Eskişehir’de şarküteri camındaki fiyat dikkat çekti
Eskişehir’de şarküteri camındaki fiyat dikkat çekti
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’de uzun süreden beri madenlere karşı yoğun bir mücadele sergileyen çevreciler, İliç’te 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan maden faciasını unutmadıklarını dile getirdiler. İliç faciasının yıldönümünde her iki çevre kuruluşunun düzenlediği tepki eyleminde söz alan Av. Mert Yedek, çevre katliamlarına göz yummayacaklarını belirterek başlattıkları mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini söyledi.
İNSANİ BİR YIKIMDIR
İliç’te yaşanan ve 9 kişinin can verdiği facianın ikinci yıldönümünde yine alanlarda olduklarını belirten Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Fatma Filiz Özkoç “Yaşananlar sadece bir iş cinayeti değil, bilim insanlarının, meslek odalarının ve sivil toplum örgütlerinin tüm uyarılarına rağmen sorumlu şirketin kar hırsına yenik düşen ekolojik ve insani yıkımdır. 9 Emekçi ülkede yaşanan cezasızlık düzenine kurban verilmiştir. Kamuoyuna sunulan dava dosyalarında 9 emekçinin hayatını kaybetmesine karşın kamuoyunun gazını almak için göstermelik soruşturmalar açılmıştır. Ne asli sorumluluğu bulunan sömürgeci şirket yöneticileri ne de kamu görevlileri yargılanmıştır. Ülkeyi beton bloklara dönüştüren bütün yaşam alanlarını ormanları, su varlıklarını peşkeş çeken Çevre, Şehircilik ve iklim Değişikliği Bakanlığı ÇED Olumlu kararlarını artık neredeyse incelemeden dağıtmaktadır. Bu ülkede maden şirketlerine verilen para cezaları insan hayatı ve doğanın Bedeli haline getirilmiştir. Bütün bu felaketler tek adam düzeninin madencilik alanındaki uygulamalarının sonucudur” dedi.
MÜCADELE VE SAVUNMAYA DEVAM
Yaşananların bir sömürge madenciliğin sonucu olduğuna da dikkat çeken Başkan Özkoç” Cezasızlık düzenine karşı Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu olarak ülkenin her yerindeki havasını suyunu toprağını ve ormanlarını savunan bütün dostlarımızla birlikte mücadele etmeye ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz. İliç’te yitirdiğimiz dostlarımızın hayatları ve halkın yaşam hakkı sermayenin kar hırsından daha değersiz değildir. İliç’te sorumluların korunması, yalnızca geçmişe değil geleceğe dönük de bir tehdittir. Cezasızlık politikası, yeni faciaların davetiyesidir. Nitekim İliç’in ardından ülkenin farklı bölgelerinde benzer riskler ve felaketler yaşanmaya devam etmiştir. En son Bursa Yenişehir’de kurşun, çinko, bakır madeninde atık barajının yıkılmasıyla birlikte dere yataklarına, suya ve toprağa kimyasal ve tehlikeli atıklar karışmıştır. Facia sonrasında sorumlular gerekli adımları atmamıştır. İliç, Şebinkarahisar ve Yenişehir bir istisna değildir. Bu felaketler, doğayı sınırsız bir kaynak, yaşamı ise maliyet kalemi olarak gören sömürge madenciliğinin sonucudur. Eskişehir’imizin dört bir yanı maden şirketlerinin hizmetine feda edildi. Maden faciaları mevcut denetimsizliklerle bir istisna olmadığı gibi Koza Altın’ın Kaymaz Altın Madeni ve Cengiz Holding’in işletmeye hazırlandığı Alpagut-Atalan Altın Madeni aynı riskleri barındırmaktadır. Alpagut’ta işletmeye hazırlanan madenin fazlaca engebeli bir bölgede olması ve heyelan riski taşıdığını birçok defa dile getirdik. Fakat bilimsellikten uzak yürütülen ÇED süreçlerinde görüleceği üzere facialar birbiri ardına yaşanmakta” diye konuştu. Düzenlenen tepki ve protesto eylemi yapılan basın açıklamasının ardından sona erdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ