19 gündem maddesinin görüşüldüğü Meclis Toplantısı’nda Çiftçi Malları Koruma Meclisi’ne ve Murakabe Heyeti’ne 5 asil, 5 yedek üye seçimi gerçekleştirildi. Ziraat Odası ve 2 grup başkan vekilinin önergesi ile Çiftçi Malları Koruma Meclisi’ne seçilen asil üyeler: Ahmet Savi, Burhan Turan, Hasan Uçak, İlyas Savaş, Osman Atan. Yedek üyeler: Hüseyin Alıntaş, Sezgin Yılmaz, İsmail Öncü, Ali Osman Oğuz ve Mustafa Kemal Biçerer. Murakabe Heyeti’ne seçilen asil üyeler: Devir Edizgil, Halil İbrahim Özbek, İbrahim Özcan, Mustafa Fun, Enver Furtın. Yedek üyelerDurmuş Akman, Tuncer Bozkurt, Muharrem Işıkel, Mubin Çıtak ve Abdullah Mermer.

1’inci madde olan üye seçimi dışındaki tüm maddeler oy birliği ile ilgili komisyonlara gönderilirken bir sonraki toplantının 8 Mayıs 2024 Çarşamba günü yapılmasına karar verildi.

ÜLKE GERÇEĞİNDEN UZAK

Gündem dışı söz alan CHP Meclis Üyesi Ali Haydar Çelik, Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda “Yoksulluk var deniliyor ama kafeler, restoranlar dolu” diyen AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Kepez’i eleştirdi. Çelik, “Geçtiğimiz toplantıda Sayın Kepez’i hayretler içinde izledik. Ülke gerçeğinden uzak ve emekleri yok sayan anlayışı dillendirdi. Kepez, Hamamyolu’ndaki emeklileri, kenar mahalledeki vatandaşları, yoksul insanlarımızı görmekten yoksun. Kepez’e bir teklifim olacak. Gel seninle çeşitli mahallelerdeki yoksulların halini görelim” dedi.

HIRSIZLIK İDDİASI

TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’ndeki hırsızlık iddiasını dile getiren CHP Meclis Üyesi Cenk Sungur, “100 yılı aşkın süredir başarılarıyla şehrimizin gurur kaynağı olan bu kurum son günlerde maalesef hırsızlık, yolsuzluk iddialarıyla gündemden düşmemektedir. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’nün hizmet aldığı bir taşeron şirket tarafından tesis içinde bulunan 20 tona yakın bakır hurda çalınmış, hatta benzer bir durum Sakarya’daki fabrika için de gündeme gelmiştir. Kamuoyunda sıkça yer bulan bu iddialarla ilgili TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’nden ve yetkililerden herhangi bir açıklama bugüne kadar yapılmamıştır. Fabrikada çalışan dostlarımız da bu iddiaların TÜRASAŞ yönetimi tarafından bilindiği fakat sessiz kalındığı konusunda iddialarda bulunmaktadır. Bu konunun oldu bittiye getirilmemesi için takipçisi olacağımızı belirterek yetkilere şu soruları yöneltmek istiyorum; TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’nde meydana geldiği kamuoyuna yansıyan milyonlarca liralık hırsızlık iddiaları doğru mudur? İddia edilen bu hırsızlık olayıyla ilgili herhangi bir adli işlem, soruşturma, işten çıkarma olmuş mudur? Bahsi geçen taşeron firma TÜRASAŞ içerisinde hala hizmet vermekte midir” diye konuştu.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPMALI

Emek Mahallesi’ndeki lise sorunundan bahseden Emre Genç, “AK Parti Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Özkan Alp de Emek Mahallesi’ne lise sözü vermişti. Herhangi bir inşaat başvurusunun ve projenin olmadığı ile ilgili bir bilgi aldık. Bu sorun her dönem gündeme geliyor. Her AK Partili lise sözü veriyor. Bunun siyasi bir malzeme olarak kullanılması çok yanlış. Eğer lise yapılmaz ise vatandaşların sadece seçim malzemesi olarak kullanılması olarak göreceğiz bu konuyu” şeklinde konuştu. TÜGVA’ya verilen ETİ Göç Müzesi hakkında konuşan Genç, “Kamu kaynakları kullanmak suretiyle ETİ’nin de sponsor olduğu bir müze yapıldı. Ama bir sabah bir gördük ki TÜGVA Vakfı’na devredilmiş. Bu konuda Valilik tarafından net bir açıklama yapılması lazım. Valilik bir an önce bu yanlıştan dönmesi lazım. Toz pembe cümlelerin kullanılması çok yanlış. Bir gecede ne amaçla tahsis edildiği açıklanmalı. Bu konunun CHP grubu olarak takipçisi olacağız” dedi.

GEREKEN YARDIM VERİLİYOR

Eleştirileri yanıtlayan AK Parti Grup Başkan Vekili Mehmet Kepez, “Biz de Eskişehir’de yaşıyoruz. Başka yerden gelmedik.  Hükümetimiz sosyal yardım konusunda gereken yardımı yapıyor. Ben toplantıda konuşurken ülkede ekonomik kriz yok demedim. Ülkede hayat pahalılığı var. Cumhurbaşkanımız da hayat pahalılığı olduğunu söylüyor. ‘Her şey çok kötü öldük bittik yandık’ demenin bir anlamı yok. Ülkemizde güzel şeyler de yapılıyor. TÜRASAŞ ile ilgili konu da bilgimiz yok ama AK Parti grubu olarak ilgililerle görüşeceğiz. Ben Milli Eğitim ile görüşeceğim ve konuyu takip edeceğiz. Biz her türlü kamu hizmetinin yanındayız. Belediyemizin de yapacağı çalışmalarda olumlu olan her şeye olumlu cevap vereceğiz” şeklinde konuştu.

Eskişehir'de trafik kazası: Motosiklet sürücüsü yaralandı Eskişehir'de trafik kazası: Motosiklet sürücüsü yaralandı

EMEK MAHALLESİ'NE LİSE AÇILMALI

Kurt, "1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşanan olayları değerlendiren İstanbul’da çıkan olayların eleştirilmesi lazım ama hak hukuk ve adalet kavramını da iyi değerlendirmek lazım. Anayasa Mahkemesi’nin Taksim’de 1 Mayıs kutlanmalıdır kararı herkesi bağlar. Taksim’de kutlamanın yasaklanması yanlış bir karardı. İnsanları bundan mahrum etmenin anlamlı olmadığını düşünüyorum. Hukuk devletinde bu böyle olmamalıydı” dedi.

Emek Mahallesi’ne yapılması planlanan lisenin hayata geçmesi gerektiğini belirten Başkan Kurt, “Artık lisenin yapılması ve eğitim öğretime açılmasını sağlamanız çok önemlidir” diye konuştu.

KAMUNUN ELİNE BIRAKILMALI

ETİ Göç Müzesi’nin devrinin hukuka aykırı olduğunu dile getiren Başkan Kurt, “Burası Türk Dünyası Kültür Vakfı'nın. Türk Dünyası Kültür Vakfı nereden kaynaklandı Türk Dünyası Kültür Ajansı’ndan kaynaklandı. Bu ajans özel bir kanunla kuruldu. Ve belli bir sürenin sonunda kendiliğinden yok oldu. Bütün kaynaklarını bir vakfa bıraktı. Vakıf ne yaptı? 10 yıl hiçbir şey yapmadı. Vakıf Göç Müzesi'ne şimdi TÜGVA'ya bıraktı. TÜGVA'da Nabi Avcı'ya bıraksa ne olacak? Kamunun kaynağı dolambaçlı bir yolla kişiselleşmiş olacak. TÜGVA tüzel kişilik bir vakıf. Ahmet'in Mehmet'in ötekinin vakfından farklı değil. Eskişehir'in kaynakları dolaylı bir şekilde o vakfa aktarılmış oldu. Bence ETİ'nin itiraz etmesi gerekir. Çünkü ETİ aldatılmıştır, kandırılmıştır. Gerçekten Eskişehir'de göç hikayeleri var. Bu hikayelerin canlandırılması gereken bir müze olması kadar doğru bir şey yok. Oranın vakıftan alınıp tekrardan kamunun eline bırakılmasını sağlamanız lazım. Kamu biz oluruz Büyükşehir olur kültür müdürlüğü olur. Çünkü kamunun kaynağı orası. Özel bir vakfa ayrılması doğru değildir, şık değildir. Hele cumhurbaşkanının oğlunun yönetici olduğu bir vakfa aktarılması cumhurbaşkanına ayıptır. Cumhurbaşkanının bundan haberi bile yoktur. Ama birileri oraya yaranmak için bu hamleyi yaparsa bu doğru bir şey değildir. Türk Dünyası Vakfı'nın merkezinin de İstanbul'a taşınıyor olması bu işlerin hepsinin senaryo haline dönüştüğünü gösterir. Sizlerin buna itiraz edeceğinizi düşünüyorum Eskişehirli olarak. Bunun Eskişehir'de kalması, Eskişehirlilerin yönetiminde kalması, Eskişehirli göçmenlerin hatıralarının sergilendiği bir müze haline dönüştürülmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde ben yaptım oldu ile olur ki bu size zarar verir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi