“25 sene önceyi hatırlamazsınız siz.  25 sene önce hastanede doktor beni azarlamıştı.  Böyle muamele görüyorduk. Şu anda doktor dövüyoruz. Şu anda doktorları beğenmiyor. Doktor dövüyoruz. O rahatlığı var. Bunun Ötesi yok”  Bir sokak röportajında bir kadın bu sözlerle sırf doktor dövebildikleri için oyunu Recep Tayyip Erdoğan’a vereceğini ifade etmişti.

CAHİLLER CÜRETKAR OLDU

Türkiye’de cahiller hep vardı. Ama sesleri çıkmıyordu. AK Parti iktidarında liyakat, adalet gibi kavramlar çöpe atılıp, adam kayırmacılık, torpil baş tacı yapılınca, cahillere bir cesaret geldi. AK Parti iktidarında ‘cahiller cüretkar’ oldu. Dün 14 Mayıs Tıp Bayramıydı. Bugün büyük özveriyle çalışan, doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları sadece hastalarla uğraşmıyor. Cahillikle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Hasta yakını magandaların yumruklarına, bıçak darbelerine ve kurşunlarına maruz kalıyor. İlkokul mezunu bir vatandaş, doktorun; “buna ihtiyacın yok” demesine rağmen ‘kendisine antibiyotik yazmadı’ diye doktora saldırabiliyor. Engelli raporunu haksız şekilde yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarmadığı için sözlü ve fiziki tacizlere uğruyor. Bir doktor kolay yetişmiyor. En zeki çocuklar doktor oluyor. En uzun eğitimi onlar alıyor. Tıp öğrencisi zor koşullarda, maddi ve manevi büyük fedakarlık yaparak eğitimlerini tamamlıyor.

YURTDIŞINA BEYİN GÖÇÜ

Bugün lise düzeyinde eğitim veren bir üniversiteden mezun olup, torpille devlet kurumuna girenlerle, doktorları kıyaslıyorlar. Ülkeyi yönetenler bunu yapıyor. Eğitimleri için çok büyük bedeller ödeyen doktorların aldığı maaşı çok buluyorlar. ‘Okuyan ile okumayan bir olur mu?’ sözünü hiç akıllarına getirmiyorlar. Doktorları, eğitimsiz insanlarla kefeye koymayı adalet sanıyorlar. Okumuşu, okumamışı, bilim adamını, cahili fakirlikte birleştirmeyi marifet sanıyorlar. Çünkü onlar için bilim değil, hurafe daha önemli. İnsanların cahil ve yoksul olmasından korkmuyorlar. Bilakis iktidarlarını devam ettirebilmek için çoğunluğun böyle olmasını istiyorlar. Planlı şekilde mantar gibi lise düzeyi eğitim veren üniversiteler açarak; en niteliksiz insanlara diplomalar veriyorlar. Sonra bunlardan kendilerine biat edenleri devlete yerleştiriyorlar. Yoğun çalışma şartları, şiddet ortamı ve düşük ücretler nedeniyle yetiştirdiğimiz nitelikle doktorlar artık yurt dışına gidiyor.  Sistemli şekilde bir Ortadoğu ülkesine çevrilmeye çalışılan Türkiye’de gençlerimizin geleceğe yönelik umutları giderek azalıyor. Gençlerimiz daha insanca yaşayabilmek için Avrupa ve Amerika’ya gitmek istiyor. Ülkemizin yetiştirdiği nitelikli doktorlar, nitelikli mühendisler, nitelikli akademisyenler, nitelikli bilim adamları göç ediyor. Peki onların yerlerine aynı nitelikte insanlar koyabilecek miyiz? 10 yıl sonra o cüretkar cahil kesim ‘dövmekle övündükleri’ doktorları mumla arayacak. Yarın Suriyeli, Afgan doktorları dövdüklerinde sadece şiddetle değil, ırkçılıkla yargılanacaklar.

***

NOSTALJİ

24 YIL ÖNCE KALP HAFTASI YEMEĞİ

Tarih: 14 Nisan 2000. 24 yıl önce Eskişehir’in Tıp alanında yetiştirdiği önemli değerlerden olan Siyami Hersek Kalp Hastalıkları Hastanesi’nin Başhekimi Prof. Dr. Azmi Özler,  Kalp Sağlığı Haftası kapsamında SSK Hastanesi’nde (Bugünün Yunusemre Devlet Hastanesi’nde) brifing verdi. Özler aynı günün akşamı Eskişehir’deki yakın dostları olan işadamları merhum Alaattin Manav, Mesut Hoşcan, Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Soydaş, dönemin SSK Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Faruk Altınel,  Spor Yazarı Osman Cemoğlu ile birlikte yemek yiyor. Özler; o gece arkadaşlarının kalp hastalıkları ile sorularını da yanıtlayarak hepsini bilgilendiriyor.  Prof. Dr. Azmi Özler bugüne kadar 30 binin üzerinde açık kalp ameliyatına imza attı. Bugün yalnız Türkiye’de değil Dünya literatüründe özel bir yeri olan bilim adamıdır. Mesut Hoşcan 2013 yılında Eskişehirspor Başkanı oldu. Üç yıl bu görevde kaldı. Faruk Altınel, AK Parti iktidarından sonra Başhekimlik görevini bıraktı. Beyin Cerrahı Faruk Altınel ilimizde yıllardır görevini başarıyla sürdürdü. Şimdi İzmir’de yaşıyor.  Arşivci ve araştırmacı kimliğiyle tam bir ‘ayaklı kütüphane’ olan Cemoğlu üretmeye devam ediyor. Haberes Dergisi için kaleme aldığı araştırma yazıları büyük beğeni topluyor.  DYP’de yıllarca siyaset yapan başarılı işadamı Alaattin Manav 15 Mart 2010’da vefat etti. Yarın ölümünün 14’üncü yıldönümü.  DYP’de görev yaptığı yıllarda tanıdığım değerli abim Alaattin Manav’a Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı Cennet olsun.

***

ÇİVİ

 “Kendi başına bir ışık ol. Ödünç alınmış ışıkla yaşama.” Osho

***

***

UNUTULMAZ REPLİKLER

“Kişilikli kadınlar kişiliğini, kişiliği olmayanlar dişiliğini kullanır. Ve genelde erkekler hep ikinciyi tercih eder” Donnie Brosco/Köstebek