İMO Eskişehir Şube Başkanı Orkun Kılıç, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin gündeme taşıdığı ‘Yarısı bizden’ kampanyasının kentteki dönüşüm sürecini ivmelendireceğini belirterek, modelin özellikle şehir merkezindeki riskli dokuda ciddi bir fırsat yaratacağını ifade etti. Devletin öncelik dengelerine dikkat çeken Kılıç, kampanyanın doğru bölgelerde uygulanması hâlinde hem mali yükün azalacağını hem de sürecin hızlanacağını vurguladı. Vatandaş, belediye ve Bakanlık arasındaki üçlü mekanizmanın ancak karşılıklı feragatle çalışabileceğini söyleyen Kılıç, “Eski 3+1 daireyi verip depreme dayanıklı 2+1 modern eve geçmek fedakârlık değil, bir can güvenliği tercihidir” diyerek dönüşümün toplumsal sorumluluk olduğunun altını çizdi.

Eskişehir’de yürekleri ısıtan sürpriz, görenler alkışladı
Eskişehir’de yürekleri ısıtan sürpriz, görenler alkışladı
İçeriği Görüntüle

CAN GÜVENLİĞİ HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR

Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin öne sürdüğü ‘Yarısı bizden’ kampanyasıyla kentsel dönüşüm sürecinin hızlanacağını söyleyen Kılıç, “Bu devletin boyunu aşmaz ama öncelikleri farklıdır. Yani sadece Eskişehir yok, bütün şehirlere aynı anda siz kentsel dönüşüm. Bir de şu da var tabii, şunu da sormak lazım. Devlet gelip buradaki eski evleri yenilemeli mi? Ama hiç ev olmayan vatandaş da var. Yoksa ona ev mi yapmalı gibi çok büyük tartışmalara gider. Ama ne yapabiliriz? Ayşe Ünlüce'nin orada söylediği şey çok kıymetli. Yarısı bizden diye bir kampanya var. Bu bazı illerde yapılıyor. Eskişehir'de bunu siz şehir merkezinde, biz de bunu yarısı bizden kampanyasını deprem riski olmadan bir mahallede de kullanmayalım. Ama şehir merkezinde gerçekten ihtiyacımız olan yerde bize bakanlık bu yarısı bizden kampanyasını yaparsa ne olacak? Şimdi bir kere bu binaları yıkıp yapma maliyetinin bir kısmı buradan karşılandığı için bir avantajlı duruma geleceğiz. Ya evim riskli çıkarsa yarısı bizden kampanyası var. Biraz oradan alırım. Bir de biz onu da Ayşe Ünlüce söyledi aslında. Adabazı'nda imar planlarını yenilemeye hazırız yani. Adabazı'nda imar planları yenilenirse ne olacak? Biz şimdi vatandaşın arsasında, vatandaşın lehine bir rant oluşturabiliyorsak devlet eliyle, belediye eliyle buna niye karşı olalım? Vatandaş da tabii şunu kabul etmesi lazım artık. O da eski 3 artı 1 evini verecek, 2 artı 1 yeni, modern, depreme dayanıklı ama bir odadan feragat edecek. Can emniyeti zaten her şeyin üstündedir; depreme dayanıklı, modern, daha da maddiyatı yüksek bir evde oturacak. Belki bu otopark sorunu da bu şekilde çözebilirler. Dolayısıyla, bu 3 saç ayak dersek buna, bunun en büyüğü ve patronu Çevre Şehircilik Bakanlığı'dır. Bu iş onunla ait. İkincisi belediye, üçüncüsü de vatandaş. Üçü de biraz feragat etmeden bu iş olmaz. Olacak olsa, zaten şimdiye kadar olurdu. Bakanlık, belediye sadece oyunun kuralını koysun, kredileri koysun, kenara çekilsin. Vatandaş istediği müteahhitle anlaşsın ve işi de Eskişehir müteahhitleri yapsın. Herkes kendi gücüne göre girip, kimisi küçük adayı yapar, kimisi büyük adayı yapar, kimisi beş adayı birden yapar. Odunpazarı Belediyesi; Huzur Erenköy Çankaya'yı bu şekilde planlamıştı. Ve orada inşaatlar başladı. Şimdi Huzur, Erenköy, Çankaya bitişik nizamdı, çöküntü alanına doğru gidiyordu. Şimdi ayrık nizama geçti. Orada da ayrık nizam binalar yükseliyor ve vatandaş da kendisi istediği müteahhitle anlaşıyor. Belediye imar planını yaptı, kenara çekildi. Vatandaş da teşekkür etti. Gitti müteahhit evini veriyor. Bunu istiyoruz biz; ama tabii denetim her zaman en son, en üst seviyede olmalı.” diye konuştu.

Muhabir: Ali Çalık