ESKİŞEHİR’LE DİYALOG KURABİLİRİZ

Videoyu Aç ESKİŞEHİR’LE DİYALOG KURABİLİRİZ
A
a

Tunceli’nin Ovacık ilçesinde beş yıl belediye başkanlığı yapan ve komünist belediye başkanı olarak Türkiye’ye adını duyuran Fatih Mehmet Maçoğlu, 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nde oyların çoğunluğunu alarak Tunceli Belediye Başkanı seçildi.

RÖPORTAJ: MELTEM KARAKAŞ KAYA

Üreticiyi destekleme konusunda Eskişehir’deki yerel yönetimlere önerilerde bulunan Maçolu, “Diyalog kurabiliriz, bildiklerimizi aktarabiliriz, oradan biz bir şeyler öğrenebiliriz şehircilikle alakalı. Esas olan başlamak. Bir yerden başlanırsa başarılı olacağına inanıyorum” dedi.

Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçolu, Ovacık’ta kurduğu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile tüm Türkiye’nin dikkatini çekti. Maçoğlu, Ovacık’ta ektiği nohut ve fasulyeyi vatandaşlarla birlikte toplayarak, buradan kazandıkları gelirleri üniversite öğrencilerine burs olarak geri verdi. Üreticiyi bizzat kooperatif yönetimine dahil eden ve toprak, üretici, tüketici ayağında üçünün de korunmasını, sömürülmeden çalışma ve kazanma şeklini ilke edinen Maçoğlu, kırsalı ve üreticileri destekleme konusunda Eskişehir’deki yerel yönetimlere tavsiyelerde bulundu. Ayrıca önümüzdeki günlerde Eskişehir’de kooperatif ürünlerinin satılacağı satış ofisinin açılış için Eskişehir’e geleceğini duyuran Maçoğlu, Eskişehirlilerle beş yıldır güzel ilişkilerinin olduğunu ve bundan sonra da bunun bu şekilde devam edeceğini ifade etti.
 
Ovacık’ta beş yıl boyunca bir model uyguladınız. Türkiye’de çok dikkat çekti bu uygulama. Bunu merkeze taşıyacak mısınız?
Bu bir yerde uygulayıp başka bir yerde uygulamama meselesi değil. Üretim ilişkisi nerede olursanız olun o yörenin, o bölgenin, o bölgedeki genel iklim şartlarının, toprağının, suyunun tüm incelemeleri yapılıp, buna uygunsa üretim ilişkileri ona göre şekillenir. Ovacık, Tunceli veya Tunceli’ye bağlı yedi ilçenin tamamı karasal iklim. Ve bu iklimin aslında üretim çeşitliliği birbirine benziyor. Bu anlamda Tunceli’de şu an yedi ilçede üretim başladı. Bizdeki üretimi sadece bakliyat olarak algılamamak lazım. İşte hayvancılık ürünleri, süt ürünleri, tarımsal faaliyetler, arıcılık. Hepsi var. Hangi bölgede neler olabileceğine dair bir fizibilite çalışması yapıyoruz. Raporlarımız sonrasında da ona göre müdahale ediyoruz. Misal Çemişgezek’te dut ve üzümden kaynaklı pekmez, pestil ya da kuru dut üzerine giderken, Pülümür’de kaya tuzu ile ilgili çalışma yapıyoruz. Mazgirt’te elma, armut, kayısı kurusu üretiyoruz. Biz genel olarak bunları Tunceli sınırları içerisindeki üretimin doğal bir şekliyle toplumun sağlıklı gıda hakkını koruyarak üretimi geliştiriyoruz. Daha sonra bunu kooperatifler üzerinde örgütleyip ve buradan da şehir içi ve şehir dışı pazarlara aktarıyoruz. Genişleyerek, büyüyerek gidiyor.



YILMAZ ABİ BAŞARILI BÜYÜĞÜMÜZ

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, bu dönem ilçelerde kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalar yapmayı planlıyor. Siz Eskişehir’deki yerel yönetimlere üreticiyi destekleme ve kooperatifçilik üzerine neler önerirsiniz? Nasıl bir yol izlenmeli?
Aslında Eskişehir’deki tarımsal alanlara baktığımızda kullanılabilir çok büyük arazileri görüyoruz. Mesela biz Eskişehir’de Sarıkavaklılar Köyü’nde bir çalışma yapmıştık. Daha doğrusu üniversite öğrencileri yapmıştı. O köye ekilen nohutların gelirlerini yine o öğrencilere burs olarak vermiştik. Bu çalışmada o bölgede, topraklarda üretimin gelişebileceğini görmeye başladık. Yılmaz Abi yerel yönetimlerde başarılı bir büyüğümüz. Bu anlamıyla da orada yapabileceği şeylerin altyapısını oluşturduğu andan itibaren karşılığını alabileceğini düşünüyoruz. Gerek Odunpazarı gerek Tepebaşı Belediyesiyle de ilişkilerimiz, diyaloglarımız var. Ahmet Başkanla da ilişkilerimiz var. Orada esas mesele üretim ve kooperatifin buluşabilmesi. Yani üreticiyi yönetime, kooperatife koyabilme. Dışarıdan, üsten bir kooperatif değil, üreticinin içinde olduğu bir kooperatife ihtiyaç var. Kooperatif tüzüğünde kârı düşünerek değil üreticiyi ve tüketiciyi düşünerek yapmak lazım. Aradaki aracıları çıkarıp toprağı korumak, toprağı sömürmemek diğer taraftan da toprağın üzerindeki üretimle tüketiciyi sömürmemek önemli.

ESKİŞEHİR’DE YAPILABİLİR
Eğer bunları yapmazsanız ne olur? Bunları yapmazsanız bir tarafı sömürmüş olursunuz. Ya tüketiciyi ya üreticiyi ya da toprağı sömürmüş olursunuz. Bizim için bu üç ayak önemli. Toprağı koruyorsunuz sonra üretimi geliştiriyorsunuz, üretimi tüketiciyle buluşturup sağlıklı gıda hakkını korumuş oluyorsunuz. Ben Eskişehir’de bu çalışmaların yapılabileceğini daha da çeşitlendirileceğini düşünüyorum. Zaten başkanlarda böyle bir çalışma düşünüyorsa bu daha değerli bir şey. Diyalog kurabiliriz bildiklerimizi aktarabiliriz, oradan biz bir şeyler öğrenebiliriz şehircilikle alakalı. Biz burada bildiklerimizi söyleyebiliriz. Ama esas olan başlamak. Bir yerden başlamak çok önemli. Başarılı olacağına inanıyorum.



ÜRETİM VE ŞEFFAFLIK ÖNEMLİ
Eskişehir’den herhangi bir belediye ile kardeş belediye olma gibi bir gündem oluştu mu hiç?
Olabilir tabi. Neden olmasın. Ama bugüne kadar henüz öyle bir gündem oluşmadı. Kardeş belediyecilik evet yasal olarak karşılığı var. Ama esas olan yerel yönetimlerin birlikte bazı programlar ortaya koyabilmesi. Bizim için üretim, şeffaflık önemlidir. Değer verdiğimiz şeyler bunlar. Toplumla buluşmuş, şeffaf, sorgulanabilir belediyecilik, üretime değer veren, köylüye, üreticiye, kooperatife, tüketiciye değer veren anlayışın örgütlenmesi bizim için önemli.



ESKİŞEHİR’E GELECEĞİM
Önümüzdeki günlerde Ovacık’ta kurduğunuz Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ürünlerinin satılacağı, satış ofisi Eskişehir’de de açılacak. Eskişehirlilere neler söylersiniz bununla ilgili?
Evet arkadaşlar çalışmaları sürdürüyor. Başka bir programla çakışmazsa açılışa ben de katılacağım.  Şunu bilmek lazım. Burada özgür bir üretim ilişkisi gelişiyor. Yani sanayi üretiminden uzaklaşmış köylünün, bireyin, kadının, gencin kolektif ortaklaşmış üretim ilişkisi gelişiyor. Bu üretim ilişkisinin birincisi, duygularını katmak önemlidir. Eskişehirliler o ürünlerle buluştuğunda bu duygularıyla buradaki üreticiyi desteklemiş olacaklar. Sadece burası değil Türkiye’deki birçok üreticiyi desteklemiş olacaklar. Diğeri ise buradaki üretilenin alınteri ile buluşmasıyla duygusal bir ilişki de kuruluyor. Yani ben Çemişgezek’in dutunu, Ovacık’ın fasulyesini, Mazgirt’in nohudunu, şuranın peynirini, tuzunu alıyorum dediğim zaman orayla bir ilişki kurmuş oluyorum. Tuzunu aldım Pülümür ile ilişki kurmuş oldum.

DUYGUSAL İLİŞKİ
KURULMUŞ OLACAK
Sonra diyorum ki bu Pülümür neresi? Gidip bakayım. Bu ilişki aynı zamanda gelip gidildiğinde burayla diyalogu geliştiriyor. Bu şehre dair söylenen kötü şeylerin olmadığını, aslında daha iyi şeylerin, daha güzel şeylerin olduğunu gösteriyor. Bundan kaynaklı da Eskişehirlilerin Tunceli’deki o üretimle buluştuğunda da diğer bir üçüncü durum, sağlıklı gıda hakkına kavuşmuş oluyor. Bu da gelecekte gıdanın gen üzerinde yaratmış olduğu baskılamayı ortadan kaldırıyor, sağlıklı yaşam sunuyor. Ben Eskişehirlilerin bu üçüne dikkat edeceğini düşünüyorum. Ve destekleyeceğini düşünüyorum. Bizim Eskişehir ile ilişkimiz beş yıldır iyiydi, bundan sonra da iyi olacak.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Eskişehir ve Eskişehirspor haberleri için gerçek kaynağınız Son Haber Gazetesi