na'büdü ilaheke ve ilahe abaike ibrahıme ve ismaıyle ve ishaka ilahev vahıda* ve nahnü lehu müslimun</li>
 <li>Tilke ümmetün kad halet* leha ma kesebet ve leküm ma kesebtüm* ve la tüs'elune amma kanu ya'melun</li>
 <li>Ve kalu kunu huden ev nesara tehtedu* kul bel millete ibrahıme hanıfa* ve ma kane minel müşrikın</li>
 <li>Kulu amenna billahi ve ma ünzile ileyna ve ma ünzile ila ibrahıme ve ismaıyle ve ishaka ve ya'kube vel esbatı ve ma utiye musa ve ıysa ve ma utiyen nebiyyune mir rabbihim* la nüferriku beyne ehadim minhüm ve nahnü lehu müslimun</li>
 <li>Fe in amenu bi misli ma amentüm bihı fe kadihtedev* ve in tevellev fe innema hüm fı şikak* fe seyekfıkehümüllah* ve hüves semıul alım</li>
 <li>Sıbğatellah* ve men ahsenü minellahi sıbğatev ve nahnü lehu abidun</li>
 <li>Kul etühaccunena fillahi ve hüve rabbüna ve rabbüküm* ve lena amalüna ve leküm a'malüküm* ve nahnü lehu muhlisun</li>
 <li>Em tekulune inne ibrahıme ve ismaıyle ve ıshaka ve ya'kube vel esbata kanu huden ev nesara* kul e entüm a'lemü emillah* ve men azlemü mimmen keteme şehadeten ındehu minellah* ve mallahü bi ğafilin amma ta'melun</li>
 <li>Tilke ümmetün kad halet* leha ma kesebet ve leküm ma kesebtüm* ve la tüs'elune amma kanu ya'melun</li>
 <li>Se yekulüs süfehaü minen nasi ma vellahüm an kıbletihimülletı kanu aleyha* kul lillahil meşriku vel mağrib* yehdı mey yeşaü ila sıratım müstekıym</li>
 <li>Ve kezalike cealnakmüm ümmetev vesetal li tekunu şühedae alen nasi ve yekuner rasulü aleyküm şehıda* ve ma cealnel kıbletelletı künte aleyha illa li na'leme mey yettebiur rasule mimmey yenkalibü ala akıbeyh* ve in kanet le kebıraten illa alellezıne hedellah* ve ma kanellahü li yüdıy'a ımaneküm* innellahe bin nasi le raufür rahıym</li>
 <li>Kad nera tekallübe vechike fis semai fe lenüvelliyenneke kıbleten terdaha* fevelli vcheke şatnal mescidil haram* ve haysü ma küntüm fevellu vücuheküm şatrah* ve innellezıne utül kitabe le ya'lemune ennehül hakku mir rabbihim* vemallahü bi ğafilin amma ya'melun</li>
 <li>Ve le in eteytellezıne utül kitabe bi külli ayetim ma tebiu kıbletek* ve ma ba'duhüm bi tabiın kıblete ba'd* ve leinitteba'te ehvaehüm mim ba'di ma caeke minel ılmi inneke izel le minez zalimın</li>
 <li>Ellezıne ateynahümül kitabe ya'rifunehu kema ya'rifune ebnaehüm* ve inne ferıkam minhüm le yektümunel hakka ve hüm ya'lemun</li>
 <li>Elhakku mir rabbike fe la tekunenne minel mümterın</li>
 <li>Ve li külliv vichetün hüve müvellıha festebikul hayrat* eyne ma tekunu ye'ti bikümüllahü cemıa* innellahe ala külli şey'in kadır</li>
 <li>Ve min haysü haracte fevelli vecheke şatral mescidil haram* ve innehu lel hakku mir rabbik* ve mallahü bi ğafilin amma ta'melun</li>
 <li>Ve min haysü haracte fevelli vecheke şatral mescidil haram* ve haysü ma küntüm fe vellu vücuheküm şatrahu li ella yekune linnasi aleyküm hucceh* ilellezıne zalemu minhüm fe la tahşevhüm vahşevnı ve li ütimme nı'metı aleyküm ve lealleküm tehtedun</li>
 <li>Kema erselna fıküm rasulem minküm yetlu aleyküm ayatina ve yüzekkıküm ve yüallimükümül kitabv vel hıkmete ve yüallimüküm ma lem tekunu ta'lemun</li>
 <li>Fezkürunı ezkürküm veşküru lı ve la tekfürun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenüsteıynu bis sabri ves salah* innellahe meas sabirın</li>
 <li>Ve la tekulu li mey yuktelü fı sebılillahi emvat* bel ahyaüv ve lakil la teş'urun</li>
 <li>Ve le neblüvenneküm bi şey'im minel havfi vel cuı ve naksım minel emvali vel enfüsi ves semerat* ve beşşiris sabirın</li>
 <li>Ellezıne iza esabethüm müsıybetün kalu inna lillahi ve inna ileyhi raciun</li>
 <li>Ülaike alayhim salevatüm mir rabbihim ve rahmetüv ve ülaike hümül mühtedun</li>
 <li>İnnes safa vel mervete min şeairillah* fe min haccel beyte evı'temera fe la cünaha aleyhi ey yettavvefe bihima* ve men tetavvea hayran fe innellahe şakirun alıym</li>
 <li>İnnellezıne yektümune ma enzelna minel beyyinati vel hüda mim ba'di ma beyyennahü lin nasi fil kitabi ülaike yel'anühümullahü ve yel'anühümül laınun</li>
 <li>İllellezıne tabu ve aslehu ve beyyenu fe ülaike etubü aleyhim* ve enet tevvabür rahıym</li>
 <li>İnnellezıne keferu ve matu ve hüm küffarun ülaike aleyhim la'netüllahi vel melaiketi ven nasi ecmeıyn</li>
 <li>Halidıne fıha* la yühaffefü anhümül azabü ve la hüm yünzarun</li>
 <li>Ve ilahüküm ilahüv vahıd* la ilahe illa hüver rahmanür rahıym</li>
 <li>İnne fı halkıs semavati vel erdı vahtilafil leyli ven nehari vel fülkilletı tecrı fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelellahü mines semai mim main fe ahya bihil erda ba'de mevtiha ve besse fıha min külli dabbetiv ve tasrıfir riyahı ves sehabil müsahhari beynes semai vel erdı le ayatil li kavmiy ya'kılun</li>
 <li>Ve minen nasi mey yettehızü min dunillahi endadey yühıbbunehüm ke hubbillah* vellezıne amenu eşeddü hubbel lillah* velev yerallezıne zalemu iz yeravnel azabe ennel kuvvete lillahi cemıav ve ennellahe şedıdül azab</li>
 <li>İz teberraellezınet tübiu minellezınettebeu ve raevül azabe ve tekattaat bihimül esbab</li>
 <li>Ve kalellezınet tebeu lev enne lena kerraten fe neteberrae minhüm kema teberrau minna* kezalike yürıhimüllahü a'malehüm haseratin aleyhim* ve ma hüm bi haricıne minen nar</li>
 <li>Ya eyyühen nasü külu mimma fil erdı halalen tayyibev ve la tettebiu hutuvatiş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübın</li>
 <li>İnnema ye'müruküm bis sui vel fahşai ve en tekulu alellahi ma la ta'lemun</li>
 <li>Ve iza kıyle lehümüt tebiu ma enzellellahü kalu bel nettebiu ma elfeyna aleyhi abaena* e ve lev kane abaühüm la ya'kılune şey'ev ve la yehtedun</li>
 <li>Ve meselüllezıne keferu ke meselillezı yen'ıku bi ma la yesmeu illa düaev ve nidaa* summüm bükmün umyün fe hüm la ya'kılun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu külu min tayyibati ma razaknaküm veşküru lillahi in küntüm iyyahü ta'büdun</li>
 <li>İnnema harrame aleykümül meytete ved deme ve lahmel hınzıri ve ma ühille bihı li ğayrillah* fe menidturra ğayra bağıv ve la adin fe la isme aleyh* innellahe ğafurur rahıym</li>
 <li>İnnellezıne yektümune ma enzelellahü minel kitabi ve yeşterune bihı semenen kalılen ülaike ma ye'külune fı bütunihim illen nara ve la yükellimühümüllahü yevmel kıyameti ve la yüzekkıhim* ve lehüm azabün eliym</li>
 <li>Ülaikellezıneşteravüd dalalete bil hüda vel azabe bil mağfirah* fe ma asberahüm alen nar</li>
 <li>Zalike bi ennellahe nezzelel kitabe bil hakk* ve innellezınahtelefu fil kitabi le fı şikakım beıyd</li>
 <li>Leysel birra en tüvellu vücuheküm kıbelel meşrikı vel mağribi ve lakinnel birra men amene billahi vel yevmil ahıri vel melaiketi vel kitabi ven nebiyyın* ve atel male ala hubbihı zevil kurba vel yetama vel mesakıne vebnes sebıli ves sailıne ve fir rikab* ve ekames salate ve atez zekah* vel mufune bi ahdihim iza ahedu* ves sabirıne fil be'sai ved darrai ve hıynel be's* ülaikellezıne sadeku* ve ülaike hümül müttekun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu kütibe aleykümül kısasu fil katla* el hurru bil hurri vel abdü bil abdi vel ünsa bil ünsa* fe men ufiye lehu min ehıyhi şey'ün fettibaum bil ma'rufi ve edaün ileyhi bi ıhsan* zalike tahfıfüm mir rabbiküm ve rahmeh* fe menı'teda ba'de zalike fe lehu azabün eliym</li>
 <li>Ve leküm fil kısası hayatüy ya ülil elbabi lealleküm tettekun</li>
 <li>Kütibe aleyküm iza hadara ehadekümül mevtü in terake hayra* elvasıyyetü lil valideyni vel akrabıne bil ma'ruf* hakkan alel müttekıyn</li>
 <li>Fe mem beddelehu ba'de ma semiahu fe innema ismühu alellezıne yübeddiluneh* innellahe semıun aliym</li>
 <li>Fe men hafe mim musın cenefen ev ismen fe asleha beynehüm fe la isme aleyh* innellahe ğafurur rahıym</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu kütibe aleykümüs sıyamü kema kütibe alellezıne min kabliküm lealleküm tettekun</li>
 <li>Eyyamem ma'dudat* fe men kane minküm merıdan ev ala seferin fe ıddetüm min eyyamin uhar* ve alellezıne yütıykunehu fidyetün taamü miskın* fe men tetavvea hayran fe hüve hayrul leh* ve en tesumu hayrul leküm in küntüm ta'lemun</li>
 <li>Şehru ramedanellezı ünzile fıhil kur'anü hüdel lin nasi ve beyyinatim minel hüda vel fürkan* fe men şehide minkümüş şehra felyesumh* ve em kane merıdan ev ala seferin fe ıddetüm min eyyamin uhar* yürıdüllahü biküml yüsra ve la yürıdu bi külüm usr* ve li tükmilül ıddete ve li tükebbirullahe ala ma hedaküm ve lealleküm eşkürun</li>
 <li>Ve iza seeleke ıbadı annı fe innı karıb* ücıbü da'veted daı iza deani felyestecıbu lı vel yü'minu bı leallehüm yarşüdun</li>
 <li>Ühılle leküm leyletes sıyamir rafesü ila nisaiküm* hünne libasül leküm ve entüm libasül lehünn* alimellahü enneküm küntüm tahtaune enfüseküm fe tabe aleyküm ve afa anküm* fel anebaşiruhünne vevteğu ma ketebellahü leküm* ve külu veşrabu hatta yetebeyyene lekümül hüytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri sümme etimmüs sıyame ilel leyl* ve la tübaşiruhünne ve entüm akifune fil mesacid* tilke hududüllahi fe la takrabuha* kezalike yübeyyinüllahü ayatihı lin nasi leallehüm yettekun</li>
 <li>Ve la te'külu emvaleküm beyneküm bil batıli ve tüdlu biha ilel hukkami li te'külu ferıkam min emvalin nasi bil ismi ve entüm ta'lemun</li>
 <li>Yes'eluneke anil ehilleh* kul hiye mevakıytü lin nasi velhacc* ve leysel birru bi en te'tül büyute min zuhuriha ve lakinnel birra menitteka* ve'tül büyute min ebvabiha vettekullahe lealleküm tüflihun</li>
 <li>Ve katilu fı sebılillahillizıne yükatiluneküm ve la ta'tedu* innellahe la yühıbbül mu'tedın</li>
 <li>Vaktüluhüm haysü sekıftümuhüm ve ahricuhüm min haysü ahracuküm vel fitnetü eşeddü minel katl* ve la tükatiluhüm ındel mescidil harami hatta yükatiluküm fıh* fe in kateluküm faktüluhüm* kezalike ceazül kafirın</li>
 <li>Fe inintehev fe innellahe ğafurur rahıym</li>
 <li>Ve katiluhüm hatta la tekune fitnetüv ve yekuned dınü lillah* fe inintehev fe la udvane illa alez zalimın</li>
 <li>Eşşehrul haramü biş şehril harami vel hurumatü kısas* fe menı'teda aleyküm fa'tedu aleyhi bi misli ma'teda aleyküm vettekullahe va'lemu ennellahe mealmüttekıyn</li>
 <li>Ve enfiku fı sebılillahi ve la tülku bi eydıküm ilet tehlüketi ve ahsinu* innellahe yühıbbül muhsinın</li>
 <li>Ve etimmül hacce vel umrate lillah* fe in uhsırtüm femesteysera minel hedy* ve la tahliku ruuseküm hatta yebluğal hedyü mehılleh* fe men kane minküm merıdan ev bihı ezem mir ra'sihı fe fidyetüm min sıyamin ev sadekatin ev nüsük* fe iza emintüm* fe men temettea bil umrati ilel hacci fe mesteysera minel hedy* fe mel lem yecid fe sıyamü selaseti eyyamin fil hacci ve seb'atin iza raca'tüm* tilke aşeratün kamileh* zalike li mel lem yekün ehlühu hadıril mescidil haram* vettekullahe va'lemu ennellahe şedıdül ıkab</li>
 <li>Elhaccü eşhürum ma'lumat* fe men ferada fıhinnel hacce fe la rafese ve la füsuka ve la cidale fil hacc* ve ma tef'alu min hayriy ya'lemhüllah* ve tezevvedu fe inne hayraz zadit takva vettekuni ya ülil elbab</li>
 <li>Leyse aleyküm cünahun en tebteğu fadlem mir rabbiküm* fe iza efadtüm min arafatin fezkürullahe ındel meş'aril haram* vezküruhü kema hedaküm* ve in küntüm min kablihı le mined dallın</li>
 <li>Sümme efıdu min haysü efadan nasü vestağfirullah* innellahe ğafurur rahıym</li>
 <li>Fe iza kadaytüm menasikeküm fezkürullahe ke zikriküm abeküm ev eşedde zikra* fe minen nasi mey yekulü rabbena atina fid dünya ve malehu fil ahırati min halak</li>
 <li>Ve minhüm mey yekulü rabbena atine fid dünya hasenetev ve fil ahırati hasenetev ve kına azaben nar</li>
 <li>Ülaike lehüm nasıybüm mimma kesebu* vallahü serıul hısab</li>
 <li>Vezkürullahe fı eyyamim ma'dudat* fe men teaccele fı yevmeyni fe la isme aleyh* ve men teahhara fe la isme aleyh* limenitteka* vettekullahe va'lemu enneküm ileyhi tuhşerun</li>
 <li>Ve minen nasi me yu'cibüke kavlühu fil hayatid dünya ve yüşhidüllahe ala ma fı kalbih* ve hüve eleddül hısam</li>
 <li>Ve iza tevella sea fil erdı li yüfside fıha ve yühlikel harse ven nesl* vallahü la yühıbbül fesad</li>
 <li>Ve iza kıyle lehüttekıllahe ehazethül ızzetü bil ismi fe hasbühu cehennem* ve le bi'sel mihad</li>
 <li>Ve minen nasi mey yeşrı nefsehübtiğae merdatillah* vallahü raufüm bil ıbad</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenüdhulu fis silmi kaffeh* ve la tettebiu hutuvatüş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübiyn</li>
 <li>Fe in zeleltüm mim ba'di ma caetkümül beyyinatü fa'lemu ennellahe azızün hakım</li>
 <li>Hel yenzurune illa ey ye'tiyehümüllahü fı zulelim minel ğamami vel melaiketü ve kudıyel emr* ve ilellahi türceul ümur</li>
 <li>Sel benı israıle kem ateynahüm min ayetim beyyineh* ve mey yübeddil nı'metellahi mim ba'di ma caethü fe innellahe şedıdül ıkab</li>
 <li>Züyyine lillezıne keferul hayatüd dünya ve yesharune minellezıne amenu* vellezınettekav fevkahüm yevmel kıyameh* vallahü yerzüku mey yeşaü bi ğayri hısab</li>
 <li>Kanen nasü ümmetev vahıdeten fe beasellahün nebiyyıne mübeşşirıne ve münzirıne ve enzele mealhümül kitabe bil hakkı li yahküme beynen nasi fımahtelefu fıh* ve mahtelefe fıhi illellezıne utuhü mim ba'di ma caethümül beyyinatü bağyem beynehüm* fe hedellahüllezıne amenu limahtelefu fıhi minel hakkı bi iznih* vallahü yehdı mey yeşaü ila sıratım müstekıym</li>
 <li>Em hasibtüm en tedhulül cennete ve lemma ye'tiküm meselüllezıne halev min kabliküm* messethümül be'saü ved darraü ve zülzilu hatta yekuler rasulü vellezıne amenu meahu meta nasrullah* ela inne nasrallahi karıb</li>
 <li>Yes'eluneke maza yünfikun* kul ma enfaktüm min hayrin fe lil valideyni vel akrabıne vel yetama vel mesakıni vebnis sebıl* ve ma tef'alu min hayrin fe innellahe bihı alım</li>
 <li>Kütibe aleykümül kıtalü ve hüve kürhül leküm* ve asa en tühıbbu şey'ev ve hüve şerrul leküm* vallahü ya'lemü ve entüm la ta'lemun</li>
 <li>Yes'eluneke aniş şehril harami kıtalin fıh* kul kıtalün fıhi kebır* ve saddün an sebılillahi ve küfram bihı vel mescidil harami ve ıhracü ehlihı minhü ekberu ındellah* vel fitnetü ekberu minel katl* ve la yezalune yükatiluneküm hatta yerudduküm an dıniküm inisteta* ve mey yertedid minküm an dınihı fe yemüt ve hüve kafirun fe ülaike habitat a'malühüm fid dünya vel ahırah* ve ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun</li>
 <li>İnnellezıne amenu vellezıne haceru ve cahedu fı sebılillahi ülaike yercune rahmetellah* vallahü ğafurur rahıym</li>
 <li>Yes'eluneke anil hamri vel meysir* kul fıhima imün kebıruv ve menafiu lin nasi ve ismühüma ekberu min nef'ıhima* ve yes'eluneke maza yünfikun* kulil afv kezalike yübeyyinüllahü lekümül ayati lealleküm tetefekkerun</li>
 <li>Fid dünya vel ahırah* ve yes'eluneke anil yetama* kul ıslahul lehüm hayr* ve in tühalituhüm fe ıhvanüküm* vallahü ya'lemül müfside minel muslıh* ve lev şaellahü le a'neteküm* innellahe azızün hakım</li>
 <li>Ve la tenkihul müşrikati hatta yü'minn* ve le emetüm mü'minetüm hayrum mim müşriketiv ve lev a'cebetküm* ve la tünkihul müşrikıne hatta yü'minu* ve le abdüm mü'minün hayrum mim müşrikiv ve lev a'cebeküm* ülaike yed'une ilen nar* vallahü yed'u ilel cenneti vel mağfirati bi iznih* ve yübeyyinü ayatihı lin nasi leallehüm yetezekkerun</li>
 <li>Ve yes'eluneke anil mehıyd* kul hüve ezen fa'tezilün nisae fil mehıydı ve la takrabuhünne hatta yathurn* fe iza tetahherne fe'tuhünne min haysü emerakümllah* innellahe yühıbbüt tevvabıne ve yühıbbül mütetahhirın</li>
 <li>Nisaüküm harsül lemü fe'tu harseküm enna şi'tüm ve kaddimu li enfüsiküm* vettekullahe va'lemu enneküm mülakuh* ve beşşiril mü'minın</li>
 <li>Ve la tec'alüllahe urdatel li eymaniküm en teberru ve tetteku ve tuslihu beynen nas* vallahü semıun alım</li>
 <li>La yüahızükümüllahü bil lağvi fı eymaniküm ve lakiy yüahızüküm bi ma kesebet kulubüküm* vallahu ğafurun halım</li>
 <li>Lillezıne yü'lune min nisaihim terabbüsu erbeati eşhur* fe in fau fe innellahe ğafurur rahıym</li>
 <li>Ve in azemüt talaka fe innellahe semıun aliym</li>
 <li>Vel mütallekatü yeterabbasne bi enfüsihinne selasete kuru'* ve la yehıllü lehünne ey yektmne ma halekallahü fı erhamihinne in künne yü'minne billahi vel yevmil ahır* ve büuletühünne ehakku bi raddihinne fı zalike in eradu ıslaha* ve lehünne mislüllezı aleyhinne bil ma7rufi ve lir ricali aleyhinne deraceh* vallahü azızün hakım</li>
 <li>Ettalaku merratani fe imsaküm bi ma'rufin ev tesrıhum bi ıhsarı* ve la yehıllü leküm en te'huzu mimma ateytümuhünne şey'en illa ey yehafa ella yükıyma hududellah* fe in hıftüm ella yükıyma hududellahi fe la cünaha aleyhime fımeftedet bih* tilke hududüllahi fe la ta7teduha* ve mey yeteadde hududellahi fe ülaike hümüz zalimun</li>
 <li>Fe in tallekaha fe la tehıllü lehu mim ba'dü hatta tenkıha zevcen ğayrah* fe in tallekaha fe la cünaha aleyhima ey yeteracea in zanna ey yükıyma hududellah* ve tilke hududüllahi yübeyyinüha li kavmiy ya'lemun</li>
 <li>Ve iza tallaktümün nisae fe belağne ecelehünne fe emsikuhünne bi ma'rufin ev serrihuhünne bi ma'rufiv ve la tümsikuhünne dıraran li ta'tedu* ve mey yef'al zalike fe kad zaleme nefseh* ve la tettehızu ayatillahi hüzüvev vezküru nı'metellahi aleyküm ve ma enzele aleyküm minel kitabi vel hıkmeti yeızuküm bih* vettekullahe va'lemu ennellahe bi külli şey'in alıym</li>
 <li>Ve iza tallaktümün nisae fe belağne ecelehünne fe la ta'duluhünne ey yenkıhne ezvacehünne iza teradav beynehüm bil ma'ruf* zalike yuazu bihı men kane minküm yü'minü billahi vel yevmil ahır* zaliküm ezka leküm ve ather* vallahü ya'lemü ve entüm la ta'lemun</li>
 <li>Vel validatü yürdı'ne evladehünne havleyni kamileyni li men erade ey yütimmer radaah* ve alel mevludi lehu rizkuhünne ve kisvetühünne bil ma'ruf* la tükellefü nefsün illa vüs'aha* la tüdarra validetüm bi velediha ve la mevludül lehu bi veledihı ve alel varisi mislü zalik* fe in erada fisalen an teradım minhüma ve teşavürin fe la cünaha aleyhima * ve in eradtüm en testerdıu evladeküm fe la cünaha aleyküm iza sellemtüm ma ateytüm bih ma'ruf* vettekullahe va'lemu ennellahe bi ma ta'melune basıyr</li>
 <li>Vellezıne yüteveffevne minküm ve yezerune ezvacey yeterabbasne bi enfüsihinne erbeate eşhüriv ve aşra* fe iza belağne ecelehünne fe la cünaha aleyküm fıma fealne fı enfüsihınne bil ma'ruf* vallahü bi ma ta'melune habır</li>
 <li>Ve la cünaha aleyküm fıma arradtüm bihı min hıtbetin nisai ev eknentüm fı enfüsiküm* alimellahü enneküm se tezkürunehünne ve lakil la tüvaıdulünne sirran illa en tekulu kavlem ma'rufa* ve la ta'zimu ukdetem nikahı hatta yeblüğal kitabü eceleh* va'lemu ennellahe ya'lemü ma fi enfüsiküm fahzeruh* va'lemu ennellahe ğafurun halım</li>
 <li>La cünaha aleyküm in talaktümün nisae ma lem temessuhünne ev tefridu lehünne ferıdah* ve mettiuhünn* alel musiı kaderuhu ve alel muktiri kaderuh* metaam bil ma'ruf* hakkan alel muhsinın</li>
 <li>Ve in tallaktümuhünne min kabli en temessuhünne ve kad feradtüm lehünne ferıdaten fe nısfü ma feradtüm illa ey ya'fune ev ya 'füvellezı bi yedihı ukdetün nikah* ve en ta'fu akrabü littakva* ve la tensevül fadle beyneküm* innellahe bi ma ta'melune basıyr</li>
 <li>Hafizu ales salevati ves salatil vüsta ve kumu lillahi kanitın</li>
 <li>Fe in hıftüm fe ricalen ev rukbana* fe iza emintüm fezkürullahe ke ma allemeküm ma lem tekunu ta'lemun</li>
 <li>Vellezıne yüteveffevne minküm ve yezerune ezvaca* vesıyyetel li ezvacihim metaan ilel havli ğayra ıhrac* fe in haracne fe la cünaha aleyküm fı ma fealne fı enfüsihinne mim ma'ruf* vallahü aziyzün hakiym</li>
 <li>Ve lil mütallekati metaum bil ma'ruf* hakkan alel müttekıyn</li>
 <li>Kezalike yübeyyinüllahü leküm ayatihı lealleküm ta'kılun</li>
 <li>E lem tera ilellezıne haracu min diyarihim ve hüm ülufün hazeral mevti fe kale lehümüllahü mutu sümme ahyahüm* innellahe le uz fadlin alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkürun</li>
 <li>Ve katilu fı sebılillah va'lemu ennellahe semıun alım</li>
 <li>Menzellezı yukridullahe kardan hasenen fe yüdaıfehu lehu ad'afen kesırah* vallahü yakbidu ve yebsut* ve ileyhi türceun</li>
 <li>E lem tera ilel melei mim benı israıle mim ba'di musa* iz kalu li nebiyyil lehümüb'as lena meliken nükatil fı sebılillah* kale hel aseytüm in kütibe aleykümül kıtalü ella tükatilu* kalu ve ma lena ella nükatile fı sebılillahi ve kad uhricna min diyarina ve ebnaina* fe lemma kütibe aleyhimül kıtalü tevellev illa kalılem minhüm* vallahü alımüm biz zalimın</li>
 <li>Ve kale lehüm nebiyyühüm innellahe kad bease leküm talute melika* kalu enna yekunü lehül mülkü aleyna ve nahnü ehakku bil mülki minhü ve lem yü'te seatem minel mal* kale innellahestafahü aleyküm ve zadehu betaten fil ılmi vel cism* vallahü yü'tı mülkehu mey yeşa'* vallahü vasiun aliym</li>
 <li>Ve kale lehüm nebiyyühüm inne ayete mülkihı ey ye'tiyekümüt tabutü fıhi sekınetüm mir rabbiküm ve bekıyyetüm mimma terake alü musa ve alü harune tahmilühül melaikeh* inne fı zalike le ayetel leküm in küntüm mü'minın</li>
 <li>Fe lemma fesale talutü bil cünudi kale innellahe mübtelıküm bi neher* fe men şeribe minhü fe leyse minnı* vemel lem ya'amhü fe innehu minnı illa menığterafe gurfetem bi yedih* fe şeribu minhü illa kalılem minhüm* fe lemma cavezehu hüve vellezıne amenu meahu kalu la takate lenel yevme bi calute ve cünudih*kalellezıne yezunnune ennehüm mülakullahi kem min fietin kalıletin ğalebet fieten kesıratem bi iznillah* vallahü meas sabirın</li>
 <li>Ve lemma berazu li calute ve cünudihı kalu rabbena efrığ aleyna sabrav ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafirın</li>
 <li>Fe hezemuhüm bi iznillahi ve katele davudü calute ve atahüllahül mülke vel hıkmete ve allemehu mimma yeşa'* ve lev la def'ullahin nase ba'dahüm bi ba'dıl le fesedetil erdu ve lakinnellahe zu fadlin alel alemın</li>
 <li>Tilke ayatüllahi netluha aleyke bil hakk* ve inneke le minel mürselın</li>
 <li>Tilker rusülü faddalna ba'dahüm ala ba'd* minhüm men kellemellahe ve rafea ba'dahüm deracat* ve ateyna ıysebne meryemel beyyinati ve eyyednahü bi ruhıl kudüs* ve lev şaellahü maktetelellezıne mim ba'dihim mim ba'di ma caethümül beyyinatü ve lakinıltelefu fe minhüm men amene ve minhüm men kefar* ve lev şaellahü maktetelu ve lakinnellahe yef'alü ma yürıd</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu enfiku mimma rezaknaküm min kabli ey ye'tiye yevmül la bey'un fıhi ve la hulletüv ve la şefaah* vel kafirune hümüz zalimun</li>
 <li>Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum* la te'huzühu sinetüv vela nevm* lehu ma fis semavati ve ma fil ard* men zellezı yeşfeu ındehu illa bi iznih* ya'lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm* ve la yühıytune bi şey'im min ılmihı illa bi ma şa'* vesia kürsiyyühüs semavati vel ard* ve la yeudühu hıfzuhüma* ve hüvel alıyyül azıym</li>
 <li>La ikrahe fid dıni kad tebeyyener ruşdü minel ğayy* fe mey yekfür bit tağuti ve yü'mim billahi fe kadistemseke bil urvetil vüska lenfisame leha* vallahü semıun alım</li>
 <li>Allahü veliyyüllezıne amenu yuhricühüm minez zulümati ilen nur* vellezıne keferu evliyaühümüt tağutü yuhricunehüm minen nuri ilez zulümat* ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun</li>
 <li>E lem tera ilellezı hacce ibrahıme fı rabbihı en atahüllahül mülk* iz kale ibrahımü rabbiyellezı yuhyı ve yümıtü kel ene uhyı ve ümıt* kale ibrahımü fe innellahe ye'tı biş şemsi minel meşrikı fe'ti biha minel mağribi fe bühitellezı kefer* vallahü la yehdil kavmez zalimın</li>
 <li>Ev kellezı merra ala karyetiv ve hiye haviyetün ala uruşiha* kale enna yuhyı hazihillahü ba'de mevtiha* fe ematehüllahü miete amin sümme beaseh* kale kem lebist* kale lebistü yevmen ev ba7oda yevm* kale bel lebiste miete amin fenzur ila taamike ve şerabike lem yetesenneh* venzur ila hımarike ve li nec'aleke ayetel lin nasi venzur ilel ızami keyfe nünşizüha sümme neksuha lahma* fe lemma tebeyyene lehu kale a'lemü ennellahe ala külli şey'in kadır</li>
 <li>Ve iz kale ibrahımü rabbi erinı keyfe tuhyil mevta* kale e ve lem tü'min* kale bela ve lakil li yatmeinne kalbı* kale fe huz erbeatem minet tayri fe surhünne ileyke sümmec'al ala külli cebelim minhünne cüz'en sümmed'uhünne ye'tıneke sa'ya* va'lem ennellahe azızün hakım</li>
 <li>Meselüllezıne yünfikune emvalehüm fı sebılillahi ke meseli habbetin embetet seb'a senabihle fı külli sümbületim mietü habbeh* vallahü yüdaıfü li mey yeşa'* vallahü vasiun alım</li>
 <li>Ellezıne yünfikune emvalehüm fı sebılillahi sümme la yütbiune emvalehüm fı sebılillahi sümme la yütbiune ma enfeku mennev ve la ezel lehüm ecruhüm ınde rabbihim* ve la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun</li>
 <li>Kavlüm ma'rufüv ve mağfiratün hayrum min sadekatiy yetbeuha eza* vallahü ğaniyyün halım</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu la tübtılu sadekatiküm bil menni vel eza kellezı yünfiku malehu riaen nasi ve la yü'minü billahi vel yevmil ahır* fe meselühu ke meseli safvanin aleyhi türabün fe esabehu vabilün fe terakehu salda* la yakdirune ala şey'im mimma kesebu* vallahü la yehdil kavmel kafirın</li>
 <li>Ve meselüllezıne yünfikune emvalehümüb tiğae merdatillahi ve tesbıtem min enfüsihim ke meseli cennetim bi rabvetin esabeha vabilün fe atet üküleha dı'feyn* fe il lem yüsıbha vabilün fe tall* vallahü bima ta'melune basıyr</li>
 <li>E yeveddü ehadükümen tekune lehu cennetüm min nehıyliv ve a'nabin tecrı min tahtihel enharu lehu fıha min küllis semerati ve esabehül kiberu ve lehu zürriyyetün duafaü fe esabeha ı'sarun fıhi narin fahterakat* kezalike yübeyyinüllahü lekümül ayati lealleküm tetefekkerun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu enfiku min tayyibati ma kesebtüm ve mimma ahracna leküm minel ard* ve la teyemmemül habıse minhü tünfikune ve lestüm bi ahızıhi illa en tüğmidu fıh* va'lemu ennellahe ğaniyyün hamıd</li>
 <li>Eşşeytanü yeıdükümül fakra ve ye'müruküm bil fahşa'* vallahü yeıdüküm mağfiratem minhü ve fadla* vallahü vasiun alım</li>
 <li>Yü'til hıkmete mey yeşa'* ve mey yü'tel hıkmete fe kad utiye hayran kesıra* ve ma yezzekkeru illa ülül elbab</li>
 <li>Ve ma enfaktüm min nefekatin ev nezertüm min nezrin fe innellahe ya'lemüh* ve ma liz zalimıne min ensar</li>
 <li>İn tübdüs sadekati fe niımma hı* ve in tuhfuha ve tü'tuhel fükarae fe hüve hayrul leküm* ve yükeffiru anküm min seyyiatiküm* vallahü bi ma ta'melune habır</li>
 <li>Leyse aleyke hüdahüm ve lakinnellahe yehdı mey yeşa'* ve ma tünfiku min hayrin fe li enfüsiküm* ve ma tünfikune illebtiğae vechillah* ve ma tünfiku min hayriy yüveffe ilayküm ve entüm la tuzlemun</li>
 <li>Lil fükaraillezıne uhsıru fı sebılillahi la yestetıy'une darben fil erdı yahsebühümül cahilü ağniyae minet teaffüf* ta'rifühüm bi sımahüm* la yes'elunen nase ilhafa* ve ma tünfiku min hayrin fe innellahe bihı alım</li>
 <li>Ellezıne yünfikune emvalehüm bil leyli ven nehari sirrav ve alaniyeten fe lehüm ecruhüm ınde rabbihim* ve la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun</li>
 <li>Ellezıne ye'küluner riba la yekumune illa kema yekumüllezı yetehabbetuhüş şeytanü minel mess* zalike bi ennehüm kalu innemel bey'u mislür riba* ve ehalellahül bey'a ve harramer riba* fe min caehu mevızatüm mir rabbihı fenteha fe lehu ma selef* ve emruhu ilellah* ve men ade fe ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun</li>
 <li>Yemhakullahür riba ve yürbis sadekat* vallahü la yühıbbü külle keffarin esım</li>
 <li>İnnellezıne amenu ve amilus salihati ve ekamüs salate ve atevüz zekate lehüm ecruhüm ınde rabbihim* ve la havfün aleyhim ve la hüm yahzenun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenüttekullahe vezeru ma bekıye miner riba in künüm mü'minın</li>
 <li>Fe il lem tef'alu fe'zenu bi harbim minallahi ve rasulih* ve in tübtüm fe leküm ruusü emvaliküm* la tazlimune ve la tuzlemun</li>
 <li>Ve in kane zu usretin fe nezıratün ila meyserah* ve en tesaddeku hayrul leküm in küntüm ta'lemun</li>
 <li>Vetteku yevmen türceune fıhi ilellahi sümme tüveffa küllü nefsim ma kesebet vehüm la yuzlemun</li>
 <li>Ya eyyühellezıne amenu iza tedayentüm bi deynin ila ecelim müsemmen fektübuh* vel yektüb beyneküm katibüm bil adli ve la ye'be katibün ey yektübe kema allemehüllahü fel yektüb* velyümlilillezı aleyhil hakku vel yettekıllahe rabbehu ve la yebhas minhü şey'a* fe in kanellezı aleyhil hakku sefıhen ev daıyfen ev la yestetıy'u eyyümille hüve felyümlil hakku sefıhen ev daıyfen ev la yestetıy'u eyyümille hüve felyümlil veliyyühu bil adl* vesteşhidu şehıdeyni mir ricaliküm* fe il lem yekuna racüleyni fe racülüv vemraetani mimmen terdavne mineş şühedai en tedılle ıhdahüma fe tüzekkira ıldahümel uhra* ve la ye'beş şühedaü iza ma düu* ve la tes'emu en tektübuhü sağıyran ev kebıran ila ecelih* zaliküm aksetu ındellahi ve akvemü liş şehadeti ve edna ella tertabu illa en tekune ticaraten hadıraten tüdıruneha beyneküm fe leyse aleyküm cünahun ella tektübuha* ve şehidu iza tebaya'tüm* ve la yüdarra katibüv ve la şehid* ve in tef'alu fe innehu füsuküm biküm* vettekullah* ve yüallimükümüllah* vallahü bi külli şey'in alım</li>
 <li>Ve in küntüm ala seferiv ve lem tecidu katiben ferihanüm makbudah* fe in emine ba'duküm ba'dan felyüeddillezi'tümine emanetehu velyettekıllahe rabbeh* ve la tektümüş şehadeh* ve mey yektümha fe innehu asimün kalbüh* vallahü bi ma ta'melune alım</li>
 <li>Lillahi ma fis semavati ve ma fil ard* ve in tübdu ma fı enfüsiküm ev tuhfuhü yühasibküm bihillah* fe yağfiru limey yeşaü ve yüazzibü mey yeşa'* vallahü ala külli şey'in kadır</li>
 <li>Amener rasulü bi ma ünzile ileyhi mir rabbihı vel mü'minun* küllün amene billahi ve melaiketihı ve kütübihı ve rusülih* la nüferriku beyne ehadim mir rusülih* ve kalu semı'na ve eta'na ğufraneke rabbena ve ileykel masıyr</li>
 <li>La yükellifüllahü nefsen illa vüs'aha* leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* rabbena la tüahızna in nesına ev ahta'na* rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezıne min kablina* rabbena ve la tühammilna ma la takate lena bih* va'fü anna* vağfir lena* verhamna ente mevlane fensurna alel kavmil kafirın</li>
</ol>

<h2>Bakara Suresi Fazilet ve Faydaları</h2>

<p>Bakara Suresi, sıklıkla ahiret gününden bahseder ve o gün kimsenin kimseye yardım edemeyeceği, herkesin öz benliğinden hesaba çekileceği vurgulanır. Sure, Müslümanlar tarafından sıkça okunarak ahiret gününün hatırlanması, takva sahibi olunması ve günah işlemekten kaçınılması için bir hatırlatıcı olarak değerlendirilir.</p>

<h2>Bakara Suresi Dinle</h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/bJDbLJbU2e4" title="Oku 18.Bölüm Bakara Suresi - DİYANET TV" width="1280"></iframe></p>

<h2><strong>Bakara Suresi Türkçe Meali</strong></h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>1.</b></td>
   <td valign="top">Elif Lâm Mîm.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>2.</b></td>
   <td valign="top">Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>3.</b></td>
   <td valign="top">Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>4.</b></td>
   <td valign="top">Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>5.</b></td>
   <td valign="top">İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>6.</b></td>
   <td valign="top">Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>7.</b></td>
   <td valign="top">Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>8.</b></td>
   <td valign="top">İnsanlardan, inanmadıkları halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler de vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>9.</b></td>
   <td valign="top">Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>10.</b></td>
   <td valign="top">Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>11.</b></td>
   <td valign="top">Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>12.</b></td>
   <td valign="top">İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>13.</b></td>
   <td valign="top">Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>14.</b></td>
   <td valign="top">İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>15.</b></td>
   <td valign="top">Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>16.</b></td>
   <td valign="top">İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>17.</b></td>
   <td valign="top">Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>18.</b></td>
   <td valign="top">Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>19.</b></td>
   <td valign="top">Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>20.</b></td>
   <td valign="top">Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>21.</b></td>
   <td valign="top">Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>22.</b></td>
   <td valign="top">O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>23.</b></td>
   <td valign="top">Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>24.</b></td>
   <td valign="top">Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>25.</b></td>
   <td valign="top">İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, "Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!" diyecekler. Halbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>26.</b></td>
   <td valign="top">Allah bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla bir çoklarını saptırır, bir çoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>27.</b></td>
   <td valign="top">Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlâki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>28.</b></td>
   <td valign="top">Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda ona döndürüleceksiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>29.</b></td>
   <td valign="top">O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>30.</b></td>
   <td valign="top">Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler, Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>31.</b></td>
   <td valign="top">Allah Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>32.</b></td>
   <td valign="top">Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>33.</b></td>
   <td valign="top">Allah şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>34.</b></td>
   <td valign="top">Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>35.</b></td>
   <td valign="top">Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>36.</b></td>
   <td valign="top">Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>37.</b></td>
   <td valign="top">Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz o, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>38.</b></td>
   <td valign="top">"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>39.</b></td>
   <td valign="top">İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>40.</b></td>
   <td valign="top">Ey İsrailoğulları !6 Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>41.</b></td>
   <td valign="top">Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkâr edenlerin ilki olmayın. Âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>42.</b></td>
   <td valign="top">Hakkı bâtılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>43.</b></td>
   <td valign="top">Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>44.</b></td>
   <td valign="top">Siz Kitabı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>45.</b></td>
   <td valign="top">Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>46.</b></td>
   <td valign="top">Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten ona döneceklerini çok iyi bilirler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>47.</b></td>
   <td valign="top">Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>48.</b></td>
   <td valign="top">Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.8 Onlara yardım da edilmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>49.</b></td>
   <td valign="top">Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>50.</b></td>
   <td valign="top">Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>51.</b></td>
   <td valign="top">Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>52.</b></td>
   <td valign="top">Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>53.</b></td>
   <td valign="top">Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>54.</b></td>
   <td valign="top">Mûsâ kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>55.</b></td>
   <td valign="top">Hani siz, "Ey Mûsâ! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>56.</b></td>
   <td valign="top">Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>57.</b></td>
   <td valign="top">Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler fakat, kendilerine zulmediyorlardı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>58.</b></td>
   <td valign="top">Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>59.</b></td>
   <td valign="top">Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle o zalimlere gökten bir azap indirdik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>60.</b></td>
   <td valign="top">Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>61.</b></td>
   <td valign="top">Hani, "Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>62.</b></td>
   <td valign="top">Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir).</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>63.</b></td>
   <td valign="top">Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>64.</b></td>
   <td valign="top">Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>65.</b></td>
   <td valign="top">Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>66.</b></td>
   <td valign="top">Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>67.</b></td>
   <td valign="top">Hani Mûsâ kavmine, "Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Mûsâ, "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>68.</b></td>
   <td valign="top">"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>69.</b></td>
   <td valign="top">Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır" dedi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>70.</b></td>
   <td valign="top">"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz" dediler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>71.</b></td>
   <td valign="top">Mûsâ şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o; çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>72.</b></td>
   <td valign="top">Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>73.</b></td>
   <td valign="top">"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>74.</b></td>
   <td valign="top">Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi; hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>75.</b></td>
   <td valign="top">Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir takımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>76.</b></td>
   <td valign="top">Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>77.</b></td>
   <td valign="top">Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>78.</b></td>
   <td valign="top">Bunların bir de ümmî takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>79.</b></td>
   <td valign="top">Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>80.</b></td>
   <td valign="top">Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>81.</b></td>
   <td valign="top">Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>82.</b></td>
   <td valign="top">İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>83.</b></td>
   <td valign="top">Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>84.</b></td>
   <td valign="top">Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hâlâ şahitlik etmektesiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>85.</b></td>
   <td valign="top">Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>86.</b></td>
   <td valign="top">Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>87.</b></td>
   <td valign="top">Andolsun, Mûsâ'ya Kitabı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryemoğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>88.</b></td>
   <td valign="top">"Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>89.</b></td>
   <td valign="top">Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın lâneti inkarcıların üzerine olsun.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>90.</b></td>
   <td valign="top">Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>91.</b></td>
   <td valign="top">Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı) inkâr ederler. Halbuki o ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki, "Eğer inanan kimseler idiyseniz daha önce niçin Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>92.</b></td>
   <td valign="top">Andolsun, Mûsâ size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>93.</b></td>
   <td valign="top">Hani, Tûr'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>94.</b></td>
   <td valign="top">De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!"</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>95.</b></td>
   <td valign="top">Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah o zalimleri hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>96.</b></td>
   <td valign="top">Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Halbuki uzun yaşamak onları azaptan kurtaracak değildir. Allah onların bütün işlediklerini görür.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>97.</b></td>
   <td valign="top">De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>98.</b></td>
   <td valign="top">Her kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mîkâil'e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>99.</b></td>
   <td valign="top">Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>100.</b></td>
   <td valign="top">Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa içlerinden bir takımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>101.</b></td>
   <td valign="top">Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitabı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabı'nı (Tevrat'ı) arkalarına attılar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>102.</b></td>
   <td valign="top">Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>103.</b></td>
   <td valign="top">Eğer onlar iman edip Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>104.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! "Râinâ" (bizi gözet) demeyin, "unzurnâ" (bize bak) deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.22</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>105.</b></td>
   <td valign="top">Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>106.</b></td>
   <td valign="top">Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>107.</b></td>
   <td valign="top">Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>108.</b></td>
   <td valign="top">Yoksa, daha önce Mûsâ'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>109.</b></td>
   <td valign="top">Kitap ehlinden bir çoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>110.</b></td>
   <td valign="top">Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>111.</b></td>
   <td valign="top">Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>112.</b></td>
   <td valign="top">Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>113.</b></td>
   <td valign="top">Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar.(Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, hükmü Allah verecektir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>114.</b></td>
   <td valign="top">Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>115.</b></td>
   <td valign="top">Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>116.</b></td>
   <td valign="top">"Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>117.</b></td>
   <td valign="top">O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>118.</b></td>
   <td valign="top">Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>119.</b></td>
   <td valign="top">Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>120.</b></td>
   <td valign="top">Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>121.</b></td>
   <td valign="top">Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>122.</b></td>
   <td valign="top">Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>123.</b></td>
   <td valign="top">Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>124.</b></td>
   <td valign="top">Bir zaman Rabbi İbrahim'i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>125.</b></td>
   <td valign="top">Hani, biz Kâbe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rukû ve secde edenler için evimi (Kâbe'yi) tertemiz tutun."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>126.</b></td>
   <td valign="top">Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>127.</b></td>
   <td valign="top">Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kâbe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" diyorlardı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>128.</b></td>
   <td valign="top">"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>129.</b></td>
   <td valign="top">"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>130.</b></td>
   <td valign="top">Kendini bilmeyenden başka İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim'i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>131.</b></td>
   <td valign="top">Rabbi ona "Teslim ol" dediğinde "Âlemlerin Rabbine teslim oldum" demişti.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>132.</b></td>
   <td valign="top">İbrahim bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün" dedi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>133.</b></td>
   <td valign="top">Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz; bizler ona boyun eğmiş müslümanlarız." dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>134.</b></td>
   <td valign="top">Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>135.</b></td>
   <td valign="top">(Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine uyarız. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>136.</b></td>
   <td valign="top">Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa'ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab'lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>137.</b></td>
   <td valign="top">Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>138.</b></td>
   <td valign="top">"Biz Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz" (deyin).28</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>139.</b></td>
   <td valign="top">Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz ona gönülden bağlanmış kimseleriz."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>140.</b></td>
   <td valign="top">Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>141.</b></td>
   <td valign="top">Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>142.</b></td>
   <td valign="top">Bir takım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>143.</b></td>
   <td valign="top">Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl'e tabi olanlarla, gerisin geriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz, Allah insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>144.</b></td>
   <td valign="top">(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) hep o yöne dönün. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>145.</b></td>
   <td valign="top">Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>146.</b></td>
   <td valign="top">Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı bile bile gerçeği gizlerler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>147.</b></td>
   <td valign="top">Hak (ancak) Rabbindendir. Artık, sakın şüpheye düşenlerden olma!</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>148.</b></td>
   <td valign="top">Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>149.</b></td>
   <td valign="top">(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>150.</b></td>
   <td valign="top">(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>151.</b></td>
   <td valign="top">Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>152.</b></td>
   <td valign="top">Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>153.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>154.</b></td>
   <td valign="top">Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>155.</b></td>
   <td valign="top">Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>156.</b></td>
   <td valign="top">Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>157.</b></td>
   <td valign="top">İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>158.</b></td>
   <td valign="top">Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâ'be'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz, Allah onu bilir, karşılığını verir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>159.</b></td>
   <td valign="top">İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>160.</b></td>
   <td valign="top">Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>161.</b></td>
   <td valign="top">Fakat âyetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstünedir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>162.</b></td>
   <td valign="top">Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>163.</b></td>
   <td valign="top">Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur. O Rahmân'dır, Rahîm'dir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>164.</b></td>
   <td valign="top">Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>165.</b></td>
   <td valign="top">İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah'ın olduğunu ve Allah'ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>166.</b></td>
   <td valign="top">Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>167.</b></td>
   <td valign="top">Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>168.</b></td>
   <td valign="top">Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>169.</b></td>
   <td valign="top">O, size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>170.</b></td>
   <td valign="top">Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?38</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>171.</b></td>
   <td valign="top">İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>172.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>173.</b></td>
   <td valign="top">Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>174.</b></td>
   <td valign="top">Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>175.</b></td>
   <td valign="top">İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>176.</b></td>
   <td valign="top">Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>177.</b></td>
   <td valign="top">İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>178.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>179.</b></td>
   <td valign="top">Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>180.</b></td>
   <td valign="top">Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>181.</b></td>
   <td valign="top">Her kim işittikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin boynunadır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>182.</b></td>
   <td valign="top">Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>183.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>184.</b></td>
   <td valign="top">Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>185.</b></td>
   <td valign="top">(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>186.</b></td>
   <td valign="top">Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>187.</b></td>
   <td valign="top">Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>188.</b></td>
   <td valign="top">Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>189.</b></td>
   <td valign="top">Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>190.</b></td>
   <td valign="top">Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>191.</b></td>
   <td valign="top">Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>192.</b></td>
   <td valign="top">Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>193.</b></td>
   <td valign="top">Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>194.</b></td>
   <td valign="top">Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>195.</b></td>
   <td valign="top">(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>196.</b></td>
   <td valign="top">Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>197.</b></td>
   <td valign="top">Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>198.</b></td>
   <td valign="top">(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin.Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>199.</b></td>
   <td valign="top">Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>200.</b></td>
   <td valign="top">Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>201.</b></td>
   <td valign="top">Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>202.</b></td>
   <td valign="top">İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>203.</b></td>
   <td valign="top">Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>204.</b></td>
   <td valign="top">İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar. Halbuki o düşmanlıkta en amansız olandır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>205.</b></td>
   <td valign="top">O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>206.</b></td>
   <td valign="top">Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>207.</b></td>
   <td valign="top">İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah kullarına çok şefkatlidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>208.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>209.</b></td>
   <td valign="top">Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>210.</b></td>
   <td valign="top">Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Halbuki bütün işler Allah'a döndürülür.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>211.</b></td>
   <td valign="top">İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>212.</b></td>
   <td valign="top">İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>213.</b></td>
   <td valign="top">İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>214.</b></td>
   <td valign="top">Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki Allah'ın yardımı pek yakındır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>215.</b></td>
   <td valign="top">Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>216.</b></td>
   <td valign="top">Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>217.</b></td>
   <td valign="top">Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>218.</b></td>
   <td valign="top">İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>219.</b></td>
   <td valign="top">Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>220.</b></td>
   <td valign="top">Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>221.</b></td>
   <td valign="top">İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü'min bir cariye Allah'a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de, iman eden bir köle, Allah'a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>222.</b></td>
   <td valign="top">Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>223.</b></td>
   <td valign="top">Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minler'i müjdele.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>224.</b></td>
   <td valign="top">İyilik etmemek, takvaya sarılmamak, insanlar arasını ıslah etmemek yolundaki yeminlerinize Allah'ı siper yapmayın. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>225.</b></td>
   <td valign="top">Allah sizi, kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, halîmdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>226.</b></td>
   <td valign="top">Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>227.</b></td>
   <td valign="top">Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>228.</b></td>
   <td valign="top">Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>229.</b></td>
   <td valign="top">(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız sizin için helal olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa onlar zalimlerin ta kendileridir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>230.</b></td>
   <td valign="top">Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde onlar (kadın ile ilk kocası) Allah'ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>231.</b></td>
   <td valign="top">Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın âyetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>232.</b></td>
   <td valign="top">Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. Bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>233.</b></td>
   <td valign="top">-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>234.</b></td>
   <td valign="top">İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>235.</b></td>
   <td valign="top">(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikah yapmaya kalkışmayın.Şunu da bilin ki Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah'a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>236.</b></td>
   <td valign="top">Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>237.</b></td>
   <td valign="top">Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>238.</b></td>
   <td valign="top">Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>239.</b></td>
   <td valign="top">Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>240.</b></td>
   <td valign="top">İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>241.</b></td>
   <td valign="top">Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>242.</b></td>
   <td valign="top">Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>243.</b></td>
   <td valign="top">Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>244.</b></td>
   <td valign="top">Allah yolunda savaşın ve bilin ki şüphesiz Allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>245.</b></td>
   <td valign="top">Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak ona döndürüleceksiniz.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>246.</b></td>
   <td valign="top">Mûsâ'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>247.</b></td>
   <td valign="top">Peygamberleri onlara, "Allah size Tâlût'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah mülkünü dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>248.</b></td>
   <td valign="top">Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti size o sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden bir güven duygusu ve huzur ile Mûsâ ailesinin, Hârûn ailesinin geriye bıraktığından kalıntılar vardır. Onu melekler taşımaktadır. Eğer inanmış kimselerseniz bunda şüphesiz, sizin için kesin bir delil vardır."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>249.</b></td>
   <td valign="top">Tâlût ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Câlût'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah sabredenlerle beraberdir".</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>250.</b></td>
   <td valign="top">(Tâlût'un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>251.</b></td>
   <td valign="top">Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût'u öldürdü. Allah ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>252.</b></td>
   <td valign="top">İşte bunlar Allah'ın âyetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>253.</b></td>
   <td valign="top">İşte peygamberler! Biz onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryemoğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>254.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>255.</b></td>
   <td valign="top">Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>256.</b></td>
   <td valign="top">Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>257.</b></td>
   <td valign="top">Allah iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tâğuttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>258.</b></td>
   <td valign="top">Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim diriltir, öldürür." demiş; o da, "Ben de diriltir, öldürürüm" demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, "Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir" deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>259.</b></td>
   <td valign="top">Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>260.</b></td>
   <td valign="top">Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için" demişti. "Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>261.</b></td>
   <td valign="top">Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>262.</b></td>
   <td valign="top">Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>263.</b></td>
   <td valign="top">Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>264.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>265.</b></td>
   <td valign="top">Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>266.</b></td>
   <td valign="top">Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>267.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>268.</b></td>
   <td valign="top">Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet vadediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>269.</b></td>
   <td valign="top">Allah hikmeti7 dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>270.</b></td>
   <td valign="top">Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir. Zulmedenlerin yardımcıları yoktur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>271.</b></td>
   <td valign="top">Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>272.</b></td>
   <td valign="top">Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>273.</b></td>
   <td valign="top">(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>274.</b></td>
   <td valign="top">Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>275.</b></td>
   <td valign="top">Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alış veriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>276.</b></td>
   <td valign="top">Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>277.</b></td>
   <td valign="top">Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>278.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>279.</b></td>
   <td valign="top">Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, ana paralarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>280.</b></td>
   <td valign="top">Eğer borçlu darlık içindeyse ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>281.</b></td>
   <td valign="top">Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah'a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>282.</b></td>
   <td valign="top">Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alış-veriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah size öğretiyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>283.</b></td>
   <td valign="top">Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah'tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>284.</b></td>
   <td valign="top">Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>285.</b></td>
   <td valign="top">Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: "Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz." Şöyle de dediler: "İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır."</td>
  </tr>
  <tr>
   <td align="right" valign="top"><b>286.</b></td>
   <td valign="top">
   <p>Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."</p>

   <p></p>

   <h2><strong>Bakara Suresi&nbsp;ne anlatıyor?</strong></h2>

   <p>Bakara Suresi, Kur'an'ın en uzun surelerinden biri olup, içeriği geniş bir yelpazede çeşitli konuları kapsar. Bu konular arasında iman esasları, insanın yaratılışı, kıblenin değişmesi, namaz, oruç, hac, sadaka, boşanma, nesep, nafaka, borçların kaydedilmesi gibi dini ve dindarlığı ilgilendiren pek çok mesele bulunmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

   <p>Bakara Suresi, Müslümanlara hayatlarını düzenleyen temel prensipleri ve kuralları sağlamlaştırma konusunda rehberlik eder. İman esaslarından ibadet hükümlerine, ahlaki değerlerden sosyal adalet kurallarına kadar geniş bir yelpazede konuları içermesi, Müslümanların hem bireysel hem de toplumsal hayatlarını düzenlemelerine yardımcı olur.</p>

   <h2><strong>Bakara suresi evde dinlemek neye iyi gelir?</strong></h2>

   <p></p>

   <p>"Evlerde Bakara Suresi'nin okunmasıyla ilgili olarak Müslim'in "Müsâfirîn" bölümünde geçen hadis şöyledir: 'Şeytan, içinde Bakara suresi okunan evden ürker ve uzaklaşır.' (Müslim, “Müsâfirîn”, 212). Bu hadis, Bakara Suresi'nin evlerde okunmasının şeytanı uzaklaştırdığına dair bir öğretiyi içermektedir. Bu surenin okunmasının evlere bolluk, bereket ve güvenlik getirdiğine dair birçok sahih hadis-i şerif mevcuttur. İslam topluluğu arasında, Bakara Suresi'nin evlerde okunmasının önemine dair bu tür öğretiler Müslümanlar arasında yaygındır ve bu surenin fazileti vurgulanır."</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/bakara-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/bakara-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle-1.png" type="image/jpeg" length="26158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vakıa Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/vakia-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/vakia-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an'ın 56. suresi olan Vakıa Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Vakıa Suresi Türkçe Okunuşu</strong></h2>

<p>1. İza veka'atilvaki'atu.<br />
2. Leyse livak'atiha kazibetun.<br />
3. Hafıdatun rafi'tun.<br />
4. İza ruccetil'ardu reccen.<br />
5. Ve bussetilcibalu bessen.<br />
6. Ve fekanet hebaen munbessen.<br />
7. Ve kuntum ezvacen selaseten.<br />
8. Feashabulmeymeneti ma ashabulmeymeneti.<br />
9. Ve ashabulmeş'emeti ma ashabulmeş'emeti.<br />
10. Vessabikunessabikune.<br />
11. Ulaikelmukarrabune.<br />
12. Fiy cennatin na'ıymi.<br />
13. Sulletun minel'evveliyne.<br />
14. Ve kaliylun minel'ahıriyne.<br />
15. 'ala sururin medunetun.<br />
16. Muttekiiyne 'aleyha mutekabiliyne.<br />
17. Yetufu 'aleyhim veldanun muhalledune.<br />
18. Biekvabin ve ebariyka ve ke'sin min ma'ıynin.<br />
19. La yusadda'une 'anha ve la yunzifune.<br />
20. Ve fakihetin mimma yetehayyerune.<br />
21. Ve lahmi tayrin mimma yeştehune.<br />
22. Ve hurun 'ıynun.<br />
23.Keemsalillu'luilmeknuni.<br />
24.Cezaen bima kanu ya'melune.<br />
25.La yesme'une fiyha lağven ve la te'siymen.<br />
26.İlla kıylen selamen selamen.<br />
27.Ve ashabulyemiyni ma ashabulyemiyni.<br />
28.Fiy sidrin mahdudin.<br />
29.Ve talhın mendudin.<br />
30.Ve zıllin memdudin.<br />
31.Ve main meskubin.<br />
32.Ve fakihetin kesiyretin.<br />
33.La maktu'atin ve la memnu'atin.<br />
34.Ve furuşin merfu'atin.<br />
35.İnna enşe'nahunne inşaen.<br />
36.Fece'alnahunne ebkaren.<br />
37.'Uruben etraben.<br />
38.Liashabilyemiyni.<br />
39.Sulletun minel'evveliyne.<br />
40.Ve sulletun minelahiriyne.<br />
41.Ve ashabuşşimali ma ishabuşşimali.<br />
42.Fiy semumin ve hamiymin.<br />
43.Ve zıllin min yahmumin.<br />
44.La baridin ve la keriymin.<br />
45.İnnehum kanu kable zalike mutrefiyne.<br />
46.Ve kanu yusırrune 'alelhınsil'azıymi.<br />
47.Ve kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve 'ızamen einne lemeb'usune.<br />
48.Eve abaunel'evvelune.<br />
49.Kul innel'evveliyne vel'ahıriyne.<br />
50.Lemecmu'une ila miykati yevmin ma'lumin.<br />
51.Summe innekum eyyuheddallunelmukezzibune.<br />
52.Leakilune min şecerin min zakkumin.<br />
53.Femaliune minhelbutune.<br />
54.Feşaribune 'aleyhi minelhamiymi.<br />
55.Feşaribune şurbelhiymi.<br />
56.Haza nuzuluhum yevmeddiyni.<br />
57.Nahnu halaknakum felevla tusaddikune.<br />
58.Efereeytum ma tumnune.<br />
59.Eentum tahlukunehu em nahnulhalikune.<br />
60.Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne.<br />
61.'Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta'lemune.<br />
62.Ve lekad 'alimtumunneş'etel'ula felevla tezekkerune.<br />
63.Efereeytum ma tahrusune.<br />
64.Eeentum tezre'unehu em nahnuzzari'une.<br />
65.Lev neşa'u lece'alnahu hutamen fezaltum tefekkehune.<br />
66.İnna lemuğremune.<br />
67.Bel nahnu mahrumune.<br />
68.Efereeytumulmaelleziy teşrebune.<br />
69.Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune.<br />
70.Lev neşa'u ce'alnahu ucacen felevla teşkurune.<br />
71.Efereeytumunnarelletiy turune.<br />
72.Eentum enşe'tum şecereteha em nahnul munşiune.<br />
73.Nahnu ce'alnaha tezkireten ve meta'an lilmukviyne.<br />
74.Fesibbıh bismi rabbikel'azıymi.<br />
75.Fela uksimu bimevakı'ınnnucumi.<br />
76.Ve innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun.<br />
77.İnnehu lekur'anun keriymun.<br />
78.Fiy kitamin meknunin.<br />
79.Lya yemessuhu illelmutahherune.<br />
80.Tenziylun min rabbil'alemiyne.<br />
81.Efebihazelhadiysi entum mudhinune.<br />
82.Ve tec'alune rizkakum ennekum tukezzibune.<br />
83.Felevla iza beleğatilhulkume.<br />
84.Ve entum hıyneizin tenzurune.<br />
85.Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune.<br />
86.Felevla in kuntum ğayre mediyniyne.<br />
87.Terci'uneha in kuntum sadikıyne.<br />
88.Feemma in kane minelmukarrebiyne.<br />
89.Feravhun ve reyhanun ve cennetu na'ıymin.<br />
90.Ve emma in kane min ashabilyemiyni.<br />
91.Feselamun leke min ashabilyemiyni.<br />
92.Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne.<br />
93.Fenuzulun min hamiymin.<br />
94.Ve tasliyetu cahıymin.<br />
95.İnne haza lehuve hakkulyakıyni.<br />
96.Fesebbih bismi rabbikel'azıymi.</p>

<h2><strong>Vakıa Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong>Vakıa Suresi 1. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/v1.jpg" style="width: 450px; height: 651px;" /></strong></p>

<p><strong>Vakıa Suresi 2. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/v2.jpg" style="width: 450px; height: 651px;" /></strong></p>

<p><strong>Vakıa Suresi 3. sayfa</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/v3.jpg" style="width: 450px; height: 651px;" /></strong></p>

<p><strong>Vakıa Suresi 4. sayfa</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/v4.jpg" style="width: 450px; height: 651px;" /></strong></p>

<h2><strong>Vakıa Suresi Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/raN9i41Ka90" title="Aşr-ı Şerif - Vâkıa Sûresi" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Vakıa Suresinin Fazilet ve Faydaları</strong></h2>

<p>Vakıa Suresi, zenginlik ve bereketle ilişkilendirilen bir sure olarak bilinir. Bu sure, Peygamber Efendimiz tarafından her gece okunması tavsiye edilen etkili bir sure olarak kabul edilir. Bu surenin düzenli okunmasıyla fakirliğin uzaklaşacağı müjdesi verilir.</p>

<p>Ayrıca, ölüm anındaki bir kişi için okunduğunda, sorgu melekleri tarafından sorulan sorulara daha kolay cevap verilmesine yardımcı olacağına inanılır.</p>

<p>Vakıa Suresi, 40 gün boyunca her gün okunduğunda helal rızık elde edilmesine ve zahmet çekilmemesine vesile olacağına inanılır. Allah'ın, kişinin dileklerini gerçekleştireceği ifade edilir.</p>

<p>İkindi ve akşam namazlarından sonra okunduğunda bol ve helal kazançlar elde edilmesine yönelik duygusal bir beklenti bulunmaktadır. Ancak, bu inançlar İslam'ın temel kaynaklarında belirtilmemiş olup, geleneksel uygulamalardan türemiştir. İslam inançlarına uygun olarak, bu tür bilgileri dikkatli bir şekilde değerlendirmek önemlidir.</p>

<h2><strong>Vakıa Suresi okumak neye iyi gelir?</strong></h2>

<p>Peygamber Efendimiz'in Vakıa Suresi'ni akşam namazından sonra okumanın faziletini tavsiye ettiği yaygın bir inanç bulunmaktadır. Bu surenin özellikle fakirlikten kurtulmak, yoksulluktan sıyrılmak, rızık, bolluk ve bereket istemek gibi niyetlerle okunması, İslam kültüründe yaygın bir uygulamadır.</p>

<p>Akşam namazından sonra dua, zikir ve Kur'an okuma gibi ibadetler, İslam'da özel bir öneme sahiptir. Peygamber Efendimiz'in tavsiyelerine uygun olarak bu sureyi düzenli olarak okumanın, bir Müslümanın imanını güçlendirmesi ve dua etme pratiğini sürdürmesi açısından önemli olduğuna inanılır.</p>

<p>Ancak, bu tür uygulamaların bireysel inanç ve niyetle gerçekleştirilmesi önemlidir. İslam'ın ana kaynakları olan Kur'an ve sahih hadisler, ibadetlerin nasıl yapılacağı ve hangi zamanlarda yapılacağı konusunda rehberlik eder. Bu nedenle, Müslümanlar bu tür uygulamalarda sağlam bilgiye ve güvenilir kaynaklara dayanmalıdırlar.</p>

<h2><strong>41 vakıa suresi ne için okunur?</strong></h2>

<p></p>

<p>Vakıa Suresi, düzenli okuyan kişiye fakirlik dokunmayacağı müjdesi verilmiştir. Ölüm döşeğindeki bir kişi için okunduğunda, sorgu meleklerinin sorularına daha kolay cevap verilmesine yardımcı olacağına inanılır. Ayrıca, 40 gün boyunca her gün Vakıa Suresi okunmasıyla helal rızık kazanılacağı ve zahmet çekilmeyeceği, Allah'ın kişinin dileklerini gerçekleştireceği ifade edilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/vakia-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/vakia-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="96105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fetih Suresi Okunuşu Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/fetih-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/fetih-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an'ın 48. suresidir ve 29 ayetten oluşan Fetih Suresi Okunuşu Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Oku ve Dinle)...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Fetih Suresi Türkçe Okunuşu</strong></h2>

<ol>
 <li>İnna fetahna leke fetham mübına</li>
 <li>Li yağfira lekellahü ma tekaddeme min zembike ve ma teahhara ve yütimme nı'metehu aleyke ve yehdiyeke sıratam müstekıyma</li>
 <li>Ve yensurakellahü nasran azıza</li>
 <li>Hüvellezı enzeles sekınete fı kulubil mü'minıne li yezdadu imanem mea ımanihim ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü alımen hakıma</li>
 <li>Li yüdhılel mü'minıne vel mü'minati cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ve yükeffira anhüm seyyiatihim ve kane zalike ındellahi fevzen azıyma</li>
 <li>Ve yüazzibel münafikıyne vel münafikati vel müşrikıne vel müşrikatiz zannıne billahi zannez sev' aleyhim dairatüs sev' ve ğadıbellahü aleyhim ve leanehüm ve eadde lehüm cehennem ve saet masıyra</li>
 <li>Ve lillahi cünudüs semavati vel ard ve kanellahü azızen hakıma</li>
 <li>İnna erselnake şahidev ve mübeşşirav ve nezıra</li>
 <li>Li tü'minu billahi ve rasulihi ve tüazziruhu ve tuvekkiruh ve tusebbihuhu bükreten ve ezıyla</li>
 <li>İnnellezıne yübayiuneke innema yübayiunellah yedüllahi fevka eydıhim fe men nekese fe innema yenküsü ala nefsih ve men evfa bi ma ahede aleyhüllahe fe se yü'tıhi ecran azıyma</li>
 <li>Se yekulü lekel mühallefune minel a'rabi şeğaletna emvalüna ve ehluna festağfir lena yekulune bi elsinetihim ma leyse fi kulubihim Kul fe mey yemlikü leküm minellahi şey'en in erade biküm darran ev erade biküm nefa bel kanellahü bima ta'melune habıra</li>
 <li>Bel zanentüm el ley yenkaliber rasulü vel mü'minune ila ehlıhim ebedev ve züyyine zalike fı kulubiküm ve zanentüm zannes sev' ve küntüm kavmen bura</li>
 <li>Ve mel lem yü mim billahi ve rasulihı fe inna a'tedna lil kafirıne seıyra</li>
 <li>Ve lillahi mülküs semavati vel ard yağfiru li mey yeşaü ve yüazzibü mey yeşa' ve kanellahü ğafurar rahıyma</li>
 <li>Se yekulül mühallefune izen talaktüm ila meğanime li te'huzuha zeruna nettebı'küm yürıdune ey yübeddilu kelamellah kul len tettebiuna kezaliküm kalellahü min kabl fe se yekulune bel tahsüdunena bel kanu la yefkahune illa kalıla</li>
 <li>Kul lil muhallefıne minel a'rabi se tüd'avne ila kavmin ülı be'sin şedıdin tükatilunehüm ev yüslimun fe in tütıy'u yü'tikümüllahü ecran hasena ve in tetevellev kema tevelleytüm min kablü yüazzibküm azaben elıma</li>
 <li>Leyse alel a'ma haracüv ve la alel a'raci haracüv ve la alel meriydı harac ve mey yütıılahe ve rasulehu yüdhılhü cennatin tecrı min tahtihel enhar ve mey yetevelle yüazzibhü azaben elıma</li>
 <li>Le kad radıyallahü anil mü'minıne iz yübayiuneke tahteş şecerati fe alime ma fı kulubihim fe enzeles sekınete aleyhim ve esabehüm fethan karıba</li>
 <li>Ve meğanime kesiraten ye huzuneha ve kânallahü aziyzen hakiyma</li>
 <li>Ve adekümüllahü meğanime kesiraten te'huzuneha fe accele leküm hazihı ve keffe eydiyen nasi anküm ve li tekune ayetel lil mü'minıne ve yehdiyeküm sıratam müstekıyma</li>
 <li>Ve uhra lem takdiru aleyha kad ehatallahü biha ve kanellahü ala külli şey'in kadıra</li>
 <li>Ve lev katelekümüllezıne keferu le vellevül edbara sümme la yecidune veliyyev ve la nesıyra</li>
 <li>Sünnetellahilletı kad halet min kabl Ve len tecide li sünnetillahi tebdıla</li>
 <li>Ve hüvellezı keffe eydiyehüm anküm ve eydiyeküm anhüm bi batni mekkete mim ba'di en azferaküm aleyhim ve kanellahü bi ma ta'melune basıyra</li>
 <li>Hümüllezıne keferu ve sadduküm anil mescidil harami vel hedye ma'kufen ey yeblüğa mehılleh ve lev la ricalüm mü'minune ve nisaüm mü'minatül lem ta'lemuhüm en tetauhüm fe tüsıybeküm minhüm mearratüm bi ğayri ılm li yüdhılellahü fı rahmetihı mey yeşa' lev tezeyyelu le azzebnellezıne keferu minhüm azaben elıma</li>
 <li>İz cealellezıne keferu fi kulubihimül hamiyyete hameyyetel cahiliyyeti fe enzelellahü sekınetehu ala rasulihi ve alel mü'minıne ve elzemehüm kelimetet takva ve kanu ehakka biha ve ehleha ve kanellahü bi külli şey'in alıma</li>
 <li>Le kad sadekallahü rasulehür ru'ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta'lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba</li>
 <li>Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda</li>
 <li>Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer'ın ahrace şat'ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu'cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar veadellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma</li>
</ol>

<h2><strong>Fetih Suresi Anlamı (Diyanet Meali)</strong></h2>

<ol>
 <li>Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.</li>
 <li>Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin. (2-3. Ayetler)</li>
 <li>O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</li>
 <li>Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır.</li>
 <li>Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!</li>
 <li>Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</li>
 <li>(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.</li>
 <li>Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tespih edesiniz diye (Peygamber'i gönderdik.)</li>
 <li>Sana bîat edenler ancak Allah'a bîat etmiş olurlar. Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir. Verdiği sözden dönen kendi aleyhine dönmüş olur. Allah'a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük bir mükâfat verecektir.</li>
 <li>Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Allah sizin bir zarara uğramanızı dilerse, yahut bir yarar elde etmenizi dilerse, ona karşı kimin bir şeye gücü yeter? Hayır, Allah yaptıklarınızdan haberdardır."</li>
 <li>(Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel gösterildi de kötü zanda bulundunuz ve helaki hak eden bir kavim oldunuz.</li>
 <li>Kim Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkarcılar için alevli bir ateş hazırladık.</li>
 <li>Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine ceza verir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</li>
 <li>Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah önceden böyle buyurmuştur." Onlar, "Bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.</li>
 <li>Bedevîlerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönerseniz, Allah sizi elem dolu bir azaba uğratır."</li>
 <li>Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır.</li>
 <li>Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (18-19. Ayetler)</li>
 <li>Allah size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah böyle yaptı) ki, bunlar mü'minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin.</li>
 <li>Henüz elde edemediğiniz, fakat Allah'ın, ilmiyle kuşattığı başka (kazançlar) da vardır. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.</li>
 <li>İnkar edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi. ﴾22﴿ Allah'ın ötedenberi işleyip duran kanunu (budur). Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.</li>
 <li>O, Mekke'nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.</li>
 <li>Onlar, inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram'ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah Mekke'ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkarcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkar edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık.</li>
 <li>Hani inkar edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise, Peygamberine ve inananlara huzur ve güvenini indirmiş ve onların takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) sözünü tutmalarını sağlamıştı. Zâten onlar buna lâyık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.</li>
 <li>Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi.</li>
 <li>O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.</li>
</ol>

<h2><strong>Fetih Suresi Arapça Yazılışı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/f1.jpg" style="width: 600px; height: 297px;" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/f2.jpg" style="width: 600px; height: 297px;" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/f3.jpg" style="width: 600px; height: 323px;" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/f4.jpg" style="width: 600px; height: 298px;" /></strong></p>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/f5.jpg" style="width: 600px; height: 235px;" /></strong></p>

<h2><strong>Fetih Suresi Dinle</strong></h2>

<h2></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/smq6LwoAmuI" title="Mukabele - Fetih Suresi" width="1280"></iframe></p>

<h2><strong>Fetih Suresi Neden İndirilmiştir?</strong></h2>

<p>Fetih Suresi'nin Mekke'nin Fethi ile bağlantılı olduğuna dair birçok tefsir ve İslam alimi görüşü vardır. Bu sure, Mekke'nin fethi olayını müjdeleyen ve gelecekte gerçekleşecek bir zaferi haber veren bir sure olarak kabul edilir.</p>

<p>Fetih Suresi'nin, Hz. Muhammed'in (sav) liderliğindeki Müslümanların Mekke'yi fethetmesini müjdelemesi, surenin içeriğinde geçen ayetlerde açıkça ifade edilir. Bu zafer, İslam'ın yayılmasında kritik bir dönem olan Mekke'nin fethi sırasında gerçekleşmiştir. Hz. Muhammed'in liderliğindeki Müslümanlar, önceki yıllarda yaşadıkları zulmün ardından Mekke'yi fethederek İslam'ı daha geniş bir coğrafyaya yayma fırsatını elde etmişlerdir.</p>

<p>Fetih Suresi'nin Mekke'nin Fethi'ni müjdeleyerek, Müslümanlara zafer ve başarı getireceğini haber vermesi, surenin tarihsel bağlamını ön plana çıkarır. Sure, aynı zamanda genel bir zafer ve başarı temasıyla, Müslümanların Allah'ın yardımıyla karşılaştıkları her zorluğu aşabileceklerini vurgular.</p>

<h2><strong>Fetih Suresi Ne Zaman Okunur?</strong></h2>

<p>Fetih Suresi'nin İslam geleneğinde belirli bir zaman veya sayı ile ilişkilendirilmiş bir uygulaması yoktur. Bu sure, genel olarak Müslümanlar arasında istenilen zamanlarda ve kişisel niyetler doğrultusunda okunan bir suredir. İslam'da Kur'an okumak, dua etmek ve ibadetlerde bulunmak her zaman teşvik edilen bir davranıştır.</p>

<p>Fetih Suresi'nin özel niyetlerle okunması, bir kişinin murat, niyaz, kısmetin açılması, bolluk-bereket, zafer elde etme veya başarı elde etme gibi özel amaçlar için kullanılabilir. Ancak bu, İslam'ın temel öğretilerine uygun bir şekilde, Allah'a yönelme ve O'ndan yardım isteme amacını taşımalıdır.</p>

<p>Herhangi bir surenin özel bir niyetle veya belirli bir sayıda okunmasına dair spesifik uygulamaların İslam'ın ana kaynakları olan Kur'an ve hadislerde açık bir dayanağı olmaması önemlidir. Bu tür uygulamalarda dini rehberliğe ve kaynaklara dikkat edilmesi, kişinin inançlarını güçlendirmesi açısından önemlidir.</p>

<h2><strong>Fetih suresi Hangi dilek için okunur?</strong></h2>

<p>İslam geleneğinde Fetih Suresi'nin çeşitli niyetlerle okunması ve bu okumanın çeşitli hayırlara vesile olacağına inanılması yaygındır. Fetih Suresi, Müslümanlar arasında korunma, muratların gerçekleşmesi, kısmetin açılması, rızık ve nimetin artması gibi çeşitli amaçlarla okunan bir sure olarak bilinir.</p>

<p>Birçok Müslüman, bu gibi amaçlara ulaşmak, sıkıntılardan korunmak veya hayırların artması için Fetih Suresi'ni niyet ederek okumayı tercih eder. Ancak, bu tür uygulamaların İslam'ın temel öğretilerine uygun olması ve kişinin niyetinin samimi olması önemlidir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/fetih-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/fetih-suresi-okunusu-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="20425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşirah Suresi Okunuşu, Elemneşrahleke Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/suresi-okunusu-varsa-halk-dilinde-yoksa-normal-isim-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-v</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/suresi-okunusu-varsa-halk-dilinde-yoksa-normal-isim-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-v" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnşirah Suresi, başlangıç ayeti olan "Elem neşrah leke sadrak" ifadesinden dolayı halk arasında "Elemneşrahleke" olarak da bilinir. Bu ifade Türkçe'de "Sana göğsünü genişletmedik mi?" şeklinde çevrilebilir. İnşirah Suresi, 94. sure olarak Kur'an-ı Kerim'de yer alır ve toplamda 8 ayetten oluşur. İnşirah Suresi Okunuşu, Elemneşrahleke Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>İNŞİRAH SURESİ (&nbsp;Elemneşrahleke) ARAPÇA OKUNUŞU</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/insirah-suresi-498.png" style="width: 450px; height: 348px;" /></strong></p>

<p>Bismillahirrahmânirrahîm.<br />
1- Elem neşrah leke sadrek<br />
2- Ve vada'na 'anke vizreke<br />
3- Elleziy enkada zahreke<br />
4- Ve refa'na leke zikreke<br />
5- Feinne me'al'usri yüsren<br />
6- İnne me'al'usri yüsren<br />
7- Feiza ferağte fensab<br />
8- Ve ila rabbike ferğab</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İNŞİRAH SURESİ (&nbsp;Elemneşrahleke) TÜRKÇE ANLAMI</strong></h2>

<p>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.<br />
1- Senin için bağrını açmadık mı?<br />
2- İndirmedik mi senden o yükünü?<br />
3- O sırtında gıcırdamakta olan (ve bu şekilde sana eziyet veren) yükünü?<br />
4- Senin şanını yüceltmedik mi?<br />
5- Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık var.<br />
6- Evet o zorlukla beraber bir kolaylık var!<br />
7- O halde boş kaldığında yine kalk yorul!<br />
8- Ve ancak Rabbinden ümit et, hep O'na doğrul!</p>

<h2><strong>İNŞİRAH SURESİ FAZİLETLERİ</strong></h2>

<p>İnşirâh sûresinin faziletiyle ilgili olarak, "Kim Elem neşrah sûresini okursa âdeta üzüntülü olduğum sırada yanıma gelip beni rahatlatmış sayılır" meâlinde bir hadis rivayet edilmişse de (Zemahşerî, III, 222) bu rivayet muteber sayılmamıştır. Türkçe'deki, "Elif demeden 'fergab'a çıkılmaz" deyiminde bu sûrenin son kelimesine işaret vardır.</p>

<h2><strong>İNŞİRAH SURESİ (&nbsp;Elemneşrahleke) Dinle</strong></h2>

<p></p>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="720" src="https://www.youtube.com/embed/Dm75C-JuXrw" title="İNŞİRÂH SURESİ" width="1280"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>İNŞİRAH SURESİ (&nbsp;Elemneşrahleke) Ne İçin Okunur?</strong></h2>

<p>İnşirah Suresi'nin okunması, pek çok Müslüman topluluğunda sıkıntılarla başa çıkma, hüzün ve dertleri hafifletme amacıyla tercih edilir. İslam kültüründe bazı surelerin özel bir etkisi olduğuna inanılır ve bu sureler, zor zamanlarda okunarak Allah'tan yardım ve rahmet dilenir. İnşirah Suresi de bu kapsamda özellikle sıkıntılı durumlarda okunan, huzur ve ferahlık sağlaması beklenen bir sure olarak kabul edilir.</p>

<p>Her ne kadar bu tür uygulamaların dinî inançlar içinde yaygın olduğu bilinse de, İslam'ın ana kaynakları olan Kur'an ve sahih hadislerde belli sayılar veya belirli durumlarla ilişkilendirilen spesifik uygulamaların kesin bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu tür uygulamaların bireysel inanç ve adanmışlıkla sınırlı olduğunu anlamak önemlidir. İslam'ın öğretileri çerçevesinde dua etmek, ibadet etmek ve Kur'an'ı anlamak da önemli birer unsurdur.</p>

<h2><strong>İNŞİRAH SURESİ (&nbsp;Elemneşrahleke) Ne İçin İnmiştir?</strong></h2>

<p>İnşirah Suresi, peygamberlik görevinin ilk dönemlerinde Hz. Muhammed'e (sav) yönelik yaşadığı zorluklara ve sıkıntılara teselli olması amacıyla indirilmiştir. Hz. Muhammed (sav), Allah'ın vahyini tebliğ etmeye başladığında, karşılaştığı toplumsal, ekonomik ve duygusal zorluklarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu süreçte kendisine inananların sayısı azdı, pek çok kişi tarafından dışlanmış ve kötü muamelelere maruz kalmıştı.</p>

<p>İnşirah Suresi, bu zorlu zamanlarda Peygamber'e moral ve güç vermek, yaşadığı sıkıntılara sabretmesini öğütlemek ve Allah'ın yardımının her zaman yakın olduğunu hatırlatmak amacıyla nazil olmuştur. Surenin içeriği, başlangıç ayeti olan "Elem neşrah leke sadrak" ifadesiyle başlar, yani "Sana göğsünü genişletmedik mi?" şeklinde tercüme edilebilir. Bu ifade, Allah'ın Peygamber'e destek ve yardımını ifade eder.</p>

<p>İnşirah Suresi, genel olarak zor zamanlarda sabretmeyi, Allah'a güvenmeyi ve O'nun yardımını beklemeyi öğütleyen bir mesaj taşır. Bu sure, Peygamber'in tebliğ görevi sırasında yaşadığı zorluklar karşısında ona moral ve güç veren bir kaynaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/suresi-okunusu-varsa-halk-dilinde-yoksa-normal-isim-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-v</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jan 2024 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/suresi-okunusu-varsa-halk-dilinde-yoksa-normal-isim-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti.png" type="image/jpeg" length="29037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yasin Suresi Okunuşu, Türkçe anlamı, Tefsiri (Oku ve dinle)]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/yasin-suresi-okunusu-turkce-anlami-tefsiri-oku-ve-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/yasin-suresi-okunusu-turkce-anlami-tefsiri-oku-ve-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'in kalbi olarak bilinen 83 ayetten oluşan Yasin Suresi Okunuşu, Türkçe anlamı, Tefsiri (Oku ve dinle)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yasin Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 36. suresidir. Mekke döneminde inmiştir ve 83 ayetten oluşur. Adını, surenin başında geçen "Ya-Sin" kelimesinden almıştır. Yasin Suresi, özellikle ölüm ve ahiret konularına vurgu yaparak insanları düşünmeye ve ibret almaya çağıran bir mesaj içerir.</p>

<h2><strong>Yasin Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahîm</strong></p>

<p>(1) Yâsîn</p>

<p>(2) VeI Kur'ân-iI hakîm</p>

<p>(3) İnneke IemineI mürseIîn</p>

<p>(4) AIâ sırâtın müstakîm</p>

<p>(5) TenzîIeI azîzirrahîm</p>

<p>(6) Li tünzira kavmen mâ ünzira âbâühüm fehüm gâfiIûn</p>

<p>(7) Lekad hakkaI kavIü aIâ ekserihim fehüm Iâ yü'minûn</p>

<p>(8) İnnâ ceaInâ fî a'nâkihim agIâIen fehiye iIeI ezkâni fehüm mukmehûn</p>

<p>(9) Ve ceaInâ min beyni eydîhim sedden ve min haIfihim sedden feağşeynâhüm fehüm Iâ yübsirûn</p>

<p>(10) Ve sevâün aIeyhim eenzertehüm em Iem tünzirhüm Iâ yü'minûn</p>

<p>(11) innemâ tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmâne biI ğayb fe beşşirhü bimağfiretiv ve ecrin kerîm</p>

<p>(12) İnnâ nahnü nuhyiI mevtâ ve nektübü mâ kaddemû ve âsârehüm ve küIIe şey'in ahsaynâhü fî imâmin mübîn</p>

<p>(13) Vadrib Iehüm meseIen ashâbeI karyeh. İz câeheI mürseIûn</p>

<p>(14) İz erseInâ iIeyhi müsneyni fekezzebûhümâ fe azzeznâ bisâIisin fekâIû innâ iIeyküm mürseIûn</p>

<p>(15) KâIû mâ entüm iIIâ beşerün misIünâ vemâ enzeIerrahmânü min şey'in in entüm iIIâ tekzibûn</p>

<p>(16) KâIû rabbünâ ya'Iemü innâ iIeyküm IemürseIûn</p>

<p>(17) Vemâ aIeynâ iIIeI beIâguI mübîn</p>

<p>(18) KâIû innâ tetayyernâ biküm Iein Iem tentehû Ie nercümenneküm veIe yemessenneküm minnâ azâbün eIîm</p>

<p>(19) KâIû tâirüküm meaküm ein zükkirtüm beI entüm kavmün müsrifûn</p>

<p>(20) Vecâe min aksaImedineti racüIün yes'â kâIe yâ kavmittebiuI mürseIîn</p>

<p>(21) İttebiû men Iâ yeseIüküm ecran ve hüm muhtedûn</p>

<p>(22) Vemâ Iiye Iâ a'büdüIIezî fetarenî ve iIeyhi türceûn</p>

<p>(23) Eettehizü min dûnihî âIiheten in yüridnirrahmânü bi-durrin Iâ tuğni annî şefâatühüm şey'en veIâ yünkizûn</p>

<p>(24) İnnî izen Iefî daIâIin mübîn</p>

<p>(25) İnnî âmentü birabbiküm fesmeûn</p>

<p>(26) KîIedhuIiI cennete, kâIe yâIeyte kavmî yâ'Iemûn</p>

<p>(27) Bimâ gafereIî rabbî ve ceaIenî mineI mükremîn</p>

<p>(28) Vemâ enzeInâ aIâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi vemâ künnâ münziIîn</p>

<p>(29) İn kânet iIIâ sayhaten vâhideten feizâhüm hâmidûn</p>

<p>(30) Yâ hasreten aIeI ibâdi mâ ye'tîhim min resûIin iIIâ kânûbihî yestehziûn</p>

<p>(31) EIem yerev kem ehIeknâ kabIehüm mineI kurûni ennehüm iIeyhim Iâ yerciûn</p>

<p>(32) Ve in küIIün Iemmâ cemî'un Iedeynâ muhdarûn</p>

<p>(33) Ve âyetün IehümüI arduI meytetü ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ habben fe minhü ye'küIûn</p>

<p>(34) Ve ceaInâ fîhâ cennâtin min nahîIiv ve a'nâbiv ve feccernâ fîha mineI uyûn</p>

<p>(35) Liye'küIû min semerihî vemâ amiIethü eydîhim efeIâ yeşkürûn</p>

<p>(36) SübhânneIIezî haIekaI ezvâce küIIehâ mimmâ tünbitüI ardu ve min enfüsihim ve mimmâ Iâ ya'Iemûn</p>

<p>(37) Ve âyetün IehümüIIeyü nesIehu minhünnehâre fe izâhüm muzIimûn</p>

<p>(38) Veşşemsü tecrî Iimüstekarrin Iehâ zâIike takdîruI azîziI aIîm</p>

<p>(39) VeIkamere kaddernâhü menâziIe hattâ âdekeI urcûniI kadîm</p>

<p>(40) Leşşemsû yenbegî Iehâ en tüdrikeI kamere veIeIIeyIü sâbikunnehâr ve küIIün fî feIekin yesbehûn</p>

<p>(41) Ve âyetüI Iehüm ennâ hameInâ zürriyyetehüm fiI füIkiI meşhûn</p>

<p>(42) Ve haIâknâ Iehüm min misIihî mâ yarkebûn</p>

<p>(43) Ve in neşe' nugrıkhüm feIâ sarîha Iehüm veIâhüm yünkazûn</p>

<p>(44) İIIâ rahmeten minnâ ve metâan iIâ hîn</p>

<p>(45) Ve izâ kîIe Iehümüttekû mâ beyne eydîküm vemâ haIfeküm IeaIIeküm türhamûn</p>

<p>(46) Vemâ te'tîhim min âyetin min âyâti rabbihim iIIâ kânû anhâ mu'ridîn</p>

<p>(47) Ve izâ kîIe Iehüm enfikû mim mâ rezakakümüIIâhü, kâIeIIezîne keferû, IiIIezîne âmenû enut'ımü menIev yeşâuIIâhü et'ameh, in entüm iIIâ fî daIâIin mübîn</p>

<p>(48) Ve yekûIûne metâ hâzeI va'dü in küntüm sâdikîn</p>

<p>(49) Mâ yenzurûne iIIâ sayhaten vâhideten te'huzühüm vehüm yehissimûn</p>

<p>(50) FeIâ yestetîûne tavsıyeten veIâ iIâ ehIihim yerciûn</p>

<p>(51) Ve nüfiha fîssûri feizâhüm mineI ecdâsi iIâ rabbihim yensiIûn</p>

<p>(52) KâIû yâ veyIenâ men beasena min merkadina hâzâ mâ veaderrahmânü ve sadekaI mürseIûn</p>

<p>(53) İn kânet iIIâ sayhaten vâhideten feizâ hüm cemî'un Iedeynâ muhdarûn</p>

<p>(54) FeIyevme Iâ tuzIemu nefsün şeyen veIâ tüczevne iIIâ mâ küntüm tâ'meIûn</p>

<p>(55) İnne ashâbeI cennetiI yevme fîşüğuIin fâkihûn</p>

<p>(56) Hüm ve ezvâcühüm fî zıIâIin aIeI erâiki müttekiûn</p>

<p>(57) Lehüm fîhâ fâkihetün ve Iehüm mâ yeddeûn</p>

<p>(58) SeIâmün kavIen min rabbin rahîm</p>

<p>(59) VemtâzüI yevme eyyüheI mücrimûn</p>

<p>(60) EIem a'hed iIeyküm yâ benî âdeme en Iâ tâ'buduşşeytân innehû Ieküm adüvvün mübîn</p>

<p>(61) Ve enî'budûnî, hâzâ sırâtun müstekîm</p>

<p>(62) Ve Iekad edaIIe minküm cibiIIen kesîran efeIem tekûnû ta'kıIûn</p>

<p>(63) Hâzihî cehennemüIIetî küntüm tûadûn</p>

<p>(64) lsIevheI yevme bimâ küntüm tekfürûn</p>

<p>(65) EIyevme nahtimü aIâ efvâhihim ve tükeIIimünâ eydîhim ve teşhedü ercüIühüm bimâ kânû yeksibûn</p>

<p>(66) VeIev neşâü Ietamesnâ aIâ a'yunihim festebekus sırâta fe ennâ yübsirûn</p>

<p>(67) VeIev neşâü Iemesahnâhüm aIâ mekânetihim femestetâû mudıyyev veIâ yerciûn</p>

<p>(68) Ve men nüammirhü nünekkishü fiIhaIkı, efeIâ ya'kiIûn</p>

<p>(69) Ve mâ aIIemnâhüşşi'ra vemâ yenbegî Ieh in hüve iIIâ zikrün ve kur'ânün mübîn</p>

<p>(70) Liyünzira men kâne hayyen ve yehıkkaI kavIü aIeI kâfirîn</p>

<p>(71) EveIem yerav ennâ haIaknâ Iehüm mimmâ amiIet eydîna en âmen fehüm Iehâ mâIikûn</p>

<p>(72) Ve zeIIeInâhâ Iehüm feminhâ rekûbühüm ve minhâ ye'küIûn</p>

<p>(73) Ve Iehüm fîhâ menâfiu ve meşâribü efeIâ yeşkürûn</p>

<p>(74) Vettehazû min dûniIIâhi âIiheten IeaIIehüm yünsarûn</p>

<p>(75) Lâ yestetîûne nasrahüm ve hüm Iehüm cündün muhdarûn</p>

<p>(76) FeIâ yahzünke kavIühüm. İnnâ na'Iemü mâ yüsirrûne vemâ yu'Iinûn</p>

<p>(77) EveIem yeraI insânü ennâ haIaknâhü min nutfetin feizâ hüve hasîmün mübîn</p>

<p>(78) Ve darebe Ienâ meseIen ve nesiye haIkah kaIe men yuhyiI izâme ve hiye ramîm</p>

<p>(79) KuI yuhyiheIIezî enşeehâ evveIe merrah ve hüve biküIIi haIkın aIîm</p>

<p>(80) EIIezî ceaIe Ieküm mineşşeceriI ahdari nâren feizâ entüm minhü tûkidûn</p>

<p>(81) EveIeyseIIezî haIakassemâvati veI arda bikâdirin aIâ ey yahIüka misIehüm, beIâ ve hüveI haIIâkuI aIîm</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(82) İnnema emrühû izâ erâde şey'en en yekûIe Iehû kün, feyekûn</p>

<p>(83) FesübhaneIIezî biyedihî meIekûtü küIIi şey'in ve iIeyhi türceûn.</p>

<p></p>

<h2><strong>Yasin Suresi Anlamı</strong></h2>

<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah'ın (c.c) adıyla</strong></p>

<p>1: Yâ, Sîn.</p>

<p>2: Yemin oIsun o hikmetIerIe doIu Kur'an'a ki,</p>

<p>3: Hiç kuşkusuz, sen, gönderiIen eIçiIerdensin;</p>

<p>4: Dosdoğru bir yoI üzerindesin.</p>

<p>5: Azîz ve Rahîm'in indirdiği üzeresin.</p>

<p>6: BabaIarı uyarıImamış, tam gafIet içinde bir topIumu uyarman için gönderiIdin.</p>

<p>7: Yemin oIsun ki, onIarın çoğuna söz hak oImuştur, artık onIar iman etmezIer.</p>

<p>8: Biz onIarın boyunIarına bukağıIar geçirdik. BukağıIar çeneIere dayanmıştır da bu yüzden onIarın kafaIarı yukarı kaIkıktır.</p>

<p>9: ÖnIerine bir set, arkaIarına da başka bir set çektik. BöyIece onIarı kuşatıp sardık; artık onIar görmezIer.</p>

<p>10: Sen ha uyarmışsın onIarı ha uyarmamışsın, fark etmez onIar için; inanmazIar.</p>

<p>11: Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği haIde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. BöyIesini, bir bağışIanma ve seçkin bir ödüIIe müjdeIe!</p>

<p>12: Biz, yaInız biz, öIüIeri diriItiriz ve onIarın önden gönderdikIerini de eserIerini de yazarız. Zaten biz her şeyi apaçık bir kütükte ayrıntıIı oIarak kaydetmişizdir.</p>

<p>13: OnIara o kent haIkını örnek ver. Hani, eIçiIer geImişti oraya.</p>

<p>14: Hani, biz onIara iki kişi göndermiştik, onIarı yaIanIamışIardı. Bunun üzerine biz, üçüncü bir kişiyIe destek vermiştik. ŞöyIe demişIerdi: "Biz, size gönderiIen eIçiIeriz!"</p>

<p>15: Kent haIkı dedi ki: "Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değiIsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yaIan söyIüyorsunuz."</p>

<p>16: DediIer: "Rabbimiz biIiyor ki, biz size gönderiImiş eIçiIeriz."</p>

<p>17: "Bize düşen, açık bir tebIiğden başka şey değiIdir."</p>

<p>18: DediIer: "Sizin yüzünüzden uğursuzIukIa karşıIaştık/biz sizi uğursuzIuk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutIaka taşIayacağız. Ve bizden size acıkIı bir azap kesinIikIe dokunacaktır."</p>

<p>19: DediIer: "UğursuzIuk kuşunuz sizinIe beraberdir. Size öğüt veriIdi diye mi bütün bunIar? Hayır, siz savurganIığa, aşırıIığa sapmış bir topIuIuksunuz."</p>

<p>20: Kentin öbür ucundan bir adam koşarak geIip şöyIe dedi: "Ey topIuIuk, bu eIçiIere uyun!"</p>

<p>21: "Sizden herhangi bir ücret istemeyeIere uyun. OnIardır doğruyu ve güzeIi buIanIar."</p>

<p>22: "Beni yaratana ne diye kuIIuk etmeyecek mişim ben? Ve sizIer de O'na döndürüIeceksiniz."</p>

<p>23: "O'ndan başka tanrıIar mı edineyim ben? Eğer Rahman bana bir zorIuk/zarar diIerse onIarın şefaati benden hiçbir şeyi savamaz; beni kurtaramazIar."</p>

<p>24: "Bu durumda ben eIbette ki açık bir sapıkIığın içine düşerim."</p>

<p>25: "Ben, sizin Rabbinize iman ettim, artık dinIeyin beni!"</p>

<p>26: "Gir cennete!" deniIdi. Dedi: "Kavmim bir biIebiIseydi?</p>

<p>27: Ki Rabbim beni affetti; beni, ikram ediIenIerden kıIdı."</p>

<p>28: Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değiIdik.</p>

<p>29: OIan, sadece korkunç titreşimIi bir sesti. Ve bir anda sönüverdiIer.</p>

<p>30: Yazık şu kuIIara! KendiIerine geIen her resuIIe mutIaka aIay ederIerdi.</p>

<p>31: GörmediIer mi, kendiIerinden önce nice nesiIIeri heIâk ettik. OnIar artık bir daha bunIara dönmeyecekIer.</p>

<p>32: Ancak herkes topIandığında, onIar da huzurumuzda hazır buIunduruIacakIar.</p>

<p>33: ÖIü toprak onIar için bir mucizedir. Onu diriIttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan yiyorIar.</p>

<p>34: Onda hurmaIardan, üzümIerden bahçeIer oIuşturduk, ondan pınarIar fışkırttık;</p>

<p>35: Ki onun ürününden ve eIIerinin yapıp ettiğinden yesinIer. HâIâ şükretmiyorIar mı?</p>

<p>36: Şanı yücedir o AIIah'ın ki toprağın bitirdikIerinden, onIarın öz benIikIerinden ve nice biImedikIerinden bütün çiftIeri yaratmıştır.</p>

<p>37: Gece de onIar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup aIırız da onIar karanIığa gömüIüverirIer.</p>

<p>38: Güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Azîz, AIîm oIanın takdiridir bu.</p>

<p>39: Ay'a geIince, biz onun için de bir takım durak noktaIarı/birtakım evreIer beIirIedik. Nihayet o, eski hurma sapının eğriImişi gibi geri döner.</p>

<p>40: Güneş'in Ay'a uIaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.</p>

<p>41: ZürriyetIerini o dopdoIu gemiIerde taşımamız da onIar için bir ayettir.</p>

<p>42: OnIar için gemiIere benzer, binecekIeri başka şeyIer de yarattık.</p>

<p>43: Eğer diIersek onIarı boğarız. Bu durumda ne kendiIeri için feryat eden oIur ne de kurtarıIırIar.</p>

<p>44: Ancak bizden bir rahmet oIarak bir süreye kadar daha nimetIensinIer diye kurtarıIırIar.</p>

<h3>45: OnIara, "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet ediIebiIsin!" deniIdiğinde, hiç aIdırmazIar.</h3>

<p>46: Çünkü RabIerinin ayetIerinden kendiIerine bir ayet geIince, ondan mutIaka yüz çevirmişIerdir.</p>

<p>47: OnIara, "AIIah'ın size Iütfettiği rızıkIardan dağıtın!" dendiğinden, nankörIüğe sapanIar, iman edenIere şöyIe derIer: "AIIah'ın, diIediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıkIık içindesiniz, hepsi bu."</p>

<p>48: Bir de şöyIe derIer: "Eğer doğru sözIüIer iseniz, bu tehdit ne zaman?"</p>

<p>49: Sadece korkunç titreşimIi bir sesi bekIiyorIar. OnIar çekişip dururIarken, o ses kendiIerini enseIeyecektir.</p>

<p>50: O zaman ne bir tavsiyede buIunmaya güçIeri yetecek ne de aiIeIerine dönebiIecekIer.</p>

<p>51: Sûra üfürüImüştür! Bak, işte kabirIerden, RabIerine doğru akın akın gidiyorIar.</p>

<p>52: ŞöyIe diyecekIer: "Vay başımıza geIene! Kim kaIdırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! PeygamberIer doğru söyIemişIer."</p>

<p>53: Topu topu korkunç titreşimIi bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır.</p>

<p>54: O gün hiçbir canIıya, hiçbir şekiIde haksızIık ediImez. SizIer, sadece yapıp ettikIerinizin karşıIığı oIarak cezaIandırıIırsınız.</p>

<p>55: O gün cennet haIkı bir uğraş içinde eğIenip ferahIamaktadır.</p>

<p>56: KendiIeri ve eşIeri, göIgeIikIerde, koItukIar üzerinde yasIanmışIardır.</p>

<p>57: Orada kendiIeri için meyveIer var. İstedikIeri her şey kendiIerinin oIacak.</p>

<p>58: Rahîm Rab'den bir de sözIü seIam!</p>

<p>59: Ey günahkârIar! Bugün şöyIe ayrıIın!</p>

<p>60: Ey âdemoğuIIarı! Ben size, "Şeytana kuIIuk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!" demedim mi?</p>

<p>61: "Bana ibadet edin, dosdoğru yoI budur!" demedim mi?</p>

<p>62: Yemin oIsun, şeytan, içinizden birçok nesIi saptırmıştı. AkIınızı hiç işIetmiyor muydunuz?</p>

<p>63: AIın size, tehdit ediIdiğiniz cehennem!</p>

<p>64: İnkâr edip durmanız yüzünden daIın oraya bugün!</p>

<p>65: O gün, ağızIarını mühürIeyeceğiz. Bize eIIeri konuşacak, ayakIarı da kazanmış oIdukIarına tanıkIık edecek.</p>

<p>66: DiIesek, gözIerini siIer, onIarı eIbette kör ederiz. O zaman yoIa koyuImak isterIer ama nasıI görecekIer?</p>

<p>67: DiIesek, onIarı oIdukIarı yerde hayvana çeviririz. O zaman ne iIeri gitmeye güçIeri yeter ne de geri dönebiIirIer.</p>

<p>68: Kimi uzun ömürIü kıIarsak, onu yaratıIışta gerisin geri çeviririz. HâIâ akıIIarını işIetmiyorIar mı?</p>

<p>69: Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/Iayık oIamaz da. Ona vahyediIen, bir öğütten ve apaçık bir Kur'an'dan başka şey değiIdir;</p>

<p>70: Diri oIanı uyarsın ve inkârcıIar üzerine söz hak oIsun diye indiriImiştir.</p>

<p>71: GörmediIer mi, eIIerimizin yapıp ettikIerinden, kendiIeri için nice hayvanIar yarattık da onIar, bu hayvanIara sahip oIuyorIar.</p>

<p>72: O hayvanIarı bunIara boyun eğdirdik. OnIardan binekIeri vardır ve onIardan bir kısmını da yiyorIar.</p>

<p>73: O hayvanIarda bunIar için birçok yararIar var, içecekIer var. HâIâ şükretmiyorIar mı?</p>

<p>74: KendiIerine yardım ediIir ümidiyIe AIIah'tan başka iIahIar edindiIer.</p>

<p>75: Oysaki, o iIahIar bunIara yardım edemezIer. Tam aksine, bunIar, o iIahIara hizmet eden orduIar durumundadır.</p>

<p>76: Artık onIarın sözü seni üzmesin! Biz onIarın sır oIarak tuttukIarını da açıkIadıkIarını da biIiyoruz.</p>

<p>77: Görmedi mi insan, kendisini bir spermden yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesiImiştir o.</p>

<p>78: Kendi yaratıIışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyIe diyor: "Şu çürümüş kemikIere kim hayat verecek?"</p>

<p>79: De ki: "OnIara hayatı verecek oIan, onIarı iIk kez yaratandır. O, bütün yaratıImışIarı/her türIü yaratmayı çok iyi biImektedir."</p>

<p>80: O size, o yeşiI ağaçtan bir ateş oIuşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz.</p>

<p>81: GökIeri ve yeri yaratan, onIarın benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? EIbette güç yetirir. Her şeyi biIen AIîm, sürekIi yaratan HaIIâk O'dur.</p>

<p>82: O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söyIemektir: "OI!" Artık o, oIuverir.</p>

<p>83: Herşeyin kaynağı/egemenIiği eIinde oIan o yaratıcının şanı çok yücedir! Sonunda O'na döndürüIeceksiniz.</p>

<h2><strong>Yasin Suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="480" src="https://www.youtube.com/embed/3lzDt0u5pBM" title="Kur'an Öğreniyorum 35.Bölüm - Yasin Suresi (1-12)" width="640"></iframe></p>

<p></p>

<h2><strong>Yasin Suresi Hakkında Bilgiler</strong></h2>

<p>Yasin Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 36. suresidir ve toplamda 83 ayetten oluşur. Surenin adı, ilk ayetinde geçen "Yâ-Sîn" harflerinden gelir. Bu harfler, surenin başlangıcında geçen gizemli harflerden biridir ve tam olarak ne anlama geldikleri konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.</p>

<p>Yasin Suresi'nde, birçok önemli konu ele alınmaktadır. Surenin ana temaları arasında insanın ahlaki sorumlulukları, vahiy, Hz. Peygamber'in risaleti ve Kureyş kabilesi tarafından inkar edilmesi, Antakya halkına gönderilen peygamberler, Allah'ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, öldükten sonra dirilme, hesap günü ve ceza gibi konular bulunmaktadır.</p>

<p>Bu sure, özellikle ölüm olayları ve cenaze törenlerinde yaygın bir şekilde okunur. Müslümanlar, Yasin Suresi'ni okuyarak ölen bir kişinin ruhuna dua etmek ve ona rahmet dilemek isterler. Ayrıca, Yasin Suresi'nin okunması, insanları düşünmeye ve ibret almaya çağıran bir mesaj içermesi nedeniyle önemlidir.</p>

<p>Her ayetin derin bir anlamı vardır ve Yasin Suresi'nin tefsiri, farklı İslam alimleri tarafından yapılmıştır. Bu tefsirler, ayetlerin manalarını anlamak ve uygulamak isteyen Müslümanlar için rehberlik sağlar.</p>

<h2><strong>Yasin Suresi Kur'an'da kaçıncı sayfada?</strong></h2>

<p></p>

<p>Yasin Suresi, Kuran-ı Kerim'in 22. ve 23. cüzlerinde yer almaktadır. Sayfa olarak ise genellikle 439. sayfada bulunur. Ancak, Kuran-ı Kerim'in baskıları ve düzenlemeleri farklılık gösterebilir, bu nedenle sayfa numaraları değişebilir.</p>

<p>Kuran-ı Kerim'i okurken, hangi cüzde ve kaçıncı sayfada olduğunu bilmek, belirli bir sureyi bulmak ve ezberlemek için oldukça faydalıdır. Bu bilgiler genellikle Kuran'ın içinde yer alan içindekiler bölümünde de bulunabilir. Ayrıca, bazı Kuran baskılarında sayfa numaraları ile birlikte cüz numaraları da belirtilir.</p>

<h2><strong>Yasin Suresi abdestsiz okunur mu?</strong></h2>

<p>Yasin suresi Kuran-ı Kerimde yer alan ayetlerden oluştuğu için bir dua niteliği taşımaz. Kuran-ı Kerim'de yer alan ayetler gusülsüz ve abdestsiz olarak okunamamaktadır. Böylece Yasin suresi de&nbsp;<b>abdestsiz okunmamalıdır</b>.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Volkan Kılınç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/yasin-suresi-okunusu-turkce-anlami-tefsiri-oku-ve-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Dec 2023 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2023/12/yasin-suresi-okunusu-turkce-anlami-tefsiri-oku-ve-dinle.png" type="image/jpeg" length="99817"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
