Eskişehir’de yürekleri ısıtan sürpriz, görenler alkışladı
Eskişehir’de yürekleri ısıtan sürpriz, görenler alkışladı
İçeriği Görüntüle

Deprem güvenliği tartışmalarında oklar bu kez doğrudan müteahhitlere çevrildi. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Orkun Kılıç, yapı güvenliğinde sorumluluğun sadece mühendislerin omzuna yıkılmasının yanlış olduğunu vurgulayarak, “Müteahhit kendini suçlu hissetmediği sürece yüzde 100 güvenli yapıdan söz edemeyiz” dedi. Kentsel dönüşüm konusunda ise kısa vadeli beklentilere kapıyı kapattı.

SORUMLULUK MÜTEAHHİTTE OLMALI

“Müteahhit kendisini suçlu hissetmediği sürece siz Türkiye'deki inşaatların yüzde 100'ü güvenli diyemezsiniz.” diye koşan Kılıç, “Müteahhitler şu an kendilerini binaya bir şey olursa ‘Benim hayatım kararır’ gözüyle düşünmek zorunda. Bunun yanında benim meslektaşım da düşünmek zorunda, doğru. Ama siz müteahhiti bırakır, bizim meslektaşı içeri atarsanız, Türkiye'de hiçbir zaman yüzde 100 güvenilir binalar yapamazsınız. Bir otel yandı, bir sürü canımız gitti. Yangın sistemi yok. Yangın sistemini patron dışında kim yapacaksın bunu diyebilir. Orada da var bir sürü iş güvenliği sistemi var, belediyenin zabıtası var, yangın itfaiyesi var. Ne oldu? Yapmamış işte. Nasıl bulmuş o sistemde açığı? Demek ki patron isterse yapıyor, istemezse yapmıyor. Ama patron da kendini suçlu hissedecek. Yani bir maden çöktüğü zaman, işçiler göçük altında kaldığı zaman madenin sorumlu maden mühendisi mi daha suçludur, madenin sahibi mi daha suçludur? Madenin sorumlu maden mühendisi kesinlikle suçludur. Ama madenin sahibi ondan çok daha fazla ve kesin suçludur. Dolayısıyla bugün vatandaş neye bakacak? Vatandaşın çok bakabileceği bir şey yok aslında. Ama biz Eskişehir'de şunu söyleyebiliriz, ‘Biz Türkiye'nin ortalamasından çok daha iyi konumdayız'. Hem yapı denetimler açısından hem beton firmalarımız açısından hem statik proje çizen mühendislerimiz hem de belediyedeki o proje kontrol eden meslektaşlarımız açısından gerçekten çok daha iyi bir konumdayız.” dedi.

KISA SÜRELİ ÇÖZÜMÜ YOK

Kentsel dönüşümün bir iki senede yapılamayacağının vurgusunu yapan Kılıç, “Bir kere herkes kentsel dönüşüm yapılmalı diyor, bütün siyasi taraflar diyor. Dolayısıyla biz bunu yaparız. Niye yapamayalım? Nasıl yaparız? Bir kere şeyi bir tarafa bırakacağız. Bunun kısa süreli bir reçetesi yok. Siz bugünden yarına elinizde bir sihirli değnekle10 bin binayı dönüştüremezsiniz. Bunu zamana yaymak lazım. Deprem zaten bir risk olayıdır. Yer bilimcilere baktığınız zaman önümüzdeki bir 20 sene içerisinde Eskişehir'de deprem olma olasılığı çok yüksek. Bu deprem haftaya olursa zaten bizim bir şansımız yok. Ama biz bugün bu çalışmalara başlarsak depremde 15-20 sene sonra olursa şansımız çok yüksek. Biz 1999 yılında o depremden yeteri kadar korktuk ama yeteri kadar bu işlere başlasaydık şu an Eskişehir depremi hazır bir kent diyor olabilirdik. Ama yapmadık. Kısa sürede bir çözüm ararsak onun çözümü yok. Boşuna hiç kimse kısa bir süre çözüm aramasın. Bir kere bu imar planlarının değişmesi lazım. Bu imar planları değişirken vatandaşın lehine biraz yoğunluk artışı, kat artışı gibi bir ekstra dönüşümü destekliyor. Bunun yanında vatandaş da şuna razı olacak. 3 artı 1 evi varsa 2 artı 1 alacak. 2 artı 1 varsa 1 artı 1 alacak. Ama vatandaşın razı olması aslında bu sayacağın maddeler arasında en kolay. Çünkü verdiği daire aldığı daireden daha ucuz. Kârlı maddi olarak. Bir de can emniyeti var. Belediyeler, imar planlarını değiştirecek, buralara yoğunluk artışı verecek. Ama belediyeler bunu yaparken bir iki maddede takılacaklar. Çünkü bizim imar kanunları mevcut bina olan adayı da, tarla olan adayı da aynı kanun geçerli. Bir kere iktidar, yani Ankara bunu biraz kolaylaştıracak. Sadece Eskişehir için değil, bütün Türkiye için. Hükümet de bu yarısı bizden kampanyası gibi bir kredi kampanyası çıkartacak. İstanbul'da olduğu gibi. Şimdi artık vatandaş evini kentsel dönüşüme soktuğu zaman cebinden çok az bir para o da zaten krediyle yapacak. O zaman vatandaş bakacak diyecek ki, ‘Ben burada öleceğime zaten verdiğim para benim banyonum, mutfağım, tadilatı kadar. Ben bunu bir müteahhitle anlaşayım.’ diyecek. Ondan sonra buralar dönüşmeye başlayacak. 2026 yılında biz bu imar planlarını bitirip 2027'de bu işe başlarsak 2035 yılında İMO Başkanı diyecek ki ‘Depreme hazırız.’ Bu kadar basit.” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ