SAĞLIKÇI MANEVİ YÖNDEN ÇÖKTÜ!

Videoyu Aç SAĞLIKÇI MANEVİ YÖNDEN ÇÖKTÜ!
A
a

Vaka sayılarının artışa geçmesinin sağlık çalışanlarını psikolojik olarak olumsuz etkilediğini söyleyen Türk Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hüseyin Kararman, “Maddi ve manevi yönden çökmüş durumda insanlar. Emekliliği gelen birçok arkadaşımız emeklilik dilekçesini verdi. Tükenmişlik sendromunun içerisine girmişler” dedi.

RÖPORTAJ: MELTEM KARAKAŞ KAYA

Kendilerinin vaka sayılarını dolaylı yollardan öğrendiğini belirten Kararman, “Üç gün önce öğrendiğim sayı 1800. Bunun 400’ü hastanelerde, 1400’ü evlerdeydi. Sağlık çalışanlarının temsilcisi olarak kaç sağlık çalışanı Covid’e yakalandı Eskişehir’de dediğimde, ona bile ulaşmamız imkânsız. Doğrular söylenirse, doğrularla daha güzel yollar alınır” dedi.

Pandeminin başından beri en önce mücadele edenler sağlık çalışanları oldu. Siz Mart ayından bugüne baktığınızda sürecin yönetilmesine ilişkin neler söylersiniz?

Mart ayından bugüne başlangıçta epeyce bocalamıştık. Koruyucu malzeme eksikliği çok fazlaydı. Bunu ben sıkça dile getirdim. Kimse ne yapacağını bilmiyordu o dönemde. Tabi tecrübe kazanıldı bu konuda. Tedaviler gayet başarılı gidiyor ama bu başarı sadece idarecilerin, yöneticilerin değil yüzde 90 sağlık çalışanlarının olduğunu düşünüyorum. Bugüne kadar da sağlık çalışanlarına verilen maalesef hiçbir söz de tutulmadı. Diyorlar ki döner sermayelerde artırım yapacağız. Yüzde 100 artırım olacak. Bunu insanlar sanki ikinci bir maaş gibi algılıyor. Bu dedikleri zamdan da faydalananlar yüzde 10-15 sağlık çalışanlarının arasında. Biz bunu dile getirdiğimiz zaman verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz, insanlar zaten tükenmişlik sendromunun içerisine girmişler, ailelerinden ayrılar, aynı odada dahi oturmuyorlar çocuklarımıza hastalık bulaştıracağız diye, bari maddi yönden bir rahatlama sağlansın diyorsun. Bizi dilenci konumuna düşürmeye çalışan insanlar var. Biz dilenci değiliz, sağlık çalışanlarının hakkını istiyoruz. Verilen sözlerin en azından hükümet tarafından tutulmasını istiyoruz.

SEBEP EKONOMİ

Haziran ayında normalleşme süreci başladı. Sizce bu doğru bir zaman mıydı?

Tabi o zamanlar da söyledik belki sayılarda düşüş oldu, devletin verdiği rakamlarda. Ona bağlı olarak bunu yaptılar ama ekonomi de çok kötü biliyorsunuz. Bu bir şekilde normalleşmeye geçildi. Çünkü herkes iflas etmek durumundaydı. Şu anda çarşıda da gezerken görüyorsunuz birçok boş dükkân var. Bu normalleşme sürecinin ekonomiye bağlı olduğunu düşünüyorum. Ama halkımız da bu pandemi döneminde ne sosyal mesafeye dikkat etti ne maskeye dikkat etti. Onların da halkın da dikkat etmemesiyle birlikte sayı giderek arttı. Şu anda da epeyce çok olduğunu düşünüyorum.

Son dönemde vaka sayılarında ciddi bir düşüş yok. Sayıların düşmesi için ne gibi önlemler alınabilir sizce?

Rakamların düşmesi için hastanelerde bizim tedavi ettiğimiz insanların iyileşmesiyle bu vakalar bitmez. Ne yapacağız? Halkımız bu konuda çok dikkatli olacak. Sosyal mesafe, maske, hijyen kurallarına uymalı. Ancak biz halkla beraber olursak ve hijyen kurallarına uyulursa böyle biter bu pandemi. Onun haricinde sağlıkçıların hastanelerde kendi canını tehlikeye atarak en ön cephede savaşarak hastaları iyileştirerek yaptığı işlemlerle bu pandemi bitmez.

Son günlerde sokağa çıkma yasakları tekrar gündeme geldi. Sizce sokağa çıkma yasağı gelir mi? Ya da bir çözüm mü?

Kısa süreli sokağa çıkma yasaklarının etkili olacağını düşünmüyorum. İki günlük sokağa çıkma yasağının bir iki günlük faydası olacak ama haftanın beş günü de insanlar yine dışarı çıkacak ve hijyen kurallarına dikkat etmediği sürece bu artış devam edecektir.

MORAL MOTİVASYON ÇÖKMÜŞ

Vaka sayılarındaki artış sağlık çalışanlarını nasıl etkiliyor? Vefat eden, istifa eden ya da emekliliğini isteyen sağlık çalışanlarının olduğunu duyuyoruz.

Maddi ve manevi yönden çökmüş durumda insanlar. Emekliliği gelen birçok arkadaşımız emeklilik dilekçesini verdi. Çok iyi olduğunu düşündüğümüz doktorlar ya özel hastanelere geçti ya ayrıldılar daha pozisyonda çalışabilmek adına. Herkes sıkıntıda. Ve insanlar umutsuzlar. Ne yapacağız diyorlar. Kendi ailelerine, çocuklarına bulaştıracağız diye korkuyorlar. Cidden sağlık çalışanları moral ve motivasyon olarak çökmüş durumdalar. Günden güne sayılar artıyor. Eskişehir’de bile her gün 20-30 vaka çıkarken, 150-200’lere çıktığı dönemler oldu. Yatakların bir kısmı dolu, yarı yarıya diyebilirim. Birçok hasta evde tedavi ediliyor. Ama sağlık çalışanları da bu işten çekiniyor. Hak ettikleri de verilmezse bu moral motivasyon çöküklüğünde sağlık çalışanları ne kadar hizmet verebilecek biz de bilmiyoruz. 

Vaka sayılar ile ilgili çeşitli tartışmalar var. Siz ne düşünüyorsunuz vaka sayıları ile ilgili? Sayılar doğru mu sizce?

Bu işin ne düşünüleceği kalmadı. Sağlık Bakanı Çarşamba günü bir açıklama yaptı. Dedi ki bu süreçte bu hastalıktan etkilenen kişileri biz vaka sayısı olarak yazıyoruz ama bir semptom gözükmüyorsa bunları vakalara dahil etmiyoruz. Anlatılana göre günlük 29-30 bin civarında hastanın olduğu ama bunun 1500-1600’ünün semptom gösterdiği söyleniyor. Eğer bu Bakan’ın açıkladığına inanacaksak açıklanan rakam da tespit edilen vaka sayısı arasında çok büyük farklar olduğunu düşünüyorum açıkçası.

Gerçek sayılar açıklanırsa insanlar belki de daha temkinli olacak. Bu açıdan bakıldığında gerçek sayıların açıklanması faydalı olmaz mı?

Ekonomi ne kadar etkilenir düşüncesi var. Ekonominin ön planda olduğunu düşünüyorum. Biz öyle ekonomisi çok kuvvetli bir ülke değiliz. Sadece ekonomik sebeplerden dolayı eksik söylenme varsa bunun için söylüyorlar. Ama Sağlık Bakan’ın açıklamasıyla bu sayıların çok fazla olduğunu öğrenmiş olduk Türkiye olarak.

DOĞRULARLA YOL ALINABİLİR

Eskişehir’deki vaka sayılarını öğrenemiyoruz. Siz sağlık çalışanlarını temsil eden bir sendika başkanı olarak sayılardan haberdar oluyor musunuz?

Çok net biz ulaşamıyoruz. Dolaylı yollardan ulaşıyoruz. Üç gün önce benim öğrendiğim sayı 1800. Bunun 400 tanesi hastanelerde. 1400 tanesi de evlerdeydi. Mesela sağlık çalışanlarının temsilcisi olarak ben sorduğumda kaç tane sağlık çalışanı Covid’e yakalandı Eskişehir’de dediğimde, ona bile ulaşmamız neredeyse imkânsız. Ancak dolaylı yollardan sayıları öğrenebiliyoruz. Başka türlü öğrenme şansımız yok. Bir bilgi verilmiyor açıkçası. Nasıl basına açıklanmıyorsa bizlere de açıklanmıyor. Bizlerden bile gizleniyor. Bizlere açıklansa bizim bir zararım olmaz. Tutup bununla birileri eleştirmeyiz de. Çünkü bu hastalık yayılacak. Doğrular söylenirse, doğrularla daha güzel yollar alınacağını düşünüyorum. Bizim faydamız da olur. Arkadaşlarımızı moral motivasyon açısından etkileme şansımız olur. 

TÜRK SAĞLIK SEN’LE UĞRAŞIYORLAR

Bu dönemde hala Türk Sağlık Sen baskı gördüğünü de görüyoruz. Hem Covid ile uğraşıyoruz hem hastalarla uğraşıyoruz hem de başka bir sendikaya üye değil de Türk Sağlık Sen’e üye olduğu için sürgünler yaşıyoruz. Geçici görevlendirme ile çalışan arkadaşlar var. Birinin yüzde 40 engelli raporu var, rahatsız. Bu tekrar hastaneye göreve çekilirken bir başkasının hiçbir şeyi yok sadece torpili olduğunu düşünüyoruz, o insan görev yerinde tekrar pandemiden uzak çalışmaya devam edebiliyor. İdarecilerle görüşüyorum. Burada bir sorun var, çözüm bulalım diyorum. Hemen söyledikleri tek laf var. Ne iş yapıyorlar? Zaten çalışmıyorlar. Çalışmıyorlar da bu kadar hastaya kim bakıyor? Sağlık sadece doktorla bağlantılı değil ki, doktorundan hizmetlisine, hasta bakıcısına kadar bir zincirin bütünü. Bir halka eksik olduğu zaman sağlıkta başarıyı elde edemezsiniz. Bir hasta odası temizlenmese, hastanın altı temizlenmese doktorun yaptığı tedavi başarılı olabilir mi? Olamaz. Sağlığın bir bütün olduğunu unutmuşlar. Belli bir kesim çalışıyor da diğerleri yatıyor gibi düşünüyorlar. Mesela Şehir Hastanesi’nde şirketin yapması gereken bazı işleri bile arkadaşlara siz yapacaksınız diye görevlendirme çıkarıyorlar. Bunlara itiraz ediyoruz. Görev tanımında yok sonuçta. Türk Sağlık Sen’li diye geçici görevlendirmeler oluyor kanunsuz. Pandemi döneminde böyle şeylerle de uğraşıyoruz. 

Bunlarla birlikte sağlık çalışanlarına yönelik şiddette de artış görülüyor. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Türkiye Kamu Sen’in bununla ilgili bir araştırması var. Doktorların yüzde 78’i, hemşire ve ebelerin yüzde 69’u, sağlık memurlarının yüzde 62’si, sağlık teknisyenlerinin yüzde 60’ı, memur ve hizmetlilerinin yüzde 44’ü şiddet gördüğünü söylüyor sözlü ve fiziksel olarak. Bir kısım insana bakıyorsunuz balkonlardan alkışlarken bir kısım da sağlık çalışanına şiddet uyguluyor. İnsanlar bilinçlendirilmeli. Biz sıfır tolerans alanını önerdik. Bir yasa çıkardılar. Uygulanmayan bir yasa. Madem uygulamayacaktınız neden bu yasayı çıkardınız diye sorarlar insana.

Eskişehir’deki hastanelerin salgına ilişkin doluluk oranı nedir? Bilginiz var mı bu konuyla ilgili?

Şu anda yarı yarıya yataklar boş. Eskişehir’de çok sıkıntı yaşandığını düşünmüyorum. Nedenini de şöyle bağlayabilirim. Eskişehir’de üç tane büyük hastane var. Şehir Hastanesi, ESOGÜ Tıp Fakültesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi. Bunun yanında özel hastanelerin de kuvvetli olduğunu düşünüyorum. Ama ağırlık Şehir Hastanesi’nde. Birçok hasta orada. 400 yatan hasta var. Dağılımı yapılmış. Yarısı Şehir Hastanesi’nde ise diğer hastanelerde de diğer yarısı var. Birçok kişi de evde. Ağır hasta olursa ne olur, evet bazı yerler tekrar özel odalara çevrilebilir insanlara hizmet verilebilir ama çok sıkıntı yaşarız.

GÜNDE BİR MASKE VERİYORLAR

Sağlık çalışanları Covid-19 salgınının meslek hastalığı olarak kabul edilmesini istiyor. Bununla ilgili bir gelişme var mı?

Bununla ilgili girişimlerimiz çok fazla hem bakanlık bazında hem SGK bazında. Yaptığımız basın açıklamalarında da bunu dile getiriyoruz. Ama maalesef sayılmıyor. Biz diyoruz ki Covid’den rahatsızlanıp vefat eden arkadaşlarımız mutlaka şehit sayılmalıdır. Ama her zaman olduğu gibi görmüyorlar, duymuyorlar. Çoğu Covid olana da dışarıdan almış diyorlar. İdareciler, hastaneden aldığını da kabul etmiyor. Tıp Fakültesi’nden örnek vereyim. Günlük bir tane maske veriyorlar. Basit maskeden bir tane veriyorlar. Şikâyetleri var. Kaç sefer idareyle görüştük konuyu. Kardeşim iki saatte bu etkisini kaybediyorsa, sekiz saat mi çalışıyor bu arkadaş? Dört tane verin. Neden vermiyorsunuz insanlara? Bu diğer hastanelerde de var. Koruyucu ekipmanları çok iyi vereceksiniz. Bunu geçen hafta sekreter arkadaşlar iletti bana. 

Döner sermaye ve ek ödemelere ilişkin sağlık çalışanlarının talepleri var. Bunlarla ilgili son gelişmeler neler? 

Günden güne döner sermaye düştü biz beş sene önce aldığımız döner sermayenin beşte birini alıyoruz. Komik rakamlar veriyorlar. Eskiden sabitti. Oran belirlenmişti. Sağlık bir zincirdir. Eskiden herkes alırdı döner sermaye. Çünkü herkesin katkısı oluyor. Bu performansa dayalı döner sermaye çıktığından beri sağlık çalışanları beşte birini alamaz oldu. Eskişehir’de Şehir Hastanesi’nde önem arz eden bölümlerde çalışan arkadaşlara veriliyor. Diğerlerine 200-300 lira. Yunus Emre Devlet Hastanesi ve ESOGÜ Tıp Fakültesi’nde kimse döner sermaye alamıyor. Döner sermaye yasası değişmeli. Daha uygun bir şey yapılmalı ve çalışanlara eşit kazançtan paylarını dağıtın. En son da basın açıklamamızda ‘Ek ödeme değil tek ödeme’ diye slogan attık. Biz taban aylıklarımıza da yansıyacak bir zam istiyoruz. Emekliliğe yansıyacak dediler, emekliliğe de yansımıyor. Biz emekli olunca aldığımız paranın yarısını kaybediyoruz. 3600 için söz verildi ama hala o söz tutulmadı. 

Arıman Web reklam
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir haberleri ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi