Ülkede bir çok israf kaynağı varken, tasarrufun emekçiye uygulanmaması gerektiğini belirten ESM Eskişehir İl Temsilcisi Gökhan Soysal, "iktidarı yıllardır sıkmaktan kemerinde delik kalmayan milyonlara tasarruf çağrısı yapmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sloganlar eşliğinde yapılan protesto sonrası Soysal, tüm emek örgütlerine, tasarruf paketine karşı omuz omuza olma çağrısında bulundu.

 

Kayıp vatandaşı bulmak için 50 kişilik ekip kuruldu Kayıp vatandaşı bulmak için 50 kişilik ekip kuruldu

"FATURA, YOKSUL HALKA YIKILIYOR"

Tasarruf tedbirleri kapsamında fedakarlığın sadece işçiler tarafından yapıldığını dile getiren Soysal, iktidara sert eleştirilerde bulundu. Soysal, "Bilindiği üzere 22 yıldır ülkeyi yönetenler bugüne kadar “reform”, “dönüşüm”, “istikrar”, “atılım” gibi adlar altında onlarca program, paket açıklamıştır. Bu programlardan, paketlerden her defasında emeği ile geçinen kesimlerin, halkın yaşadığı sorunları daha da ağırlaştıran düzenlemeler çıkmıştır. Son olarak 13 Mayıs 2024 Pazartesi günü Cumhurbaşkanı yardımcısı ve Hazine ve Maliye Bakanı’nın katılımı ile düzenlenen toplantıda “Kamuda Verimlilik ve Tasarruf” adlı bir paket daha açıklanmıştır. Ancak bu cilalı kavramlarla ambalajlanıp piyasaya sürülen paketin içeriğine baktığımızda tablo tamamen değişmektedir. Evet, bu ülkede yıllardır sürdürülen bir israf vardır. Ülkenin kaynakları yıllardır beton ekonomisine gömülmekte, kentlerin yağmalanmasına, doğanın tahrip edilmesine, silahlanmaya harcanmaktadır. Sermayeden, patronlardan, zenginlerden alınması gereken vergiler; muafiyetlerle, indirimlerle, istisnalarla, aflarla bir kalemde silinmektedir. Kamu Özel İş birliği Projesi adı altında, şehir hastanelerinin, havalimanlarının, yol ve köprülerin müteahhitlerine hazineden garanti olarak milyonlarca dolar aktarılmaktadır. “İtibardan tasarruf olmaz” diyenler özel uçaklarına, makam arabalarına, yazlık-kışlık saraylarına, köşklerine yenilerini ekliyor.
Tüm bunların faturası; Maaşlarımızdan-ücretlerimizden kesilen adaletsiz gelir vergisiyle, iğneden ipliğe tükettiğimiz her şeyden alınan KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerle, ücret artışlarımızın yaşanan gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen TÜİK’in sanal enflasyonu rakamları ile baskılanıp, buharlaştırılmasıyla, kamu hizmetleri alanın daraltılması, özelleştirmesi, piyasalaştırılması, bütçeden kamu yatırımlarına ayırılan payın 22 yılda yarı yarıya düşürülmesiyle, kamuda istihdamın onlarca güvencesiz istihdam çeşidi ile bölünmesi, angarya çalışmanın arttırılması çalışanların haklarının budanmasıyla, iktidarda olanların eşlerini, dostlarını, hısım akrabalarını, mülakatla, torpille kamu kadrolarına doldurması, üç, dört yerden maaş bağlamasıyla, emeği ile geçinen kesimler olarak bizlere, yoksullaştırılan halka yıkılmıştır.
Üstelik ülkeyi yönetenler her krizde ‘Hepimiz aynı gemideyiz. Geminin batmaması için hepimizin fedakârlık yapması lazım” nutukları atmıştır. Ancak her seferinde fedakârlık yapan, kemer sıkan, emeğinin karşılığını almadan kazan dairesinde canhıraş çalışarak geminin yol almasını sağlayan işçiler, emekçiler olmuştur. Yüzde 1’lik asalak kesim ise biz işçilerin, emekçilerin emeği ile su üstünde kalabilen geminin özel kamaralarında lüks bir hayat sürmeye devam etmiştir. Tüm bunlara rağmen iktidar “Kamuda Verimlilik ve Tasarruf Paketi” adını verdiği paketle yoksulun cebinden alıp zenginin cebine aktarmayı temel alan bu düzenin bekası için (!) bir kez daha emekçilere, halka “kemer sıkın” çağrısı yapmaktadır" dedi.
 

"ELİNİZİ CEBİMİZDEN ÇEKİN"

Tasarruf Paketi'nin emekçilere ve halka saldırı, kamu hizmetlerini tasfiye etme paketi olduğu ifadelerine yer veren Soysal, şu sözleri kullanarak iktidara çağrıda bulundu: "Öncelikle iktidarı yıllardır sıkmaktan kemerinde delik kalmayan milyonlara tasarruf çağrısı yapmaktan vazgeçmeye, elini artık cebimizden çekmeye davet ediyoruz. Bu ülkede çalışanların insanca bir yaşam sürmesi, vatandaşların refahının arttırılması için gerekli kaynağın, tasarrufun adresi bellidir. O adres emek sömürüsünden, faizden, ranttan, vergi aflarından, hazine garantilerinden, silah tüccarlığından, üç beş yerden alınan maaşlardan beslenenlerdir. Eğer hedef gerçekten tasarruf etmek ise önce buradan başlanmalıdır. İktidar ne diyor? “Bu paket sayesinde önümüzdeki 3 yılda 150 Milyar TL tasarruf edeceğiz” diyor.
Biz de soruyoruz? Bu rakamın en az 40 katını patronlara vergi muafiyeti ve istisnası olarak ayıran siz değil misiniz? En az 34 katını faize ayıran siz değil misiniz? En az 30 katını savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya ayıran siz değil misiniz? En az 4 katını Kamu Özel İş birliği (KÖİ) projesi adı altında, hizmet alsak da almasak da parası bizim cebimizden çıkan şehir hastanelerine, hava limanlarına, yollara, köprülere, tünellere ayıran siz değil misiniz? Eğer hedef gerçekten tasarruf etmek ise niye bunlardan tasarruf etmiyorsunuz? Eğer ekonomi çıkmazda ise sermaye ve patronlar listesine giren ultra zenginlerden bir kez olsun servet vergisi almak neden aklınıza gelmiyor? Bu kadar israf kaynağı varken neden hala tüm yükü bizlere, halka yıkıyorsunuz? Bir kez daha altını çiziyoruz. Eğer hedef gerçekten tasarruf etmek ise;
Toplumun yüzde 99’unun daha fazla yoksullaşması pahasına ülke kaynaklarının, vergilerimizin yüzde 1’lik kesime aktarılmasına dayalı israf düzenine son verilmelidir."

Kaynak: Yenigün Gazetesi