Yaz mevsiminin gelmesi ve düğün sezonunun başlamasıyla birlikte yeni evlenecek çiftlerin telaşı da devam ediyor. Evliliğini düğünle taçlandırmak isteyen çiftler  ise düğün salonu arayışını sürdürüyor. Tüketiciyi Bilgilendirme ve Bilinçlendirme Derneği Başkanı Sülahi Özalp ise düğün salonu tutarken dikkat edilmesi gerekenleri açıklayarak, evlenecek çiftlere uyarılarda bulundu. Özalp, sözlü anlaşmalara güvenilmemesi gerektiğini belirterek, "Mutlaka yazılı sözleşme yapın ve bir nüshasını alın" uyarısında bulundu. 

Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal, hepatit virüsleri hakkında bilgiler verdi Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal, hepatit virüsleri hakkında bilgiler verdi

"MUTLAKA SÖZLEŞME YAPIN!" 

Düğün salonu anlaşmalarında yazılı sözleşme yapılması gerektiğine vurgu yapan Özalp, sözleşme içeriğinin nasıl olması gerektiğiyle ilgili de detaylara değindi. Özalp, "Eskişehir'de de düğün mevsimi başladı. Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında düğünler artıyor. Tabii bu doğrultuda bu konuda ki şikayetler de artıyor. Tüketicilerimiz daha çok sözel olarak düğün hizmeti verecek kişilerle anlaşma sağlıyor ancak biz, 'Mutlaka yazıya dökün, sözleşme yapın' diyoruz. Çünkü sözleşme her iki tarafı da ilgilendirir. Bizim düğün salonlarından hizmet satın alırken alacağımız hizmetin tam içeriğini sözleşmeye yazmamız lazım. Örneğin düğün salonunda düğün yapacaksak, yemekli mi olacak? Yemek et mi yoksa tavuk ürünü mü olacak? İçeceklerimiz ne olacak? Kuruyemiş verilecek mi? Fotoğraf çekiminde kaç kare fotoğraf çekilecek? Ebatları ne olacak? Video çekimlerinde ne kadar bir süre çekim yapılacak? Bu konulara dikkat edilmeli ve bize vaat edilen hizmetler mutlaka sözleşmeye detaylı şekilde eklenmeli. Bir de düğün salonlarında düğün sahibi mesela 300 kişilik bir plan yapıyor, sözleşmeyi de ona göre hazırlıyor ama gelen misafir 350 kişi olabiliyor. O 50 kişilik farkın ücreti ne olacak? Bütün detaylar sözleşme yapmak suretiyle ve iki nüsha halinde ve ıslak imzalı şekilde hazırlanmalı. Bir nüshası hizmet verecek olan işletmede kalacak, bir nüshasını da  düğün sahibi olarak bizim almamız lazım" dedi. 

"MAĞDURİYET DURUMUNDA TÜKETİCİ DERNEKLERİNE BAŞVURUN" 

Düğün tarihi öncesinde yaşanan bir olumsuzluk durumunda vatandaşın yasal haklarını araması gerektiğini belirten Özalp şu açıklamalarda bulundu: "Tüketici, bir olumsuzluk yaşadığı zaman tüketici koruma derneklerine veya tüketici hakem heyetine başvurarak ayıplı hizmetten dolayı kendi haklarını savunabilirler. Biz çünkü hizmet alıyoruz, kanun da aldığımız hizmeti ayıplı olarak görürse yasal haklarımızı kullanabiliyoruz. Burada da sözleşme ön planı çıkıyor. Genelde sözleşmelere hizmet alan tarafın cayma durumunda yapılacaklar eklenir ama hizmet veren taraf cayarsa, vazgeçerse ne olacak? Bizim de bu konuda sözleşmeye bir madde eklememiz ve cezayı şartlamamız lazım. Kaldı ki tüketicilerin daha önceden düğünle ilgili bir yazılı bildirimle, caydığını da bildirebilirler. Bizim yasamız bu konuya geniş yer vermiş. Cayma durumunda ise devreye kapora giriyor. Kapora hizmet alacağımız bedelin bir kısmını önceden vermek anlamı taşır. Ancak sözleşmeye 'Cayma bedeli' yazarsak, verdiğimiz parayı alamayabiliriz. Ama kaporada mutlaka geri iadesi söz konusudur, geri alınır. Tüketicilerimizin böyle bir mağduriyeti söz konusu olduğu zaman, dediğim gibi tüketici koruma derneklerine ve tüketici hakem emniyetlerine başvurarak yasal haklarını arayabilirler" 

"HER DÖRT DUVAR DÜĞÜN SALONU DEĞİLDİR" 

Özalp son olarak düğün salonu tutarken güvenilir işletmelerin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Güvendiğimiz yerlerden salon tutmamız lazım. Her önüne gelen dört duvarı çevirip de düğün salonu şeklinde değerlendirirlerse olmaz. Ama mesela bir kafeteryada da eğlence yeri, orada da müzik çalıyor, orada da yemek ikramı yapabiliyor. Burada da tüketicinin menfaati söz konusu. Tüketicinin menfaat açısından, parasal anlamda, maddi anlamda işine gelirse orayı tutabilir. Ama mağdur olmaması için sözleşme yapması lazım. Yine de bilindik, güvenlik yerlerden hizmeti alması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi