<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sonhaber.com.tr | Eskişehir Haber - Eskişehir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.sonhaber.com.tr</link>
    <description>Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri, son dakika gelişmeleri, Eskişehir nöbetçi eczaneler ile tüm son haberler Eskişehir Gazetesi sonhaber.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sonhaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 11:49:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ’de bir ilk! Beyin ameliyatlarında yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/esogude-bir-ilk-beyin-ameliyatlarinda-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/esogude-bir-ilk-beyin-ameliyatlarinda-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı, Türkiye’de ilk kez kullanılacak yeni nesil ameliyat mikroskobuna kavuştu. Üç boyutlu görüntüleme ve özel gözlük sistemi sayesinde öğrenciler ve asistanlar, ameliyatları cerrahın gördüğü açıdan takip edebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde sağlık hizmetleri ve tıp eğitiminin geliştirilmesine yönelik önemli bir teknoloji yatırımı hayata geçirildi. ESOGÜ Rektörlüğü, Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından gerçekleştirilen yatırım kapsamında Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı’na yeni nesil ameliyat mikroskobu kazandırıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Beyin cerrahisinde uzun yıllardır kullanılan ameliyat mikroskopları, özellikle hassas ve yüksek dikkat gerektiren operasyonlarda cerrahlara önemli avantajlar sağlıyor. ESOGÜ’de kullanılmaya başlanan yeni sistem ise dijital teknolojisi ve gelişmiş görüntüleme özellikleriyle öne çıkıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ameliyatlar 3 Boyutlu Takip Edilebilecek</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yeni mikroskobun en dikkat çekici özelliklerinden biri, ameliyat sahasının üç boyutlu olarak izlenebilmesine imkan sağlaması oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Sistem sayesinde yalnızca cerrah değil, ameliyathanedeki öğrenciler ve asistanlar da mikrocerrahi alanını daha ayrıntılı şekilde takip edebilecek. Böylece tıp ve uzmanlık eğitimi sırasında ameliyatların daha anlaşılır ve uygulamalı biçimde izlenmesi hedefleniyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Cerrahın Gözünden Çok Daha Net Görülebiliyor”</strong></p>

<p style="text-align:justify">ESOGÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Vural, yeni sistemin klasik ameliyat mikroskoplarından farklı olarak dijital teknolojiyle birleştirildiğini belirtti. Vural, sistemin üç boyutlu ekran özelliği sayesinde ameliyat alanının daha derinlikli görülebildiğini ifade ederek, özel gözlük sistemiyle cerrahın gördüğü görüntünün diğer ekip üyeleri tarafından da takip edilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yeni teknolojinin özellikle ameliyat sırasında asistanların cerraha daha etkin şekilde yardımcı olmasına ve eğitim sürecinin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hem Tedavi Hem Eğitim İçin Önemli Katkı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de ilk kez kullanılacak olan yeni nesil mikroskobun, ESOGÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniğinde gerçekleştirilen hassas operasyonlarda önemli bir teknolojik avantaj sağlaması hedefleniyor. Üç boyutlu görüntüleme sistemi ve gözlük teknolojisi sayesinde cerrahın çalışma alanının ekip tarafından daha net görülmesi, hem operasyon sürecine hem de geleceğin beyin cerrahlarının eğitimine katkı sunacak.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/esogude-bir-ilk-beyin-ameliyatlarinda-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/08/a-w770857-05.jpg" type="image/jpeg" length="50962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın: Tatiliniz hastanede bitmesin!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin-tatiliniz-hastanede-bitmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin-tatiliniz-hastanede-bitmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarında serinlemek isteyen vatandaşların sıkça tercih ettiği havuzlar, gerekli hijyen koşulları sağlanmadığında çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, özellikle havuz suyunun klor dengesine ve temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek vatandaşları uyardı. Sıcak havaların etkisini artırdığı yaz aylarında havuzlar yoğun şekilde kullanılırken, hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi enfeksiyon riskini de beraberinde getiriyor. Dr. Mehmet Uluğ, yoğun kullanılan veya kimyasal dengesi bozulan havuzlarda suyun koruyucu özelliğinin azalabileceğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kirli su sindirim sistemini etkileyebilir</strong></h2>

<p>Havuzlardan kaynaklanabilecek sağlık sorunlarının başında sindirim sistemi enfeksiyonlarının geldiğini belirten Uluğ, Salmonella, Shigella ve E. coli gibi bakterilerin hastalıklara neden olabileceğini söyledi. Bu enfeksiyonların ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma ve yüksek ateş gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini ifade eden Uluğ, havuz suyunun yutulmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Kulak ve göz enfeksiyonlarına dikkat</strong></h2>

<p>Havuzda uzun süre kalmanın dış kulak yolu enfeksiyonu riskini artırabileceğini belirten Uluğ, suyla uzun süre temasın kulaktaki koruyucu tabakaya zarar verebildiğini aktardı.</p>

<p>Havuz sonrası gözlerde kızarıklık, yanma ve çapaklanma görülmesinin de enfeksiyon veya suyun kimyasal dengesizliğiyle ilişkili olabileceğini belirten Uluğ, özellikle bu belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img height="332" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2026/08/image-682.png" width="458" /></h2>

<h2><strong>Kadınlarda enfeksiyon ve sistit riski</strong></h2>

<p>Yeterli hijyenin sağlanmadığı havuzların kadınlarda vajinal enfeksiyon ve sistit riskini artırabileceğini ifade eden Uluğ, havuz suyunun vajinal floranın dengesini bozabileceğini kaydetti.</p>

<p>Özellikle regl döneminde kadınların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Uluğ, bu dönemde havuz kullanımından kaçınılmasını tavsiye etti.</p>

<p>Vatandaşlara havuz seçerken yalnızca temiz görünüme değil, suyun düzenli kontrol edilmesine, hijyen koşullarına ve klor seviyesinin uygun tutulmasına da dikkat etmeleri çağrısında bulunan Uluğ, yaz aylarında serinlerken sağlık risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin-tatiliniz-hastanede-bitmesin</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/08/havuz.jpg" type="image/jpeg" length="89831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan anne adaylarına kritik uyarı: 24-28 haftaya dikkat!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/uzmanlardan-anne-adaylarina-kritik-uyari-24-28-haftaya-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/uzmanlardan-anne-adaylarina-kritik-uyari-24-28-haftaya-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, gebelik döneminde ortaya çıkabilen ve çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden ilerleyen gebelik diyabetinin erken teşhis edilmesinde şeker yükleme testinin önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anne ve bebeğin sağlığını korumak açısından testin gerekli görülen tüm gebelere uygulanmasını öneren uzmanlar, düzenli gebelik takibinin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Gebelik şekeri belirti vermeden ilerleyebiliyor</strong></h2>

<p>Gebelik sırasında gelişebilen diyabetin çoğu zaman herhangi bir belirgin şikâyete yol açmadığını ifade eden uzmanlar, bu nedenle anne adaylarının kan şekeri düzeylerinin düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Gebelik diyabetinin erken dönemde tespit edilmesiyle hem anne adayında hem de bebekte gelişebilecek olası sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Her anne adayında aynı yöntem uygulanmıyor</strong></h2>

<p>Uzmanlar, her gebe için aynı değerlendirme yönteminin kullanılmadığını belirterek, bazı anne adaylarında ilk aşamada açlık ve tokluk kan şekeri ölçümlerinin yeterli olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bunun için anne adayının vücut kitle indeksinin normal olması, gebelik sürecinde kilo artışının sağlıklı sınırlar içinde seyretmesi, bebeğin gelişiminin normal olması, önceki gebeliklerinde gebelik diyabeti öyküsünün bulunmaması ve birinci derece yakınlarında diyabet hastalığı olmaması gibi kriterlerin dikkate alındığı belirtildi.</p>

<p>Ancak açlık ve tokluk kan şekeri değerlerinde yükseklik görülmesi ya da en küçük bir şüphe oluşması halinde şeker yükleme testinin uygulanmasının gerekli olduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>En uygun dönem 24 ile 28'inci haftalar</strong></h2>

<p>Uzmanlar, şeker yükleme testi için en uygun zamanın gebeliğin 24 ile 28'inci haftaları olduğunu belirtti. Bununla birlikte anne adayının sağlık durumuna göre testin gebeliğin daha erken ya da daha ileri dönemlerinde de yapılabileceği kaydedildi.</p>

<p>Özellikle gebeliğin ilk dönemlerinden itibaren hızlı kilo artışı, yüksek riskli gebelik veya diyabet şüphesi oluşturan bulguların bulunması halinde testin daha erken haftalarda da uygulanabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Test kararı hekim değerlendirmesiyle verilmeli</strong></h2>

<p>Uzmanlar, şeker yükleme testinin gerekliliği ve uygulanacağı dönemin her anne adayı için bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Anne adayının genel sağlık durumu, gebeliğin seyri ve mevcut risk faktörlerinin göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çeken uzmanlar, gebelik diyabetinin erken tanısının sağlıklı bir gebelik süreci açısından kritik rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Uzmanlar, gebelik takibini aksatmayan ve hekim önerileri doğrultusunda hareket eden anne adaylarında olası risklerin erken dönemde belirlenerek gerekli tedbirlerin alınabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/uzmanlardan-anne-adaylarina-kritik-uyari-24-28-haftaya-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/07/uzmanlardan-anne-adaylarina-kritik-uyari-24-28-haftaya-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="79219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyat sonrası izler neden oluşur? Uzmanından önemli uyarılar]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/ameliyat-sonrasi-izler-neden-olusur-uzmanindan-onemli-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/ameliyat-sonrasi-izler-neden-olusur-uzmanindan-onemli-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Estetik ya da tıbbi nedenlerle ameliyat olmayı planlayan birçok kişinin en büyük endişelerinden biri ameliyat sonrası oluşacak yara izleri oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Altundağ, cerrahi işlemlerde iz oluşumunun vücudun doğal iyileşme sürecinin bir parçası olduğunu belirterek, plastik cerrahinin temel hedefinin iz bırakmamak değil, oluşacak izin mümkün olduğunca ince ve fark edilmeyecek şekilde iyileşmesini sağlamak olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"Her cerrahi kesi iz bırakır"</strong></h2>

<p>Ameliyat sonrasında hiç iz kalmayacağı yönündeki beklentilerin gerçekçi olmadığını vurgulayan Altundağ, plastik cerrahide en önemli amaçlardan birinin yara izlerini doğru yönetmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Altundağ, estetik operasyonların yanı sıra deri kanseri sonrası yapılan onarımlar, travma cerrahisi ve doğumsal anomalilerin düzeltilmesine yönelik operasyonlarda da hem fonksiyonel hem de estetik açıdan en iyi sonucun hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Kesi yerlerinin mümkün olduğunca doğal cilt kıvrımlarına denk getirildiğini, dokulara özenle yaklaşıldığını ve ince dikiş tekniklerinin tercih edildiğini kaydeden Altundağ, bu uygulamaların yara izlerinin daha estetik görünmesine katkı sağladığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İyileşme sürecini birçok faktör etkiliyor</strong></h2>

<p>Yara izinin nasıl iyileşeceğinin yalnızca cerrahi teknikle belirlenmediğini ifade eden Altundağ, kişinin genetik yapısı, cilt özellikleri, yaşı, sigara kullanımı, diyabet gibi sağlık sorunları, güneşe maruz kalma ve ameliyat sonrası yara bakımının da iyileşme sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Aynı operasyonu geçiren iki kişide bile birbirinden farklı yara izleri oluşabileceğini belirten Altundağ, bu durumun tamamen kişisel iyileşme özelliklerinden kaynaklanabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>İlk haftalardaki görünüm hastaları yanıltabiliyor</strong></h2>

<p>Ameliyat sonrasında oluşan izin ilk dönemde kırmızı, sert ve belirgin görünmesinin normal olduğunu söyleyen Altundağ, bu görüntünün hastalarda gereksiz endişeye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yara izlerinin yaklaşık 6 ila 12 ay boyunca değişmeye devam ettiğini aktaran Altundağ, bu süreçte izin yumuşadığını, renginin açıldığını ve çevredeki ciltle daha uyumlu hale geldiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Yara izlerini azaltmaya yardımcı tedaviler uygulanabiliyor</strong></h2>

<p>Yara izlerinin daha sağlıklı iyileşmesini destekleyen çeşitli yöntemler bulunduğunu belirten Altundağ, silikon bazlı jel ve örtüler, düzenli masaj, güneşten korunma ve uygun cilt bakımının iyileşme sürecine olumlu katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Kabarık veya sert yara izlerinde ise steroid enjeksiyonları, lazer tedavileri ve gerekli görülen durumlarda cerrahi revizyon gibi ek tedavi seçeneklerinin uygulanabileceğini belirten Altundağ, ameliyat sonrası bakım sürecinde hekim önerilerine uyulmasının yara izlerinin görünümünü azaltmada büyük önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/ameliyat-sonrasi-izler-neden-olusur-uzmanindan-onemli-uyarilar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/07/yara-izi.jpg" type="image/jpeg" length="84642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kritik uyarı: Telefonunuz sizi fark ettirmeden tüketiyor!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-telefonunuz-sizi-fark-ettirmeden-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-telefonunuz-sizi-fark-ettirmeden-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, telefon bildirimlerini sürekli kontrol etmenin ve gün boyu çevrim içi kalmanın zihinsel yorgunluğa neden olabileceğini belirterek, ruh sağlığını korumak için gün içinde ekransız zamanlar oluşturulmasını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar, sosyal medya ve anlık mesajlaşma uygulamalarının hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten uzmanlar, sürekli ulaşılabilir olmanın zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlara göre telefona gelen her bildirimi anında kontrol etme, mesajlara gecikmeden cevap verme ve sosyal medyadaki gelişmeleri sürekli takip etme isteği, zamanla sinir sistemini sürekli uyarılmış halde bırakıyor. Bu durum ise odaklanma güçlüğü, tahammülsüzlük, uyku problemleri ve duygusal tükenmişlik gibi sorunlara yol açabiliyor.</p>

<h2><strong>Zihin Gün İçinde Dinlenme Fırsatı Bulamıyor</strong></h2>

<p>Uzmanlar, fiziksel olarak yoğun bir gün geçirilmemiş olsa bile birçok kişinin kendini zihinsel olarak yorgun hissetmesinin temel nedenlerinden birinin dijital yoğunluk olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Telefon bildirimleri, iş mesajları, elektronik postalar ve sosyal medya kullanımının gün içinde zihnin gerçek anlamda dinlenmesini engellediğini belirten uzmanlar, iş ve özel hayat arasındaki sınırların da giderek belirsizleştiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Çocuklar ve Gençler de Risk Altında</strong></h2>

<p>Dijital yorgunluğun yalnızca yetişkinleri değil, çocuk ve ergenleri de etkilediğini vurgulayan uzmanlar, özellikle yaz tatilinde artan ekran kullanımına karşı ailelerin bilinçli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlar, yalnızca ekran başında geçirilen süreye odaklanmanın yeterli olmadığını, çocukların ekranda ne yaptığı, sonrasında nasıl hissettiği, uyku düzeni, sosyal ilişkileri ve günlük yaşamının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Dijital Sınırlar Ruh Sağlığını Koruyor</strong></h2>

<p>Dijital yorgunluğun; "Hiçbir şeye yetişemiyorum", "Odaklanamıyorum", "Sürekli gergin hissediyorum" ya da "Dinlensem bile dinlenmiş hissetmiyorum" gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini aktaran uzmanlar, bu durumun önüne geçebilmek için dijital sınırlar oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Telefonun sessize alınması, gereksiz bildirimlerin kapatılması, mesai saatleri dışında iş mesajlarına cevap verme alışkanlığının gözden geçirilmesi ve gün içinde belirli sürelerle ekranlardan uzak kalınmasının zihinsel yükü önemli ölçüde azaltabileceği ifade edildi.</p>

<h2><strong>"Bazen En İyi Dinlenme Ulaşılabilir Olmamaktır"</strong></h2>

<p>Uzmanlar, insan zihninin kesintisiz çalışmak üzere tasarlanmadığını vurgulayarak, dinlenmenin psikolojik sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.</p>

<p>Gün içerisinde kısa süreli de olsa telefondan ve dijital dünyadan uzaklaşmanın zihni dinlendirdiğini ifade eden uzmanlar, verimliliği artırmanın her zaman daha fazla çalışmaktan değil, bazen zihne durup nefes alma fırsatı vermekten geçtiğine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-telefonunuz-sizi-fark-ettirmeden-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-ddfefb06b2939fea36a25673175015f3.jpg" type="image/jpeg" length="66065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan hayati uyarı: Ani göğüs ağrısını hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/uzmandan-hayati-uyari-ani-gogus-agrisini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/uzmandan-hayati-uyari-ani-gogus-agrisini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murat Yüzüak, özellikle gençlerde aniden başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığının akciğer sönmesi ile pulmoner emboli gibi hayati risk taşıyan hastalıkların habercisi olabileceğini belirterek, erken tanının hayat kurtardığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murat Yüzüak, özellikle genç yaş grubunda görülen ani göğüs ağrısı ve nefes darlığının basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu belirtilerin acil müdahale gerektiren hastalıkların ilk işaretleri olabileceğine dikkat çeken Yüzüak, zamanında teşhisin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Akciğer Sönmesi Gençlerde Daha Sık Görülüyor"</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Murat Yüzüak, genç hastalarda ani gelişen göğüs ağrısı ve nefes darlığının en önemli nedenlerinden birinin spontan pnömotoraks, yani halk arasında bilinen adıyla akciğer sönmesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Akciğer zarları arasına hava kaçması sonucu gelişen bu tablonun özellikle genç bireylerde daha sık görüldüğünü söyleyen Yüzüak, hastaların çoğunlukla ani başlayan ağrı ve nefes darlığı şikâyetiyle acil servise başvurduğunu dile getirdi.</p>

<p>Tanının akciğer grafisiyle konulabildiğini ifade eden Yüzüak, gerekli cerrahi müdahalenin ardından akciğerin yeniden genişletilerek hastaların kısa sürede rahatlayabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Göğüs Ağrısı ve Nefes Darlığının Farklı Nedenleri Bulunuyor</strong></h2>

<p>Göğüs ağrısı ve nefes darlığının yalnızca ani gelişen hastalıklardan kaynaklanmadığını belirten Yüzüak, KOAH ve astım gibi kronik akciğer hastalıklarının alevlenmesinin de benzer şikâyetlere yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu belirtilerin hem akut hem de kronik nedenlerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Yüzüak, özellikle ani başlayan vakalarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Pulmoner Emboli Uyarısı</strong></h2>

<p>Ani göğüs ağrısı ve nefes darlığına neden olabilen bir diğer önemli hastalığın pulmoner emboli olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Murat Yüzüak, bu tablonun yaşamı tehdit edebileceğini belirtti.</p>

<p>Pulmoner embolide erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını söyleyen Yüzüak, bu nedenle belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Erken Tanı Hayat Kurtarır"</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Murat Yüzüak, ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığının basit bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak şu uyarıda bulundu:</p>

<p>"Pnömotoraks ve pulmoner emboli gibi hastalıklarda erken tanı hayat kurtarır. Özellikle aniden gelişen göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması büyük önem taşıyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/uzmandan-hayati-uyari-ani-gogus-agrisini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-a210e1dd1cc02433a09bd835d0580eff.jpg" type="image/jpeg" length="85520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omurga Tümörü Ameliyatında Nöromonitorizasyon Neden Bu Kadar Önemli?]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/omurga-tumoru-ameliyatinda-noromonitorizasyon-neden-bu-kadar-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/omurga-tumoru-ameliyatinda-noromonitorizasyon-neden-bu-kadar-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Omurga tümörü ameliyatlarında kullanılan intraoperatif nörofizyolojik monitorizasyon (IONM), cerrahi sırasında sinir sistemini anlık takip ederek kalıcı nörolojik hasar riskinin azaltılmasında kritik rol oynuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin cerrahisinde iki şey vardır anlatması zor: tümörün kendisi ve tümörün tam yanı başındaki sağlıklı sinir dokusu. İkisi arasındaki mesafe bazen milimetrelerle ölçülüyor. Bu cerrahi koşullarda ellerinizin yeterince titiz olduğunu düşünebilirsiniz — ama o hassasiyeti tek başına yeterli kılan şey değil. Ameliyat sırasında sinir sisteminin anlık durumunu izleyen bir teknoloji olmadan, cerrah kısmen kör çalışıyor demek yanlış olmaz.</p>

<p>İntraoperatif nörofizyolojik monitorizasyon (IONM) tam bu boşluğu dolduruyor. Omurga tümörü cerrahisinde, özellikle omurilik ile tümörün iç içe geçtiği vakalarda, nöromonitorizasyon artık bir tercih değil standart uygulama.</p>

<h2><strong>Teknik Olarak Ne Ölçülüyor?</strong></h2>

<p>İki temel parametre var. Somatosensoryel uyarılmış potansiyeller (SSEP) duyusal yolları izliyor: ellerden, bacaklardan gelen duyusal sinyaller omuriliği geçip beyne ulaşıyor mu, bu yol sağlam mı? Motor uyarılmış potansiyeller (MEP) ise ters yönü ölçüyor: beyin motor komut gönderiyor, bu komut omurilik üzerinden kaslara ulaşıyor mu?</p>

<p>Cerrah tümörü çıkarırken bir IONM uzmanı ekranı başında bu dalga formlarını gerçek zamanlı izliyor. Dalgalarda yüzde ellinin üzerinde genlik kaybı ya da latansta belirgin uzama — bu eşiğin aşılması ekip için alarm sinyali. Ameliyat o an durdurulabiliyor, pozisyon ayarlanabiliyor, sinir üzerindeki baskı gevşetilebiliyor. Bu müdahale penceresi, kalıcı hasar ile geçici hasar arasındaki farkı belirliyor.</p>

<h2><strong>İntramedüller Tümörlerde Neden Özellikle Kritik?</strong></h2>

<p>İntramedüller tümörler doğrudan omurilik dokusunun içinden çıkıyor. Cerrah o dokuyu açtığında — buna miyelotomi deniyor — omurilik boyunca küçük bir kesi yapıyor. Bu kesi yapılırken, tümör çıkarılırken ve dikiş atılırken her adım sinirleri tehdit edebilir. Gözle görülemeyen işlevsel hasar bu süreçte birikebilir.</p>

<p>IONM bu süreci adım adım takip ediyor. Klinisyenlerin aktardığı vakalar arasında şu tablo sıkça yer alıyor: ameliyat ortasında MEP sinyali zayıflamaya başlıyor, cerrah tümör çıkarmayı geçici olarak durduruyor, birkaç dakika sonra sinyal toparlanıyor, cerrahi devam ediyor. O birkaç dakikalık duraklama, hastanın ayaklarını hareket ettirip ettiremeyeceğini belirleyebilir.</p>

<h2><strong>Kimler Nöromonitorizasyondan Yararlanıyor?</strong></h2>

<p>İntramedüller ve intradural tümörler bu tekniğin en açık yararlanıcısı. Ama liste daha geniş. Omurga kırığı stabilizasyonu, özellikle servikal bölge kırıklarında IONM standart. Deformite cerrahisi — skolyoz, kifoz düzeltme operasyonları — omuriliği ciddi hareket ettirdiği için nöromonitorizasyon olmadan yapılmamalı. Metastatik vertebra tümörlerinde vida ve çubuk yerleştirilirken sinir kökleri tehlike altına girebilir; bu vakalarda da IONM kullanılıyor.</p>

<h2><strong>Başarı Garantisi Veriyor Mu?</strong></h2>

<p>Hayır — ve bunu açıkça söylemek gerekiyor. Nöromonitorizasyon riski sıfırlamıyor. Bazı vakalarda ameliyat sonrası geçici nörolojik değişiklikler görülebiliyor; çoğu günler ila haftalar içinde düzeliyor. Ama IONM olmaksızın yapılan cerrahiyle kıyaslandığında kalıcı hasar oranının anlamlı biçimde düştüğü görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şunu da eklemek gerekiyor: ameliyat öncesinde nörolojik tablosu zaten bozulmuş, bacaklarında güçsüzlük ya da uyuşma olan hastalarda cerrahi pencere daralmış demektir. Hasar oluşmadan müdahale şansı en yüksek dönem, tablo henüz tam oluşmamışken. Bu gerçek, tanının ne kadar erken konulduğunun ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.</p>

<p>Omurga tümörü ameliyatı ve nöromonitorizasyon hakkında ayrıntılı bilgi için Prof. Dr. Erdinç Özek'in <a href="https://drerdincozek.com/hizmetler/omurga-tumoru/" rel="nofollow" target="_blank"><strong>omurga tümörü sayfasını</strong></a> ziyaret edebilirisiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/omurga-tumoru-ameliyatinda-noromonitorizasyon-neden-bu-kadar-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/07/omurga-tumoru-ameliyatinda-noromonitorizasyon-neden-bu-kadar-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="72438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Anjiyografi öncesi bu detaylara dikkat]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/uzmani-uyardi-anjiyografi-oncesi-bu-detaylara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/uzmani-uyardi-anjiyografi-oncesi-bu-detaylara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, tomografi ve anjiyografi gibi görüntüleme işlemlerinde kullanılan kontrast (opak) maddelere karşı gelişebilen alerjik reaksiyonlar hakkında önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce kontrast maddeye karşı alerji yaşayan hastaların bu durumu mutlaka hekimleriyle paylaşması gerektiğini belirten Akyüz, gerekli önlemlerle işlemlerin güvenli şekilde gerçekleştirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Kontrast madde görüntüleme için büyük önem taşıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tomografi, sanal anjiyografi ve klasik anjiyografi gibi birçok görüntüleme yönteminde kontrast madde kullanımının vazgeçilmez olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, bu maddelerin damarların ayrıntılı şekilde görüntülenmesini sağladığını ifade etti.</p>

<p>Akyüz, hem sanal hem de klasik anjiyografide temel prensibin aynı olduğunu belirterek, kontrast maddenin damarların içini görünür hale getirerek doğru tanı konulmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Alerji öyküsü olan hastalar önceden değerlendiriliyor</p>

<p>Kontrast maddelere karşı bazı hastalarda alerjik reaksiyon gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Akyüz, daha önce benzer bir durum yaşayan kişilerin işlem öncesinde mutlaka doktorlarını bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu hastalarda alerjik reaksiyon riskini azaltmak amacıyla işlem öncesinde koruyucu ilaç tedavisi uygulandığını belirten Akyüz, işlem sırasında ve sonrasında da hastaların yakından takip edildiğini ifade etti. Bu sayede hem tomografi hem de anjiyografi işlemlerinin güvenli bir şekilde tamamlanabildiğini kaydetti.</p>

<p>Sanal ve klasik anjiyografi arasındaki fark</p>

<p>Dr. Akyüz, sanal ve klasik anjiyografi arasındaki önemli farklardan birinin kullanılan kontrast madde miktarı olduğunu söyledi.</p>

<p>Klasik anjiyografide kontrast maddenin doğrudan kalbi besleyen damarlara verildiğini belirten Akyüz, bu nedenle daha az miktarda kontrast madde kullanıldığını ifade etti. Sanal anjiyografide ise görüntü elde edebilmek için daha geniş damar sisteminin görüntülenmesi gerektiğinden kontrast madde miktarının daha fazla olabildiğini aktardı.</p>

<p>"Klasik anjiyografi altın standart olmayı sürdürüyor"</p>

<p>Teknolojik gelişmeler sayesinde sanal anjiyografinin önemli bir tanı yöntemi haline geldiğini belirten Dr. Serdar Akyüz, buna rağmen klasik anjiyografinin güvenilirlik ve tanısal doğruluk açısından halen en güçlü yöntem olduğunu söyledi.</p>

<p>Klasik anjiyografinin, damarların doğrudan görüntülenmesine imkân tanımasının yanı sıra ihtiyaç duyulması halinde aynı seansta tedavi edici girişimlerin de yapılabilmesine olanak sağladığını belirten Akyüz, bu nedenle birçok vakada ilk tercih olmaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>İşlem öncesi doktorunuzu mutlaka bilgilendirin</p>

<p>Dr. Akyüz, daha önce kontrast maddeye bağlı alerjik reaksiyon geçiren kişilerin bu bilgiyi işlem öncesinde mutlaka sağlık ekipleriyle paylaşması gerektiğinin altını çizdi. Doğru planlama, koruyucu tedavi ve yakın takip sayesinde kontrast madde kullanılan görüntüleme işlemlerinin güvenli şekilde uygulanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/uzmani-uyardi-anjiyografi-oncesi-bu-detaylara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/06/1490089.jpg" type="image/jpeg" length="34589"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş kremini doğru kullanmak cilt sağlığını koruyor]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/gunes-kremini-dogru-kullanmak-cilt-sagligini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/gunes-kremini-dogru-kullanmak-cilt-sagligini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan güneş ışınlarına karşı cildi korumanın en etkili yollarından biri olan güneş kreminin doğru kullanımı büyük önem taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Uzmanlar, güneşe çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce en az SPF 30, tercihen SPF 50 koruma faktörlü güneş kremi uygulanmasını öneriyor. Krem yalnızca yüze değil, kulaklar, boyun, ense, el üstleri ve güneşe maruz kalan tüm bölgelere yeterli miktarda sürülmeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Güneş kreminin tek sefer uygulanmasının yeterli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle terleme, yüzme veya havluyla kurulanma sonrasında koruyuculuğun azaldığını belirtiyor. Bu nedenle güneş kreminin her iki saatte bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Uzmanlar ayrıca güneş kremi kullanılsa bile güneşin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalınmaması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ALİ ÇALIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/gunes-kremini-dogru-kullanmak-cilt-sagligini-koruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-25-at-155313.jpeg" type="image/jpeg" length="75527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prematüre bebeklerde 'inmemiş testis' riski]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/premature-bebeklerde-inmemis-testis-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/premature-bebeklerde-inmemis-testis-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Ümit Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul, inmemiş testisin prematüre bebeklerde daha sık görüldüğünü belirterek, erkek bebeklerde düzenli genital muayenenin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul, erkek bebeklerde görülebilen inmemiş testis konusunda aileleri uyardı. Erkul, özellikle prematüre doğan erkek bebeklerde bu durumun zamanında doğan bebeklere göre daha fazla görülebildiğini aktardı. İnmemiş testisin tıp dilinde 'kriptorşidizm' olarak adlandırıldığını ifade eden Erkul, normal gelişim sürecinde testislerin anne karnında skrotuma, yani torbaya inmesinin beklendiğini ancak prematüre doğumlarda bu sürecin tamamlanmamış olabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />
Düşük doğum ağırlığı ve ikiz bebeklerde risk artıyor<br />
Op. Dr. Aydın Erkul, yalnızca prematüre bebeklerin değil, düşük doğum ağırlıklı bebekler ile ikiz erkek bebeklerin de risk grubunda yer aldığını belirtti. Ancak risk faktörlerinin varlığının tedavi yaklaşımını değiştirmediğini vurgulayan Erkul, erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çekti.<br />
<br />
Her muayenede kontrol edilmeli<br />
İnmemiş testisin tanısında çocuk doktorlarının kritik rol üstlendiğini ifade eden Erkul, erkek bebeklerin rutin muayenelerinde genital bölge kontrolünün mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Erkul, muayenelerde penis yapısı, idrar deliğinin yeri ve testislerin torba içinde olup olmadığının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 'Titiz bir genital muayene ile bu durumlar tespit edilebilir ve gerekli görülen hastalar ilgili uzmanlara yönlendirilebilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/premature-bebeklerde-inmemis-testis-riski</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://abonerss.iha.com.tr/download.ashx?type=image&amp;param1=YpS_IFC7INWnYZS_UpWXYJabYFKnYdWPUJaTYdS_U9G_Yda3YFGjU9GzYpWrQ9aLQ5KjYNWnU1KbQ9az" type="image/jpeg" length="19205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman diyetisyen uyardı: Bayramda bunlara dikkat!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/uzman-diyetisyen-uyardi-bayramda-bunlara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/uzman-diyetisyen-uyardi-bayramda-bunlara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Diyetisyen Ayşegül Akkaya Erden, Kurban Bayramı’nda doğru beslenmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etleri dinlendirmeden tüketmemek gerektiğini vurgulayan Erden, “Diyet bir günlük değildir, biz her gün diyeti savunuyoruz. O yüzden ama arife gününden hazırlık yapmanızı rica edeceğim. O gün kafeinden daha düşük besinler, asitli gıdalardan uzak, daha böyle salata ağırlıklı, daha sağlıklı, sebze ağırlıklı öğünler tüketmek en azından bayram beslenmesine girişte bizi rahatlatacaktır” dedi.</p>

<p><img height="300" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-25-at-152444.jpeg" width="400" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayramda etin yanında maden suyu, ayran gibi içecekler tüketmenin faydalı olacağını ifade eden Erden, “Yanına pilav ya da makarna almaktan ziyade salatalarla öğünü desteklemek yine kıymetli olacaktır” ifadelerini kullandı. Kurban Bayramı’nda gebe ve emziren annelere de tavsiyelerde bulunan Erden, “Hayvanlarda bulaş ihtimali, hastalıklı bulaş ihtimali daha yüksek olabilir ve gebe ve emziren annelerimizin bağışıklığı daha düşük. O yüzden mutlak mertebe çiğ ete dokunmalarını azaltmalarını ya da iyi pişmiş et tüketmelerini tavsiye edeceğim” şeklinde konuştu. Kalp, tansiyon gibi hastalığa sahip olan kişilerin su tüketimine özen göstermeleri gerektiğini ifade eden Erden, “Özellikle kalp gibi tansiyon hastalığı olan hastalarımızın, izleyicilerimizin de yüksek et tüketimine bağlı olarak birazcık daha su tüketimine bu dönemde ağırlık vermelerini rica edeceğiz. Çünkü kan basıncının artmasıyla beraber hastane başvuruları çok sıklıkla artıyor, kolesterol yüksekleri ve yükleri artabiliyor. Bu yüzden salatalara destekleyerek bol suyla süreci kontrol etmeleri kıymetli olacaktır” dedi.</p>

<h2><strong>SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ</strong></h2>

<p>Bayram sonrası toparlama sürecine de değinen Erden, “Benim çok sevdiğim bir söz var aslında; dün dünde kaldı yarın belirsiz. O yüzden günü kurtaralım. O yüzden o gün içerisinde sağlıklı beslenmeye özenirsek biraz ekmeklerden, pilavlardan, makarnalardan feragat ederek daha protein ağırlıklı salatalardan tüketim sağlayarak dengeyi sağlayabiliriz. Bu noktada kaçırılan en çok şey su tüketimi oluyor genelde. Çünkü genelde poliklinik başvurularımızda da ‘evdeyken su tüketmeyi unutuyorum’ diyor danışanlarımız, hastalarımız. Suyu sürekli hatırlatırsak kendimize bence güzel bir denge olacaktır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/uzman-diyetisyen-uyardi-bayramda-bunlara-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/05/uzman-diyetisyen-uyardi-bayramda-bunlara-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="57955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi uzmanlar uyardı: Et tüketirken bunlara dikkat!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlar-uyardi-et-tuketirken-bunlara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlar-uyardi-et-tuketirken-bunlara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı döneminde artan et tüketimi, doğru saklama ve pişirme yöntemleri uygulanmadığında sindirim problemleri ve sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, özellikle ilk 24 saat kuralı, porsiyon kontrolü ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>“Dengeli Tabak” Önerisi: Sebze Ağırlıklı Beslenme</strong></h2>

<p>Uzmanlar, bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek tabağın büyük bölümünün sebze ve meyvelerden oluşması gerektiğini belirtiyor. Buna göre ideal bir tabakta:</p>

<p>Yüzde 50 sebze ve meyve<br />
Yüzde 25 protein (et ve süt ürünleri)<br />
Yüzde 25 tatlı, börek ve benzeri yiyecekler</p>

<p>yer alması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Ayrıca etin yanında bol yeşillikli salata tüketilmesinin hem demir emilimini artırdığı hem de sindirimi kolaylaştırdığı belirtiliyor. Limon suyu gibi C vitamini kaynaklarının da bu sürece katkı sağladığı aktarılıyor.</p>

<h2><strong>Yeni Kesilen Et Hemen Tüketilmemeli</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesi doğru bulunmuyor. Etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiği, bu sürecin hem lezzet hem de sindirim açısından önemli olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Ayrıca etin:</p>

<p>Küçük porsiyonlar halinde saklanması<br />
Sıcakken dolaba konulmaması<br />
Önce soğutulup ardından buzdolabına alınması<br />
Çiğ etin diğer gıdalarla temas ettirilmemesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>gerektiği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Saklama ve Çözündürme Kurallarına Dikkat</strong></h2>

<p>Uzmanlar, kurban etinin yanlış saklanmasının bakteri oluşumuna ve besin değerinin kaybına yol açabileceğini ifade ediyor. Etin buzdolabında alt raflarda, hava almayan kaplarda saklanması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Derin dondurucudan çıkarılan etin oda sıcaklığında değil, buzdolabında yavaş şekilde çözdürülmesi gerektiği de özellikle belirtiliyor. Çözdürülen etin tekrar dondurulmasının ise sağlık açısından risk oluşturduğu aktarılıyor.</p>

<h2><strong>Pişirme Yöntemi Sağlığı Etkiliyor</strong></h2>

<p>Etin nasıl pişirildiğinin hem besin değerini hem de sağlık etkilerini belirlediği ifade ediliyor. Uzmanlar, kızartma ve kavurma yerine:</p>

<p>Haşlama<br />
Fırın<br />
Izgara<br />
Mangal</p>

<p>yöntemlerinin tercih edilmesini öneriyor.</p>

<p>Ayrıca mangalda pişirilen etlerde ızgaraya olan mesafenin korunması gerektiği, aşırı yüksek ısı ve doğrudan alev temasının zararlı bileşikler oluşturabileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Sakatat Tüketiminde Ölçü Şart</strong></h2>

<p>Karaciğer, böbrek ve yürek gibi sakatatların besin değeri yüksek olsa da kolesterol içeriği nedeniyle kontrollü tüketilmesi gerektiği ifade ediliyor. Özellikle kalp-damar hastalığı, hipertansiyon ve kolesterol sorunu olan bireylerin daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>Çocuklar ve Kronik Hastalığı Olanlar İçin Özel Uyarı</strong></h2>

<p>Uzmanlar, çocuklara et verilirken küçük, yumuşak ve iyi pişmiş parçaların tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. İlk kez et tüketen çocuklarda miktarın az tutulması ve sindirim sürecinin gözlemlenmesi öneriliyor.</p>

<p>Kronik rahatsızlığı olan bireylerin ise porsiyon kontrolüne dikkat etmesi, etin yanında lifli gıdalar ve salata tüketmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Tatlı Tercihinde Sütlü Alternatifler Öneriliyor</strong></h2>

<p>Bayramda tatlı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten uzmanlar, şerbetli tatlılar yerine sütlaç, muhallebi ve dondurma gibi sütlü tatlıların tercih edilmesini öneriyor. Günlük bir porsiyonu aşmamak gerektiği de özellikle vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>Sağlıklı Bayram İçin Son Uyarı</strong></h2>

<p>Uzmanlar, sağlıklı bir bayram sofrasının sadece iyi pişmiş değil, aynı zamanda doğru saklanmış ve dengeli tüketilmiş gıdalardan oluşması gerektiğini belirtiyor. Etin dinlendirilmeden tüketilmesinin sindirim sorunlarına yol açabileceği hatırlatılarak, bilinçli beslenme çağrısı yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlar-uyardi-et-tuketirken-bunlara-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/05/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlar-uyardi-et-tuketirken-bunlara-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="82672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: Sağlık raporlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu yeni “Sağlık Raporları Yönetmeliği” ile milyonlarca vatandaşı ilgilendiren rapor süreçlerinde kapsamlı değişiklikler hayata geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijitalleşme odaklı hazırlanan yeni düzenlemeyle birlikte sağlık raporlarının hazırlanması, onaylanması ve itiraz süreçleri yeniden şekillendi.</p>

<p>Yeni sistem kapsamında özellikle istirahat raporları, engelli sağlık kurulu raporları, evlilik işlemleri ve silah ruhsatı başvurularında dikkat çeken uygulamalar devreye alındı.</p>

<h2><strong>Sağlık Raporlarında Dijital Sistem Dönemi</strong></h2>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte sağlık kuruluşlarında düzenlenen raporların büyük bölümü artık elektronik ortamda hazırlanacak. “e-Rapor” sistemiyle birlikte belge güvenliğinin artırılması ve sahte raporların önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yeni uygulamada ıslak imzalı raporlar yalnızca istisnai durumlarda geçerli olacak. Vatandaşlar sağlık raporu işlemlerine başlamadan önce e-Devlet üzerinden kişisel sağlık bilgi formunu dolduracak.</p>

<p>Dijital sistem sayesinde rapor doğrulama süreçlerinin hızlanması, kurumlar arası belge trafiğinin azalması ve vatandaşların tekrar tekrar hastaneye gitme zorunluluğunun ortadan kalkması amaçlanıyor.</p>

<h2><strong>İstirahat Raporlarında Süre Sınırı</strong></h2>

<p>Çalışma hayatını yakından ilgilendiren istirahat raporlarında da yeni kurallar getirildi. Buna göre tek hekim tarafından bir defada en fazla 10 günlük rapor düzenlenebilecek.</p>

<p>Kontrol muayenesinin ardından bu süre yalnızca bir kez uzatılabilecek. Toplam sürenin 20 günü aşması durumunda ise sağlık kurulu onayı gerekecek.</p>

<p>Ayrıca yıl içerisinde tek hekimden alınabilecek toplam istirahat raporu süresi de 40 günle sınırlandırıldı. Düzenlemeyle birlikte rapor sistemindeki denetimin artırılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Engelli Raporlarında Daha Detaylı Değerlendirme</strong></h2>

<p>Yeni yönetmelikte engelli sağlık kurulu raporlarına ilişkin kriterler de yeniden düzenlendi. Özellikle ÖTV muafiyetli araç alımlarında yaşanan sorunların önüne geçebilmek amacıyla rapor içerikleri daha ayrıntılı hale getirildi.</p>

<p>Sağlık kurulları tarafından düzenlenecek raporlarda artık engelin hangi bölgeyi etkilediği, hareket kabiliyetine etkisi ve engel oranı açık şekilde belirtilecek. Genel ifadeler yerine daha teknik ve net tanımlamalar kullanılacak.</p>

<h2><strong>Silah Ruhsatı Başvurularında Denetim Artacak</strong></h2>

<p>Silah ruhsatı almak isteyen vatandaşlar için uygulanacak sağlık kontrolleri de sıkılaştırıldı. Yeni uygulamada kişilerin psikiyatrik geçmişi, bağımlılık öyküsü ve ruhsal durumları daha kapsamlı şekilde değerlendirilecek.</p>

<p>Risk oluşturabilecek durumların tespit edilmesi halinde olumlu sağlık raporu verilmemesi planlanıyor.</p>

<h2><strong>Evlilik Raporları e-Devlet Üzerinden Alınabilecek</strong></h2>

<p>Evlilik hazırlığında olan çiftler için de yeni kolaylıklar getirildi. Sağlık kontrolleri tamamlandıktan sonra evlilik sağlık raporları doğrudan e-Devlet sistemi üzerinden görüntülenebilecek ve indirilebilecek.</p>

<p>Böylece fiziksel belge alma zorunluluğu ortadan kalkarken, nikâh işlemlerinin daha hızlı yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Spor Raporlarında Bürokrasi Azalıyor</strong></h2>

<p>Okul sporları ve çeşitli sosyal etkinliklerde talep edilen sağlık raporlarına ilişkin uygulama da değişti. Yeni dönemde birçok sportif faaliyet için detaylı sağlık raporu şartı kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yerine kişinin kendi beyanına dayalı sağlık durum belgesi yeterli kabul edilecek. Düzenlemenin özellikle öğrenciler ve aileler açısından işlemleri kolaylaştırması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Adli Muayenelerde Yeni Düzenleme</strong></h2>

<p>Yönetmelikte adli muayene süreçlerine ilişkin yeni uygulamalara da yer verildi. Hasta mahremiyetinin korunmasına yönelik düzenlemeler kapsamında kadın hastaların muayenelerinde öncelikli olarak kadın hekimlerin görev alması esas kabul edildi.</p>

<p>Ayrıca işkence, kötü muamele veya şiddet şüphesi bulunan durumlarda hekimlere doğrudan savcılığa bildirim yükümlülüğü getirildi.</p>

<h2><strong>İtiraz Süreçleri Yeniden Düzenlendi</strong></h2>

<p>Sağlık raporlarına yapılacak itirazlarda da yeni bir sistem uygulanacak. Vatandaşların itirazları İl Sağlık Müdürlükleri aracılığıyla değerlendirilecek ve süreç hakem hastaneler üzerinden yürütülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2026/05/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporlarinda-yeni-donem.jpg" type="image/jpeg" length="69168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'e yeni hastane müjdesi!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehire-yeni-hastane-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/eskisehire-yeni-hastane-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre eski devlet hastanesi binasının olduğu alana 750 yataklı yeni hastane binası yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğünün talebi doğrultusunda Eskişehir Valiliği, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan eski devlet hastanesinin yerine 44 bin metrekare arsada 750 yataklı hastane yapımı için Sağlık Bakanlığına başvurulduğunu duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2023 yılında Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda; il genelindeki sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak, vatandaşların sağlık ihtiyaçlarına daha etkin bir şekilde yanıt verebilmek amacıyla yeni yatırımların kente kazandırılacağı belirtildi. Kentteki artan sağlık hizmetleri ihtiyacına karşılık yeni yatırımlar yapılacak.&nbsp;</p>

<p>Yenidoğan Mahallesi’nde bulunan eski devlet hastanesinin arsasına yapılacak olan yeni hastanenin Sağlık Bakanlığının yatırım planlama programına alındığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehire-yeni-hastane-mujdesi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jan 2024 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/eskisehire-yeni-hastane-mujdesi.jpg" type="image/jpeg" length="16237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de korkulan gerçek mi oluyor? Pandemi...]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-korkulan-gercek-mi-oluyor-pandemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-korkulan-gercek-mi-oluyor-pandemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği (TTB), son 1 aydır etkili olan salgının bir bahar nezlesi değil, ölümcül Influenza ve Covid salgını olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>. Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Hamit Güçlüer, acil servislere günde bin 500 ila 2 bin hastanın başvurduğunu belirterek “Sağlık Bakanlığı veri paylaşmadığı için biz hastalığın yaygınlığını bilemiyoruz” dedi.</p>

<p></p>

<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son 1 aydır hastanelerin acil servisleri dolup taşıyor. Toplumun büyük kesimini hasta eden salgınla ilgili açıklamada bulunan Türk Tabipleri Birliği, “'Yaşadığımız bahar nezlesi değil, ölümcül influenza (grip) ve Covid salgını. Yaşadığımız salgın basit bir nezle değildir. Toplum ve sağlık çalışanları salgınla ilgili sürekli bilgilendirilmeli, koruyucu önlemler hatırlatılmalı, eğitimler yapılmalıdır. Sağlık kurumlarında maske takılması zorunludur” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ÖLÜMCÜL OLABİLİR UYARISI</strong></h2>

<p></p>

<p>Konuyu değerlendiren Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Hamit Güçlüer, salgının bir soğuk hastalığı olmadığını belirterek, “TTB, ölümcül olabilecek influenza ve covid salgını olarak ifade etti bunu. Çünkü ölümcül olmasının gerekçesi risk gruplarında hakikaten çok ağır seyrediyor.&nbsp; Şu an yaklaşık aralık ayının başından itibaren aile hekimlerinin ve acillerin üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla çok başvuru var. Bunlar ateş halsizlik, kas eklem ağrısı, ishal. Bu başvuruların yeri aciller değil. Enfeksiyon hastalıkları veya dahiliye bölümleri olabilir. Ama genelde bizim ülkemizde herkes hastaneye giriş olarak acil bölümünü kullanıyor. Karma bir virüs atağı var” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<h2><strong>MASKE MUTLAKA TAKILMALI</strong></h2>

<p></p>

<p>Salgının kış döneminde beklenen artışın çok üzerinde bir artış yaşandığını vurgulayan Güçlüer, “Şehir Hastanesi’ndeki arkadaşlarımın söylediğine göre günlük bin 500 - 2 bin acil servise başvuru olduğunu söylediler. Bu hastalıklardan korunmanın en önemli yolu, maske takmak. Mesafeye elbette dikkat etmek lazım ama maske takmak önemli. El hijyeni çok önemli. Bir de çok kalabalık olan toplu alanlardan uzak olmakta fayda var. Ama iş yerinde ve okulda olanlar toplu taşımaya binenler korunma yöntemi olarak maske takılmalı. Bir de hastaların kendilerini toplu ortamdan, iş yerlerinden uzak tutması bulaşmayı kırmak için önemli” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<h2><strong>EK YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİ GELİYOR</strong></h2>

<p></p>

<p>Acil servislere başvuru artışıyla birlikte risk gruplarının yoğun bakım servislerine yatırıldığının altını çizen Güçlüer, “Yoğun bakımlarda yüzde 100’e yakın artışlar olduğu söyleniyor. Bu demektir ki yarın öbür gün Covid döneminde yaşadığımız ek yoğun bakımların açılması gündeme gelecek. Sağlık Bakanlığı veri paylaşmadığı için biz hastalığın yaygınlığını bilemiyoruz. Yoğunluğu görüyoruz. Sağlık Bakanlığı bununla alakalı yoğun bakım hasta yatak doluluk oranı ve ölümlerle ilgili hem tanı koymada hem de bunlardan oluşan ölümlerle ilgili bilgi vermiyor. Bu hastalıkların öldürücülük nedeni zatürre dediğimiz ağır akciğer enfeksiyonu. Kronik hastalarda çok daha ciddi seyrediyor” açıklamasını yaptı.</p>

<p></p>

<h2><strong>BAKANLIK CİDDİYE ALMALI</strong></h2>

<p></p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın salgını nezle veya soğuk algınlığı olarak ifade ettiğini belirten Güçlüer, “Bakanın şunu demesi gerekir: Ciddi olarak maske kullanımının tekrar kapalı alanlarda, kamusal alanlarda, hastanelerde, okullarda veya iş yerlerinde gündeme gelmesi gerekli. Bu salgını başka türlü atlatamayız.&nbsp; Bu viral bir enfeksiyon. Bazen yanlışlıkla hastalar antibiyotik kullanıyorlar. Antibiyotik kullanımının bu viral enfeksiyonlarda yeri yok. Hatta antibiyotik direncini artırması bakımından da riskli. Ayrıca hastalıkları tanımak için test yapılması önemli. Grip, Covid-19, RSV virüslerini tanılamak da önemli. Bakanlığın olayı daha ciddi değerlendiren bir yaklaşım içerisinde testlere yönelik çalışmalarının olması lazım. Bu dönemde testler aktif olarak uygulanmıyor” diye konuştu.</p>

<p></p>

<h2><strong>AMELİYATLAR ERTELENİYOR</strong></h2>

<p></p>

<p>Risk gruplarını bu dönemde çok dikkatli olması gerektiği konusunda uyaran Güçlüer, “Bizi korkutan gruplar risk grupları. Kronik hastalar, 65 yaş üstü ve gebelerde hastalık ağır seyredebilir. Arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre, acil ameliyatların dışında bazı ameliyatların ertelendiğini öğrendik. Büyükşehirlerdeki arkadaşlarımızdan böyle bilgiler geliyor. Risk gruplarındakilerin kendilerini koruması lazım” dedi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>M. ANIL AKSOY</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-korkulan-gercek-mi-oluyor-pandemi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jan 2024 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/eskisehirde-korkulan-gercek-mi-oluyor-pandemi.jpg" type="image/jpeg" length="46993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de salgın okulları da etkiledi: Önlem alınmalı!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-salgin-okullari-da-etkiledi-onlem-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-salgin-okullari-da-etkiledi-onlem-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-Sen Şube Başkanı Sertaç Durdu, son günlerde artan grip salgını sonucunda öğrencilerin okullara gidemediğini belirterek, “Pek çok okulda temizlik için ilk sırada sayılan sıvı sabun bile bulunmuyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Son günlerde artan üst solunum yolları enfeksiyonu vakaları okullarda da yayılmaya başladı. Birçok öğrencinin hastalık sebebiyle okula gidemediğini söyleyen Eğitim-Sen Şube Başkanı Sertaç Durdu, “Okullarda hijyen sorunu yaşanıyor. Aldığımız bilgilere göre temizlik personeli ve temizlik malzemesi eksikliğinden kaynaklı birçok okul binası yeterli sıklıkla temizlenemiyor. Pek çok okulda temizlik için ilk sırada sayılan sıvı sabun bile bulunmuyor. Tuvalet kağıdı birçok okulda yok. Bu tarz hijyen malzemelerinin eksikliğiyle beraber yeterince temizlik yapılamayan okullarda salgın hastalıkların giderek yaygınlaştığı ve öğrencilerimizin sağlıklı bir şekilde eğitim alabilmelerini zorlaştırdığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Eğitim-Sen olarak, eğitime yeterli bütçenin ayrılmasını ve salgın hastalıklar ile ilgili biran önce gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>M. ANIL AKSOY</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-salgin-okullari-da-etkiledi-onlem-alinmali</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jan 2024 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/salgin.jpg" type="image/jpeg" length="51071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de domuz gribi salgını!]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-domuz-gribi-salgini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-domuz-gribi-salgini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, son günlerde halk arasında oluşan koronavirüs korkularının yersiz olduğunu dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde halk arasında oluşan koronavirüs korkularının yersiz olduğunu açıklayan İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, “RSV, influenza ve domuz gribi gözlemliyoruz genelde. Ama domuz gribi vakalarında bir süre sonra influenza dominant oluyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, Eskişehir’de koronavirüs salgının yeniden başladığına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Pandemi korkusu nedeniyle insanların paniklediğini belirten Bildirici “Bizim hastane başvurularımızda 2022’nin Kasım-Aralık ayları ile 2023’ün Kasım-Aralık ayları kıyaslandığında oran aynı. Anormal diye tabir edeceğimiz, son 2 ayda hastanelere ve acil servislere yapılan başvurular bağlamında ciddi bir fark yok” diye konuştu.</p>

<h2><strong>HER VAKADA TEST İSTEMİYORUZ</strong></h2>

<p>Son günlerde genelde çocuklarda bir salgın olduğuna dikkat çeken Bildirici, “Görülen bu vakalar üst solunum yolları enfeksiyonu. Son 2-3 ayda kıyasladığımızda da alt solunum yolları enfeksiyonunda bir miktar artış var. Hastanelerimizde yaptığımız testlerde de RSV dediğimiz bir virüsün etken olduğunu görüyoruz. Bu Kasım-Aralık aylarında etken olan bir virüs. Bunun ardından influenza ve domuz gribi sırayla geliyor” dedi. Sağlık merkezlerine yapılan başvurularda pandemiden şüphelenerek koronavirüs testi yapılmadığına dikkat çeken İl Müdürü Bildirici, “Özellikle test yapmıyoruz. Risk olduğunu düşündüğümüz bir durum söz konusuysa kovid testi yaptırıyoruz. Pandemideki gibi bir durum değil. Zaten halihazırda Yunus Emre Devlet Hastanemizdeki PCR merkezimiz çalışıyor. Gerektiğinde doktorlarımız test istiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>HAFTA SONUNA DENK GELDİ</strong></h2>

<p>Artan gribal şikayetleri değerlendiren Bildirici, “Bu mevsimde görülen, normal bildiğiniz soğuk algınlığı. Son günlerde baktığınız zaman geçen haftaya ve hafta sonuna göre acillerdeki başvurularda azalma var, yoğunluk oluşmuyor. Geçen haftaki gribal enfeksiyon artışının nedenlerinden biri de poliklinikler ve aile sağlık merkezleri hafta sonu açık değildi. Anormal artışı bu yüzden gözlemledik. Şu an normalleşmiş gözüküyor. RSV, influenza ve domuz gribi gözlemliyoruz genelde. Ama domuz gribinde bir süre sonra influenza dominant oluyor” dedi.</p>

<h2><strong>KORKULACAK BİR ŞEY YOK</strong></h2>

<p>Vatandaşların tedirgin olmasını gerektirecek bir salgın yaşanmadığını vurgulayan Bildirici, şunları söyledi: “Korkulacak, olağan dışı bir durum yok. Bu mevsimde neyse o. Okullar kreşler açık, toplu taşıma yoğun ve kış nedeniyle ortak alanları çok daha fazla kullanıyoruz. Bu kadar hastane başvuruları anormal değil beklediğimiz bir şey yok.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AYŞEGÜL HÜMMET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehirde-domuz-gribi-salgini</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/eskisehirde-domuz-gribi-salgini.jpg" type="image/jpeg" length="25429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eczanelerde antibiyotik kuyrukları oluşuyor]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/antibiyotik-krizi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/antibiyotik-krizi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde yaşanan üst solunum yolları enfeksiyonu salgınının etkileri sürüyor. Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik, salgından dolayı antibiyotik ihtiyacının arttığını belirterek, “Nöbetçi eczacılar antibiyotikleri depolardan teminde zorluk çektikleri için birçok hasta ilaçları bulamaz hale geliyor. Bu yüzden de kuyruklar oluşuyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde yaşanan grip salgını Eskişehir’de de kendisini gösterdi. Teşhisin ardından yazılan ilaçları almak için eczanelere giden vatandaşlar özellikle nöbetçi eczanelerde uzun kuyruklar oluşturuyor. &nbsp;9. Bölge Eskişehir Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelik, eczanelerde oluşan uzun kuyrukların bir nedeninin de salgından dolayı artan antibiyotik ihtiyacı olduğunu söyledi. Eczanelerin depodan antibiyotik temininde sorun yaşadığını belirten Çelik, “Nöbetçi eczanelerde aslında uzun kuyrukların oluşma sebeplerinden birisi de bu. Nöbetçi arkadaşlar, nöbetin ilk saatlerinde ellerindeki ilgili antibiyotikleri verdikten sonra depolardan teminde zorluk çektikleri için birçok hasta ilaçları bulamaz hale geliyor. Bundan da zaten kuyruklar oluşuyor. Bu antibiyotiklerde hâlâ sorun yaşıyoruz. Herkesin bildiği, en basit antibiyotikleri depodan günlük 2’şer, 3’er tane almak durumunda kalıyoruz. Birkaç ay sonra yine böyle bir atak olursa bu yoklar diğer ilaçlara da sirayet etmeye başlar. Şu anda en ciddi yaşadığımız problem antibiyotik noktasında” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/whatsapp-image-2024-01-04-at-162741.jpeg" style="width: 300px; height: 450px;" /></p>

<p><b>NÖBETÇİ ECZANE SAYISI 9’A ÇIKTI</b></p>

<p>Yılbaşı tatilinde nöbetçi eczanelerde yaşanan kuyruklardan sonra nöbetçi eczane sayısını artırdıklarını söylen Çelik, “Yılbaşı tatilinde sağlık tesislerinin kapalı olmasından dolayı tüm sağlık tesislerinde ciddi yoğunluk oldu. Pazar ve pazartesi günü özellikle salgının etkisiyle hastaneler tıklım tıklım doluydu. Durum böyle olunca da nöbetçi eczanelerde uzun kuyruklar oluştu. Bundan dolayı İl Sağlık Müdürlüğü ile istişare halinde olduk. Salgın sürecinde 1 tane Tepebaşı’na, 1 tane de Odunpazarı’na nöbetçi eczaneler ekledik. Salı günü itibariyle hemen başladık. 9 nöbetçi eczanemiz var artık. Salgın kontrol altına alındığında veya vaka sayıları düşmeye başladığında eski düzenimize yine döneceğiz. Bu zamana kadar 7 nöbetçi eczaneyle sorun yaşamıyorduk. Bundan sonraki süreçte yoğunluklar devam ederse bu süreç boyunca 9’a kadar devam edecek. İl Sağlık Müdürlüğü ile birlikte böyle bir karar aldık” şeklinde konuştu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>M. ANIL AKSOY</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/antibiyotik-krizi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/thumbs-b-c-5b08f15c175ff3bee1fca81e8e7343c2.jpg" type="image/jpeg" length="36190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 2024 yılı planlandı]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehir-sehir-hastanesinde-2024-yili-planlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/eskisehir-sehir-hastanesinde-2024-yili-planlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici’nin başkanlığında, İl Sağlık Müdürlüğü başkanları, ilçe sağlık müdürleri, hastane başhekimleri ve müdürlerinin katılımı ile gerçekleştirilen 1’inci il değerlendirme toplantısına Eskişehir Şehir Hastanesi ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve kaliteli bir şekilde sunulması adına yapılan çalışmalara vurgu yaparak, gelişmeler hakkında bilgiler verdi. Bildirici, toplantının temel amacının sağlık hizmetlerinin devamlılığını sağlayarak en iyi seviyeye ulaştırmak için gerekli değerlendirmeleri yapmak ve stratejiler belirlemek olduğunu söyledi. Bildirici’nin konuşmasından sonra toplantı, başkanların sunumları ile devam etti.</p>

<p><b>DETAYLI SUNUMLAR YAPILDI</b></p>

<p>Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Ersin Işıdı, Sağlık Hizmetleri’nin 2024 yılı içerisinde geliştirilmesine yönelik plan ve projeler hakkında bilgilendirme yaparak değerlendirmelerde bulunduğu istatistiksel bir sunum gerçekleştirdi. Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Serkan Ceyhan, Eskişehir’deki kamu hastanelerinin yaptığı çalışmalar ve verdikleri hizmetler hakkında sunum yaptı. Personel Hizmetleri Başkanı Bekir Akdemir, oryantasyon süreci ve planlamaları hakkında 2024 yılı içerisinde takip edilecek süreçlere dair bir sunum gerçekleştirdi. Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz, Eskişehir’deki sağlık yatırımları hakkında, kente yapılan yeni hastaneler ve kazandırılacak tüm sağlık yatırımları hakkında detayları paylaştı. İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Mücahit Said Destici ise, eczane denetimleriyle ilgili önemli bilgiler aktardı.</p>

<p><b>GELİŞMELER ELE ALINDI</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkin bir iletişim ve iş birliği ortamında gerçekleşen toplantıda, hastanelerin ve sağlık birimlerinin performansı, hizmet kalitesi, personel ihtiyaçları, alt yapı ve teknolojik gelişmeler gibi konular ele alındı. HM</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Güncel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/eskisehir-sehir-hastanesinde-2024-yili-planlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/aw112522-01.jpg" type="image/jpeg" length="32534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastaneler doldu taştı! Yeniden pandemi önlemleri alınmalı]]></title>
      <link>https://www.sonhaber.com.tr/hastaneler-do</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sonhaber.com.tr/hastaneler-do" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülke genelinde artış gösteren üst solunum yolu enfeksiyonu vakaları, Eskişehir’de de kendini gösterdi. Şehir Hastanesi’ne günlük ortalama bin 500 acil vaka girişi yapıldığını söyleyen hekimler, full kapasite çalışan yoğun bakım üniteleri için hastaların sıra beklediğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de hastanelerin acil servislerinde büyük yoğunluk yaşanıyor. Mevsimler gribin pik yaptığı bu günlerde Covid-19 ve domuz gribi olarak adlandırılan H1N1 virüslerinin etkisinin arttığını bildiren Eskişehir Bilecik Tabip Odası&nbsp; (EBTO) Başkanı Hamit Güçlüer, pandemi dönemindeki gibi maske takılması gerektiğinin altını çizerek, salgına önlem alınabilmesi için test ve tanılamanın şart olduğunu söyledi. Uygulanacak kan testleri ve diğer testlerle hastalığı tanımlamanın önemli olduğunu vurgulayan Güçlüer, “Yaşadığımız pandemi sürecinde Covid-19’a yönelik testlerle bu hastalığı tanımlamak kolaydı. Tanımladıktan sonra da buna yönelik tedbirleri almak daha kolay. Ancak griple Covid-19 birbirine benzemekle birlikte birtakım özellikler açısından farklılıklar arz ediyor. Covid-19’un çok daha bulaştırılması, hastanede yoğun bakıma yatış süreçlerinin daha ağır olması gripten ayrılan yönleri. Ayrıca son dönemde domuz gribi dediğimi H1N1’de de artışlar olduğunu uzmanlar söylüyorlar. Böyle bir süreçte bunun ne olduğunu açıklamak tarama testleriyle mümkün. Pandemide yapılan testlerin şu an için yapıldığını söylemek mümkün değil. Aslında tarama testleriyle veya hastanede başvuran hastalarda şüphelenilen vakalarda bu testleri yapabildiğini zaman sağlık olarak hastalığın ne olduğunu tanımladığınız zaman sağlık ölçüleri anlamında, vaka olarak adlandırmak anlamlı olacak” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/whatsapp-image-2024-01-03-at-144224.jpeg" style="width: 300px; height: 200px;" /></p>

<p><strong>BAKANLIKTAN VERİ GELMEDİ</strong></p>

<p>Hasta sayısında önemli bir artış yaşandığını söyleyen Güçlüer, “Çevremizde çok ciddi bir şekilde grip, Covid olma ihtimali yüksek, domuz gribi de olabilir bir şey var. Kabaca grip olarak ifade edip geçiyoruz. İnsanlar yılbaşı dolayısıyla da kalabalık alanlarda, kendi içlerinde sosyalleşmeyle birlikte bu hastalıklar yaygınlaştı. Hastanelere başvurular yüksek. Ancak bunu tanımlamak için Sağlık Bakanlığı henüz şu kadar grip var, şu kadar Covid var demedi. Bunun için de birtakım testler yapıldığını bizler görmüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>YENİ VARYANTIN AŞILARI YOK</strong></p>

<p>Grip ve Covid için birbirine benzer tedbirler uygulanması gerektiğinin altını çizen Güçlüer, “Maske, mesafe ve hijyen bu hastalıklardan korumaya yöneliktir. Kamusal alanlarda, tramvayda, AVM benzeri yerlerde öksürme veya hapşırma ile bu hastalığın çok hızlı yayıldığını görüyoruz. Omicron varyantından sonra gelişen varyantlar oldu. Ülkemizde de aşılamaya yönelik tedbirlerin göz ardı edildiğini hep birlikte görüyoruz. Covid-19’a yönelik aşılama programında ciddi bir gerileme var. Ayrıca elimizde yeni varyantlara karşı oluşturulmuş yeni aşılar da yok. Bu da Covid-19’a olan bağışılıklık düzeyini düşürüyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>TESTLERLE ELDE EDİLMELİ</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın pandemi dönemindeki benzer bir süreç için alınacak tedbirleri halka duyurmasının faydalı olacağını ifade eden Güçlüer, “Çünkü Covid-19 hala bizim beklediğimiz mevsimsel bir hastalık döneminde değil. Hala pandeminin getirdiği etkileri görüyoruz. Biraz da bizi rehavete sevk eden hastalığın ölüm oranlarının azalması... Dönemsel olarak yine çok ciddi sayıda risk gruplarında hastaneye, yoğun bakımlara başvuruşta artışlar olduğunu mikrobiyoloji, enfeksiyon hastalıkları uzmanı arkadaşlarımız söylüyorlar. Ama bunları rakamlarla söyleyebilmek testlerle tanımlayarak mümkün olacak” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>TANIMADIĞINIZ HASTALIĞA TEDBİR ALAMAZSINIZ</strong></p>

<p>Güçlüer ayrıca hastalığı tanımlamak için test yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Testi mutlaka yapmak lazım yoksa grip der geçersiniz. Basit ilaçlarla gidermeye çalışırsınız ama bulaşkanlığı azaltamazsınız. Tanımadığınız şeye tedbir alamazsınız. Hastaneye giden herkes, hasta olsun olmasın mutlaka maske takmalı. Maske takmak bu dönemde koruyucu olacaktır. Yoksa bu süreci ciddi hasta sayısıyla çıkaracağız gibi gözüküyor. Testlere ulaşım sorunu var bunu Sağlık Bakanlığı’nın gidermesi lazım. Pandemi döneminde olduğu gibi şüphelenilen her vakada test yapmak uygun olacaktır diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/whatsapp-image-2024-01-03-at-144252.jpeg" style="width: 300px; height: 281px;" /></p>

<p><strong>ACİLDE GÜNDE BİN 500 HASTA</strong></p>

<p>Eskişehir Şehir Hastanesi Acil Tıp Doktoru Seçil Biçer, acil serviste aralık ayının son haftasından beri günlük bin 500 civarı hasta girişi yaptıklarını belirterek, “Bekleme sürelerimiz de uzadı haliyle. Bunların büyük çoğunluğu üst solunum yolu enfeksiyonu. Kırılgan grup dediğimiz yaşlı hastalar, ek hastalığı olanlar gibi grupları da görüyoruz. Doğrudan test oranlarımız azaldı. Bunlar Covid midir, influenza mıdır ya da daha farklı bir enfeksiyon mudur bilemiyoruz. Şu an için her şüphelenilen kişiye Covid testi yapmıyoruz. Bunu biraz kişilerin kendisine bıraktık” dedi.</p>

<p><strong>YOĞUN BAKIMLAR TAMAMEN DOLU</strong></p>

<p>İl genelinde yoğun bakım ünitelerinin tamamen dolu olduğunu söyleyen Dr. Biçer, “Kütahya, Bilecik, Afyon gibi ülke genelinde de bir doluluk var zaten. Böylelikle hastanın acilde bekleme süresi uzuyor. Hasta yatamadığı için bu sefer acilde bekliyor. Diğer hastanelere yönlendirilmeye çalışılıyor, diğer hastanelerden destek alınıyor ama tabii bekleyen hasta grupları var. Yani yatış ihtiyacı olup yatamayan gruplar var” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MASKE – MESAFE – HİJYEN ŞART</strong></p>

<p>Vatandaşların pandemi dönemindeki önlemlere dönmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Biçer, “Vatandaşın toplu taşımada maske mesafe hijyene dönmesi, basit solunum yolu semptomlarında hastaneye gelmek yerine önce kendi imkânlarıyla çözmeye başlaması gerekecek. Pandeminin ilk dönemleri gibiyiz şu anda. Yoğunluğumuz fazla. Bunların tamamı her türlü solunum yolu enfeksiyonu için geçerli, sadece Covid için değil. Kış dönemlerinde bunu yaşamak zorunda kalacağız gibi görünüyor bundan sonra” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><img alt="" src="https://sonhabercomtr.teimg.com/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/whatsapp-image-2024-01-03-at-144331.jpeg" style="width: 300px; height: 448px;" /></p>

<p><strong>HASTANE KAPASİTESİNİN ÜSTÜNDE</strong></p>

<p>Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (SES) Şube Başkanı Umut Özge Yılmaz, hasta sayısında çok ciddi bir artış olduğunu söyledi. Yoğunluğun hastane kapasitesinin üzerine çıkmasından dolayı mağduriyet yaşandığını dile getiren Yılmaz, “Acilde, yoğun bakımda boş alan oluşsun da çıkarılsın diye bekleyen hastalar var. Orada çalışan arkadaşların bildirimleri üzerinden aldığımız bilgiler. Hasta yoğunluğu çok fazla olduğu için, hastane kapasitesinin üstünde olduğu için, yoğun bakımlar dolu olduğu için hastalar sıra bekliyor. Acilde bekleme sürelerinin uzaması başvuruların çok fazla olmasından kaynaklı. Personelin yetersizliğinden dolayı değil. Bütün poliklinikler aktif çalışıyor. Şehir Hastanesi’nde Covid laboratuvarı yok. ESOGÜ Hastanesi’nde ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde yapılıyor. Onlarda da belli günlerde yapılıyor. Tetkik alınıyor ama diğer laboratuvarlara gönderiliyor. Herkesten test istendiğini sanmıyorum. Artık Covid poliklinikleri yok sadece acil bazında” diye belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>M. ANIL AKSOY</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.sonhaber.com.tr/hastaneler-do</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sonhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/sonhaber-com-tr/uploads/2024/01/thumbs-b-c-8eec36cd8a8b1e0d247be9dd10720c00.jpg" type="image/jpeg" length="79718"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
